Kızılderili Atasözü:

Sular yükselince, balıklar karıncaları yer. Sular çekilince de karıncalar balıkları. Kimse bugünkü üstünlüğüne ve gücüne güvenmemelidir. Çünkü kimin kimi yiyeceğine, "suyun akışı" karar verir.


...Ve Kederi de Yaşamalısın

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

           

          Eğitim ve Öğretim yılının son günlerindeyiz. Mezun olacak öğrencilerimle birlikte doyumsuz bir veda gecesinin ardından ’’Cimri’ oyununu sahneye koyacağız . Öğrenciler oyun için giysilerini değiştiriyorlar. Sahne gerisini bilirsiniz , koşuşturmalar, espriler…. İnanılmaz bir heyecan dalgası esiyor oyun öncesinde.

         Daha anneliği tatmadan öğrencilerimle hissettim anne olmanın dayanılmaz lezzetini. Onların heyecanı benim, başarısı benim… Salonda boş yer kalmamış. Ayakta izlemeye hazır velilerimiz için neler yapabileceğimizi düşünüyorum. Gençlerin heyecanını kontrol altına almaksa hayli zor. Sahnedeki eksiklikler canımı sıkıyor. Derken ’Hocam’ diyor Esra - oyun için giysisini giymeden önce- ’Bakar mısınız koltuğumun altında bir beze var. Kanser olabilir mi? ’ Şaşırıyorum, dürüst olmak gerekirse onca telaşenin içinde biraz da önemsemiyorum: ’ Allah aşkına Esra her beze kanser mi olur? Voleybol oynarken attığın servislerden olmuştur. Şimdi böyle şeyleri düşünmenin sırası mı? Allah esirgesin.’ diyorum.

         Sonra unutuluyor her şey. Oyun aksamadan, başarıyla, yapabileceklerinin en iyisiyle sonlanıyor. Sonraki günler, mezun olmanın keyfi, okuldan ayrılıyor olmanın hüznüyle birleşiyor. Okul bitiyor.

         Yaz tatilinde memleketteyim. Sürekli haberleşiyorum öğrencilerimle.    Esra’dan bir kart geliyor: ’ Ankara’da hastaneden yazıyorum. ’ İnanamıyorum. Kendimi önemli bir şey olmadığı konusunda ikna etmeye çalışıyorum. Arkadaşlarından aldığım tek tük haberlerle avunuyorum.

               Dönüşte hasta yatağında buluyorum onu. Üzerinde sabahlık, bir şeyler ikram  etmeye çalışıyor:

-Artık iyiyim hocam, inanın endişelenecek bir şey yok.
-O zaman çıkar üstündeki şu sabahlığı, diyorum.Gören de hasta olduğunu sanacak.
Gülüyor:   :
-Bir daha geldiğinizde sizin sevdiğiniz blue-jean takımımı giyeceğim, göreceksiniz, diyor.

Sonraki ziyaretimin hastanede olması epeyce moralimi bozuyor. ’Hazımsızlık’ demiş doktorlar, yediği mısır ağır gelmiş, midesini yıkamışlar. ’Kanser’ teşhisinin adı bile anılmıyor. Herkes o sözcüğü unutmuş sanki. Hepimiz iyi olduğuna inanmak istiyoruz.

  • İyileşeceğim, zaten önemli bir şey değil.
  • Tabii değil, diyorum, üstelik dediğime de inanıyorum.

Sarılıyoruz birbirimize sıkı sıkı ama bir daha birbirimizi göreceğimizden emin. Bir daha sımsıkı sarılacağımızdan…

             Sabah telefonun sesiyle uyanıyorum.  Telefondaki ses artık Esra’nın yaşamadığını söylüyor.  İnanamıyorum. ’Bir yanlışlık olmalı.’ diyorum. Yine öğrencilerin çocukça, dozu kaçmış şakalından biri olduğunu düşünüyorum. Koşarak, gözyaşlarıma aldırmadan soluğu evlerinde alıyorum. Şaka değil, herkes ağlıyor, herkes inanamıyor - Henüz on sekiz yaşında- gerçek suratıma bir tokat gibi çarpıyor.

Titriyorum, gözyaşlarım kuruyor, konuşamıyorum. Şadiye Hanım:

-Gel hocanım,, gel,diyor. Kızımızı Esra’mızı kaybettik. Bir annesi de sensin, beni en iyi sen anlarsın.

Ne denilebilir? Ne diyebilirim ki?… Bu kadar zayıf olmayı yakıştıramıyorum kendime. - Henüz on sekiz yaşında- Toprağa yakışır mı onu koynuna almak. Siyah pardösüsünün eteklerini savura savura gelişi geliyor gözlerimin önüne. Bir daha onu görememek … Varsın sevdiğim blue-jeani  olmasın üstünde, sabahlığa razıyım ama ölmemiş olsun, yine boynuma sarılsın. Tüm kalabalık siliniyor gözümden. ’Ben kimim?’ diyorum. ’Onu ben doğurmadım, günlerce uykusuz kalmadım onun için, hastalığında başucunda değildim, ne verdim ona? Üç yıllık sevgimden, yaşama sevgisini kırbaçlamaktan, sevgimi bilgiyle pekiştirmekten başka?!..’

- Sizi sordu akşam, diyor Şadiye Hanım.

- İyileşir iyileşmez hocam’a gidelim, dedi.

Ne verdim ona?!..

Ataol Behramoğlu: ’ Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle. ’ der çok sevdiğim şiirinde. Böyle yaşadım bu acıyı,  günlerce, aylarca,  dolu dolu.. Esra’nın manevi annesiyken Şadiye Hanım’ın manevî kızı oluvermiştim birden.

Yıllar yılları kovaladı. Artık ben de anneyim. Ve acıların olgunlaştırırken neler alıp götürdüğünü çok iyi biliyorum.

 

Son Güncelleme: Çarşamba, 02 Nisan 2014 18:52

 

Yorumlar  

 
#1 Nilgün Kurt 12-05-2011 12:25
Kederler yaşanırken düşünen insanları olgunlaştırıyor , düşünmeyenleri ise isyana sürüklüyor. Daha bir hamlaştırıyor.Yazın, beni ortaokul yıllarında kaybettiğim türkçe öğretmenim Emine Yazlalı'nın acısını hatırlattı. Aylarca dolu dolu yaşadığım keder, hiç aklımdan çıkmayan bir ayrılık.Bu ayrılığın ardından aldığım ders...Hayattayken sevdiklerinle dolu dolu yaşamak. Varlığın kıymetini hissedip-hissettirerek....SEVGİLERİMLE...Hilâl-i CANIM.
Alıntı
 
 
#2 Hilal Dolunay 12-05-2011 19:50
Doğru diyorsun Nil'ciğim. Pek çok değerin anlamını yitirdikten sonra anlıyoruz. Oysa ne kadar sayılı günümüz....Çok sevgilerimle gözlerinden öpüyorum canım.
Alıntı
 
 
#3 Ömer Faruk Hüsmüllü 12-05-2011 20:08
"Paylaşmak güzeldir" derler. Ya acıları paylaşmak nasıldır acaba? İnanın bilmiyorum. Bir de "her ölüm erkendir" diye bir söz var, ya bu yaştaki bir kızcağızımızın ölümü için ne diyeceğiz?
Yazıya okumaya başlarken "Cimri" oyununu görünce aklıma ortaokulda oynadığım bu oyundaki rolüm aklıma gelmişti. İlk defa sahneye çıkacaktım, köpek satıcısı rolündeydim. Küçücük bir köpek yavrusu bulup boynuna bir ip bağlamış ve çeke çeke sahneye getirmeye çalışıyordum, ama köpek inatlaşıyordu, gelmek istemiyordu. Sonunda kucağıma alıp girdim sahneye.
Neyse...
Sonra birden yazı hüzüne döndü. Allah sevenlerine sabır versin.
Teşekkürler sevgili kardeşim....
Alıntı
 
 
#4 Hilal Dolunay 12-05-2011 22:34
Anınız çok güzeldi. Yine de pes etmemiş çözümünü bulmuşsunuz:))

Çok teşekkürler ediyorum Ömer Faruk Bey, kader bazen bize acı ve inanılmaz sürprizler hazırlıyor.Mekanı cennettir umarım Esra'cığımın. Fatihalarımız ve dualarımız her daim onunla....Çok saygılarımla...
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

ÇİZMEDEN ÇIKAN ÇOCUK
Tatar Türklerinin Edigey Destanı, 110 sayfa
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün2804
mod_vvisit_counterDün5366
mod_vvisit_counterBu Hafta26043
mod_vvisit_counterGeçen Hafta36008
mod_vvisit_counterBu Ay170945
mod_vvisit_counterGeçen Ay196053
mod_vvisit_counterToplam18622807

Şimdi: 56 misafir, 3 bots var.
IP: 18.210.24.208