Alain Diyor ki :

Büyük başarılar kişiyi aptallaştırmadığı takdirde kişi alçakgönüllü olur.


Söylemler ve Eylemler -1

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

    alt

       Uzun süredir değerli felsefe öğretmeni ve yazar  Sayın Ömer Faruk Hüsmüllü’nün Edebiyat defteri ve İzedebiyattaki ‘ Oruç Baba’dan Aforizmalar’  yazı dizisini merakla takip etmekteyim. – Bu arada tüm dostlara öneririm – Öyle cümleler var ki ‘evet’ diyorsunuz,’ işte bu!’. Hepsi için sayfalarca yazı yazılabilir, hepsi için ayrı bir tartışma konusu açılabilir. Ancak beni her okuduğumda düşündüren bu sözlerin bize ne kadar çarpıcı gelirse gelsin yaşamımızda ne kadar uygulayabildiğimiz ya da uygulayabileceğimiz. Mangalda kül bırakmayan nice insanlar tanıdım. Tanıdıktan sonra söylemleriyle eylemleri arasında uçurumlar olan. Hatta tamamen çelişen…

 

       Yazacağım her şeyden Sayın HÜSMÜLLÜ’yü tenzih ederim. Beyefendiliğiyle, nezaketiyle, saygınlığıyla her zaman bana ışık tutmuş, bu yazıyı yazmamda en büyük katkıyı sağlamış değerli bir isimdir kendisi. Ben sadece değerli yazılarının rüzgarıyla ivme kazandım ve düşüncelerimi kağıda dökme kararı aldım.

        

        Bu vesileyle ne zamandır şöyle eteğimdeki taşları dökeyim rahatlayayım derim de bir türlü fırsat bulamam dünya telaşesinden.  Bugün yazmaya kararlıyım.  Uzun süredir insanlar arası iletişimde zor olanın ne olduğunu ya da neler olduğunu düşünür dururdum. Birbirimizden şikayet  edip dururken aslında şikayet ettiğimiz pek çok konunun  temelinde yatan acı gerçeğin bencilliğimiz, hırslarımız ve psikolojik dengemizdeki sarsılmalar olabileceği ihtimalinden söz etsem: ‘ Bu muydu günlerce düşünüp sonuca vardığın tespit? ’  deyip beni ya da yazacaklarımı hafife almanızı anlayabilirim. Elbette sorunun kaynağında hepimizin çok iyi bildiği böyle sıradan görünmesine rağmen aslında tüm yaşantımızı etkileyen nedenler de var.

 

       Ben başka bir konudan söz edeceğim. Başlıktan da anlayacağınız üzere ‘Söylemler ve Eylemlerden’….Bir insanı tanımanın ilk koşulu o insanla diyalog kurabilmektir. Öyle ya atalarımız bile :’ Hayvanlar koklaşa koklaşa , insanlar konuşa konuşa’ demişler. Hatta ‘Kadı anlatılana göre fetva verir’ gibi insanların söylemlerinin önemli olduğunu vurgulayan ne güzel veciz sözler bırakmışlar bize.

 

     Böyle değil işte. Söylemler yanıltıyor insanı. Eylemlerse incitiyor. Bakıyorsunuz karşınızdaki insan sayfalar dolusu yazı yazmış, ‘Aman ne kadar bilgili!’ diyorsunuz, öyle felsefi laflar etmiş, öyle didaktik inciler döktürmüş ki ‘ Vay, ne kültürlü bir insan!’ diyor, mesafeleri daraltıyor, tüm iyi niyetinizle sarılıyorsunuz. Bu kez ataların kulaklarını çınlatıyor: ‘Doğruymuş, bir insanı tanımak için ya aynı sofraya oturacaksın; ya aynı evde kalacaksın; ya da alış-veriş yapacaksın demeleri…’ diyiveriyorsunuz.

 

     Sayın Hüsmüllü: ‘Oruç Baba’dan Aforizmalar’ adlı yazısının 21. Bölümünde:- Söylemediklerimi de anlayacak bir dost arıyorum.’ diyor. Bakarsınız bu yazdıklarım Sayın Hüsmüllü’nün belki de söyleyemediklerini anlamama sebep olur:)) Elbette şaka yapıyorum hatta yazdıklarımı biraz yumuşatmaya çalışıyorum; ama üzülüyorum. Üzülüyorum, İnsanların hasisliklerine, bencilliklerine. Üzülüyorum, iki yüzlülüklerine. Üzülüyorum, haklarında pek çok dedikodu yapıp sonra da sütten çıkmış ak kaşık gibi yüzlerine gülen riyakarlıklarına. Üzülüyorum, Ellerine geçen küçücük fırsatları insanlar üzerinde baskıya dönüştüren, -söylemlerine kendileri bile inanmadan- insanlara egemen olmak için rant arayan davranışlarına.

 

          Septik olmaktan nefret ederim. Her şeyi yaşayarak öğrenmek isteyenlerdenim. Sözüm şüphe duyduğum, hissettiğim, yazılarından sonuca vardığım- ki bunu hiçbir zaman yapmam- insanlar için değil elbette. Bire bir tanıdığım, şahit olduğum, hayretler içinde kaldığım, demagojinin ustaları içindir. Sayın Hüsmüllü’den öğrenmiştim pragmatik bir çağda olduğumuzu. Yani faydacılığın ve çıkarcılığın egemen olduğu çağ… Bunu çoğu zaman arkadaşlarımla yaptığım sohbetlerde neo-liberalizmin ‘ Haklı olmak için her şey mübahtır .’ anlayışıyla da açıklamaya çalışırdım içim yanarak. O zaman ne? Bırakalım etik ve ahlaki olan şeyleri!.. Sayın Hüsmüllü’nün söylemleri ve eylemleri uçuşsun gitsin. Alkışlayalım, övgüler dizelim sonra da bir şey olmamış gibi ‘adam sen de!’ deyip bildiğimizi mi okuyalım?

 

            Sayın HÜSMÜLLÜ, yine aynı yazısının 27. Bölümünde-Haksızlıkların artması cesur insan sayısının azaldığını gösterir.diyor…Sizce yeterince haksızlıklar artmadı mı?!....

                                                                                                     

 

Devam edecek….

Son Güncelleme: Çarşamba, 02 Nisan 2014 18:48

 

Yorumlar  

 
#1 Ömer Faruk Hüsmüllü 17-05-2011 19:32
Sevgili kardeşim,
Ben bu kadarını hak ettiğime inanmıyorum, ama sen ağabeyine olan sevgin nedeniyle böyle takdir etmişsissen bana diyecek söz kalmıyor.
Çok önemli noktalara değinmişsin. Çıkarcılık...
İşte biz Fikiryolu'nda buna karşı geleceğiz ve çıkara değil samimi, saf duygulara dayalı bir birlikteliği gerçekleştirece ğiz. Bu belki bugün olmayacak, ama ilerleyen zman sürecinde yazar ve üyelerinin duygu birliğini yansıtan bir ortam yaratacağımıza inanıyorum.
Selam ve saygılarımla...
Alıntı
 
 
#2 Hilal Dolunay 17-05-2011 19:57
Değerli Ömer Faruk Bey, Çok Değerli Ağabeyciğim, böyle çıkılan bir yolda hem İlahi Güç hem de tüm güzellikler bizlerle birlikte olacaktır. Çok teşekkürler ediyorum değerli yorumunuz için. Her daim saygı ve selamlarımla...
Alıntı
 
 
#3 Bünyamin Durali 17-05-2011 21:44
Hilâl Erboyacı'nın, Ömer Faruk hocamızın aforizmaları için yazdığı bu yorum-değerlendirme metnini, tam bir ahde vefa örneği olarak gördüm. Yazının henüz ilk bölümü bu. Devamını merakla bekleyeceğiz.

Erboyacı'nın yazısı, sadece ahde vefa örneği olmakla kalmıyor; onun ötesinde, edebi-felsefi içerikli verimlere nasıl bakmamız gerektiği noktasında da, aydınlatıyor bizi. Sanal edebiyat sitelerinde, elimizi sallasak ellisine çarptığımız, o sığ, sırt sıvazlayıcı, yandaş arayıcı "yazıcı"ların döktürdükleri dizginsiz methiyelerin hiçbirine benzemiyor. Öylelerine "yazar" değil de "yazıcı" diyorsam, boşuna değil. Onlarda fellik fellik arasak da bulamayacağımız düşünsel ve duyarlıksal donanımlar bekler, yazarlık insandan. O nedenle, Erboyacı'yı öylelerinden özenle ayırıyorum.

Onun bu yazısında (da), evet, bir beğeni var, onu görüyoruz; ama bu beğeni, ele aldığı eserin yazarının duygusal yönlerini kullanmaya yönelik bir kurnazlığın yüzeysel beğenisi değil; düzeyli, irdeleyici, metnin ruhuyla bütünleşmeye çabalayan, edebiyat kültürünün, akabinde edebiyat terbiyesinin ölçütleriyle hareket eden bir beğeni. Böyle beğeniler, kendi içinde bir tutarlılık taşırlar ve bu yönleriyle de saygındırlar.

Erboyacı arkadaşımız, sıkı bir edebiyat okuru olmanın meyvelerini devşiriyor. Yazılarının nesnelliğinin altyapısındaki sağlam örgü, dayanıklı doku bundan. Ömer Faruk Hüsmüllü hocanın aforizmalarında ki düşünsel ve hikmetli havzalarda nice zenginlikler bulması da bundan.

Erboyacı da, Hüsmüllü de, edebiyatseverli klerini yazılarıyla taçlandıran insanlar. Fikir Yolu sitesi, onlarla daha bir değerli.
Alıntı
 
 
#4 Hilal Dolunay 17-05-2011 23:19
Değerli Bünyamin Bey, öncelikle çok teşekkürler ediyorum değerli yorumunuz için. Özellikle nesnellik konusunda söyledikleriniz için minnettarım.Sanırım yaşadığımız çağ için en zor olanı nesnellik. Rantın, oyunu birileri adına oynamanın, alışkanlığın ötesinde kabul görürlük boyutlarının yaygınlaşıp sıradanlaştığı bir çağda yaşıyoruz ne yazık ki. Bu nedenle sitemizin başlığının hemen altında yazan: ' Sorgulamayan insan cahildir, sorgulatmayan ise zalim!' sözünü çok seviyorum.Hayatın ve insanın buna o kadar ihtiyacı var ki...

Şiir ve yazılarınızı büyük bir beğeniyle okurken sizin de bu özelliğinizi ve dik duruşunuzu görmemek mümkün değil.Tekrar teşekkürler ediyor, saygı ve selamlarımı gönderiyorum.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

BARIŞÇI ALP
Saka Türklerinin Alp Er Tonga Destanı, 116 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL 
 

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün5442
mod_vvisit_counterDün8141
mod_vvisit_counterBu Hafta13583
mod_vvisit_counterGeçen Hafta76275
mod_vvisit_counterBu Ay30895
mod_vvisit_counterGeçen Ay249271
mod_vvisit_counterToplam20149544

Şimdi: 259 misafir var.
IP: 54.236.59.154