J.J.Rousseau Diyor ki:

Sıradan bir kadın nazarında,her erkek daima erkektir;ama kalbinde sevgi olan bir kadın için,aşığından başka erkek yoktur.


Söylemler ve Eylemler -2-

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

 

        ‘Bir şeyin kötü olduğunu bile bile ona karşı çıkmayanlar, bir gün mutlaka o kötülükle karşı karşıya kalacaklardır.’ (Oruç Baba’dan Aforizmalar-16) Ya kötü ya da iyi kavramlarından hareketle kötü artık kötü değil, iyi artık kötüyse?!...

 

          Yazı ve şiirlerimden yola çıkarak pek çok kişi, çoğu zaman benim kötümser, bardağın boş tarafını gören, stresli ve karabasan bir insan olduğumu düşünebilir. Elbette benim de zaman zaman öfkelerim, üzüntülerim, hırçınlıklarım olmuştur her insan gibi. Çoğu zaman sakinimdir. Çoğu zaman iyimser. Ancak ayaklarım yerden hiç kesilmez. Gerçeği olduğu gibi kabul etmeyi severim. Acıları abartmaktan hoşlanmam. Hafife de almam. Çözüm üretmeyi severim. Genel felsefem ‘Şikayet yok, çözüm var.’ ilkesine dayanır.

 

          ‘ O zaman niye yazı ve şiirlerinizde hep sorunlardan, olumsuzlardan bahsediyorsunuz?’ diyebilirsiniz. Beni ve yazılarımı önemsiyorsanız bu en doğal hakkınız. Çünkü ben yukarıda altını çizmeye çalıştığım söze inananlardanım. Ancak sanırım bazı kişilerle iyi ve kötü kavramları konusunda anlaşamıyorum. İnsanların garip kılıfları gelişti son yıllarda. İyi ve kötü göreceli kavramlar haline nasıl getirildi bilmiyorum. Hatta mutluluk ve acı kavramlarında bile görecelilik var. Biliyorum, benim sorunum bu noktada başlıyor.

 

             ‘Her gece uyumadan önce kendini sorguya çek. Yaptığın iyi eylemler için ödüllendir, kötü eylemler için cezalandır. Kendine vereceğin ödül ve cezalar sadece sözlü olsun.’ (Oruş Baba’dan Aforizmalar-16) Buyurun işte. Neye ve kime  göre iyi, neye ve kime göre kötü? Haklısınız konunun biraz açılmaya ihtiyacı var.

 

               Örneğin, bireyselleşmenin ağırlıklı anlamda güçlendiği bu çağda toplumsal düşünmeniz enayilikten başka bir şey değil. Örneğin, aileniz için özveride bulunmanız özgürlüklerinizi kısıtlamanız anlamında mutsuzluk. Yalan söylemenin bile genel- geçer savunması var. Beyaz yalanlar yalandan değil. Nasıl ayıracağız rengini? Somut olsa kolay. Soyut bir kavramın rengiyse yine göreceli. İyi bir insan olma mücadelesi veriyorsanız hassassınız. Yazık, kendinizi mahvediyorsunuz! Çalışkan bir insansanız, adam sen de yıpranıp kimsenin umursamadığını siz mi dert edeceksiniz? Mutluyum diyorsanız, mutlu olmadığınızı kanıtlamak için bahaneler hazır. Mutsuzsanız sorun yok, zaten herkes mutsuz , boşver….

 

                 Haklısınız bu böyle sürüp gider. Çağın insanının şaşkınlığı sanırım bundan. Buyurun ‘Hasta mısınız, acı mı çekiyorsunuz? Kendinizi kurtarabilecek yine sizsiniz. Sizin çektiklerinizi çevrenizdekiler anlayamazlar. Öyle göründüklerine aldanmayınız. Çünkü hepsinin yüzlerindeki maskeyi kaldırınca kendilerine ağlayan yüzler görürsünüz…’ ( Oruç abadan Aforizmalar-17 ) Biri haksız olduğumu söylesin. Değilse gerçekten kendimle çok barışık bir insan olduğumu düşünürken kendimle kavgaya gireceğim. Görev ve sorumluluk bilincinde olan bir insanın bu bilinçte olmayan insanları rahatsız etmesinin sebebi nedir? İşte cevabı: Görevlerinin ve sorumluluklarının bilicinde olmayışlarının fark edilmesidir.

 

                   Rekabet anlayışının yaygınlaşması aynı zamanda kıskançlığı normalleştirmek için bir kılıf değil de nedir? Sürekli birbiriyle yarış içinde olan bir toplumda iyi eylemler olabilir mi? Ya da insanlar bir başkasının acısını içselleştirebilir mi? Elbette hayır! Başaklarından hep bir üstte olma mücadelesi veren , bir üstündekini alkışlamaktan aciz, bir altındakine yardım etmeyi zül sayan bir toplumda, yazılarınızda bardağın dolu tarafını görebiliyorsanız bravo size.

 

                   Siz yine de beni boşverin. Ne öyle aman aman büyük bir yazar olmak derdindeyim ne de tanınmak binlerce kişi tarafından. Ne bir edebiyat sitem var ne de bir kitabım, satılacak. Ben yolumda devam edeyim. Olur a bir kişi çıkar yazılarımı okuyan ve der ki: ‘Bu gün yapılanın, yarın beğenilmemesi ilerlemenin en önemli nedenidir.’ ( Oruç Baba’dan Aforizmalar-17)… Bakarsınız ışık olur yarınlara. Çorbada benim de tuzum bulunur.

 

                                             

Devam edecek…. 

Son Güncelleme: Çarşamba, 02 Nisan 2014 18:46

 

Yorumlar  

 
#1 Ömer Faruk Hüsmüllü 19-05-2011 18:41
Sevgili kardeşim,
Çorbada sadece tuzunuz değil, lezzetli malzemeniz de var.
Elleriniz dert görmesin.
Siz hep böyle kalın e mi?
Saygılarımla.
Alıntı
 
 
#2 Hilal Dolunay 20-05-2011 01:18
Değer verdiğim bir büyüğümden böyle güzel ve anlamlı teveccühler işitmek beni hem gururlandıryor hem de şevkimi artırıyor. Çok teşekkürler ediyorum Değerli ağabeyciğim, çok saygılarım selamlarımla...
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

Manas'ın Oğlu
Kırgız Türklerinin Manas Destanı'nın ikinci bölümü, 110 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün5357
mod_vvisit_counterDün8141
mod_vvisit_counterBu Hafta13498
mod_vvisit_counterGeçen Hafta76275
mod_vvisit_counterBu Ay30810
mod_vvisit_counterGeçen Ay249271
mod_vvisit_counterToplam20149459

Şimdi: 235 misafir var.
IP: 54.236.59.154