Anthony Robbins Diyor ki:
 
Hayatta ne yapacağını pek çok insan bilir ama bildiğini yapan insanların sayısı çok azdır.


Ruhumuzun Buzlu Camı

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

alt

Bazı kapıların zili veya tokmağı yoktur. Ya da açıp kapamaya yarayan tutma kolu. İnsanın ruh âlemini buna örnek olarak gösterebiliriz.
 
Herkes kendi yönetim merkezinin patronudur. Bunu derken maaşımızı veren kurumdan vs. bahsetmiyorum. Tamamen her çeşit duygumuzun örgütleştiği, karar mekanizmamızın sürekli işlediği kendimizden yola çıkıyorum.
 
İstersek sabaha kadar fikir üretiriz, istemezsek yerimizde sayarız. Günümüzdeysek eğer ruhumuza komşu buluruz, değilsek tek bir sese bile tahammül edemeyip saf dışı ederiz.
 
Düşüncelerimiz bize tapuludur. Ağzımızı kapı olarak kabul edersek, ses olarak dışarı çıkmışsa bir kere o andan itibaren topluma mal olmuş demektir. Sert çıkışlar yaparsak; kapımızı bir daha çalan olmaz, çok taviz verirsek bu sefer de yol geçen hanı gibi olur. Önüne gelen karışma yetkisi bulur kendinde.
 
Çok konuşmak da yağlanma dönemi gelmiş kapıya benzer. İkisi de inanılmaz gıcık eder insanı. Ne yazık ki sözkonusu olan insansa, pamuğa yağ döküp ağzına da süremeyiz.
 
Bazı kapılar dışarı açılmaz hiç. Örülmüştür duvar gibi. İçine kapanık insanları onlara benzetirim. Kilit vurur yüreğine, mühür vurur dudaklarına, erir gider içinde gün be gün.
 
Mevsimi yoktur ruhumuzun. Dışarıda güneş açarken bakarsınız biz de batar. Bazen de kapalı havada sebepsiz açarız.
 
Bazı kapıların buzlu camları vardır. Dışarıdan bakılınca içeride olup biteni net olmasa da görürsünüz. Işığı bir şekilde dışarı verirler.
 
Yüzümüz de iç dünyamızın buzlu camı gibidir aslında. Meteorolojik durumumuzu; yağmur biriktiren bulutlara benzeyen gözlerimizdeki hüzün veya yaşlar ya da gül gibi solan, kireç gibi beyazlaşan, pancar gibi kızaran yüzümüz belli eder. Hele dudaklarımız; kâh titrer, kâh güler.
 
Geçmişimizi sorgulayıp hatalarımızdan dersler çıkarırken geleceğe yönelik de durmadan planlar yaparız. Ülkeyi yöneten cumhurbaşkanı, başbakan kadar mesul hissederiz kendimizi.
 
Yıllık değil bazen günlük planlar yaparız. Alınacaklar, verilecekler, atılacaklar diye. Bazen de kendimizi öyle bir harcarız ki. Değmişse ne âlâ ama değmemişse üzüntüden kahroluruz.
 
An gelir kendimizi nerede kaybettiğimizi bile hatırlamadığımız bir şemsiye gibi unuturuz. Önceliklerimizi başkalarına veririz. O kadar kaptırırız ki karşımızdaki de bizi unutur. İşte o zaman hatamızı anlarız.
 
Eşimiz, çocuklarımız, anamız, babamız hepsi için düşüncelerimiz vardır. Sağlıklarını, geleceklerini takarız kafamıza. Onların mutluluğu bizim mutluluğumuz, üzüntüleri bizim üzüntümüz olur.
 
Darbeler yaşarız; tanksız, tüfeksiz. Tokat gibi, tokmak gibi iner yüreğimize. Çarşaf gibi denizde bile fırtınalara yakalanırız. Kaptanı biziz! Ya batarız ya da karaya çıkarız.
 
Velhasılı; içimiz ne ise dışımız da o olmalı diyorum. Güzel düşünceler güzellik doğurur, kötü düşünceler ise hayatı zindan eder. Dünyayı yaşanır kılmak tamamen bize bağlı. Gözlerimiz gerekirse çirkini bile güzel görmeli. Çünkü nasıl bakarsak öyle görürüz.
 
Madem geldik dünyaya mümkün olduğu kadar yaşanılır hale getirmeliyiz ki hem kendimiz hem çevremizdekiler mutlu olsun. Bu da tamamen ruh sağlığımızı korumamıza bağlı.
 
Küçük şeyleri dert etmemeli, büyük şeylerle karşılaşınca Karadenizde gemilerimizi batırmamalıyız. Her yeni gün yeni bir kapı açar. Umutlarınız hep yeşil kalsın.

Son Güncelleme: Cuma, 27 Mayıs 2011 17:26

 

Yorumlar  

 
#1 Müşerref Özdaş 27-05-2011 02:35
Yenilgiler,yeni den başlangıçlar,ik ilemler,duygusa l kargaşalar, umut,umutsuzluk .... daha pekçok duyguyu harmanlamışız içimizde... gün gelir zamansız açar çiçekler, gün gelir bir şiir gibi yaşanır zaman... her şey bizde saklı. Güzel bir anlatımdı Aysel hanım... selam ve sevgiler.
Alıntı
 
 
#2 Aysel Aksümer 27-05-2011 06:12
Öyle güzel yorumdu ki sayfalarca yazıya bedel bu cümle: "Gün gelir zamansız açar çiçekler, gün gelir bir şiir gibi yaşanır zaman her şey bizde saklı" . Çok teşekkür ederim. Sevgilerimle.
Alıntı
 
 
#3 Ömer Faruk Hüsmüllü 27-05-2011 20:06
Aysel hanımefendi,
Değerli paylaşımınız için teşekkürler.
"Sonuşta insanız işte!" demek geçti içimden yazınızı bitirince. Bir de bir yazarın "suçumuz insan olmak" sözünü hatırladım.
Selam ve saygılarımla.
Alıntı
 
 
#4 Aysel Aksümer 27-05-2011 20:29
Ömer Faruk Bey çok teşekkür ederim. Evet dediğiniz gibi "Sonuçta insanız işte". Değer kattınız yazıma. Saygı ve selamlarımla.
Alıntı
 
 
#5 Nilgün Kurt 29-05-2011 10:57
Aramıza hoşgeldiniz... Aysel Aksümer...
Mevsimler geçti gözümün önünden, yazınızı okurken. Kış bulutuna gönderdim, umutsuz gönülleri, el sallıyordu güneşe tebessüm eden bir yüz...İlkbaharına koşuyordu bir oğlan bir kız...Dökülen yapraklara yazarken tek tek gidenleri hazanın, biraz buruk bir okadar kavuşma umuduyla parlayan gözlerimi dokundurdum gözbebeğine, gitme nolur gitme, sende beni bırakıp gitme...SEVGİYLE HER DAİM...
Alıntı
 
 
#6 Aysel Aksümer 30-05-2011 15:42
Aranızda olmaktan çok mutlu oldum Sevgili Nilgün Kurt.. Hoşbulduk diyorum ben de. Yorumunuz şiir kadar güzel ve etkileyiciydi. Teşekkürlerimi sunuyorum. Sevgilerimle.
Alıntı
 
 
#7 Hilal Dolunay 30-05-2011 22:35
Madem geldik dünyaya mümkün olduğu kadar yaşanılır hale getirmeliyiz ki hem kendimiz hem çevremizdekiler mutlu olsun. Bu da tamamen ruh sağlığımızı korumamıza bağlı.
.........
Çok haklısınız hayat her şeye rağmen yaşamaya değer Aysel Hanımcığım, çok teşekkürler, selamlarımla...
Alıntı
 
 
#8 Ezgi Fatma Açıkgöz 30-05-2011 22:51
Aysel Hanım, sizin gibi bir edebiyat dostunu aramızda görmek büyük bir mutluluk bizler için. Hoşgeldiniz...

En içten dileklerimle
Alıntı
 
 
#9 Aysel Aksümer 30-05-2011 22:53
Sevgili Hilal Hanımcığım, içten yorumunuz için çok teşekkür ederim. Edebiyat ve düşüncelerimizi paylaşmak adına bu güzel sitede oluşumuz bile hayata dair bir güzellik bence. Çünkü ortak bir sevgide buluşmuşuz ve aynı tadı alabiliyoruz. Teşekkür ederim. Sevgilerimle.
Alıntı
 
 
#10 Aysel Aksümer 31-05-2011 06:44
Ezgi Fatma Hanım, çok naziksiniz. Teşekkürlerimi sunuyorum. Sizin gibi usta kalemler arasında olmak beni de çok mutlu etti. Sevgilerimle.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

ÇİZMEDEN ÇIKAN ÇOCUK
Tatar Türklerinin Edigey Destanı, 110 sayfa
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün1639
mod_vvisit_counterDün5709
mod_vvisit_counterBu Hafta22783
mod_vvisit_counterGeçen Hafta35547
mod_vvisit_counterBu Ay124812
mod_vvisit_counterGeçen Ay116058
mod_vvisit_counterToplam17987296

Şimdi: 33 misafir, 37 bots var.
IP: 34.204.191.31