Oruç Baba Der ki:

Konuşmak bilgili olmanın göstergesi midir, bilinmez; ama susmak bilgelik gerektirir.


Açlığın Tokluğu Gül Çocuklar

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

alt

Açlığın Tokluğu  Gül Çocuklar


dört yanı okyanus kapaklı
üç yanı sularla çevrili
iç yanı sakarya türküsü
dış yanı nil kızılı ,
kara kıtanın, kara bakışlı kara hüzünlü
tokluk içinde açlığın çaresiz çığlığı

soğuk sokaklarda
kimsesizliğin girdabında
kimseden medet ummadan,
karnının doyduğu günün
isminin yazıldığı günün yalnızlığı
 
altın sarısı saçların
çöl sarısı çapakların,
köz sarısı kapakların
güneşe umutsuz bakışı.

açlığın sızısını zayıf bitkin
yüreği arasına sıkıştırıp,
ölümün korkusunu yaşadığı günün ,
güneşe bakan mahsun yüzün ,
sararmış umutsuz umudun ” umudu ”

...adı … açlık,
adı … insanlık,
adı … vicdansızlık
adı ... umut
adı ... hüzün
adı ... vebal
adı ... sen
adı ... ben

kaderden ötesi olmayan
kısmeti bağlamanın çilesi
körleşmiş insanlığın vebali.
açsızlığın girdabında tokluğun açlığı
tokluğun girdabında açlığın tokluğu

söyle dünya ;
adaletin ne kadar ?
kimseden medet ummadan
sabretmek kaldı mı ?
savaşmak dururken
tokluk kaldı mı ?
savaş ortasında
açlık kaldı mı ?
savaşsız savaş varken,
sevgiye savaş kaldı mı ?
turuncu düşleri
gözyaşıyla yıkamak kaldı mı ?
seni düşünen kaldı mı ?
hey sodom ve madem gomore.
kapın ne, ne renk senin ?
kırmızı mı, sarı mı asi mavi mi ?
hangi sesler duyarsın?
kakkaha mı ?
yoksa!
ağalayan kara bakışlı
sarı yüzlü bir çocuk sesi mi ?
insanlık yüreğinde vicdanın kaç kişilik ?
vicdan hesabın ne kadar neyin katre
ölümün korkusu dizlerine can buludurur mu ?

sıcaklığını taşa sarılmış ekmeğinde bulduğu
tokluğun açlığında şükreden sarı gözüm !
yüreğin temizdir kirlenmiş vicdanlardan…
seni bu hale koyan insanlıktan çekip çıkartsam,
ana kucağı sıcağımla sarsam
güneşine mani olan insanlık utanır mı ?
verilir mi gözünden akan her bir damlanın hesabı?
 
görmeyen göz
körleşen vicdan
sağırlaşan kulak
engelsiz engellidir en-gelin

....gül çoçuklar gülerek büyümeli geleceğe

Gülay GÖKTÜRK

 

 
Tokluğun Açlığı Gül Çocuklar


dört yanı okyanus kapılı
üç yanı sularla çevrili
iç yanı sakarya türküsü
dış yanı nil kızılı ,
kara kıtanın, kara bakışlı kara hüzünlü
tokluk içinde açlığın çaresiz çığlığı

soğuk sokaklarda
kimsesizliğin girdabında
kimseden medet ummadan,
karnının doyduğu günün
isminin yazıldığı günün yalnızlığı
 
altın sarısı saçların
çöl sarısı çapakların,
köz sarısı kapakların
güneşe umutsuz bakışı.

açlığın zızısını zayıf bitkin
yüreği arasına sıkıştırıp,
ölümün korkusunu yaşadığı günün ,
güneşe bakan mahsun yüzün ,
sararmış umutsuz umudun ” umudu ”

...adı … açlık,
adı … insanlık,
adı … vicdansızlık
adı ... umut
adı ... hüzün
adı ... vebal
adı ... sen
adı ... ben

kaderden ötesi olmayan
kısmeti bağlamanın çilesi
körleşmiş insanlığın vebali.
açsızlığın girdabında tokluğun açlığı
tokluğun girdabında açlığın tokluğu

söyle dünya ;
adaletin ne kadar ?
kimseden medet ummadan
sabretmek kaldı mı ?
savaşmak dururken
tokluk kaldı mı ?
savaş ortasında
açlık kaldı mı ?
savaşsız savaş varken,
sevgiye savaş kaldı mı ?
turuncu düşleri
gözyaşıyla yıkamak kaldı mı ?
seni düşünen kim ?
hey sodom ve madem gomore.
kapın ne, ne renk senin ?
kırmızı mı, sarı mı asi mavi mi ?
hangi sesler duyarsın?
kakkaha mı ?
yoksa!
ağalayan kara bakışlı
sarı yüzlü bir çocuk sesi mi ?
insanlık yüreğinde vicdanın kaç kişilik ?
vicdan hesabın ne kadar neyin katre
ölümün korkusu dizlerine can buludurur mu ?

sıcaklığını taşa sarılmış ekmeğinde bulduğu
tokluğun açlığında şükreden sarı gözüm !
yüreğin temizdir kirlenmiş vicdanlardan…
seni bu hale koyan insanlıktan çekip çıkartsam,
ana kucağı sıcağımla sarsam
güneşine mani olan insanlık utanır mı ?
verilir mi gözünden akan her bir damlanın hesabı?
 
görmeyen göz
körleşen vicdan
sağırlaşan kulak
engelsiz engellidir en-gelin

....gül çoçuklar gülerek büyümeli geleceğe

Gülay GÖKTÜRK
Tokluğun Açlığı Gül Çocuklar


dört yanı okyanus kapılı
üç yanı sularla çevrili
iç yanı sakarya türküsü
dış yanı nil kızılı ,
kara kıtanın, kara bakışlı kara hüzünlü
tokluk içinde açlığın çaresiz çığlığı

soğuk sokaklarda
kimsesizliğin girdabında
kimseden medet ummadan,
karnının doyduğu günün
isminin yazıldığı günün yalnızlığı
 
altın sarısı saçların
çöl sarısı çapakların,
köz sarısı kapakların
güneşe umutsuz bakışı.

açlığın zızısını zayıf bitkin
yüreği arasına sıkıştırıp,
ölümün korkusunu yaşadığı günün ,
güneşe bakan mahsun yüzün ,
sararmış umutsuz umudun ” umudu ”

...adı … açlık,
adı … insanlık,
adı … vicdansızlık
adı ... umut
adı ... hüzün
adı ... vebal
adı ... sen
adı ... ben

kaderden ötesi olmayan
kısmeti bağlamanın çilesi
körleşmiş insanlığın vebali.
açsızlığın girdabında tokluğun açlığı
tokluğun girdabında açlığın tokluğu

söyle dünya ;
adaletin ne kadar ?
kimseden medet ummadan
sabretmek kaldı mı ?
savaşmak dururken
tokluk kaldı mı ?
savaş ortasında
açlık kaldı mı ?
savaşsız savaş varken,
sevgiye savaş kaldı mı ?
turuncu düşleri
gözyaşıyla yıkamak kaldı mı ?
seni düşünen kim ?
hey sodom ve madem gomore.
kapın ne, ne renk senin ?
kırmızı mı, sarı mı asi mavi mi ?
hangi sesler duyarsın?
kakkaha mı ?
yoksa!
ağalayan kara bakışlı
sarı yüzlü bir çocuk sesi mi ?
insanlık yüreğinde vicdanın kaç kişilik ?
vicdan hesabın ne kadar neyin katre
ölümün korkusu dizlerine can buludurur mu ?

sıcaklığını taşa sarılmış ekmeğinde bulduğu
tokluğun açlığında şükreden sarı gözüm !
yüreğin temizdir kirlenmiş vicdanlardan…
seni bu hale koyan insanlıktan çekip çıkartsam,
ana kucağı sıcağımla sarsam
güneşine mani olan insanlık utanır mı ?
verilir mi gözünden akan her bir damlanın hesabı?
 
görmeyen göz
körleşen vicdan
sağırlaşan kulak
engelsiz engellidir en-gelin

....gül çoçuklar gülerek büyümeli geleceğe

Gülay GÖKTÜRK

Son Güncelleme: Salı, 05 Temmuz 2011 13:35

 

Yorumlar  

 
#1 Hilal Dolunay 16-06-2011 15:10
...insanlık yüreğinde vicdanın kaç kişilik ?
ağlayan bir bebek sesi vicdanını titretir mi?
ölümün korkusu dizlerine can bulur mu ?
vicdan hesabın ne kadar neyin katre
...........
Nasıl titremez Gülay'cığım,nasıl hissetmez. Gül yüreğine güller göneriyorum. Sevgilerimle...
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

SİHİRLİ DÜRBÜN
Osmanlı İmparatorluğunun Kuruluş Destanı, 92 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL 

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün3539
mod_vvisit_counterDün6868
mod_vvisit_counterBu Hafta37977
mod_vvisit_counterGeçen Hafta24443
mod_vvisit_counterBu Ay27367
mod_vvisit_counterGeçen Ay149815
mod_vvisit_counterToplam19896745

Şimdi: 51 misafir var.
IP: 3.236.112.98