Alphonse Daudet Diyor ki:

Birini sevindiren iş, diğerini ağlatır, yaşamak işte böyledir.


ALEVİLİK ÜZERİNE–4 Dördüncü Bölüm: ALEVİLİK TANIMLAMALARINA GİRİŞ. SÖYLEMEK İSTEDİKLERİMİZ.

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

ALEVİLİK ÜZERİNE–4

 

 Dördüncü Bölüm:

 

ALEVİLİK TANIMLAMALARINA GİRİŞ.

 

SÖYLEMEK İSTEDİKLERİMİZ.

 

Destur Ya Hazreti Allah, Ya Muhammed Mustafa, YA Aliyyel Murteza, Ya Hatice tül Kübra, Ya Fatıma tuz Zehra, Ya Hasanul Mücteba, Ya Şahı şehidi Kerbela Ya Hüseyin.

 

Destur Ya Pir!

 

 

ALEVÎLIK NEDIR?

 

—Bir Tanım

 

Öze Giriş

 

Euzu billahi minnefsehurreciym, Bismillahirrahmanirrahıym.

 

Hamd, On sekiz bin âlemin Rabbi Allah’adır. Allah’ın selâmı, rahmeti, bereketi ve tüm güzellikler, O’nun habibi; başımızın tacı, gönlümüzün ilâcı, gözümüzün nuru, insanlığın süruru, Nebi ve Resullerin sonuncusu olan Hazreti Muhammed’e, O’nun pak, temiz Ehli Beytine, seçkin ashabına, tüm Enbiya ve Mürsel’in ile Evliya, Esfiyâ, Evsıyâ, Şühedâ, Sâlihîn ve VELAYATE İMAN EDEN müminlerin üzerlerine olsun.

 

Ebedî lanet ve azapta, Allah’a Resulüne, Ehlibeyte ve Allah Muhammet ve Ehlibeyt taraftarlarına düşman olanlara, EBU SÜFYAN-MUAVİYE-YEZİD VE YEZİDİN MUHİBLERİNE VE KERBELA FACİASININ TÜM MÜSEBBİBLERİNE, Şeytan’a ve Şeytan taraftarlarına olsun.

 

ALEVİLER, yeryüzünde bağlıları milyonlarla-milyarlarla ifade edilen İSLAMİ BİR İNANCIN –VELAYETİN mensuplarıyız. (Velayet konusunda geniş açıklamalar bu konunun akabinde yapılacaktır.) VELAYET mensupları, tarihte olduğu gibi, günümüzde de, tarihin getirdiği, fıtratın tabii bir sonucu ve bir kısım insanlardan ve cinlerden şeytanlaşmışların saptırması neticesinde, çeşitli görüş ve düşüncelere ayrılmışlar, fırkalaşmışlardır.

 

DİN NEDİR; İnsanları Tevhide ve Vahdet’e çağırırken bu ayrılık ve fırkalaşmayı elbette ki tamamıyla mazur göstermeye çalışacak değiliz. Hedeflenenler ile içerisinde bulunulan durumlar çoğu zaman birbiriyle uyum içerisinde olmamaktadır. Ancak, bizler gerçekçi davranarak, hedefe giden yolda, mevcudu en iyi şekilde değerlendirmek ve bu İSLAM DİNİN VE VELAYETİN bağlıları olarak; Tek olan Hz. Allah’a kul, Hz. Muhammed’e ümmet, Ehli Beyte ZİYNET olmaya gayret SARF ETMEK durumundayız.

 

Dolayısıyla, Dünya coğrafyasında, yaşamakta olan yüz milyonlarca insanın her değişik coğrafyada ayrı bir isim ve künye ile anılan topluluklar olarak varlıklarını tüm baskı ve zulümlere rağmen ( Resulallahın zamanından beri böyle bir kural bu)devam ettirmektedirler.

 

Öz olarak şunu ifade edersek, büyük tartışmaların önüne geçilebilir. “ALEVİLİK İSLAMIN ÖZÜDÜR. HAZRETİ MUHAMMEDİ MUSTAFA SAA VE HAZRETİ ALİNİN VE HER İKİSİNİN ALLAH VE RESUL KATINDAKİ ASHABLARININ (SÜNNİLERİN YAPTIKLARI ASHAP TARİFİNİ KABUL ETMEMEKLE BİRİLİKTE) YAŞADIĞI İSLAMDIR. İSLAMIN ÖZÜ DERKEN, BU YAŞAM TARZINA ASLA BİDATLAR 12 NCİ İMAMIN GAYBETE ÇEKİLDİĞİ DÖNEMLE SINIRLAMAK MÜMKÜNDÜR. ÇÜNKÜ BU AŞAMADAN SONRA DA ALEVİ –ŞİİR CAFERİ TANILAMALARI İÇERİSNDE OLAN EHLİBEYT YOLU MÜNTESİPLERİ ARASINDA DA CİDDİ OLMASA DA BAZI FARKLIKLIKLAR KENDİSİNİ GÖSTERMİŞTİR.

 

ALEVİLER kendilerine her bölgede farklı farklı isimler vermişlerdir. Ancak; Allah’a ve Resul’e iman ve VELAYETE iman, Kur’an’ı tasdik, Ehl-i Beyt’e muhabbet ve On iki İmamların İmamet ve Velâyetine bağlılıkta ortak paydaları bulunan tüm canlara, yaşamları-hayatları boyunca çok değişik saldırılarda bulunulmuştur. İslam ile alakaları bulunmadığı söylenecek kadar ileri giden tüm bu saldırılarda, vicdan ve izan kaldırılıp atılmıştır. Akıl asla ön plana çıkarılmamıştır. Hatta bir gidip dinleyelim bakalım ne demektedirler dahi denilmemiştir.

 

Bu yazı dizimizden hemen sonra, EHLİBEYT Yolu’na müntesip Müslümanların nasıl ibadet ettiklerini ve EHLİBEYT MEKTEPLERİNE UYGUN BİR ALEVİ İLMNİHALİNİ SİZLERLE PAYLAŞACAĞIZ. İNŞAALLAH.

 

Alevi canlar, can dostlar kendi yol ve erkânlarını emin ve güvenilir bir kaynaktan öğrenmiş olmakla, BU ÜMMETİN SİGORTASIDIRLAR. VE TÜM İSLAM DÜNYASINDAKİ MEZHEP VE MEŞREPLERİN CÜMLESİNE DUACIDIRLAR. RABBİMİZİN GENİŞ RAHMETİNE RIZASINA ŞEFAATİNE İNŞAALLAH HEP BİRLİKTE NAİL OLACAĞIZ.

 

ALEVİ CANIN DÜŞMANI SADECE AŞAĞIDA YAZDIKLARIMIZDIR.

 

ALLAHIN DÜŞMANLARI, ALEVİNİN DÜŞMANIDIR.

HAZRETİ MUHAMMED MUSTAFA SAA İN DÜŞMANLARI ALEVİNİN DÜŞMANIDIR.

 EHLİBEYT VE 12 İMAMIN DÜŞMANI, ALEVİNİNDE BAŞ DÜŞMANIDIR.

KUR’ANI KERİMİN DÜŞMANLARI, ALEVİ CANLARINDA DÜŞMANIDIRLAR.

ALLAH VE RESULUNU İNCİTENLER, ALLAH ONLARA LANET ETSİN,(Dikkat buyurun) ALEVİLERİN DÜŞMANIDIRLAR.

12 İMAMI ZEHİRLEYEREK VEYA KILIÇ VE ZEHİRLİ HANÇERLERLE ÖLDÜRENLER, (ŞEHİT OLMALARINA VESİLE OLANLAR) KERBELADA SUSUZ BIRAKMA GİBİ DEĞİŞİK ZULUM MEKANİZMALARI İLE EHLİBEYT SOYUNU KURUTABİLECEKLERİNİ ZAN EDEREK,  DÜNYANIN EN DEHŞETLİ VAHŞETLERİNİ SERGİLEYENLER, ALEVİLERİN BAŞ DÜŞMANIDIRLAR.

ALEVİNİN TEVELLASI VE TEBERRASI YALNIZCA BU YUKARIDA SAYDIKLARIMIZ İLE DOKTRİN OLARAK SINIRLIDIR. BU ANA BAŞLIKLAR ALTINDA, MUHAMMED MUSTAFA SAA. VE HAZ ALİ VE DİĞER 11 İMAM İLE BİRLİKTE EHLİBEYT YOLU ALEVİ ÖZ İSLAM MÜMİNLERİN KARŞISINA ÇIKAR. BİZ BEYİNLERİ DUMURA UĞRATMAMAK ADINA, BU ÖN AÇIKLAMA VE GİRİZGÂHI YAPMAYI KENDİMİZE VAZİFE EDİNDİK.

Yazımızı hazırlarken  “Hikmet müminin yitiğidir. ” Hz. Muhammed Mustafa s.a.a.  düsturunu kendimize kılavuz yaptık. Birçok kaynağa müracaat yaptık ve alıntılar da yaptık. Yazımız; sahasında herkesin bir şey söylemek istediğinde rahatça söyleyebileceği bir ortam için, güzel bir fırsat olduğuna inanıyoruz. Zira Rahatça kaynak bulamadıklarını söyleyebilen ehlisünnet mektebine mensup, insanların kaynakça ile de tanışmaları mümkün olacaktır.

 

Hiçbir şekilde bir araya gelemez denilen insanların, bir araya gelmelerinde ise zerre miktarı bir engel yoktur. Aradaki farklar ve açmaz kabul edilen tüm sorunlar, Kuran Ve Ehlibeyt çevresinde çözümlenmesi mümkündür. Ve gerçek sünnet ehlininse kim olduğu daha doğru idrak edilir.

 

“REY EHLİ İNSANLARIN SÜNNET EHLİ OLMALARI MÜMKÜN DEĞİLDİR.”

 

Bu yazı dizimizde eksiklik yoktur demek, kendimizi kandırmaktan başka bir şey ifade etmez. Bunu bir sefer daha ve yeri geldikçe sürekli tekrar edeceğim. Eksiksiz bir yazı dizisi olmayıp, ulaşabildiğimiz hakikatleri İSLAM okyanusundan, EHLİBEYT DENİZİNDEN bir damla misali ortaya koymaya çalıştık.

 

Ümidim şudur ki bu yazı dizimizi okuyan okuyucu, daha geniş  yazılmış ve güzeller güzeli ALEVİ  insanlarımızın anlayışına uygun bir “Ehl-i Beyt yolu - Alevîlik” bilgisi edinebilmelerinde, güzel bir alt yapıya ve donanıma sahip olacaklardır.

 

Alevi camiasında değerli âlim kardeşlerimiz tarafından kaleme alınmış değerli eserler mevcuttur ve talibin hizmetine sunulmuştur.

 

Aleviler hakkında ön yargısı olan insanların açmazlarından kurtulmaları, bir hekimin hastasına teşhis için sormuş olduğu bazı sorulardan sonra, gidin şu şu tahlilleri yapın ve filmleri çektirin, deyip gelen raporlara göre ilaç ve tedavi boyutuna geçmesi gibidir.

 

Bu yazı dizimizle ana hatlarıyla Alevilik inşallah akıllara bir yer edecektir. Ve ondan sonra, Allah MUHAMMED MUSTAFA SAA ve EHLİBEYT VE KURAN noktasından tahlil ve sorular ile kimin ne olup olmadığı basit bir te uygulama İLE ANLAŞILACAK ve teşhis ile beraber, MANEVİ hastalıklarla da yüzleşilecektir.

Yazımızın hacminin kabarık olmaması için, konuların öz ve özet olmasına, kaynakların da sınırlı olarak verilmesine çalışacağım.

 

Şunu özellikle belirtmeliyiz ki, biz; Ehl-i Beyt mektebinin bağlıları olan Alevî-Caferî- İmami - Şîi Müslümanlarca, KURANI KERİM HARİÇ, hiç bir KİTAP VE YAZI  bütünüyle kabul edilebilir özellikte değildir.

 

Ve yazımız okunurken, EN BELİRGİN KIRMIZIÇİZGİMİZİ AKLINIZDAN HİÇ ÇIKARMADAN, SÜREKLİ GÖZ ÖNÜNDE TUTUNUZ.

 

“Peygamberler ve ÖZELLİKLE,  BİZİM PEYGAMBERİMİZ MUHAMMED MUSTAFA SAA.(a.s), ile Ehl-i Beyt’in diğer masum zatları olan Hz. Fâtıma (a.s.)   ve On iki İmâm’lar (a.s.) hâriç, kendisine saygı duyup değer verdiğimiz hiç bir “Ehl-i Beyt yolu”  âlimi veya alevi din bilgini, ya da “Ehl-i Sünnet yolu” âlimi de tartışmasız mutlak otorite değildirler. O zâtların  ve alimlerin hak olan kelamlarını tasdik eder, varsa yanlışlarını reddederiz.

 

Yazımızı fikiryolu.net okuyucularıyla ilk defa buluştururken, daha önce yapmış olduğumuz bu çalışmayı, tekrar ve tekrar gözden geçirdim. Eksik kaldığım yerleri yeniden okudum ve tamamlayıcı kaynaklara yeniden müracaat ettim. Ve yazıma ilaveler yaptım. Bu arada gözden kaçan yazım hatalarını lütfen bildirin. Yanlış olduğuna kanaat ettiğiniz tüm düşüncelerinizi lütfen bizimle paylaşınız. Bu yazı dizisi beni çok yoracaktır. Çünkü işin otoritesi konumunda olan hiçbir kimsenin onayına ve tashihine müracaat etmeden yayınlanmaktadır.

Rabbime sonsuz Hamd ve sena olsun ki, cesaretlendirdi ve bu çalışmaya başladık. Çalışmak bizden Tevfik ve inayet ise Allah cc.’dendir.

 

Allah ve Resulünün ve ehli Ehli beytinin Sınırlarını belirttiği ve bizim de iman edip uymaya çalıştığımız ölçüler içerisinde Hakkı Hak bilip uyan, bâtılı kimin kaleminden ve kelâmından dökülürse dökülsün bâtıl bilip, reddeden kardeşlere selâm olsun.

 

KURAN VE EHLİ BEYT AYRILMAZ BİR BÜTÜNDÜR. KURAN VE EHLİ BEYT BİR VUCUDDUR. KURAN VE EHLİBEYT BİR HAYAT SIVISIDIR. KURAN VE EHLİ BEYT BİR VUCUDDA İKİ BAŞ GİBİDİR.(K.B)

 

 

 

ALEVÎLİK NEDİR?

 

ALEVÎ KİMDİR?

 

Alevîlik; Hz. Ali’nin HZ. Muhammed Mustafa s.a.a. İn Gadirim beldesinde, MEŞHUR GADİRİHUM Hutbesini irad edip, orada bulunanların İmam Ali as. İn VELAYETİNE BİAT ETMELERİYLE BAŞLAR. VELAYET ile başlayarak, günümüze kadar gelmiş olan İSLAMIN SON İMAN VE İNANÇ ESASLARININ BELİRLENDİĞİ inanç sistemidir.

 

Yanlışlık şu şekilde başlamaktadır. Bu sistem çeşitli zamanlarda ve yerlerde mitolojik anlamlar yüklenerek izah edilmeye çalışılmıştır. Kimileri bu inancı mistik bir geleneğe, kimileri mitolojik bir inanca, kimileri İslâm öncesi Şamanizm ve eski Türk yaşantılarına, kimileri de günün siyasi anlayışına uygun gelecek tarzda sosyalizme, ateizme, hümanizme, demokrasiye, laisizme... Vs. dayandırdılar.

 

Bu dayandırma, aslında yıkmanın başlangıcıdır.

 

Buradan yola çıkılarak ortaya konulan;

 

a. Anadolu Aleviliği(!),

 

b. Anadolu Müslümanlığı(!),

 

c. Türk Aleviliği(!),

 

d. Türk Müslümanlığı(!) vb.

 

 vs. (anlamsız isimlendirmeler) deyimleri ise insanların beyinlerini tarumar eden anlamsız yakıştırmalar, ve beşeriyete ibadet mezhebini tesis etmeye çalışan gayretkeşlerin tutum ve davranışlarına kurban edilmek istenen aslında İslam’ın ta kendisidir. Dikkatle bakılacak olursa, görülecek olan şudur, bu tür yakıştırmaların arkasında IRKÇILIK-FAŞİZM-SOSYALİZM-KAPİTALİZM vb. İzm’ler kokmaktadır.

 

Bu anlayışların hiç birinin İSLAM İLE VE İSLAMIN SON İFADE BULDUĞU VELAYET YANİ ALEVİLİK ANLAYIŞI İLE YAKIN UZAK BİR ALAKASI YOKTUR.

 

Aklı başında hiç bir MÜSLÜMANIN, ne Alevîlik ve ne de Sünnilik adına bu tür yaklaşımlara onay vermesi düşünülemez. Bu zihniyeti benimseyenlerin de (kusura bakmasınlar ama) Allah’ın dini olan İslâm ile bir ilişkileri yoktur. Bunlar ne gerçek alevidirler, ne de gerçek Sünnî’dirler. Olsa olsa kendini bilmez, ilimden yoksun, ırkperest şovenist kimselerdirler.

 

Herkesçe bilinmektedir ki; Alevîlik, kendi orijinalliği ile gerçek ve arı-duru olarak “İMAM ALİ’NİN İMAMAT VE VELAYETİNE” dayanmaktadır. Ve Alevîlik asırlar boyu bu Velâyet anlayışına yönelik baskı ve saldırılara karşı direnmiş, mücadele etmiştir.

 

Evet... Alevîlik siyasi atmosferde şekillenen hiç bir “ izm” le izah edilemeyecek kadar açık, net ve köklü bir inançtır. Bu inancın temelinde Kur’an ve Ehl-i Beyt’in ayrılmazlığına inanç ile, İmam Ali’nin (a.s) tüm şer-şeytani düzenlere karşı verdiği kutsal mücadele ve bu mücadelenin devamını sağlayan İmamet anlayışı yatmaktadır.

Alevîlik, Tarih boyunca tüm değerlerini Kur’an’dan, Hz. Peygamberden (s.a.a.) ve On iki İmamların (a.s.) öğretilerinden aldığı içindir ki İslâm ile özdeşleşmiş, “ÖZ İSLÂMÎ YOL” olmuştur.

Zaman zaman bu kutsal inanç üzerinde İslâm’ın açık ve gizli düşmanları büyük ve saptırıcı hesaplar yapmaktadırlar. İmam Ali’nin (a.s.) tüm şiarlarını ve misyonunu içeren Alevîlik, siyasal kavramlara, geleneksel ve yöresel anlayışlara hapsedilerek, kültürel bir olay izlenimi verilip, evrensellik anlayışından uzaklaştırılmak istenmektedir. Bu tür saptırmalara gerek görsel basında, gerekse yazılı basında rastlamak mümkündür. Özellikle İslâm düşmanlarının bu konuda yoğunlaşmalarının sebebi, Alevîliği öz membaı olan “Muhammedî İslâm anlayışı” ndan uzak tutmak, Kur’an’a ve Ehl-i Beyt’e yönelmeyi engellemektir. Çünkü şeytanın yandaşları iyi biliyorlar ki Alevîliğin rehberleri olan On iki İmam’lar (a.s) her türlü beşerî nizam ve şer düzenlerinden uzaktırlar ve hayatları da bu tür sistemlerle mücadele içinde geçmiştir.

Yine şeytanın askerleri biliyorlar ki, Ondurt Masumlar (as.), ilahî inancı hayatlarının tüm zerrelerinde yaşadılar ve bunu yaşatma mücadelesi verdiler.

Alevîler, yüzyıllardır toplumsal olarak sosyal, ekonomik ve psikolojik baskı altında ezildiler. Artık Alevîler gerçek kimliklerini sorgulamaya başlamışlardır. Bu sorgulama esnasında yıllarca kendilerini çeşitli baskılar altında tutan tüm siyasi, örfî ve idari mekanizmaları aşarak, bugün kimliklerini ve inançlarını muhafaza etmeyi ve yaşamayı amaç edinen Alevîler, bu dönemlerde serbest düşünme güzelce araştırma ve öz inançlarına yönelme ŞERİDİNE girmişlerdir.

 

 

 

Saygılarımla,

 

Zülfikar NEBİOĞLU

 

İSTANBUL

Son Güncelleme: Salı, 26 Temmuz 2011 18:54

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

YARDIMSEVER AVCI
Kazak Türklerinin Kambar Batır Destanı, 96 sayfa
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün4836
mod_vvisit_counterDün4379
mod_vvisit_counterBu Hafta20271
mod_vvisit_counterGeçen Hafta35547
mod_vvisit_counterBu Ay122300
mod_vvisit_counterGeçen Ay116058
mod_vvisit_counterToplam17984784

Şimdi: 122 misafir var.
IP: 3.228.21.186