Aristo Diyor ki :
 
Her insan öfkelenir, bu kolaydır; fakat tam adamına, tam ölçüsünde,tam zamanında, tam yerinde ve tam usulünde öfkelenmek, ne herkesin kudretindedir, ne de kolaydır.


Ramazan Geldi, Hoş Geldi

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

 

alt

              Merhaba Sevgili Dostlar,

      On bir ayın sultanı Ramazan geldi. Farz olduğu üzere kimimiz oruçlarımızı tutabilecek, kimimiz çeşitli nedenlerle tutamayacağız. Allah ibadetlerini yerine getiren tüm Müslümanların ibadetlerini kabul etsin. İbadetlerini çeşitli  nedenlerle yerine getiremeyenlerse fidyelerini verip  pek çok  ihtiyacı olan insanın duasını alabilir, bu ayın faziletini dolu dolu yaşayabilirler. Elbette inanç özgürlüktür. Hesap vereceğimiz tek varlık da  Yüce Allah’tır. Değilse hiç kimsenin bu konuda ne zorlayıcı ne de yargılayıcı bir tavrı olabilir…

     Bu gece çocukluk ve ilk gençliğimdeki ramazanlara doğru bir yolculuk yaptım, zaman tünelinde. Öyle ‘’Ah! Nerede o eski Ramazanlar, nerede o eski Bayramlar? ‘’ deyip hayıflanmayı sevmem. Her dönemin kendine göre güzellikleri, farklılıkları var. Yaşadığımız her şey bizim için özlenendir. Bugünü de yıllar sonra özleyeceğiz mutlaka.

     Canım Babam, pirinç pilavı olmadan oruç tutmazdı hiç. Annem, hiç üşenmez akşamdan pirinç pilavını pişirir, sofra örtüsünün içine sarar; kayısı, elma, ayva, şeftali, incir gibi mevsim meyvelerinden ya da bu meyvelerinin kurutulmuşlarından hala tadı damağımda olan hoşaf hazırlardı. Uyku sersemliğiyle yediğimiz ve kaşık kaşık içtiğimiz bu tat benim için balla, baklavayla ölçülmeyecek kadar unutulmaz  bir tat olarak kaldı anılarımda.

     Davulcuların sesleriyle başlayan ve top sesleriyle biten bu zaman aralığı, belki de Ramazan’ın en gizemli ve sessizce,  nefsen/  bedenen açlığa teslim olduğumuz ve Allah rızası alabilmek için içimize çekildiğimiz en masum anlarıydı.

    İftar vakitleri ise çok farklıydı. Otuz Ramazan’ın tek bir gününü hatırlamıyorum ki ailece baş başa yemek yiyelim. Mutlaka iftarda ya davetli ya da davet eden  olurduk. İftar deyip geçmeyin, bir kuş sütü eksik olurdu sofrada. Şöyle üzerine kızgın bir tereyağı dökülmüş yoğurt çorbası, ardından dolmalar, sarmalar, su börekleri, pilav üstü kavurmalar, baklavalar, meyveler….( Canınız çekmesin!) Tüm gün geçer , son yarım saat hele hele o birkaç dakika uzar da uzardı.

    Nurlar içinde yatsınlar…Dolu dolu bir çocukluk, dolu dolu bir gençlikti Ramazan sofralarında yaşadığım. Gündüzler, uykuyla geçirilmezdi o zaman..Büyüklerimize göre günahtı orucu uykuya tutturmak..Bağırmak, sinirlenmek, kem söz söylemek günahtı. Orucu zedelemiş olurduk  böyle davrandığımızda. Sevgili babam, elinde mis gibi susam kokan Ramazan pideleri ve tahinli pideyle kapıda göründü mü koşup boynuna atlayasım gelirdi. Gerçi o kadar misafire rağmen çoğu yenmez artardı pidelerin, ama olsun bu, her evde olduğumuzda tekrarlanan, hatırladığım en anlamlı güzelliklerden biriydi.

   Bütün namazları kaçırsam da sabah namazını kaçırmazdım. O apayrı bir huşuydu. Belki de iki farzı aynı anda yaşıyor olmanın İlahî bir coşkusuydu yaşadığım. O an bütün dualarımın kabul olacağına inanırdım. Her şey, herkes, tüm evren ayaklarımın altında, ben, evrene egemendim…Çünkü ben Allah’ın en sevdiği kullarından biriydim…

  Öyle saftık, öyle masumduk ki yüzümüzdeki Ramazan’a has o sarı solgunluğu bugün istesek de yakalayamayacağıma inanıyorum. O çocuk kalbimizin nirvanaya ulaştığı, arîliğimizin dorukta olduğu dönüşü olmayan bambaşka bir diyardı.

 Ramazan geldi, hoş geldi Dostlar…Yine içimden geldi paylaşıverdim sizinle aklımdan geçenleri…Yüreğimden yüreğinize en ak/ pakından sevgiler…En masumundan dua ve dilekler…

İyi Ramazanlar…

 

Son Güncelleme: Çarşamba, 02 Nisan 2014 17:34

 

Yorumlar  

 
#1 İsra Doğan 01-08-2011 19:09
Teşekkür ederiz Hilal Hanımefendi
Sizinde Ramazan ayınız hayırlı olsun sağlık sıhhat dilerim.

Anı paylaşımınızla bizide çocukluk seyahatine çıkardınız.
Kendi çokcukluğumdan bariz birşey hatırlamasamda, mükellefiyet yaşında olmayan kızımın (güya oruçlu ) yatağının altından çıkardığım yiyecek parçalarını anımsadım.Zula sağlamdı :.)


saygılarımla
Alıntı
 
 
#2 Hilal Dolunay 18-09-2011 15:24
Değerli İsra DOĞAN, çok gecikmiş bir teşekkür olduğunun farkındayım. Ancak fırsat bulabildim, dünya telaşesinden. Çok teşekkürler ediyor, saygı ve selamlarımı gönderiyorum.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

KAFKAS BAHADIRLARI
Karaçay Türklerinin Nart Destanı, 112 sayfa
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün417
mod_vvisit_counterDün5164
mod_vvisit_counterBu Hafta5581
mod_vvisit_counterGeçen Hafta69600
mod_vvisit_counterBu Ay112976
mod_vvisit_counterGeçen Ay157243
mod_vvisit_counterToplam18368785

Şimdi: 61 misafir, 7 bots var.
IP: 3.234.214.179