Alain Diyor ki :

Büyük başarılar kişiyi aptallaştırmadığı takdirde kişi alçakgönüllü olur.


ŞARKILARDAKİ KADIN

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

                

İçtiği sigara'yı söndürdüğünde yüzündeki acılar gün yüzüne çıkıyordu,aynı deniz dalgaları'nın kayalara çarpması gibi... Bir hırçınlık başlıyordu beyninin aol köşelerine doğru,bir ağrı. Cebinden çıkardığı son sigarasını ağzına götürüp yaktı. Bir iki nefes çekip ağzından çıkan dumanları seyre koyuldu. Yanındaki arkadaşının öksürüğü ile kendine geldi. Elini kalbine koymuş, nefes alıp veriyordu.Yeni yeni iyileşmeye başlamıştı.Öksürük kesilince arkadaşına dönerek:

             -"Gerçekten çok güzel bir kadın."Heyecanlanmıştı. Kalbinden tren geçiyormuş gibi atıyordu yüreği. Hayatında ilk defa tadıyordu bu duygu'yu. Siyah saçlarını unutamıyordu. Her gördüğünde, konuştuğunda yüreğindeki kalp çırpıntısı. Her gördüğünde yeniden aşık olmak bir kadına.Aynı denizin ortasındaki gemi'nin kıyıya hiç yanaşmak istemeyişi gibi..Çaylarını yudumladılar.Arkadaşı Sadri ile tanıştırmak istiyor ve o'nun görüşlerini merak ediyordu.Sadri her zamanki gibi siyah pantolonu,beyaz gömleğinin üstüne geçirdiği siyah ceketiyle karşısında oturuyordu işte.Lokanta'da oturanların sesleri sessiz bir çığlık gibi yavaşca kulaklarına doğru ilerliyordu.Sadri:

         -"Bu akşam mı tanıştıracaksın,Osman?"Ellerini dizinin üzerine koydu.Osman siyah gözlerini çakmak çakmak açarak:

        -"Evet.Hem bu lokanta'da.Akşam saat on'da."Sadri'nin yüzünde hafif bir tebessüm oluştu.Kendisi'nin çöktüğünü hissetti.Osman'a bakınca yüzündeki mutluluğu,sevinci bir arada gördü.İlk kez aşık olduğu elinin,vücudu'nun yerinde durmayışından belliydi.Mazur gördü bu davranışını.Doğaldı.İlk aşk diye düşününce hüzünlendi.İlk aşk.Hangisi mutlulukla bitmişti ki?Sonuçta hüzün denizinde boğulmuşlardı hepsi.Ya sonu onlar gibi olursa Osman'ın?Varsın,olsun.Kendisi'nin umrunda olurmu?Olsun veya olmasın arkadaşının mutlu olmasını gönülden istiyordu.Osman ise hayattan beklentisi sadece o kadınmış gibi mesut oluyordu.Gözlerindeki ışık bile değişmişti.Sadri peki anlamında başını salladı.Tanışacaktı o güzel kır çiçeği ike.Kır çiçeği.Hesabı ödedikten sonra ayrıldılar.

         Dolunay tüm ihtişamıyla gökyüzünde parlıyordu.Bazı insanlar evlerinin balkonun'dan bazıları ise sokakta eşi ile birlikte gezerek akşam'ın keyfini çıkartıyordu.Evden erken çıkmıştı Sadri.Ellerini pantolonu'nun ceblerine sokmuş yürüyordu.Osman nihayet günlerdir bahsettiği kadını o'na tanıtacaktı.Bir dükkan'ın önünde  durarak kendisine baktı.Rezillik.Üstünü bile değiştirmemişti.Sıradan hiçbirşey  olmamış gibi alalede gidiyordu.Lokanta'nın önüne gelince ilk başta içeriye doğru baktı.Osman ve kadın masada oturuyordu.Önlerinde mükemmel bir sofra ile donatışmış kendisini bekliyorlardı.Osman Sadri'nin içeriye girdiğini görünce ayağa kalktı.Sadri onlara yaklaşınca Osman'ın elini sıktı.Elini kıza doğru uzatınca eli havada kaldı.Elinin havada kalışına hiç aldırmayarak  boşlukta kalan elini paltosunun cebine sokarak,sandalyesine oturdu.Osman:

            -"İşte sana bahsettiğim kız.Adı Elif."Sadri:

          -"Tanıştığıma memnun oldum."Zoraki bir gülümsemeyle Elif:

          -"Ben de."diyebildi.

        Kadın gerçekten çok güzeldi.Heleki o siyah gözleri insan'ın baktıkça içi ısınıyordu.Zayıf ve uzun boyluydu.Osman'ı gerçekten sevdiği belli oluyordu.Osman'a bakışı ,gözlerinin altından süzüşü,ellerini birbirine kenetleyen bir şiiri andırıyordu. Hüzünlü ve kalbi sımsıcak.Konuşması sevdiği insan'a karşı sıcak ve içten ,karşısındakine karşı soğuk ve katıydı.Evinde bunları düşünüyordu,Sadri.Masa'nın üzerine içki şişesini koymuş ve arada rakısını yudumluyordu.Bırakacaktı bu mereti,bırakacaktı.Ama bırakamıyordu bir türlü.Çok içmezdi ama iyice kesmeyi istiyordu,artık.Artık Osman'ın yanında Elif vardı.Belkide kendisini ileride unutacak bu yalnız hayatında tek dostunuda kaybedip rakı kadehi ile başbaşa kalacaktı.İşte,gene yalnız.Her taraf dağınık.Toplayacak bir kadın bile yok.Oturduğu kanapesinden kalkarak bir çekmeceyi açtı.Çekmeceden çıkardığı kap'la birlikte koltuğa çöktü.Plağı çıkartarak ilerledi.Taktı.Sandalyesine ağır ağır ilerleyerek oturdu.Şimdi şarkı ötüyordu."İnleyen Nağmeler."Şarkıya eşlik ederken,yarısında kafası yavaşca masaya uzandı ve uyudu.

        Gözünü açtığında kapı'nın sertçe yumruklandığını duydu.Gözlerini ovuşturdu.Kapıya doğrı yöneldi.Kapıyı açtığında karşısında Osman'ı görünce şaşırdı.Bitkin ve harap haldeydi.Sadri kapıyı iyice açtıktan sonra Osman içeriye girerek sandalye'ye oturdu.Kollarının dirseklerini masaya dayamış,ellerini bükerek yüzüne yaslamıştı.Sadri hiçbirşey söylemeden o'nun karşısına oturdu.Osman:

        -"Bitti.Dün gece Elif beni terketti.Nedeni klasik laflar.Ben o'na göredeğilmişim.Daha iyilerine layıkmışım.Bugün gidiyorum,bu şehirden."Kadınların ayrılırken söylediği klasik laflar diuye düşündü,Sadri.İki ay...Tam tamına iki ayı'nı vermişti Osman.Ama sonuçta bir gece terkedilmişti.Şimdi acı çekiyordu.Ama bu gitmek lafını anlamadı.Sadri:

       -"Gitmek mi?"Osman:

      -"Burada kalırsam.O'nun bu şehirde bir yerlerde olduğunu bile bile...Yaşayamam.İzmir'e ailemin yanına gidiyorum"dedi.Aptal çocuk diye düşündü,Sadri.İlk aşkı'nın mutsuz bir sonla biteceğini hiç mi düşünmemişti?Üzülüyordu arkadaşına.O yıprandıkça nedense kendisi de yıpranıyordu.Aklına koymuştu,gitmeyi.Unutamayacak akdar bağlanmıştı,Osman.Buraya da vedalaşmaya gelmişti.Ayağa kalktılar.Ve sımsıkı birbirlerine sarıldılar.Osman gidiyordu,artık.Merdivenlerden arkdaşının hüzünlü ilerleyişimi izlerken sağ kolunu güle güle der gibi kaldırıp indirdi.      

      Aradan bir hafta geçtikten sonra Sadri o lokanta'ya tekrar gidip aynı yere oturduçBir hafta önceen samimi arkadaşıyla bu masada oturuyorken şimdi yalnız ,kimsesiz gibi oturuyordu.Lokanta  gene sıradan müşterilerini ağırlıyordu.Omzuna bir el dokununca irkilerek arkasını döndü.Karşısında Elif duruyordu.Elif:

       -"Oturabilir miyim?"Sadri:

        -"Buyrun" diyerek  karşıki sandalyeyi gösterdi.Elif oturdu.Aslında kin kusmak istiyordu,bu kıza.Arkadaşını sırt üstü bıçaklayıp gitmişti.Eskideki yaşanmışlıklar,bitmişlikler geldi aklına.Hüzün deryasına boğuldu.Elif:

         -"Biliyorum.Bana arkadaşınızı terkettiğim için kızgınsınız.Ayrılmamızın gerçek sebebi sizin o gece lokanta'dan çıktıktan sonra beni evine davetr edip ,birlikre olmak istedi.Bende terkettim."

         Kulaklarına inanamıyordu,Sadri.Osman böyle bir şeyi yapabilir miydi?Eve gidince Osman' aradı.Elif doğru söylemişti.Telefonu hayal kırıklığı ile kapattı.Elif'e haksızlık etmişti,özür dileyip görüşmeye devam ettiler.Sadri zaman geçtikçe on'dan hoşlanmaya başlamıştı.Abi kardeş ilişkisi sonunda aşk'a dönüşmüştü.Elif'e açılamadı.Ama her halinden o'nu sevdiği belli oluyordu.Elif bunu kendisi anlamış ve o'na söyşemişti.Her kızın bir erkeğe;yaslanacak bir omuza ihtiyaç duyduğu gibi o'da duyuyordu.Anne ve babasına bahsetmişti,bile...

           Sadri aradan bir ay geçmesine rağmen hala kalbindeki hisse sahip olamıyordu.Hatta bu sabah evden çıkar çıkmaz iki yüüzk alarak cebine koymuştu.Evlenme teklif edecekti.Heycanlı bir bekleyişe koyuldu.Elif lokanta'dan içeriye doğru ürkek bir kuzu yavrusu gibi gözleri ağlamaktan şişmiş bir halde girdi.Sadri bu duruma çok şaşırdı.Sadri:

        -"Neyin var?"Elif:

       -"Sadri.Bizim ayrılık vaktimiz geldi.İnan böyle olmasını istemezdim.Ben olmadan olmuş herşey.Annem ve babam dün gece beni bir başkasına sözlediler.Onlara karşı gelemem.Çünkü onlar benim annem ve babam.Üzgünüm" diyerek ağlamaya devam etti.Sadri hiçbir şey demeyerek lokanta'dan çıktı.Bir iki adım yürüdükten sonra cebindeki yüüzklere gitti ,eli.Çıkardı.Ve çöp tenekesine doğru attı.

       Aradan on yıl geçmişti. Sadri hala Elif'i unutamamıştı. Seviyordu. Başka bir kadınıda hiç sevmedi. Pazar poşetleriyle evine doğru dönüyordu. Bir an kalakaldı öylece. Karşısında bir vitrinin önünde Elif, kocası ve çocukları giysilere bakıp yürüyordu. Yüreğinden bir şey koptu,Sadri'nin.Yürümeye davam etti.Elif'le karşı karşıya geldiler bir an.Elif durdu.Baktı,uzun uzun Sadri'ye.Sadri'de o'na...Gözünden bir damla yaş düştü Elif'in..Yürümeye devam etti.Sadri ise evine doğru yürümeye başlamıştı.İkisi de birbirlerine sırtı dönük yürüyordu.Aynı ayrı dünyalara ait oldukları gibi.Şarkılardaki kadını bulmuştu,Sadri.Ama uçurmuştu bir kelebek gibi.Kaybetmişti.

                                 

——–SON————

YAZAN:ONUR ÇETİN

 

 

Son Güncelleme: Perşembe, 11 Ağustos 2011 22:46

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

GÖK BAYRAK AŞKINA
Uygur Türklerinin Abdurrahman Han Destanı, 112 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL 

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün723
mod_vvisit_counterDün3053
mod_vvisit_counterBu Hafta6873
mod_vvisit_counterGeçen Hafta25224
mod_vvisit_counterBu Ay60001
mod_vvisit_counterGeçen Ay146124
mod_vvisit_counterToplam17540354

Şimdi: 18 misafir var.
IP: 54.237.249.90