Aristo Diyor ki :
 
Her insan öfkelenir, bu kolaydır; fakat tam adamına, tam ölçüsünde,tam zamanında, tam yerinde ve tam usulünde öfkelenmek, ne herkesin kudretindedir, ne de kolaydır.


Öjenizmin Sakat Mantığı

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

Öjenizm nedir? Öjenizm genelde teori ya da inançların temel felsefelerine uygun olarak yorumlanıp tarif edilmiştir Kimilerine göre öjenizm bir tür ya da ırkı düzeltme bilimidir. Kimilerine göre olumsuz karakterleri pasif ya da aktif yöntemlerle yok etmeye dayalı bilimsel ırkçılıktır. Bazıları öjenizmi insanların kalıtımsal degerlerini kıstas alıp, buna göre sınıflandırma yapan düşünce sistemi olarak tarif eder. Kimilerine göre öjenizm insanlarin biyolojik islahıdır. Bir Hitler taraftarına göre öjenizm ortaya konan seçkincilik uygulamasıdır. Hitler'in üstün Alman ırkı yaratma çabaları ile ojenizmin bu eğilimleri aynı tarihlere denk gelir.

Sonuçta öjenizmi şöyle tarif edebiliriz. Öjenizm toplumlarda sağlıklı öğelerinin çoğaltılması, sağlıksız öğelerin elenip azaltılması, böylelikle insan soyunun geliştirilmesini amaçlayan bir teori ve bu teorinin eyleme geçmiş halidir. Öjenizm biyolojik materyalizm ve sosyal darwinizmin de temellerini oluşturur.

Öjenizmin tarihçesi: Öjenik kavramının ve uygulanmasının ortaya konulması eski Yunan filozoflarından Eflatun'a kadar uzanır. Nitekim doğumların devlet tarafından kontrol edilmesi gerekliliğini öne süren ve uygulamaya konulmasında büyük rol oynayan Eflatun’dur. Eski Yunanlılardan Spartalıların yeni doğan çocukları gelişkin, zayıf diye ayırdıkları, gelişkin zannedilenlerin yaşamasına izin verdikleri, diğerlerini öldürdükleri bilinmektedir.

Eski yunanlılardan sonra unutulmaya yüz tutan öjenist görüşü Charles Darwinin evrim teorsiyle tekrar gündeme getirip canlandırdığı görülür. Charles Darwin ortaya koyduğu evrim teorisiyle canlıların doğal seleksiyon adını verdiği bir mekanizmayla güçlü canlıların güçsüzleri yaşam sahnesinden sildiği, bu yolla daha güçlü canlıların ortaya çıktığı, bununda evrimleşmeye neden olduğunu varsaydığından öjenik kavramının daha güçlü bir şekilde bir kez daha ortaya atılmasına ve uygulamaya konulmasına neden olmuştur diyebilmekteyiz.

Haeckel ve öjenizm: Haeckel evrim teorisinin en güçlü taraftar ve savunucularından biridir. Nitekim Darwin canlıların evrimine kanıt olarak Lamarck’ın öngörüleriyle birlikte Haeckel’in embriyo çizimlerinden yaralanmış ve bunları kanıt olarak kullanmıştır. Haeckel evrim teorisini ve öngördüğü mekanizmaları yürekten inanıyordu. Toplumlardaki zayıf bireylerin ayıklanması yoluyla daha güçlü toplumların oluşturulabileceği görüşündeydi ve bu görüşünü açık şekilde ifade etmekteydi. Bu nedenle Ernst Haeckel Alman öjenizminin kurucusu sayılır.

Haeckel, Wonders of Life adlı kitabında: -Sakat doğan bebeklerin hiç vakit yitirilmeden öldürülmesini istemiş ve bu bebeklerin henüz bir bilince sahip olmadıklarını ileri sürerek bunun bir cinayet sayılmayacağını iddia etmiştir. Haeckel sadece sakat doğan bebeklerin değil, toplumun sözde evrimine engel olan tüm hasta ve sakat insanların evrimin temel yasası (doğal seleksiyon) gereğince ayıklanmasını istemiştir.

Haeckel hastaların tedavi edilmesine karşı çıkmış, bu tedavinin doğal seleksiyonu engellediğini ileri sürerek şöyle yazmıştır: -İyileşmesi mümkün olmayan yüz binlerce hasta, örneğin akıl hastaları, cüzamlılar, kanser hastaları yapay olarak hayatta tutulmakta ama bu kendilerine veya toplumun geneline hiçbir yarar getirmemektedir... Bu kötülükten kurtulabilmek için, yetkili bir komisyonun kararı ve gözlemiyle hastalara hızlı ve etkili bir zehir verilmelidir. Haeckel ve zamanımızda da yaşayan taraftarları topluma yararsız, yararsız oldukları kadarda zarar verdikleri inanılan bu tür insanların herhangi bir yolla ve en kısa zamanda elemine edilmelerini istemektedir ama bunun sınırının ne olduğunu belirtmemektedirler. Örneğin uzun yıllar milletine, devletine hizmet etmiş sonunda emekli olup bir kenara çekilmiş insanlar (örneğin Haeckel ve taraftarları) ne olacaktır? Onlarda ısrarla savundukları ve uygulanmasını istedikleri evrim kurallarının uygulanma sırası kendilerine geldiğinde kaderlerine razı olacaklar mıdır? Hiç zannetmiyoruz. Kendilerine ve yakınlarına evrim kurallarının uygulanmasından ayrı tutacakları, her yolu ve yöntemi deneyerek uygulanmayı engel olmaya çalışacakları, başları ağrısa en iyi doktorlara koşacakları, en iyi ilaçları kullancakları, dertlerine çare aramaya çalışacakları kesindir. Çünkü o tür insanların nefisleri ön plandadır, bu nedenle canları çok tatlıdır.

Hüdai Çakmak

Devamı var.

Son Güncelleme: Cumartesi, 27 Ağustos 2011 19:43

 

Yorumlar  

 
#1 Hüdai ÇAKMAK 09-12-2011 15:18
Öjenizmin Sakat Mantığı-2

Öjenizmin tarihçesi eski yunanlılara kadar uzanırsa da adlandırılıp bilimsel bir teori gibi ortaya konulması on dokuzuncu yüzyılda İngiliz Sir Francis Galton tarafından yapılmıştır diyebiliriz.

Haeckel’den sonra öjenizmi bilimsel denebilecek yöntemlerle bir kez daha ortaya koyan Sir Francis Galton’dur.

Kraliçe Viktoriya çağında yaşamış çok yönlü bir İngiliz bilim adamı olan Sir Francis Galton evrim teorisinin kurucusu olan Charles Darwin’in kuzenidir.

Öjenik ve öjenizm Sir Francis Galton’un iyi tür anlamında eski Yunancadan ürettiği bir kelimedir.

Sir Francis Galton öjenizmin insanın evrimine yardım edip hızlandıracağın ı zannediyordu. Dolaysıyla öjenizm evrim teorisinin yan ürünü bir felsefedir.

Galton’a göre öjenizm, sağlıklı ve sağlıksız fertlerin karışık hâlde olduğu bir canlı soyunu iyileştirme bilimidir.

Öjenizm ile ırkçılık içiçedir.


= = =



Modern öjenizmin kurucusu sayılan Sir Francis Galton

= = =

Öjenizm en iyi ırklara, daha az iyi olan ırklar üzerinde hâkim olma şansı veren bütün tesirlerle meşgul olur.

Galtona göre öjenist olmak, yüksek niteliklere sahip, ideal kabul edilen bir modele gitgide daha uygun insanları dünyaya getirmek için mümkün olan tüm imkanları ve araçları olabildiğince kullanmak demekti.

Irk kavramını farklı manalarda kullanan Galton önce beyaz, siyah, sarı ve diğer ırkları kabiliyetli ve az kabiliyetli olarak ayırıyordu.

Nobel Tıp Ödüllü Fransız Charles Richet de, üstün insan ırklarının aşağı ırklarla karışmasına izin vermemeliyiz. Bir zenciyi bir beyazla nasıl eşit kabul edebiliriz, anlamıyorum!

Yeryüzünde ırklar arasında gerçek aristokrasiyi oluşturacağız; Afrika ve Asya’nın içimize soktuğu çirkin etnik unsurlarla karışmamış beyazların, yani saf ırkın aristokrasisini
diyecekti.

Galton’a göre ikinci manada ırk, bazı hususiyetleri irsen devam ettiren homojen bir topluluktu.

İyi bir ırkın hususiyetleri zekâ, enerji, fizikî kuvvet ve sağlıklı olmaktı.

Galton ırk kelimesini bazen de kastın eş anlamlısı olarak, bir ülkede sosyal bir gruba, bir toplum tabakasına (irsî sosyal sınıf) karşılık kullanıyordu.

Irk neticede din gibi algılanır olmuştu.

Beyaz ırktan milletlere bile farklı değer biçilen bir öjenizme (kuzeyliler ve Akdenizliler) veya aynı ülkede çeşitli vatandaş kategorileri oluşturmayı hedefleyen bir sınıf öjenizmine kapı açılıyordu.

Tıp Nobel’i alan Macfarlane Burnet 1990’ların başında, genetik, modern tıp ve sistematik bir sosyal hareket yoluyla, üstün kast-ları çoğaltacak, aşağı kastları izole edecek bir seleksiyon teklif edecekti.

= = =

Galton, kuzeni Charles Darwin’in Türlerin Kökeni kitabında işfade bulan fikirlerinden hareketle tabiî seleksiyona katkıda bulunmanın temel insanlık görevi olduğunu yazıyordu.

Yani, tabiatın kör ve yavaş şekilde yaptığını, insanlar şuurlu ve hızlı şekilde yapmalıydı:

kabiliyetli olanların devamlılığını kolaylaştırmak ve kabiliyetsizler in çoğalmasını yavaşlatmak (veya durdurmak).

Bilhassa üstün kabiliyetli sınıf tehdit altında kaldığında, bu bir mecburiyetti.

Zayıfları, acımasızca muamele edilebilecek devlet düşmanları olarak gören Galton, öjenizmin insanlık için dinî bir kural hâline geleceğine, dinî geleneğin ortadan kalkmasından sonra, din adamlarının yerini bir çeşit bilim rahipleri sınıfının alacağına inanıyordu.

Bazı siyasiler bu görüşlere kulak verdi. Irkçılık ve öjenizim adına bu gün insalığı utandıran pek çok uygulamalara imza attılar.

Bu arada, Nobel Tıp Ödüllü Fransız Alexis Carrel 1935 yılında yayınlanan İnsan, Bu Meçhul’de irsî bir biyolojik aristokrasi kurmak gerektiğini söylüyor, uygar milletlerin faydasız ve zararlı varlıkları koruyarak gösterdiği saflığa üzülüyor, az tehlikeli suçluların kamçılanmasını salık veriyor, ötanaziyi insanî ve ekonomik buluyordu.

Devamı var.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

YARDIMSEVER AVCI
Kazak Türklerinin Kambar Batır Destanı, 96 sayfa
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün2728
mod_vvisit_counterDün3791
mod_vvisit_counterBu Hafta13566
mod_vvisit_counterGeçen Hafta40012
mod_vvisit_counterBu Ay162353
mod_vvisit_counterGeçen Ay161449
mod_vvisit_counterToplam20685856

Şimdi: 41 misafir var.
IP: 18.215.33.158