Tolstoy Diyor ki :

Güzel olan sevgili değil, sevgili olan güzeldir.


Aşkın Tarifi

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

 

 

 

 

                                                     ‘’ Gel ki seninle

                                                       Dilsiz dudaksız

                                                       Konuşalım…’’

                                                               Hz. Mevlana

 

 Çocuk gözüyle; Aşk ne demek?

 

    İlayda (6 yaş. ) – Sevgili demek, karı-koca demek.

    Ayça (5 yaş.) – Evlenmek demek.

    Mesru (6 yaş.) – Sevgi demek.

    Şaziye (5 yaş.) – Kendini bırakmak.  Pembe arabayla gezmek demek.

    Zuhal (6 yaş.) – Mutlu olmak.

    Ayşegül (6 yaş.) – Birlikte gezmek.

    Ridvan (5yaş.) – Kadınlara çiçek götürmek..

    Selda (6 yaş.) – Oyun oynamak, güzel vakit geçirmek.

    Melih (6yaş.) – Kalbin küt  küt atıyor demek. Kipa’ ya gitmek, kukla Barbi hediye

    vermek.

    Zümbül (6 yaş.) – Birbirini çok sevmek.

    Nurcan (5 yaş. – Evlenmek ve yüzük takmak.

    İris (6 yaş.) – Birbirilerine yakın olmak, tatile çıkmak.

    Emine (6yaş.) – Yemeğe çıkabilmek, çiçek, yüzük – en sevdiği hediyeyi yemekte vermek.

    Tuana (6 yaş.) – Damat çiçek alıp masayı donatır.  Aşk yemeği yemek.

    Fikret (5 yaş.) – Yüzük getirmek.

    Bircan (6 yaş.) – Doğum gününde yanında olmak.

    Ferhat (5 yaş.) – Hediye getirmek demek. Gözlük vermek.

    Ulaş (6 yaş.) – Bilezik takmak.

    Melisa (6 yaş.) – Gül çiçek ve hediye almak, sinemaya götürmek.

    İmren (6 yaş.) – Dans etmek, kol kola gezmek, çarşıya gitmek.

    Nüket (6 yaş.) – Mesajlaşmak demek.

    Simay (6 yaş.) – Onu çok sevmek demek.

 

Gençlerin gözüyle; Aşk ne demek?

 

         Aşk her sabah gözlerimi onunla açmam ve her zaman onu düşünmenin bana verdiği huzur ve güven…(18 yaş, kız)

         Aşk,  âşık olduğun kişiyi karşında görünce karnına sancı girmesi: kalbinin yerinden çıkacakmış gibi atması ve soluğun kesilmesidir. Hmm… aşıkmıyım?  Bunları söyleyebildiğime göre ya aşık ya da aptalımdır.  Buna siz karar verin. (18 yaş, kız)

         Bence aşk diye bir şey yoktur. Sadece birini çok seversin ya da sevdiğini düşünürsün. Belki senin için sevgi değil de sadece bir alışkanlıktır. Onun yokluğunu düşününce boşta kalma korkusudur bazen de…

         Bazen de aptallıktır. Körü körüne bağlanmak ve daha sonra da bir ton gözyaşı dökmektir. Ben de aşığım demeyeceğim, seviyorum sadece… Beni mutlu ettiği için ve üzgün anımda bile beni güldürmeyi başarabildiği için…

         Not: Yeterince dürüstseniz,  fazlasıyla âşıksanız ve gerçekten iyi biriyseniz hazırsınız artık mutsuz olabilirsiniz…(18 yaş, kız).

         Bana göre aşk acı çekmektir. Sevgi karşılıklıysa güzel bir beraberlik olur. Aşk tutkudur, bağlanmaktır, gerektiğinde fedakârlık yapabilmektir. Aşk, onu özlemektir, düşünmektir. Aşk güvenmektir ve sanırım bende aşığım…(18 yaş, kız).

Bana göre Aşk iki kişinin birbirine karşılıklı olarak duyduğu sevgi ve saygıdır. Âşık olan bir insan gece yattığında sürekli sevdiği kişiyi düşünmesidir Aşk…(18 yaş, erkek)

 

 

                             Bu yanıtların hepsi ne kadar tanıdık değil mi?

 

         Aşk çok kıymetli, sahip olmak istediğimiz, yaşanması gereken en müthiş duygu. Aşkla karşılaştığın zaman inanılmaz güzelliklere kucak açarsın.

          O, muhteşem duygular bazen kayboluyor ve Aşk bitiyor.

         ‘’Aşk duyguların şiiridir. ‘’ -  Balzak

          Aşk yanıp tutuşmaktır.

          Aşk gönlünün devasını beklemektir.

          Aşk tesadüfleri sever.

          Aşkın adı Gül’dür.

          Aşk hayal bile olsa; özlemek, kavuşmaktır bir daha ayrılmamacasına.

          Aşk, sıcak bir bakış, güzel sözler… Hele bir de sırta dokunuş insanı göklere çıkarmaya yeterlidir. O duygular ve o günler seneler geçmesine rağmen hiç eskimez. O anlar beynimizde bir fotokopi gibi her zaman saklı durur.

         Aşık olduğun kişinin gözleri, saçları, konuşması, ses tonu çok etkileyicidir.  Hele ikinizin birbirinize doğru yürüdüğünüz – dansı birleştiren anda insanın içinde bir şeyler titrer. Yüreğiniz çarpar,  yüzünüz kızarır, kekelemeye başlarsınız. Birdenbire çok güçlü bir çekim duymuşsunuzdur. Kaç kez demişizdir ‘’Çılgın bir tutku’’ diye.

‘’Gördüğünü herkes sever, sen onda kimsenin görmediğini bulacaksın. Eğer gerçek aşk istiyorsan;  ten’e değil, kalbe dokunacaksın. ‘’ Bob Marley

İnsan sevdiğini güzel bulur hiçbir kusurunu da büyütmez kafasında, onu olduğu gibi kabul eder.

Aşkta bir çocuk gibi toy kalıp gideriz.

         Duygu dolu kalbiniz, o basit ‘’Seni Seviyorum’’ cümlesini,  kaç bin kez tekrar etmiştir. Kaç kez aşk mektupları yazılmıştır… Milattan önce, gül kokusu sinmiştir papiruslara. Ah o aşk mektupları…

         Artık mektup devri çoktan bitti. Şimdi internet, cep telefonları varken mektup yazılır mı hiç?! Hiç mi yazmadık? Düş dünyamızda en güzel yolculukları yaptık. Aşk mektubu yazmanın belli bir zamanı yoktu. Üzülürdük, özlerdik… Kendimizi daha iyi hissetmek için yazardık.

Âşıkken çok mutlu ve üretken oluyoruz. Aklımıza her zaman bir söz, bir melodi geliyor.

 

‘’ … Kollarım yastık, saçlarım yorgan, dolan boynuma sevdiğim oğlan…’’- Anonim

 

‘’Kimbilir kaç kişi senin zarif hallerini sevdi. Kaç kişi güzelliğini sevdi. Belki gerçek aşkla; belki değil. Ama bir tek kişi seni sevdi. Birtek kişi değişen yüzündeki hüznü sevdi…’’ William Bitler Yeats

Öyle bir hayat yaşıyoruz ki; ne aşklar yaşandı. Sahnede perdeler tek tek açıldı – tutkuyu da yıkımı da biz oynadık. Oyun başladığında sözcüklerin yerine devreye bedenimiz girdi, içimizdeki kişi söz dinlemez oldu – anı yaşadı bir masal gibi…

         Aşkın iki yüzü vardır: Mutluluk ve hüzün. Bazen Mutluluk alevlenir, tutuşursun sevginden, yıldızlarla dans edersin. Bazen de hüzün kaplar tüm bedenini. Vazgeçiş, güvensizlik, sevdiğinden emin olamamaklar yaşarsın. İçiniz yanar onu ellere teslim ederken, acı verir hem de unutamamacasına… Derken elleriniz telefona gider. Tuşlara nasıl değdiğini bile hatırlamazsınız otomatikleşmiş mesajlarda. Ama ruhunuz çifte oyun oynar.  Bir yandan affetmek ister, öte yandan direnir gerçeğe. Sürtüşmeler ve düş kırıklıkları belirmeye başlar.  Günün birinde farkına varırsın - bunlar son gözyaşlarındır.

          Baharı selamlayıp, yaz mevsimi boyunca aşkın tadını çıkarırız. Ya kış gelince… O soğuk, verimsiz aylar boyunca kendimize kapanırız ve karanlık kaplar ruhumuzu, bedenimizi. Duygusal film, izler gibi gözyaşlarımıza boğuluruz.

         Aşk eski bir yalan dercesine hayatına devam edersin tertemiz yeni günlerine…

         Aşkın tarifini vermeyi denedim – çocuk, genç, yetişkin. Hepsinin görüşünde benzerlikleri ve bazı farklılıkları gözlemledim.

Ya sizin Aşk tarifiniz?

 

 

Mercan Civan

                                          14 Şubat 2011

 

 

Son Güncelleme: Cumartesi, 01 Ekim 2011 17:42

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

ANADOLU’DAN YÜKSELEN SES
Türkiye Türklerinin İstiklâl Destanı, 192 sayfa .
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL 

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün1402
mod_vvisit_counterDün5000
mod_vvisit_counterBu Hafta15402
mod_vvisit_counterGeçen Hafta29687
mod_vvisit_counterBu Ay107063
mod_vvisit_counterGeçen Ay236082
mod_vvisit_counterToplam18205629

Şimdi: 86 misafir var.
IP: 35.175.120.174