Bernard Shaw Diyor ki :

Aptallar, utanılacak bir şey yaptıkları zaman mazeret diye o işi her zaman yaptıklarını söylerler.


Türküler Dinlerim…

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

 

Türküler dinlerim. Dinlerken sarmalar, alıp bir yerlere götürür. Türküler dinlerim Vanlı, Yemenli, Ürgüplü, Mutlu, Trakyalı.

 

Türküler dinlerim ta yüreklerden doğan.

Türkülerle girerim Erzincan bağlarına, türkülerle çıkarım Erzurum dağlarına.

Türküler, ak gerdan üstü güllü çimenli. Türküler hem vefalı hem de yeminli. Türküler ta tarihten belli, Türk ile birlikte yerli mi yerli.

 

Türküler dinlerim kışlaları dolduran, boşaltan.

Ayrılıkları da kavuşturan türküler.

Türküler ki öldürüp öldürüp sağaltan.

Türküler dinlerim hüngür hüngür ağlatan.

 

Türküler dinlerim!

Eğin olur, Sivas elleri olur nağme nağme dillerde.

Tokat yolları taşlıdır amma onbeşliler askere gitmekten kurtulamaz. Arkalarında sevgililer bıraksalar da gözü yaşlı.

Türküler var ki seri sevdalara salar, nice beş yüz altınları yedirir bir ayda.

Türküler ki kâh Palandökende, kâh Ağrıda, bazen de gönüller dağında.

 

Türküler Erciyes olur başı dumanlı, türküler Kerem’e Süphan’dır engelli, yamanlı.

Sevdalar Ferhat’a taşı deldirir, Ferhat kayalara külüngünü indirir. Yanık yanık yankılanan bir türkü duyulur uzaklardan. Türkülerdir yürekleri ferahlandırır, acıları dinlendirir.

 

Türküler dinlerim!

Dağlara fermanlar çıkaran da türküler. Yüreklerde fırtınalar koparan da türküler. Bazen tasayı, bazen sevinci kaynaştırıp sunan da türküler…

 

Türküler dinlerim hüzünlü. Türküler dinlerim neşeli. Türkülerde sevdalar dört köşeli.

 

Yüreklerin çağlayanı içerlerde kopar gözler yaşarır. Dinleyende ne hatıralar uyandırır ki yüzleri mahmurlaştırır, duyguları taşırır.

 

Türküler Asya’dan Anadolu’ya mehteranın ‘has dur!” udur.

Isıkgölde Kazak’ımın ak gemisi, Tanrı dağlarında Kürşat’ın çağrısı, Türkistan’da Yesevi’nin hikmeti, Malazgirt’te Anadolu’nun kapısıdır. Türküler ki zengin kültürümüzün tapusudur.

 

Ankara’nın kalesi, Yunus’un dertli dolabı, Karacaoğlan’ın Elif’i, Karakoç’un Mihriban’ı, İstanbul’da Anadolu Hisarı’nın surudur.

 

Türkülerde ayva, nar. Türkülerde deli gönül, elif elif diye incecikten yağan kar. Türkülerde onsekizlerde püfür püfür esen bahar.

 

Türküler dinlerim Maraşlı, Muşlu. Türküler ki yayla çiçeği kokuşlu.

Ağ buğday benizli, zülfü dolaşık türküler. Sevgiyi sevgiye dolayan sarmaşık türküler.

Düşmana düşman, dosta barışık türküler.

Türküler ki ayrılıklarda, acılarda yolları yokuşlu.

 

Geceleri uyku dünek girmeyince gözlere türküler çağrılır derinden derinden.

Türküler de hüzünlenir kederinden.

Kadir kıymet bilmek türkülerde. Gül yüzler, firkat türkülerde.

Türkülerde has yüze hasret kalmalar. Türkülerde riyasız sevdalanmalar.

 

Allı turnalar, yeşil gövel ördekler, kanatlarını süzen keklikler, bülbüller, gonca güller, sümbüller.

 

Mor menekşeler ve daha niceleri türkülerin bahçesinden gelirler.

 

Tarumar olmuş gönülleri şenlendirirler. Şakıyan seslerini, huzura davet eden rayihalarını bırakırlar yüreklerimize.

 

Türkülerle kara toprağı yar yaptım.

Türküler dinledim bazen çare oldu. Türkülerle çaresizliklere daldığım da oldu.

Ne de olsa kışın sonunda bir bahar olacağı umutlarıyla bütün umutsuzlukları attım.

Dost bildikler hep ayrıldı.

Geceleri uyku girmedi gözüme ama yanımda hep türküler kaldı.

 

Hakikatin bir gizli sır olduğunu türkülerde duyar, bu sırrın künhünü içten içe merak ettiğim de olur.

 

Türküler âlimi de, arifi de kendi makamlarında bulur. Çünkü arif olup, kelamı dinlemek gerektiğini de, el iki söylerken bir söylemek gerektiğini de türküler söyler. Bütün bu söyleyişlerde türküler bir mekteptir.

 

Türküler danışandır. Türküler en büyük danışman.

 

Benim dert çekmeye dermanım kalmadığımda türküler imdadıma yetişti.

Türkülerden çok şeyler öğrendim, çok şeyler aldım.

Mahzun türkülerde mahsur kaldım.

 

Hala türküler dinliyorum…

(İhsan Kurt. Sevdanın Mektebi.Ankara 2008,s.191-193)

 

www.ihsankurt.net

 

Türküler sevdanın mektebidir. Bu yüzden hep sevdalar ya türkü olmuş ya da türküler sevdaları terbiye eden bir okul olmuştur. Her türkünün görünen, ifade edilen, hemen anlaşılabilen bir dünyası olduğu gibi, bir de manevi dünyası vardır. Bu dünyayı ancak onu hissetmek, duymak isteyenler duyabileceği gibi, bir bağlamanın tellerine dokunan elin yüreği de duyurabilir. Türkülerimizde dilimiz, alımız, morumuz, şehitlerimizin kanıyla sulanan topraklarda açan gülümüz vardır. Türkülerimizde sevincimiz, yasımız, bozulmayan sesimiz vardır. Türkülerde vatanı duymak, ölümü çok yakın hissederken bile ulvi duygularla kucaklaşmaya engel olmaz. Aksine sevgili vatana, sevgiliyle birlikte bağlanma arzusu daha da artar.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

Manas'ın Oğlu
Kırgız Türklerinin Manas Destanı'nın ikinci bölümü, 110 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün1344
mod_vvisit_counterDün5000
mod_vvisit_counterBu Hafta15344
mod_vvisit_counterGeçen Hafta29687
mod_vvisit_counterBu Ay107005
mod_vvisit_counterGeçen Ay236082
mod_vvisit_counterToplam18205571

Şimdi: 36 misafir, 4 bots var.
IP: 35.175.120.174