Bailey Diyor ki :

Ne kadar yaşadığımız değil, nasıl yaşadığımız önemlidir.


ÇOCUKLUĞUM

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

 

Yassıca köyünde duruyormuş hala evimiz

Orada mutluyduk annem babam, kardeşlerimiz

 

Solda teyzem, sağda amcamın evi hoş yaşıyorduk

Her gün çocukça gülle oynuyor, ip atlıyorduk.

 

Bahçemizde elvan türlü çiçekler güller açıyordu

Dut dallarında arılar salkım salkım oğul veriyordu

 

Çeşme yoktu Yassıca da, vardı çıkrıklı su kuyuları

Limon ağaçları vardı yanlarında, mis gibi kokuları

 

Köyde Ahmet Cemillerin çırçır fabrikası vardı,

Cümle âlem gelir  orada pamuklarını satardı

 

Hiç unutmuyorum köydeki tek derslikli okulu

Severdim önünden geçerek Ceyhan’a giden yolu.

 

Pek yaman görünse de okul müdürü Zeki Mutlu

Yüreği yufkaydı çoluk çocuk hepimizi okuttu.

 

Kamil dedemdin dükkânı vardı köyün orta yerinde

Yüz paralık leblebi, çok olurdu önlüğün ceplerinde

 

Düdüklü, horozlu ve tespih şekeri hoş gelirdi bize

İkinci el kitapları bulmak mutluluk verirdi hepimize

 

Haydi akşam kahkeleri diye bağırırdı poker Recep

Bulurdu bir bahane çocukları hep peşine dökecek

 

Okulun yanında bir Na-Fa vardı hep yolları yapardı,

Sıcak kızdığı zaman her taraflar katran kokardı

 

Geziye giderdik okulca bazen küçük yaylaya

Çay demlerdik kaynak suyundan, güle oynaya

 

Kilise deresinde bir eski değirmen harabesi vardı,

Kara mezarlı Ahmet geceleri orada define arardı

 

 

 

Buğday biçerdi büyükler orakla, havalar sıcaktı

Büyük yaylaya koşardılar akşam suyu güzel akardı.

 

Oyuncakçı dükkânı yoktu köyde, her şey yereldi,

Telden, tahtadan yapmasını herkes kendi bilirdi,

 

Raşit dayım bizi ata bindirir, sonra çapa çektirirdi,

Şınalı at arabasıyla bizleri gezdirir tırpanla ot biçtirirdi

 

Karaçayca çimmeye giderdik, o zaman suları derindi

Taşlı kuyu, Demir Köprü, kandak yüzeceğim yerimdi

 

Bayramda mendilden torba yapardık tüm çocuklar,

Şeker leblebi koysa da herkes, hoş olurdu paralar.

 

Mıstık emminin çadırı vardı köyde, çalınırdı davullar

Karaağaç altına kurulur düğün dernek, çekilirdi halaylar.

 

Yetmiş kuruştu paso öğrenciye, otuz gün gidip gelmeye,

Kayıt olduğum ortaokuldan Yansıca’ya gelip gitmeye

 

Kompartımanda tıp oynardık vaktimiz geçsin diye,

Kondüktör girmezdi içeriye dayak yiyeceğini bile bile

 

Çok zevk aldığım şeydi erkenden istasyona gitmek

Gelip geçen trenlerin kara kara dumanını seyretmek.

 

Bekleme odası büyüktü ve sıcaktı istasyonun,

Buluşması güzel oluyordu orada gönüldeşlerin

 

Telgraf çalışırdı tak tik tak, yaklaşırdı sanki uzak

Ders çalışırdık okul vaktine kadar, olmazdı tuzak

 

Canlanıyor şimdi çocukluğum gözlerimde birer birer,

Yassıca köyü, tek odalı evimiz, okulumuz güzelim yerler.

 

                            SELAHATTİN ÖLMEZ

                                   01.04.2010 

Son Güncelleme: Çarşamba, 05 Ekim 2011 12:28

 

Yorumlar  

 
#1 Hilal Dolunay 05-10-2011 12:33
Hoşgeldiniz Selahattin Bey. Şeref verdiniz...Saygı ve selamlarımla...
Alıntı
 
 
#2 Yunus Görür 05-10-2011 13:05
Köyünüzü ne kadarda mükemmel anlatmışsın.
Alıntı
 
 
#3 Lemi Tosun 05-10-2011 13:13
Ne güzel maziyi anltmışsınız
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

ÇİZMEDEN ÇIKAN ÇOCUK
Tatar Türklerinin Edigey Destanı, 110 sayfa
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün503
mod_vvisit_counterDün4500
mod_vvisit_counterBu Hafta12076
mod_vvisit_counterGeçen Hafta32083
mod_vvisit_counterBu Ay101164
mod_vvisit_counterGeçen Ay236082
mod_vvisit_counterToplam18199730

Şimdi: 80 misafir, 3 bots var.
IP: 35.172.195.49