Albert Einstein Diyor ki:
 
Genelde insanlığın kaderi, hak ettiği olacaktır.

 

 


TEPKİSİZ HALK

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

        

alt

Hani Türkler barbardı? Hani biz dünyayı titretirdik? Her haksızlığa başkaldıran, haklı konularda tepki gösteren, haksızlığa karşı koyan asi bir millettik. Şimdi bakıyorum da kafesine konulup ehlileştirilmiş bir aslan gibi olduk. Bütün kükrememiz içimize. Bütün acılarımızı içimizde sindirip kendimizin olduğu kadar başkalarının da kölesi olduk. İçimizdeki isyankâr ruhumuzu neden uyandıramıyoruz. Yurdum insanı her yerde eziliyor.

Askerlerimizin başına çuval giydirilirken halkımızın tepkisi ne oldu. Devletimizin, hükümetimizin, ordumuzun tepkisi ne oldu. Şeker konusunda şeker komasına girip halkın ağzının tadını kaçıranlar yurda hijyensiz kalori değeri daha düşük, şekerkamışından yapılan şekerler piyasaya giriyor. Kanser riski oldukça yüksek mısır şekeri şeker fabrikalarını ve pancar ekicilerini zora sokarken ve İMF’nin kotaların aşağıya çekilmesine neden olan kararlarıyla ihraç edilemeyen şekerler stoklarda beklerken, dışarıdan giren kaçak şekere yani nişasta bazlı mısır şekerine göz yumacaksınız ve fabrikalar zarar edecek, sizde fabrikalar zarar ediyor diye özelleştirip elden çıkaracaksınız,
Nişasta bazlı şeker ucuz olduğu ve kanser riskinin oldukça fazla olduğundan Avrupa ülkeleri %1, Amerika %2 kota uygularken bu oran Türkiye’de % 15 tir. Bu oranın yüksekliği bizde halkımızın tepkisizliğindendir. Halkın tepkisizliği bu günlerimize de şükür anlamına gelmektedir. Bir defa tepkisizliği kanıksatmışlar. Yeşil kartla kanıksatmışlar, yapılan yardım paketleriyle kanıksatmışlar.
Sadaka toplumu haline getirilmişiz. Çocukları iş bulamayan ailelere, Hastane kapılarında sürünen hastalara, hiç bir iş yapamayacak durumdaki kimi güçsüz yaşlılara Yeşil Kart ve yardım paketleri çaresizlikler içinde çare olmuştur. Olağan şeylermiş gibi halk duyarsızlaştırılmıştır.
İşte yeni doğalgaza zam yapıldı, elektriğe zam yapıldı. Kimler ne tepki verdi. Kendi sınıfının bilincindeki; Zengin İşadamları, Bürokratlar, Fabrikatörler, Din tacirleri, Tarikat temsilcileri, Aşiretlerin ileri gelenleri, yönetimi ele geçirmişler. Ortam o kadar müsait ki. On sene içinde işçiler ezile ezile, Teröristlerle gizli anlaşmalar yapıla yapıla, Fabrikalarımız, İşletmelerimiz, Topraklarımız, yeraltı ve yerüstü zenginliklerimiz satıla satıla bu günlere geldik. Karşımızda oldukça güçlenen kendi sınıf bilincinden taviz vermeyen bir iktidar gücü ve bu iktidarı destekleyen palazlanmış bir sermaye var. Bu nereye kadar devam edecek, bağımlı hale gele gelmiş ordumuzla, yargımızla, eğitimimizle, ekonomimizle, kaybedilmiş üniter yapımızla demokratikleşme adına kaybettiğimiz değerlerimizle ve bütün bunlara karşı suskunluğumuzla nereye kadar gideceğiz. Bu değirmenin suyu bir gün bittiğinde, karşımızda her şeyimize sahip olan yabancı güçleri bulduğumuzda, bu tepkisel gücünü kaybetmiş halkımızın ne yapacağını zannediyorsunuz. İşte Yunanistan, memurlarının maaşlarını veremeyecek duruma geldiğinde ‘Avrupa Ekonomik Topluluğu’(AET) şartlı olarak borçlarının bir kısmını silmesine karşı hükümetin verdiği tavizle, çalışanlarına verdiği haklarda kısıtlamaya gitmeyi kabul etmiş, daha birçok gizli anlaşmalarla AET ye tavizler vererek bağımlı hale gelmiştir.
        2002 den, 2011 e kadar bizde de çalışan, memurlar, işçiler ve halkımız, birçok haklarını kaybetti, açılım ve sıfır problemli dış siyaset politikasıyla nerelere geldik.
Günümüzde 7.2 lik depremde birçok bina yıkılmazken sağlam binaların yanıbaşındaki yıkılmış binalar düşündürücü değilmi. İşte Van depremi. Derpremden ziyade çürük yapılan binalar ölüme neden olmaktadır.Peki tepkimiz ne oluyor?
Bak dünyanın asi çocuğu konumundaki İsrail duman ediyor kendisine sataşanı. Mavi Marmara Gemisinin saldırıya uğramasıyla ilgili Birleşmiş Milletler Raporunun basına sızdırılmasından sonra gerçekler ortaya çıktı. Raporda yer alan''İsrail tarafından Gazze'ye uygulanan ablukanın meşruluğu, Mavi Marmara gemisinin hareketleri'' ile ilgili yazılanların Türkiye aleyhine olduğu apaçık ortada. Kıbrıs’la ilgili ambargo koydular. Biz böyle ambargolardan doğacak külfete halk olarak katlanırız ama hep tokat yiyen biz olmayalım. Bir tokatta biz atalım hak edenlere, saysınlar bizi. Barzani saysın, Talabani saysın, İsrail, Yunanistan, Ermenistan saysın. Bir defa güvenliğimiz dış güçlerin elindeyken Teröristlerle nasıl mücadele edeceğiz. Başbakanlarını padişah gören bir halkın, Başbakanlarına dokunmayı bile ibadet sayan bir zihniyetin yandaş medya yaratarak magazin manyağı konumuna sokulmuş olması karşısında nasıl sağlıklı bir toplum olduğumuzu iddia ederiz.
Acaba kapkaç olaylarında, Töre cinayetlerinde, Teröristlerin yakalanmalarında, Şehit ailelerine destekte, ne ölçüde tepki gösteriyoruz. Ufacık çocuklar kaçırılıyor, tecavüz edilerek öldürülüyor. Kadına yapılan şiddet ve genç kızlarda görülen intihar artışları korkunç boyutlara ulaşmış durumda iken tepki göstermeyişimiz karşısında nasıl kendimizi demokrat ve özgür hissedebiliriz.
Ama gene de bizlere umut veren münferit tepki olaylarıyla yatırımlarını durduran ve vazgeçen kuruluşların olması bizlere umut vermektedir.
Hükümetin yanlış kararları ve halkın aleyhine olan tutum ve davranışlarıyla ilgili tepkilerini ortaya koyan halkın gitgide bilinçlenmesiyle halk kendi çıkarları doğrultusunda kazanımlar elde etmektedir.
Kocaeli’nin Derince ilçesindeki limanda bulunan akaryakıt tanklarına ilave yapılmasını içeren ÇED Toplantısı halkın tepkisi üzerine iptal edilmiştir.
Hopa’daki Güneşli HES projesine karşı köylülerin protestosundan dolayı proje, şirket tarafından iptal edilmiştir. Güneşli HES’in ruhsat sahibi olan Nett Enerji basın kuruluşlarına gönderdiği yazılı açıklamada projeden toplumsal olaya meydan vermemek için vazgeçtiğini duyurmuştur.
Siyasi partiler içinde halkın tepkisini kullanarak kendi amaçlarına yönelik çıkarlar elde etmeyi Terörist grupların meclisteki siyasi temsilcileri çok iyi kullanmaktadır. Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) 12 bağımsız milletvekili adayı için verdiği seçime giremezler kararını başta İstanbul ve Diyarbakır olmak üzere yurdumuzun birçok yerlerinde gösteriler yapması karşısında (YSK) geri adım atmıştır.
Baz istasyonlarına karşı halkın tepki göstermesiyle GSM şirketlerinin birçoğu amaçlarına ulaşamamaktadırlar.
Sonuç olarak Tepki gösteremediğimiz konularda da tepki gösterebileceğimiz konuma geldiğimizde, yani tepkisizliğimizi yendiğimizde her şeyin daha güzel ve toplum yararına olacağını söyleyebiliriz.
Onun için gelin toplum yararına olan her şeyde birlikte hareket edelim.

Ahmet Canbaba
 

 

Son Güncelleme: Cuma, 11 Kasım 2011 14:35

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

DEDE KORKUT’UN DİLİNDEN
Oğuz Türklerinin Korkut Ata Destanı, 172 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL 

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün902
mod_vvisit_counterDün3117
mod_vvisit_counterBu Hafta4019
mod_vvisit_counterGeçen Hafta33683
mod_vvisit_counterBu Ay112794
mod_vvisit_counterGeçen Ay161449
mod_vvisit_counterToplam20636297

Şimdi: 42 misafir var.
IP: 3.238.8.102