Tolstoy Diyor ki :

Güzel olan sevgili değil, sevgili olan güzeldir.


Ölüm Üzerine-3-

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

 

 

 

Bundan dolayıdır ki, yeryüzü denen noktacığa ve kader çizgisindeki rolüne sıkıca tutunmuş ve mahpus olan zavallı insanoğlunun tarihini oluşturan ve birbiri üstüne binen ölümlerden ibaret şu kısır döngüde, Kahraman, bir kavram olarak önemli bir dönüm noktası teşkil eder. Adına zaman denilen ve hiçbir yere varmayan doğru çizgi üzerinde, Kahraman, fizik ötesi bir sapmadır. Zamanın olağan çizgisi üzerinde insan, bir gün sona ereceğini bildiği halde, her şey bundan ibaretmişçesine, hayatını devam ettirebilmek için çırpınır. Sanki varlığının yegane gayesi yaşamını sürdürmektir. Ancak bilmez ki aklının kaldıramayacağı kadar korkunç bir zihni yükü taşıyabilmeye muktedir olan ve bunu başarabilmek için de yeryüzünü oyun alanına çeviren puslu bilinçler, sonuçta mağlubiyet kaçınılmaz olan 'hayatta kalmak ülküsü'nün peşine düşmüş; insan, tarihi boyunca, bu uğurda yenilgiye doymamış ve sürekli ölmüştür. Sonuçta insanın hayatını devam ettirmek noktasında bütün çabası boşa gitmiştir.

 

Fakat o habire çırpınıp durur. Ölüm gırtlağına kadar geldiğinde bile istemsizce ve içgüdüsel olarak nefes almaya çalışır. Hiç kimsenin, ölüme yardımcı olmak için nefes almayı bıraktığı görülmemiştir. İntihara meyleden zayıf ve korkak kimselerin bile... Fakat insan, ne yaparsa yapsın, bu yeterince kanıtlanmış tek hakikatten kurtulamamıştır. Ve zaman çizgisi üzerinde, kendi vadesinin dolduğu noktadan itibaren, gün be gün yeterli bir mesafe katedildikten sonra, insanın yaşamı boyunca kendisinden kaçmaya çalıştığı hakikat, varlığının üzerini tamamen örtmekte ve insan unutulup gitmektedir.

 

İşte tam da bu can alıcı ayrıntı belirdiği zaman, Kahraman zuhur eder ve ölümü aldatır. Kahraman, inanmış ve inançları için can vermiş kişidir. Ancak o, sislerin ardında ve yüzeysel bir akılla belirlenmiş bayağı gayelerin beyni yıkanmış çocuklarından biri değildir. Şeytani maya ile yoğrulmuş mekanik güçlerin yahut da bunların oyuncağı olan canavar metod ve varyasyonların tatbikçisi ile bu kirli doktrinlerin takipçisi değildir. Kahraman, amacını, duru bir akılla ve en nihayetinde aklın ötesine katederek bulur. Her insan gibi, doğuştan, bu ülküye vasıl olabilecek kudrete maliktir. O, düşünsel ve çabalar üstü bir dirençle yol alarak evrensel ülküsünü keşfeder ve bu ülküye bütün varlığını adar. Ve gerçeğin kokusunu almaya başlar. Öyle ki başkalarının pek önem atfettiği bir çok olgu, Kahraman'ın nazarında anlamını yitirmiştir. Onun gayretleri ise başkalarına göre deliliktir. Kahraman, hangi çağda olursa olsun, çevresinde varolan bütün görüntünün dekor olduğunun farkına varmıştır. Bazen antik çağlarda kar beyaz sütunların arasında, bazen bir cami avlusunda tiyatro içinde tiyatro ile gerçeği resmederek yahut kan dolusu siperlerde ya da bir sefahat belki de bir afet beldesinde, zaman çizgisinin bir noktasında belirip, zamanı yırtıp atarak, bulunduğu noktaya sonsuza dek varolmak üzere hakikati nakşeder.

 

Ölümün en sadık kölesi olan zamanda yer alan bu sapmalar, Kahraman'ın insan doğasına aykırı olarak kendi içinde geliştirdiği kozmik bir karşıtlığın tezahürüdür. İnsan, sürekli ölümden kaçar ve yaşamak için boğuşur. Fakat sonunda ölür ve unutulur. Kahraman ise bir gün ölüp gideceğinin tamamıyla ayrımına varmış, kendini ülküye adamış, yokolmayı göze almış ve sonunda ölümsüzlüğe kavuşmuştur. İşte Kahraman'ın ölüm karşısındaki muzafferiyeti bundandır. Her ne kadar, o, organik ve bilinçli bir varlık olarak yeryüzünde varoluşunu sürdürmemekte ise de eylemlerinin ve inançlarının bağışladığı güçle ölüme ölümden daha sert çarpmış ve bu fani varlık dünyasında bile bir şeylerin kalıcı olabileceğini kanıtlamıştır. Böylelikle hayatlarımız için varsayabileceğimiz en büyük olasılık olan, her şeyin anlamsız ve boş olduğu tezine kanıyla şerh düşmüş; en karamsar ruhları bile ispatladıkları ve başardıkları ile teskin edebilmeyi sürdürmektedir.

 

İnsanın kendi sonuna yürüyerek sonsuzluğa kavuşması kadar madde ötesi başka bir düşünce tahayyül edilemez. Bu durum, başlıbaşına fizik kurallarına aykırıdır. Çünkü ölüm, vücudu ile -ona bağlı olduğu kadarıyla- zihin ve ruh dünyası fizik kaidelere tabi olan insan üzerinde mutlak bir hakimiyete sahiptir. Fakat anatomik olarak diğer herkesten farkı bulunmayan Kahraman üzerinde, ölüm etkinliğini yitirmiş; bu da insanlığa daha ileri merhaleler için bir umut ışığı bağışlamıştır.

 

(Devamı gelecek)

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

İKİZ KARDEŞLER
Özbek Türklerinin Erali Şirali Destanı, 110 Sayfa
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün4587
mod_vvisit_counterDün9670
mod_vvisit_counterBu Hafta19708
mod_vvisit_counterGeçen Hafta38617
mod_vvisit_counterBu Ay108361
mod_vvisit_counterGeçen Ay249870
mod_vvisit_counterToplam21212779

Şimdi: 83 misafir var.
IP: 18.207.108.182