Oruç Baba Der ki:

Ellerimin ne kadar soğuk olduğunu söylediğinde onun beni, benim de onu sevmediğimi anladım. Çünkü eğer ortada bir kusur varsa; yanmayan ateş kadar, ateşi yakamayan da kusurludur.


BÜYÜK ARAŞTIRMACI KÂZIM MİRŞAN’IN TESBİTLERİ

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

 

TAHİR TÜRKKAN’IN TARİH NOTLARI

BEŞİNCİ BÖLÜM

BÜYÜK ARAŞTIRMACI KÂZIM MİRŞAN’IN TESBİTLERİ

ESKİ TÜRKLERDE İLİM

GİRİŞ
Kadim Türkçe’de kullanılan BİLİG kelimesi, “halkın bilmesi için açıklanan bilgiler” anlamına gelir. Bugün biz karşılığını MÂLÛM (herkesce bilinen) olarak almaktayız.

Bizce İLİM kavramı yine bugün kullanılan BİLİM’den farklıdır. BİLİM, laboratuvara sokulup üzerinde deney yapılabilen, ölçüye, hesaba gelen tesbitler için kullanılır. Yani BİLİM, asıl İLM’in ancak çok küçük, ispat edilebilen, düzenli eğitimi yapılabilen kısmıdır.

İLİM ise kâinatın, hattâ mükevvenatın, yani görülen görülmeyen, maddî manevî bütün yaradılmışlarla ilgili, sadece laboratuvarlarda değil; sezgi, tecrübe, ilham gibi yollarla elde edilmiş her türlü bilgidir. Bunun da ancak bir kısmı halka açıklanır ki, bunu yukarda MÂLÛM kelimesiyle verdik. Büyük kısmı ise ancak belirli kişilerde mahfuzdur ki, onlara da ÂLİM denir.

Eski Türkler ÂLİM’e BİLGE, BİLİGTE EREN veya BİLGE-EREN derlerdi. Zamanımızda ERMİŞ kelimesi işte bu herkesin bilmediği, bilemiyeceği bilhassa manevî bilgilere sahip olduğuna inandığımız kişiler için kullanılan ifadedir.

Yine kadim Türkçe’de İLKEVSÜK kelimesi İLMÎ veya şimdilerde BİLİMSEL olarak kullanılan kelime karşılığıdır.

Bunları bu kadar derinlemesine açıklamamızın sebebi, Türkler konusunda yıllardır kullanılan “göçebe, kaba, savaşçı, talancı, işe yanamaz, gayrımedeni, kültürsüz, bilimle hiç ilgisi olmayan, kendi üretmeyip hep başkasından alan” gibi yakıştırmaları çürütecek bir çalışmayı, dikkatinize getirmek üzere oluşumuzdur.

Bu bölüme ORTA ASYA İNSANI diye bilinen PROTO-TÜRKLER’in yaşadığı yerler ve GÖÇLER ile başlıyoruz. Dünyanın dört bir yanına yayılan TÜRK soy ve boylarını, arkalarında bıraktıkları MAĞARA DUVAR RESİMLERİ, DİKİLİ TAŞLAR ve TAMGALAR ile izleyecek, birer birer tesbit edeceğiz.

Arkasından yine Kâzım Mirşan’ın PROTO-TÜRKÇE YAZITLAR adlı eserinden bölümler sunacağız. Bunda da sadece Mezopotamya ve Asya’daki değil; Avrupa’da ve duvar resimlerindeki Türk rumuz ve işaretlerini, tamgalarını ve GÖKTÜRK Alfabesi’nin ilk şekillerini bulacaksınız.

Bundan sonraki ESKİ TÜRKLERDE İLİM başlıklı sayfalarda büyük araştırmacı, yüksek mühendis Kâzım Mirşan’ın ortaya çıkarıp yayınladığı ALTI YARIK TİGİN adlı çok eski bir TÜRK ilmi eserini özetliyerek dikkatinize sunacağız.

Kitabın adını, muhtevasını da göz önünde tutarak bugünkü Türkçe’ye çevirirsek, ALTI IŞIK DOKTRİNİ olur. Üst seviyede bir Fizik, bir Astronomi kitabı, daha doğrusu kâinatın mekaniğini, hayatın fenomenlerini ve YARADILIŞ, İNSANOĞLU, ve KÂİNAT ilişkisini açıklayan bir kitabıdır.

ALTI YARIK TİGİN’in MADDE BİLİMİ yönünün yanısıra, MANEVİ İLİM yönü de vardır. Bu açıdan bakınca ALTIN ÇİÇEK DOKTRİNİ anlamına gelir ki, bizde VAHDET’İN İLÂHÎ KANUNLARI demektir. Bunları öğrenen kişi AĞAR, yani TANRI’ya ulaşır. AKINIŞ ta aslında TANRI’YA ULAŞMA demektir.

Neticede göreceksiniz ki, TÜRKLER sadece yazıyı bulan, Türk mantık ve düşünce tarzını kayalara, taşlara işleyen, silinmez bir tarzda damgasını vuran millet değil; dünya sahnesine çıktığı günden beri ilimle de uğraşmış bir millettir

TÜRK olmak, Atatürk’ün dediği gibi, gerçekten övünülecek bir vasıftır!..

Sayfamızı hazırlarken bütün çabamıza rağmen Kâzım Mirşan Beyefendi ile irtibata geçemedik. Sadece kendisinin hayatta olduğunu, ve Güneybatı Anadolu sahil kasabalarımızdan birinde yaşamakta olduğunu öğrenebildik. Ama daha sonra hem kendisi, hem de tilmizi (talebesi) sayılabilecek, onun eserlerinden yararlanarak ÖNTÜRKLER üzerine kitaplar yazan Halûk Tarcan televizyonda çıkarak, (bilhassa Ceviz Kabuğu programında) bu konuları bütün milletin önünde dile getirdiler.

Hemen belirtelim ki, bu sayfalar tamamen KÂZIM MİRŞAN’ın eseridir, ona ithaf edilmiştir… Ancak Halûk Tarcan’ın ÖN-TÜRK TARİHİ kitabından da çok yararlandık. Eski TÜRK YAZITLARI resimleri, açıklamaları ile tamamen onların eserlerindendir… Bizim derleme, birleştirme, basitleştirerek anlamayı kolaylaştıracak açıklamalar ekleme, ve internete çıkarmaktan başka hiç bir övünç payımız yoktur… Bütün takdir ve teveccühünüz bu iki muhterem zata aittir…

Her ikisine de derin ve samimi şükranlarımızı sunarız.

TAHİR TÜRKKAN

Devamı İçin…>>>>

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

YA BEN İSTANBUL’U ALACAĞIM
Türkiye Türklerinin İstanbul’un Fethi Destanı, 125 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL 

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün3006
mod_vvisit_counterDün5274
mod_vvisit_counterBu Hafta8280
mod_vvisit_counterGeçen Hafta36328
mod_vvisit_counterBu Ay78272
mod_vvisit_counterGeçen Ay149815
mod_vvisit_counterToplam19947650

Şimdi: 51 misafir var.
IP: 3.226.97.214