Bernard Shaw Diyor ki :

Aptallar, utanılacak bir şey yaptıkları zaman mazeret diye o işi her zaman yaptıklarını söylerler.


Faruk Nafiz Hakkında Kısa Bir Not

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

 

Faruk Nafiz, edebi çevrelere memleketin zor durumda olduğu bir dönemde girmiştir. Balkan Savaşı ve Birinci Dünya Savaşı’nın getirdiği sıkıntılar içerisinde şiirlerini Servet-i Fünun ve Fecr-i Ati topluluklarının dillerini andıran bir dille neşretmiş, şiirlerinde marazi aşk duygularını ele almış, böylece insanların gönüllerinde yer edinmiştir. Faruk Nafiz, eskiye bağlı aruz vezniyle yazdığı şiirlerindeki başarısını 1918’den sonra benimsediği ve bayraktarlığını yaptığı sade lisan hareketinde de sürdürmüş, böylece elinde hangi saz bulunursa bulunsun, onu orijinal bir söyleyişe alet edebilecek ve bu sazı, şiir yolunda başarı ile kullanabilecek bir sanatçı ruhuna sahip olduğunu göstermiştir.

Faruk Nafiz’in hece vezniyle yazdığı şiirlerinin en önemli özelliği sade bir dille ve hece vezniyle yazıldıkları halde his ve anlam bakımından derin olmalarıdır. Faruk Nafiz, hece veznine aruza yakın bir ses vermeyi başarmış nadir şairlerdendir. Hece veznini benimsemiş şairlere baktığımızda bunu başarabilen çok az şair görülmektedir. Faruk Nafiz’in dili zaman içerisinde belli aşamalar geçirerek özünü bulmuştur. Her sanatçının gençliğinde bazı akım ve topluluklara öykündüğü görülür. Bu sebeple onun da ilk şiirlerinde bazı topluluklara ve şairlere öykünmüş olması gayet normaldir. 

Faruk Nafiz’in gerçek üslup ve dili 1918’den sonraki şiirlerinde görülmektedir. Bu tarihten sonraki şiirlerinde sade dil ve yapmacıksız söyleyiş görülmektedir. Mesela “Kıskanç” şiirindeki:



Dilerim Tanrı’dan ki, sana açık kucaklar 

Bir daha kapanmadan kara toprakla dolsun,

Kan tükürsün adını candan anan dudaklar,

Sana benim gözümle bakan gözler kör olsun.



dörtlüğü hiçbir kelime oyununa gerek duyulmaksızın marazi bir sevgiyi ifade etmeye yetmektedir. Bu şiirlerdeki dil, asırlardır işlenen, musikileşmiş, Türkçe ve Türkçeleşmiş kelimelerle meydana getirilmiştir. 

Şiirlerinin temel konusu aşk olmakla beraber, memleketin içinde bulunduğu zor günlerde memleket sevgisini ele alan şiirleri de olmuştur. Milli Mücadele sonrasında Anadolu’nun içinde bulunduğu koşulları yerinde ve yaşayarak görmüş, bu hazin manzarayı şiirlerine yansıtmıştır. 

Onun Anadolu’yu adım adım dolaşıp tanıdığı yıllarda bir kısım hece şairlerinin işi mizaha döktükleri, diğer bir kısmının ise Türkçe manzumelere Baudalierelerin, Mallarme ve Verlainelerin mısralarını yerleştirmekle meşgul oldukları bir buhran devresinde Faruk Nafiz bilerek giriştiği bu yeni harekete “memleket edebiyatı” diyordu. Bu edebiyatı Anadolu’yu tanıması sayesinde ortaya koymuştur. “Sanat” şiirindeki:



Başka sanat bilmeyiz, önümüzde dururken,

Söylenmemiş bir masal gibi Anadolu’muz.

Arkadaş, biz bu yollarda türküler tuttururken,

Sana uğurlar olsun, ayrılıyor yolumuz! 



dörtlüğü memleket edebiyatına dair düşüncelerinin şiirleşmiş ifadesidir. Bunun dışında Faruk Nafiz’in şiirlerinde memleketimizden insan portrelerini görmek, fazlasıyla mümkündür. Onun şiirlerinde ömrü yollarda tükenen arabacıların, kimsesiz çocukların, düşmüş kadınların ıstırapları da görülür.

**

Kaynak:

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi | Dilbilimi

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

ÇİZMEDEN ÇIKAN ÇOCUK
Tatar Türklerinin Edigey Destanı, 110 sayfa
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün733
mod_vvisit_counterDün3053
mod_vvisit_counterBu Hafta6883
mod_vvisit_counterGeçen Hafta25224
mod_vvisit_counterBu Ay60011
mod_vvisit_counterGeçen Ay146124
mod_vvisit_counterToplam17540364

Şimdi: 25 misafir var.
IP: 54.237.249.90