Beethoven Diyor ki :

Hayatı sevmiyor musunuz..? Öyleyse zamanı israf etmeyiniz, çünkü hayat ondan yapılmıştır.


RESİM VE EDEBİYATIN HAYATIMDAKİ YERİ (3. Bölüm)

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta


 

 

İte kaka 1 ve 2.ci sınıfları tekrarlayarak ve sonrasında bir yılda ara verdikten sonra tekrar okula devam etme kararı aldım, bu defa 3.cü sınıfı yıl kaybetmeden geçerek ortaöğrenimi zorda olsa tamamladım. Küçük bedende küçük beyin bulunur. Her ne kadar bazı derslere karşı ilgisiz kalıp tembellik yapsam da, birazda içinde olduğumuz konum nedeni ile pek okuma isteğim yoktu. Küçük yaşta babamı kaybetmiş tahsilimi okulun arta kalan zamanlarında çalışarak tamamlamaya çalışıyordum. Bu ağır tempoyu bu küçük beden kaldıramamıştı. Geçirdiğim kalp rahatsızlığından dolayı okula geri dönüş yapmıştım.
 

Artık lise öğrencisiydim. Haliyle buradaki dersler daha da ağırlaşmıştı. Ama her dersin kendine göre konusu, anlatımı, ders kitaplarının hazırlanışı ve birazda büyümüş olup daha aklıselim düşünüyor olmak derslere biraz daha ilgi göstermeme neden olmuştu. Yine de ağırlığım illaki ilgi duyduğum severek tüm duygularımı kattığım resim ve edebiyat derslerimdi. 
 

Çok sert mizaçlı bir edebiyat öğretmenimiz vardı. Tüm okul kendisinden çekinirdi. Aslında o sert görünümün altında çok yumuşak ve sevgi dolu bir kalp vardı. O görünüşüyle korku değil asıl saygı aşılıyordu öğrencilere. Ama kimse bunun farkında değildi. Her kez korkuyla ödevlerini, baştan savmada olsa illaki yapıyorlardı. Ben görmüştüm Sevgili öğretmenimin o yönünü. Edebiyata karşı ilgim ve sevgim zaten vardı. Ortaokuldaki bu derse olan titiz çalışmam yine aynı derecede devam ediyordu. Yine temiz ve tertipliydim. O herkesin çekindiği ve korktuğu bu insan, bana karşı daha yumuşak ve sevecendi. Dersine ilgi duymak ve çalıştığını göstermiş olmak ona saygı duyulduğunun göstergesiydi onun için. 
 

Sınıf başkanıydım. Dersimiz edebiyattı. Teneffüs bitmiş sınıfa girmiştik. Bilindiği gibi sınıflarda her kafadan bir ses çıkar, bir uğultu çöker herkes birbirine sesini duyurmak için bağıra, bağıra konuşur ve dayanılmaz bir gürültü oluşur her zaman.
 

İşte o ders o gürültüye engel olmuştum sınıf başkanı olarak. Biraz öğretmenden çekindiklerinden birazda beni sevdikleri için uyum sağlamışlar ve sessiz kalmayı başarmışlardı. Öğretmenler zili çoktan çalmıştı ama henüz öğretmenimiz gelmemişti. Sonunda sınıfın kapısı tıklandı ve açıldı. Gelen öğretmenimizdi. Sınıf hiç alışık olmadığı sessizlikte olunca tereddüt etmiş ders programını tekrar gözden geçirmiş; dersim bu sınıfa olması gerek ama içeride bir öğretmen var mutlaka diyerek. Emin olduktan sonra kapıyı tıklatarak içeri girdiğinde, o herkese korku salan sert mizaçlı adamın aslında ne kadar duygusal olduğunu tüm sınıf olarak gözlerinden süzülen yaşları görünce anladık. Bu mutluluk gözyaşlarıydı.
 

Ona olan bu saygımızdan dolayı başta sınıf başkanı olarak beni yanaklarımdan öptükten sonra not defterini açarak herkese sözlü notu olarak en yüksek notu vermişti. 
 

Bununla da yetinmedi ve hala daha gözlerimin önünden gitmeyen, öğrencilerine o en büyük jestini gösterdi. Tüm sınıfa dönüp, ceketinin düğmelerini ilikleyerek saygıyla önümüzde eğildi. 
 

Hepimizi çok duygulandırdı. 
 

O günden sonra tüm sınıf olarak içimizdeki korkuyla değil hem öğretmenimize hem de dersimize duyduğumuz sevgi ve saygıdan dolayı okulun en başarılı bir edebiyat sınıfı olduk.
 

****
 

Lisede de resim yine ön plandaydı. Daha geniş ve çalışma ortamı daha rahat bir atölye vardı artık. Çalışmalarımızı derinden gelen müzik eşliğinde zevkle yapıyorduk. Öğretmenimiz o denli titizlikle ve zevkle çalışma ortamı yaratıyordu.
 

Daha ilk derste fark edilmiştim ortaokulda olduğu gibi. Ders esnasında verilen ödevi başarıyla yapıyor. Bir öğretmen gözüyle mutlaka düzeltilecek noktalar olsa da genelde çok başarılı olduğumu, ayrı bir yeteneğimin olduğunu sürekli vurguluyordu. Artık bana atölyenin kapıları sonuna kadar açıktı. Ders olmadığı zamanlarda atölyedeki tüm malzeme ve takımları kullanabilme izni vermişti öğretmenim.
 

Ortaokulu, üç yıl gecikmeyle bitirdiğim, diğer öğrencilere göre yaşça biraz büyük ve biraz daha olgun düşündüğüm için öğretmenlerim tarafından kendilerine daha yakın görülüyordum. Hatta okul dışında bir arkadaş edasıyla onların yanında olmamı rahatlıkla söyleyebiliyorlardı. 
 

Yine hem iş hem okul bir arada gidiyordu. Hafta sonlarında buluşabildiğim durumlarda arkadaş edindiğim öğretmenlerimle sohbet ediyor bilardo oynuyor vaktimi güzel değerlendiriyordum. Ama saygımdan asla ödün vermiyordum onlara karşı.
Özellikle resim öğretmenimle arkadaş olmam. Konumumla ilgili bir çok sanatçı ve birbirinden değerli hocalarımla tanışma imkanı buldum. Çalışmalarımı gördüler ve incelediler. Kabiliyetim ve başarım kendilerinden kat, kat küçük olduğum imajını ortadan kaldırıyordu.

 

Henüz lise 2 öğrencisi iken, Antalya müzesine bağlı güzel sanatlar galerisine üyesi yapmışlardı. Bu benim için bir onurdu. 
Bu sayede Türkiye genelinden akademisyen ve öğretim üyeleriyle tanışma fırsatı bulmuştum.

 

O yıl çok değişik ve çok az rastlanan LAKE tekniğiyle Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivaline plastik sanatlar dalında sergi açmaya davet edildim. Onca büyük sanakar ve sanatçıların arasında olmak muhteşem bir duyguydu.
Festival boyunca şehrin çoğu yerinde asılan afişlerde adımı okumak, belediye tarafından tahsis edilen özel araçlarla alınıp konferansların, etkinliklerin yapıldığı salonlara götürülmek ben yaştaki bir insan için rüya da görmek gibi bir şeydi.

 

Ayrıca o yıl ilk defa düzenlenen Türkiye genelini kapsayan liseler arası KARAKALEM resim yarışmasına katılmıştım. 70x100 poster ebadındaki bir çalışmam bana birinciliği getirmişti. Ne yazık ki bu buruk bir sevince dönüştü. Profesyonel ressam kategorisinde görülmüş ve ödülüm elimden alınmıştı.
 

Bu olay beni o kadarda üzmemişti. Çünkü Türkiye genelinde adımın geçmesi, hakkımdaki değerlendirme ve profesyonel ressam denilmesi benim için en büyük ödüldü.
 

***
Devam edecek.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

ÇANAKKALE İÇİNDE
Türkiye Türklerinin Çanakkale Destanı, 128 sayfa
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL 
 

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün99
mod_vvisit_counterDün5709
mod_vvisit_counterBu Hafta24884
mod_vvisit_counterGeçen Hafta36736
mod_vvisit_counterBu Ay123272
mod_vvisit_counterGeçen Ay116058
mod_vvisit_counterToplam17985756

Şimdi: 57 misafir, 20 bots var.
IP: 3.228.21.186