Aristo Diyor ki :
 
Her insan öfkelenir, bu kolaydır; fakat tam adamına, tam ölçüsünde,tam zamanında, tam yerinde ve tam usulünde öfkelenmek, ne herkesin kudretindedir, ne de kolaydır.


RESİM VE EDEBİYATIN HAYATIMDAKİ YERİ (4. Bölüm)

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

alt

 

 

Festivale katılan çok sayıda film ve ses sanatçılarının dışında, beni asıl ilgilendiren kendi dalımdaki sanat insanlarıydı. Uluslararası ressamlar ve heykeltıraşlar katılımda bulunmuşlar onlarla tanışmış olmak ayrıca gururlandırmıştı.

Bu sayede yerel sanatkarlardan akademi mezunu bir ressam ile tanışmış iç dekorasyon işlerini birlikte yapma teklifi almıştım. Küçük denecek bir yaşta,  yeteneğimi başarıya, ve başarımı da  paraya dönüştürmeye başlamıştım.

Antalya’nın en lüks semtine mimari açıdan özenle hazırlanmış bir dairenin kartonpiyer renklendirme ve tavan bezeme işini almıştık. Tamamen iğne fırça tekniğinin kullanıldığı ve BAROK stilinin hakim olduğu tavan süslemesi başlangıçta korkutsa da çok çabuk alışmıştım. Bu çalışmayı yaparken aklıma büyük usta LEONARDO DO VİNCİ gelmişti.

Büyük usta, tavana çok yakın ve sırt üstü yatarak rahat çalışabilmesi için özel tezgah kurdurmuştu. Ama bizim çalışmalarımız o kadar teknik değildi. Merdiven kullanarak biraz zorlansak da yine de beklediğimiz görselliği yakalayabilmiştik.

Oldukça hızlı bir tempo ve birkaç parçaya bölünerek zamanı değerlendirmekte yorulsam da kendimi buna mecbur hissediyordum.

Okul, iş ve bunun yanı sıra en azından bir daha ki festival için tablolar hazırlamam gerekiyordu.

Hevesli ve çok çabuk yorulmayacak kadar genç olmanın avantajı ile tempoyu yakalamıştım. Zorlanmadan hepsini bir arada götürebiliyordum. Zaten lise son sınıftaydım ve festival genellikle ekim ayında yapıldığı için tablo hazırlıkları için okul tatilinden sonra epey zaman kalıyordu.

Lake’nin yanı sıra değişik bir çalışma hazırlamıştım bu defa. Edebiyat tutkumun meyvelerinden olan şiirlerimden birer ikişer dörtlükler seçerek, kağıdımın üst bölümüne sulandırılmış mürekkep tekniği kullanarak şiire uygun resimler işleyerek tablolar hazırlamış, resimlerin alt kısmına da hattat yazı tekniği ile şiirlerimi yazmıştım. Sergi esnasında satılmasa dahi büyük ilgi görmüştü.

O yıl belediyeden bir teklif almıştık ustamla birlikte. Yaklaşık 120 cm yüksekliği ve 4 metre ebadında beton RÖLYEF (kabartma resim) yapmamız istenmişti. Şehrin en işlek caddesinde bulunan elektrik trafosu binasını süslemesinde kullanılacaktı.

Eskişehir’den getirttiğimiz kil toprağı hamurlaştırarak ana resmi işleyip alçı yardımıyla kalıbını alıp, Kalıp üzerinde gerekli tamiratları yaptıktan sonra çimento ile hazırladığımız harcı kalıba döküp, kurutup daha sonra kalıbı açmıştık. İstenilen RÖLYEF başarılı bir şekilde hazır hale gelmişti.

17 yaşımda üyesi olduğum,  Güzel Sanatlar Galerisi sayesinde çok şeyler öğrenmiş ve şartların gereği lise sonrası eğitim hayatıma son vermeme rağmen bir akademi okumuşçasına hem akademi eğitmenleriyle tanışmış hem de tatbiki olarak çalışmalar yapmıştım.

Her yıl olduğu gibi o yılda güzel bir festival yaşamıştık. Son ödül töreni ve kapanış kokteylinde Belediye Başkanının yapmış olduğu talihsiz konuşma yerel sanatçı olarak bizleri oldukça kırmıştı. Ödül dağıtımı esnasında katılımcı yabancı sanatçıların başarı belgesi plaketleri sahiplerine dağıtılırken, yerel sanatçıların adreslerine postalanacağı anonsunun yapılması, bizleri öylesine küçük düşürmüştü. Hep birlikte karar alıp gelen plaket ve belgeleri topluca geri iade edip, protestomuzu bir basın açıklamasıyla bir daha katılmama kararı aldığımızı bildirip sonlandırdık.

Resim sanatı keyifli ve ruhen dinlendirici bir uğraş olsa da yaşamın gerektirdi parasal getiriyi tam olarak sağlayamıyordu. Hatta aksine malzeme temini olarak getirisinden ziyade götürüsü daha fazla olabiliyordu. Çünkü; her zaman tablo satmak mümkün olmuyordu.

Toplum olarak resim sanatına düşkün olsak da bir o kadar da duyarsız kalıyoruz. Sadece seyretmesini, üzerinde yorum yapmasını dönüp dolaşıp beğendiğimiz tabloya defalarca bakmasını severiz. Ama bütçemizden feragat edip o çok beğendiğimiz tabloyu satın almayı denemeyiz. Oysaki o kadarda yüksek bir meblağ değildir sorulsa. Bir ressamın tablosunun satılması, getirisinden çok, değer gördüğü ve eserinin bir duvarı süsleyeceği olması gururlandırır. Öyle boş harcamalarımız vardır ki onları bir araya getirsek kim bilir kaç tablo alıp sanata ve sanatçıya destek vermiş oluruz.

 

Son Güncelleme: Cumartesi, 24 Aralık 2011 00:57

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

KAYADAKİ KURT
Göktürklerin Ergenekon Destanı, 80 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün6926
mod_vvisit_counterDün5000
mod_vvisit_counterBu Hafta20926
mod_vvisit_counterGeçen Hafta29687
mod_vvisit_counterBu Ay112587
mod_vvisit_counterGeçen Ay236082
mod_vvisit_counterToplam18211153

Şimdi: 59 misafir, 5 bots var.
IP: 3.227.3.146