Apaçi Kızılderili Kabilesi :

Düşmanımı cesur ve kuvvetli yap! Eğer onu yenersem utanç duymayayım.


Seni Düşünüyorum

Ahmet Kölecioğlu / Pazar, 1 Mart 2015 / Tıklanma: 103

News image

  ceza evinin soğuk bir hücresinde  seni düşünüyorum alabildiğine yoğun seninle dolu bir duyguyu  özlemle yaşıyorum nasılda bir boşluk oluşuyor beynimde seni düşünmediğim z...

ŞİDDET ŞİDDETLE ÇÖZÜLEMEZ, SORUNLARIN TARTIŞILABİLME

Pof. Dr. İbrahim ORTAŞ / Cuma, 27 Şubat 2015 / Tıklanma: 135

News image

   Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ, Çukurova üniversitesi öğretim üyesi, iortas@cu.edu.tr, https://www.facebook.com/iortas, Tweeter; İbrahim ORTAŞ ?@iortas   Üniversitede Şiddet ...

Paylaşılamayan Tunceli ve Çevresi

Osman Öcal / Çarşamba, 25 Şubat 2015 / Tıklanma: 207

News image

  Gerek Türkiye gerek dışarıdan hakkında en fazla yazı yazılan yerlerden birisi Tunceli ve çevresidir. Tunceli ve çevresi ile aynı inanç birliğinde olan başka il ve bölgelerimiz olmasına rağmen oralarda...

Ruhum Bende Gibi Ama Değil…

Mihrican Ulupınar / Pazar, 22 Şubat 2015 / Tıklanma: 220

News image

  Ruhum Bende Gibi Ama Değil…   Hayatım irademin dışında sınavlarda Kendimi seyrediyorum puslu aynada Sanki uçsuz bir denizde yol almakta Dümen bende gibi, ama değil…   Takdir edilen ezelden çizil...

DADAŞ (ERZURUM TÜRKÜSÜ)-Dr. Hasan AHMET

Editörden / Salı, 17 Şubat 2015 / Tıklanma: 137

News image

    Erzurum’da iki dadaş, Biri fena, biri yavaş, Çocukluktan,bil, arkadaş, Arkadaşlar  yapmaz savaş!   Buraları soğuk soydaş, Doğa ile bitmez savaş. Yollar donar, kayar yoldaş, Yerde kar var, yürü...

Ne Demektir Bilirmisin

Ahmet Kölecioğlu / Pazar, 15 Şubat 2015 / Tıklanma: 143

News image

    her günün aynı aynı zamanda da ayrılıklarla dolu olduğunu bilmek hele hele yaşamaya bu şekilde  mecbur olmak yada bırakılmak onur ve gururun her gün  başka türlü kır...

VELHASILIKELAM

Onur Çetin / Cumartesi, 14 Şubat 2015 / Tıklanma: 166

News image

                                                                   &n...

ŞİİR YAZDIM YENİ MECMUA'YA

Onur Çetin / Cuma, 13 Şubat 2015 / Tıklanma: 150

News image

                       Şiir yazdım Yeni Mecmua'ya            Adiloş Bebe'nin Türküsü'nü ;       ...

Düşündüren Sözler-64

Ömer Faruk Hüsmüllü / Cuma, 13 Şubat 2015 / Tıklanma: 139

News image

       *Sevgi gibi nefret de doğurgandır; iyilik ve kötülük de öyle.      *Kalabalık bir yerde avazın çıktığı kadar “Kimse yok mu?” diye bağır; bakalım kaç kişiden “Ben varım!” cevabını alacaksın?      *Başk...

Medine Fukarası

Osman Öcal / Perşembe, 12 Şubat 2015 / Tıklanma: 178

News image

  Medine Fukarası    Doğduğum köy ve çevremizin tarihi ile ilgili araştırmalar yaparken bol bol aşiret ve cemaat sözcükleri ile karşılaştım. Aşiret sözcüğü Arapça bir söz...

Türkiye Suriye Turkmenlerinin sesini uluslararası ka

Editörden / Perşembe, 12 Şubat 2015 / Tıklanma: 190

News image

    Ortadoğu, yeni bir yapılanmanın eşiğinde. Tarihi derinlik, Türkiye'yi bu yapılanma sürecinin içine çekiyor. Sömürge sırasında etnik, dinî ve mezhep unsurlarına göre pa...

ÖLÇME DEĞERLENDİRME: NOT DAĞITMAK DEĞİL, ÖĞRENCİ VE

Pof. Dr. İbrahim ORTAŞ / Salı, 10 Şubat 2015 / Tıklanma: 159

News image

    Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ, Çukurova üniversitesi öğretim üyesi, iortas@cu.edu.tr, https://www.facebook.com/iortas, Tweeter; İbrahim ORTAŞ ?@iortas   2014-2015 eğitim yılının ikinci yarıs...

ÖLÜM PROVASI

Zülfikar Yapar Kaleli / Cumartesi, 7 Şubat 2015 / Tıklanma: 192

News image

  ÖLÜM PROVASI Bahçede çiçeksiz erik ağacı İmametin bitli bilgisi gibi Görkemli sarayın mahsulü acı Havanın bendeki ilgisi gibi   Ter alnını bırak, belinden aktı ...

MAKUL ŞÜPHELİ

Zülfikar Yapar Kaleli / Cumartesi, 7 Şubat 2015 / Tıklanma: 151

News image

    MAKUL ŞÜPHELİ Garabet hukukun meyvesi zulüm Ustanın hızarı makul şüpheli Korkağın elinden gelir de ölüm Zamane Sezar’ı makul şüpheli   Umutsuz olsa da kara...

YÜREK YANGISI

Zülfikar Yapar Kaleli / Cumartesi, 7 Şubat 2015 / Tıklanma: 156

News image

YÜREK YANGISI   Öyle bir zaman ki insanlık noksan Bastırılmış duygu selinden eser Sevgi, saygı, huzur yer ile yeksan İnsanın sorgusuz halinden eser   Tabutun üstünde çık...

Düşündüren Sözler-63

Ömer Faruk Hüsmüllü / Cumartesi, 7 Şubat 2015 / Tıklanma: 143

News image

       *Evrende yaşamak yetmiyor; evreni yaşamak istiyorum.      *Özgürlüğü kazanmak için de, korumak için de bedel ödenir; ama değer.   &nbs...

İnsan Hakları ve Azınlıklar Meselesi

Aziz Dolu Atabey / Cuma, 6 Şubat 2015 / Tıklanma: 192

News image

  İnsan hakları ve azınlıklar konulu meseleler son yıllarda ortaya atılmış olup; kimilerinin iyi niyetle kimilerinin de milletin başına çorap örme hevesi ile ortaya attığı bu kavramlar ülkemizde -maalesef- birer dips...

İNCECİKTEN BİR KAR YAĞAR 9.BÖLÜM

Onur Çetin / Çarşamba, 4 Şubat 2015 / Tıklanma: 150

News image

           Sevda dedikleri bir kuytu ormandır,kızım.Oraya sakın girme.Eğer girersen kavanoz dipli dünya gösterir,sana gününü.Yapma,etme dersin ama dinlemez,nafile.Bak yüzüme,bakamazsın değil mi ?Bende söyleyemem sana derdimi,aşk'ımı a...

FERYAT-Dr. Hasan AHMET

Editörden / Çarşamba, 4 Şubat 2015 / Tıklanma: 151

News image

    Bu dünyada yaşıyoruz, Bir anda da gidiyoruz. Olsa bizim bütün ülke, Doymuyoruz mala mülke.   İnsanları harcıyoruz, Bozuk para sanıyoruz. Susuyoruz zulüm...

SON ŞİİRDEN SONRA

Ayser Özbakır / Çarşamba, 4 Şubat 2015 / Tıklanma: 161

News image

      Kalem mi  kırılmış, şair mi kayıp,   Sorana şiiri  biçti söylersin. “Sebebiyim” dersin olmazsa ayıp, Son şiirden sonra  göç...

Düşündüren Sözler-62

Ömer Faruk Hüsmüllü / Çarşamba, 4 Şubat 2015 / Tıklanma: 142

News image

       *Can kaçıyor, ölüm onu kovalıyor. Can yorulduğunda yakalanacak yani ölüme teslim olacak. Ömür denilen şey, işte bu kısacık kovalamacadan ibaret.      *...

Yalnızlık Yorgunluktur

Ahmet Kölecioğlu / Pazar, 1 Şubat 2015 / Tıklanma: 156

News image

  yalnızlık yorgunluktur bir tanem yaşam sürecinde hayatın zorluklarına karşı ama ne var ki mücadele azmi güçlü irade sağlamsa kişide sabrın sağlam surlarıyla  çevreleyeb...

Öyle Bir Hasretsinki

Ahmet Kölecioğlu / Cuma, 30 Ocak 2015 / Tıklanma: 160

News image

  bir volkan patlaması bir yanardağ lavı bir yürek isyanı bir gök gürlemesi bir çakan şimşek sana olan hasretimin sevdası   bir bülbülün namesi kanaryanın sesi...

Bölmede, Kalan Olmak

Aziz Dolu Atabey / Perşembe, 29 Ocak 2015 / Tıklanma: 179

News image

    “Tebdil-i mekânda ferahlık vardır.” demiş atalarımız. Yere, zamana ve duruma göre yer değiştirmek; bir anlamda hicret etmek de sünnettir ayrıca. Osmanlı da, zamanında bu yola başvurmuş; üç kıtaya at sürmekle kalmayıp, ...

Düşündüren Sözler-61

Ömer Faruk Hüsmüllü / Çarşamba, 28 Ocak 2015 / Tıklanma: 164

News image

       *Eğiticilik yapacak herkese, önce çiftçilik öğretilmeli. Ekmeyi, ektikten sonra büyütmeyi ve sonunda da bereketli bir hasat yapmayı bilmeyenden eğitici olamaz.   &...

Bir Kış Bozgunu

Galip Sertel / Pazar, 25 Ocak 2015 / Tıklanma: 219

News image

    "Bulgaristan Türkleri ve Asimilasyonun Otuzuncu Yılı " ========================================     bir İsa'dan mı  önce  bir İsa'dan mı  çoook sonra bir kalubelâdır burası bir Tuna yalısı ve evrilen bi...

Düşündüren Sözler-60

Ömer Faruk Hüsmüllü / Perşembe, 22 Ocak 2015 / Tıklanma: 175

News image

     *Haykırışların işitilmeyebilir, acıların paylaşılmayabilir, başarıların takdir edilmeyebilir. Bütün bunlara rağmen gene de insan olarak kalmayı başarabilirsin.        *Bağışla; am...

Ved DUHA!!..

Mustafa Demircioğlu / Çarşamba, 21 Ocak 2015 / Tıklanma: 206

News image

    Pazar yerinde dolaşırken,insanları görürsünüz. Ya insan bakmaya geleni, ya da Pazar bakmaya geleni vardır. HEM müşteri hem de satıcı vardır,ama genelde hep BAKICI OLDU SON ZAMANLA...

Devlet - Millet Birlikteliği

Aziz Dolu Atabey / Çarşamba, 21 Ocak 2015 / Tıklanma: 213

News image

  Devlet-Millet birlikteliğinin sihirli formülü iki kelimeden ibarettir. Bunlar yukarıdan aşağıya adalet; aşağıdan yukarıya sadakat hisleridir. Peki, vatandaşlık bağı ve sadakat olmazsa ne olacak? En azından saygı… Bu vatanda yaşam...

Düşündüren Sözler-59

Ömer Faruk Hüsmüllü / Salı, 20 Ocak 2015 / Tıklanma: 158

News image

       *İnsanı eğitmeye, “insanlığı” öğreterek başlamalı.      *”Hayatta hiç hata yapmadım.” Diye övünen kişi aslında “Hayatta hiç iş y...

Âşık-ı Dilberan

Mihrican Ulupınar / Pazartesi, 19 Ocak 2015 / Tıklanma: 222

News image

    Âşık-ı Dilberan Aşk ki Bir çift göz içinden Hakiki Aşka gizli geçit Gözler ki Aşk kapısının tokmağı Bakışlar ki Sevda kapısı, Girmesini bilene... Aşka erişmek mi? Deli yüreklerin nasibi… M...

''Sevgiyi keşfetmek''

Mihrican Ulupınar / Pazartesi, 19 Ocak 2015 / Tıklanma: 196

News image

Sohbet 3 : Sevgiyi keşfetmek     ‘’Benim içimde aşkın olmadığını, kimseyi hiç bir şeyi sevemediğime karar verdim…’’Demişsin. Sohbet 3 : Sevgiyi keşfetmek Sevgiyi yaşayabilmen için ö...

”Sen kimsin”

Mihrican Ulupınar / Pazartesi, 19 Ocak 2015 / Tıklanma: 179

News image

  Sohbet 2 ”Sen kimsin” İlahiaşkla ilgili yorumumu okuduğunda ”Beni benden aldı” demişsin… Sohbet 2 ”Sen kimsin” önce onu idrak etmen gerek değil mi kardeşim? ...

’’Kendimi keşfetmek istiyorum’’

Mihrican Ulupınar / Pazartesi, 19 Ocak 2015 / Tıklanma: 213

News image

Sohbet1/ ’’Kendimi keşfetmek istiyorum’’   ’’Kendimi keşfetmek istiyorum’’ Değerli kardeşim‘’Kendimi keşfetmek istiyorum’’ demişsin. Âcizane kalbime dökülenler...

‘’Çocuklarımızı nasıl yetiştireceğiz’’

Mihrican Ulupınar / Pazartesi, 19 Ocak 2015 / Tıklanma: 360

News image

‘’Çocuklarımızı nasıl yetiştireceğiz’’ ‘’Çocuklarımızı nasıl yetiştireceğiz’’ Değerli muhterem kardeşlerim Geneli gözlemlediğimizde çocuk eğitimlerinde &...

BU AŞK BURADA BİTTİ

Dursun BAŞĞUT / Cumartesi, 17 Ocak 2015 / Tıklanma: 189

News image

  Öyle bir şiir yazdım dilden dile çalınsın Beni bu hale koyan zalimlerle anılsın Her şeyi o başlattı son noktayı ben koydum Bu aşk burada bitti ne küssün ne darılsın   Gelecekti diyerek...

Zorlu Kışta Geçim Derdi

Ahmet Kölecioğlu / Perşembe, 15 Ocak 2015 / Tıklanma: 192

News image

    nasıl bir kış var ki böyle fırtına yağmura karışmış caddelerde sokaklarda öbek öbek göl oluşmuş   hem yağıyor hem esiyor damla mermiye dönüyor yolda bir adam...

Düşündüren Sözler-58

Ömer Faruk Hüsmüllü / Çarşamba, 14 Ocak 2015 / Tıklanma: 171

News image

       *Doğanın düzeni denge üzerine kuruludur. İnsanoğlu doğaya karşı savaş ilan ederek, işte bu dengeyi bozuyor. Fakat doğa bu bozulan dengeden sonra, mutlaka yeni bir denge kuracaktır ve bu da insanoğluna p...

Düşündüren Sözler-57

Ömer Faruk Hüsmüllü / Cumartesi, 10 Ocak 2015 / Tıklanma: 180

News image

       *Hayatımda üç çeşit insan var: 1-“Olmazsa, olmaz”lar. 2-“Olmazsa, olur”lar. 3-“Olmazsa da olursa da, olur”lar. Birincileri gitmek isteseler de ben bırakmam, ...

Düşündüren Sözler-56

Ömer Faruk Hüsmüllü / Cuma, 9 Ocak 2015 / Tıklanma: 188

News image

       *Yalan şimşek gibi parlaktır, göz alıcıdır; gerçek ise yıldırım gibi can acıtıcıdır, yakıcıdır.      *Cahil, yarı cahilden bir gömlek daha üstündür. Cahili ...

Hüsn ü Aşk Mesnevisi/ Şeyh Galip

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

 

 
 
 
 
Hüsn ü Aşk'ın Konusu:
Agâz-ı Dâstân-ı Benî Muhabbet
Beni Muhabbet Hikâyesinin Başlangıcı
 
Dil-zinde-i feyz-i Şems-i Tebrîz
Ney-pâre-i hâme-i şeker-rîz
Tebrizli. Şems'in feyziyle gönlü diri olan ve şekerler döken kamış parçası kalem,
 
Bu resme koyup beyân-ı aşkı
Söyler bana dâstân-ı aşkı
Aşkı anlatışı bu tarza dökerek bana, aşk destanını söyler :
 
Kim vardı Arab'da bir kabîle
Mustecmi'-i haslet-i cemîle
Araplarda bütün temiz huylara sahip bir kabile vardı.
 
Ser-levha-i defter-i fütüvvet
Ser-hayl-i Arab Benî Mahabbet
Fütüvvet defterinin başlığı olan, Arap boylarının başı bulunan bu kabile, "Benî muhabet" yani Sevgioğulları        kabilesi idi.
 
Amma ne kabîle kıble-i derd
Bilcümle siyâh-baht u rû-zerd
Ama ne kabîleydi? Dert kıblesi; bütün halkı kara bahtlı, sarı yüzlüydü.
 
Giydikleri âftâb-ı temmûz
İçtikleri şu-le-i cihân-sûz
Giydikleri temmuz güneşi; içtikleri, cihânı yakıp yandıran alevdi.
 
Vadîleri rîk ü şîşe-i gam
Kumlar sağışınca hüzn ü matem
Vadileri kumluk ve gam şişelerinin kırıklarıydı;  kumlar sayısınca da hüzün ve matem vardı.
 
Hargehleri dûd-ı âh-ı hırmân
Sohbetleri ney gibi hep efgân
Çadırları, mahrumiyet âhının  dumanı; sohbetleri de hep ney gibi feryâd ve figandı.
 
Her birisi bir nigâra urgun
Şemşîr gibi dehânı pür-hûn
Her biri, bir güzele vurgundu, hepsinin de ağzı kılıç gibi kanlıydı.
 
Erzâkları belâ-yı nâgâh
Âteş yağar üstlerine her gâh
Rızıkları ansızın gelen belâ idi; üstlerine her an ateş yağardı.
 
Ekdikleri dâne-i şirâre
Biçdikleri kalb-i pâre pâre
Ektikleri  kıvılcım  taneleriydi, biçtikleri paramparça kalpti.
 
Anlar ki kelâma cân verirler
Mecnûn o kabîledendi derler
Söze can verenler, Mecnûn da o kabîledendi derler.
 
Her kim ki belâya mürtekibdir
Elbet ol ocağa müntesibdir
Kim belâya düşmeyi dilerse, elbette o ocağa mensuptur.
 
Satdıkları hep metâ'- cândır
Aldıkları sûziş-i nihândır
Sattıktarı hep can malıydı; aldıklarıysa gizlice yanış.
 
 
 
 
Benî Muhabbet (sevgi oğulları) adındaki Arap kabilesi içinde kabile büyüklerinden birinin bir oğlu; bir başkasının da bir kızı olur. Oğlana Aşk, kıza da Hüsn adını verirler. Kabilenin nişanladıkları bu gençler, Edeb denen okulda Munlâ-yı Cünûn adındaki hocadan ders okudukları sırada birbirlerine âşık olurlar. Bazen içinde Feyz havuzu bulunan Ma'nâ gezinti yerinde buluşmaktadırlar. Buranın mihmandarı olan Suhan bilgili ve yol gösteren bir ihtiyardır. Kabilede Hayret adlı biri, iki sevgilinin bir arada bulunmasına engel olunca birbirinden ayrılan aşıklar Suhan vasıtasıyla mektuplaşırlar. Aşk'ın Gayret adlı bir lalası, Hüsn'ün de İsmet adlı bir dadısı vardır. Aşk, Gayret'in de yardımıyle Hüsn'ü istemeye gider.
 
Fakat, kabile büyükleri, Kalb ülkesine gidip oradaki kimyayı getirmedikçe Hüsn'ü vermeyeceklerini söylerler. O da bunun üzerine Gayret'le yola koyulur. Yolda içine düştükleri derin bir kuyuda karşılaştık- ları bir cadı bunları hapseder. Bu sırada Suhan yetişir ve kuyu dibinde İsm-i A'zam (Allanın en büyük adı) yazılı ipe sarılıp kurtulmalarını söyler. Buradan kurtulduktan sonra yollan Gam harabelerine uğrar. Kış mevsiminin hüküm sürdüğü burada bir cadı Aşk'a gönül verir. O, kabul etmeyince Aşk'ı çarmıha gerdiği sırada gene Suhan yetişir ve Aşk'a Hüsn'den bir kılıç ile bir at; Gayret'ede iki kanat getirir. Yolda gulyabânîlerle savaşırlar. Bu sırada Ateş denizine rastlarlar. Cinler, onun kıyısındaki mumdan gemilere binmelerini teklif ederlerse de kabul etmezler. Buradan kurtulup Çin ülkesine varırlar. O sırada bir dudukuşu şekline bürünen Suhan, Aşk'a, Çin padişahının Hüş-Rübâ adlı kızına kapılırsa Zâtu's- suver kalesine hapsedeceğini söylerse de o, Hüsn'e benzettiği Hüş-Rübâ'ya gönlünü kaptırır. (Aşk aldanmıştır. Huş-Ruba onu sarhoş etmiş kılıcını elinden almıştır ve maddî varlığı, insan benliğini temsil eden Zâtu's-Suver kalesine kapamıştır.) Gayretle burada mahbus kaldıkları sırada gene Suhan yetişir ve Aşk'a kaleyi ateşe vermesini söyler. O da böyle yaparak kurtulurlar. Nihayet, kutlu bir sabah vakti Suhan, bir hekim kılığında gelir ve Aşk'ı Kalb kalesine götürür orada Hüsn'ün sarayına ulaşırlar. O anda Hayret, İsmet, Munlâ-yı Cunûn ve diğerleri gelirler. Ma'nâ gezinti yeri de görünür, işte bu sırada Suhan, cadıyı öldürenin, yolları temizleyenin, hekim kılığına girenin hep kendisi olduğunu, Aşk'a yanlış yol tut- tuğunu ve Aşk'ın Hüsn; Hüsn'ün de Aşk'tan ibaret olduğunu, birliğe ikiliğin sığmadığını anlatır. Sonunda Hayret, Aşk'ı alıp Hüsn'e götürür ve gayp perdeleri (bilinmezlik, sır perdeleri) açılır. Aşk, Hüsn'ün kendisi olduğunu anlar. Yani, kendisi kendisine kavuşur.
 
Hüsn ü Aşk  tasavvufî sembolik bir hikâye olup tasavvufta seyr ü sülûk'u yani dervişlikte olgunluğa erişmek için takip edilen manevî yolculuğu anlatmaktadır. Lügatta seyr, yolculuk; sülük ta bir yola girme, bir tarikata bağlanma anlamına gelmektedir. Daha açık bir ifadeyle seyr ü sülük şudur : Tasavvufta Vahdet-i Vucûd inancına göre Mutlak Varlık telâkki edilen Tanrı'nın zâtî iktizâsı yani dileği zuhur etmektir (meydana çıkmak). Bu zuhur, onun kendisini bilmesidir. Tanrının zuhura olan bu meyli, kendinden kendine olan bir aşktır. Bu âlemin bir varlığı olan insan da insanlık suretine gelinceye kadar Tanrının sıfatlarını yüklenerek önce, bilgi âlemine oradan göklere, sonra su, hava, ateş ve toprak denen dört unsura, oradan cansızlar, bitkiler ve canlılar denen mevâlid âlemine geçmiş ve nihayet insanlık suretini kazanmıştır. Buna göre, zuhurun bir ucu Tanrı, öbür ucu insandır. İnsanın olgunluğa ermesi; aslı olan Tanrıya ulaşması için insanlığa gelinceye kadar maddeten ne kadar âlemden geçmişse; bu sefer manevî bir yolculukla insanlıktan Tanrı makamına yükselmesi, ulaşması gerekir, îşte seyr ü sülük budur.
 
Bu manevî yolculuğa çıkmayanlar tabiat âleminde kalırlar. Manevî yolculuk ise o yolları bilen birinin terbiyesine girmek; iradesini onun iradesine vermekle mümkündür. Tarikata giren bir kişi bağlandığı şeyhin bilgi, irade ve kontrolü altında yaradılışın sırrını ihrâk etmeye çalışır. Mânevî yolculuğa giren kişi, olgunluğa üç durakta, merhalede ulaşır. Birinci durakta bütün işlerin Tanrı işi olduğunu hayır, şer, iyi, kötü diye bir şey olmadığını; ikinci merhalede bütün sıfatların Tanrının tek sıfatı olduğunu; üçüncü merhalede Tanrı zuhurundan ibaret olan kâinatın Tanrıdan ayrı bir varlığı olmadığını anlar, idrak eder. Böylece, olgunlaşan insan, kâinatla Tanrıyı ayrı görmez; hiçbir şeyi inkâr etmemekle braber hiç bir şeye de bağlanmaz.
 
Manevî yolculuğa çıkan kişi yani sâlik bu devre içinde itiyadlarını, alışkanlıklarını terketmeye çalışır az yer, az içer, ibadet eder, zikirde bulunur, kendi nefsini daima kontrol altında tutar, tevekkülün, sabrın, kanâatin anlamlarını anlar. Bunlar, dayanılması müşkil olan şeylerdir. Fakat hakikatte birer imtihandır. Sûfîyi olgunluğa hazırlayan ana esaslara tahammül edemeyen kişi yan yolda kalmış demektir. Tasavvufî eserlerde bunlar, sâlikin karşısına çıkan engeller ve müşkiller olarak tanımlanmaktadır. Hüsn ü Aşk'ta Aşk, bütün engelleri aşmış, olgunluğa ulaşmış ve hakikati anlamıştır.
 
Bu bilgilerden de anlaşıldığına göre Hüsn ü Aşk'takı vak'alar ve şahıslar birer sembolden ibarettir. Hüsn sevilen'i yani mutlak güzelliği; Aşk seveni yani dervişi, manevî yolcuyu; Mekteb-i edeb (edeb okulu) dergâhı; Moll-yı Cunûn mürşidi; Suhan aracıyı, yardımcıyı; Gayret çabayı;  ismet dürüstlüğü, Kalb kalesi gönlü; yoldaki olaylar, felaketler ve gam harabeleri tahammülü; Hûş-Rübâ aklı çelen nefsi; Kalb kalesine yapılan yolculuk sâliktekî nefis mücadelesini ve tarîkatte çileyi temsil etmektedir.
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Mağaranın Kamburu - ÖMER FARUK HÜSMÜLLÜNİFAK - ÖMER FARUK HÜSMÜLLÜ MEMLEKETİMİN DELİLERİ - ÖMER FARUK HÜSMÜLLÜ
AFORİZMALARMAĞARANIN KAMBURU 2. BASKI

Giriş Formu

Dost Siteler

Destan Romanlar

KAYADAN DOĞAN KIZ
Hakas Türklerinin Altın Arığ Destanı, 112 sayfa
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün3294
mod_vvisit_counterDün5058
mod_vvisit_counterBu Hafta3294
mod_vvisit_counterGeçen Hafta51637
mod_vvisit_counterBu Ay8352
mod_vvisit_counterGeçen Ay201516
mod_vvisit_counterToplam5812629

Şimdi: 67 misafir, 1 üye var.
IP: 54.147.243.244