Bacon Diyor ki :

Okumak bir insanı doldurur, insanlarla konuşmak hazırlar, yazmak ise olgunlaştırır...


Değil mi Lan Felek

Ahmet Kölecioğlu / Salı, 19 Mayıs 2015 / Tıklanma: 135

News image

    kurttan kuzu olursa filin yavrusu karınca köpekten doğarsa aslan dikenler o zaman gonca çölde görülür mü yonca söylesene bilgin amca   sıçana bakın sı...

Malatya Belediyesine Teşekkür

Ömer Faruk Hüsmüllü / Salı, 12 Mayıs 2015 / Tıklanma: 156

News image

    -Bu yılki 4. Malatya Anadolu Kitap Fuarı'na Malatya Belediyesinin davetlisi olarak katıldım. -Malatya Belediyesi bizi uçakla getirip götürdü. -Malatya'ya uçak indiğinde adımım...

Burası Türkiye, Ama…

Aziz Dolu Atabey / Cumartesi, 9 Mayıs 2015 / Tıklanma: 202

News image

    Bazı zamanlarda, bazı dallama cibilliyetli kimseler çıkar “Burası Türkiye, olur böyle şeyler!” gibisinden inciler yumurtlayıp; akılları sıra, milletimizle alay ettiklerini sanır. Oysa insan, günlerce süren kundaklama e...

Sessizliğin Yalnızlığında

Ahmet Kölecioğlu / Cumartesi, 9 Mayıs 2015 / Tıklanma: 175

News image

    ben hayatın çilesini yudumlarken  dolu zorluklara göğüs gererek görüyorum çevremde zevki sefadan bıkmış zevk yorgunu mutluluktan mayışmış insanları   ben bi...

Aile içi Muhabbet ve İletişim Semineri

Mihrican Ulupınar / Cuma, 1 Mayıs 2015 / Tıklanma: 251

News image

      Aile içi Muhabbet ve İletişim Semineri   Ufak bir rica: Kâğıt, kalem alınız, notlar tutunuz. Söz uçar yazı kalır. Hoş geldiniz Muhterem misafirlerimiz Hakkımızda h...

Nepal’deki Depremin Düşündürttükleri ve Öğrettikleri

Pof. Dr. İbrahim ORTAŞ / Salı, 28 Nisan 2015 / Tıklanma: 192

News image

  Nepal’deki Depremin Düşündürttükleri ve Öğrettikleri Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ, Çukurova üniversitesi öğretim üyesi, iortas@cu.edu.tr, https://www.facebook.com/ior...

Akıl…Gönül…Ruh…

Mihrican Ulupınar / Çarşamba, 22 Nisan 2015 / Tıklanma: 272

News image

Akıl…Gönül…Ruh… Bu sabah evimi düzenlerken bir an tefekkür deryasına daldım. Evimdeki odalarımı seyran etmeye başladım. Akıl köşesi; planlarımı, projelerimi, geçmiş ve gelecek muhasebelerimi, hedeflerimi yaz...

Kurgu 10

Ahmet Kölecioğlu / Pazartesi, 20 Nisan 2015 / Tıklanma: 168

News image

      son hatıran son mektubun gelene kadar hayaller kurardım seninle dolu  varlığından uzak hasretine tutsak her mektubunda her zaman satırlarca nefes nefes  varlığına hasret hasretine tutsak yaşa...

Ayağa Kalk Sakarya

Aziz Dolu Atabey / Perşembe, 16 Nisan 2015 / Tıklanma: 198

News image

      Ülkemizde, kürsüden gazel okuma geleneğinin kökeni çok eskilere kadar dayanır dostlar. Hâliyle kimisi ‘gök kubbenin altında bâki’dir; kimisi ‘etek ...

Her Bahar Yeniden

Ahmet Kölecioğlu / Çarşamba, 15 Nisan 2015 / Tıklanma: 174

News image

    her bahar yeniden yeniden açar kır çiçekleri gibi hep taze  hep körpe fidan gibi   nedir ki kör karanlıklar da rutubet ve nem daraltılmış dört duvar demir...

İÇİMDEKİ SES

Onur Çetin / Salı, 14 Nisan 2015 / Tıklanma: 165

News image

  Bazen bitsin istersin herşeyin Ana avrat söversin gözü yaşlı Bilmezsin içindeki derinlik sarhoşluğunu Seni boğup tüketen kan susamış vampire karşı Siper alırsın. Ama kalkansız,korunaksız T&u...

DİLDE ÖZEN GEREK

Tahsin Melan / Pazar, 12 Nisan 2015 / Tıklanma: 196

News image

  Türkçenin dil bilgisi kurallarını diğer dünya dillerininkiyle karşılaştırdığımızda hemen hemen hiç yok denecek kadar az kural dışı (istisna) maddelerinin olduğunu görürüz. Hatta konuyu fazla k...

Düşündüren Sözler-68

Ömer Faruk Hüsmüllü / Cuma, 10 Nisan 2015 / Tıklanma: 166

News image

       *Diğer insanlardan farklı olmaya çalışıyor ama başaramıyor musun? Yorma kendini. Gel, bir de şöyle düşün: Senin farklı olmak istediğin insanlar, senden farklı olsalar; o zaman sen de onlarda...

Bak Mevsimlere

Ahmet Kölecioğlu / Cuma, 10 Nisan 2015 / Tıklanma: 171

News image

      bak mevsimlere dön bir bak dolu dolu özellikle  renk cümbüşü güzellikle canlı cansız varlıklarla bir alemdir bir alem o   bir bütün&uum...

Suriye Türkmenlerı Gündem olabilmek için illa buranı

Editörden / Perşembe, 9 Nisan 2015 / Tıklanma: 241

News image

  Uzun yıllardan beri Suriye Türkmenleri Arap Baas partisi yönetimi Esad Tarafından her türlü baskılara, asimilasyon politikasıyla yok olmaya doğru acı durumları yaşayarak, binlerce Suriyeli Türkmenler işkenc...

Demokratik Deliler Devleti-17

Ömer Faruk Hüsmüllü / Perşembe, 9 Nisan 2015 / Tıklanma: 156

News image

       -Delice bir paradoks: “Bütün bildiklerim yanlıştır. Yanlışlar beni doğruya götüremez; ama önceki söylediğim cümle doğruysa yanlışlar beni doğruya götürmüş o...

Özlem

Galip Sertel / Çarşamba, 8 Nisan 2015 / Tıklanma: 207

News image

      Rüzgar bazen uyanır da uykusundan kapıma yaslanır yağmurla sırsıklam acelesi varmış gibi bir yerlere saçak altında ha bire coşar durur avare avare.   Zerdali dalında yaprak  çırçıplak  mest ol...

Oruç Baba’dan Aforizmalar’dan Seçmeler…

Ömer Faruk Hüsmüllü / Çarşamba, 8 Nisan 2015 / Tıklanma: 161

News image

    *-Aşk, yoğun bir sis gibidir. Birçok şeyi görmeyi engeller. Zaten o şeyleri görmeye başladığında da aşk bitti demektir. *-Gül’ü artık sevmiyorum, zaten o da bana dikenini batırıyor. *...

Demokratik Deliler Devleti-16

Ömer Faruk Hüsmüllü / Salı, 7 Nisan 2015 / Tıklanma: 163

News image

       -Bir gün gezegenimizi ziyarete gelen uzaylılar, bizi gördükten sonra diyecekler ki:      -“Bunların hepsi deli!” **      Şaşkı...

Mağaranın Kamburu Romanından Seçmeler…

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazartesi, 6 Nisan 2015 / Tıklanma: 162

News image

                                                                                                                       Oruç Baba Der ki:      “Bu dünya, iyilerin olduğu kadar kötülerindir de;   lütfen onlara da yer açınız…...

Demokratik Deliler Devleti-15

Ömer Faruk Hüsmüllü / Cumartesi, 4 Nisan 2015 / Tıklanma: 166

News image

       -“Delinin ipiyle kuyuya inilmez!” Diyor biri.      -Deli sana ipini verdi de, sen de kuyuya inmedin, öyle mi? İnanmıyorum!      -Dikkat et, o aptal...

PELİNİN PARFÜMÜ GİBİ

Dursun BAŞĞUT / Cumartesi, 4 Nisan 2015 / Tıklanma: 172

News image

  Bana sabret diyorlar hasret nedir bilmeden Ömrüm boşa gidiyor uzak uzak sevmeden Buram buram her sabah aş ekmek dilemeden Yatağımdan kalkınca burnumda tütüyorsun  Pelinin parfümü gibi h...

Bir Anı Defteri Buldum’dan Seçmeler…

Ömer Faruk Hüsmüllü / Cuma, 3 Nisan 2015 / Tıklanma: 167

News image

        Geçen gün, Bayazıt’taki Sahaflar Çarşısı’nı dolaşmaya gittim. Eski kitaplar satan bir dükkâna girdim. Çöp işiyle uğraşmayı severim de...   ...

Sokrat İle Meraklı Eşek Arısı’ndan Seçmeler….

Ömer Faruk Hüsmüllü / Perşembe, 2 Nisan 2015 / Tıklanma: 173

News image

  Sevgi, öylesine güçlü bir değer ki bir damlası bile koskocaman dünya gölünü mayalamaya yeter. Zorlukları sevgiyle aşabilirsin, düşmanlıkları sevgiyle dostluğa dönüştüreb...

Yalan Sahte Doğru Gerçek

Ahmet Kölecioğlu / Çarşamba, 1 Nisan 2015 / Tıklanma: 166

News image

    zor zamanlar yaşatan kelepçeler zincirler  asma kilitler demir kapılar tesellisi malta da voltalar  bulabilirsen okunacak gazeteler kitaplar  çok azdır aslında gazeteyle değilde kitapla...

Sensiz Hücremde

Ahmet Kölecioğlu / Pazartesi, 30 Mart 2015 / Tıklanma: 166

News image

    ne kadar güzeldi kırlar tatlı anılarla yaşarken  seninle baş başa   rengarenk çiçekler arasında bir kelebek yakalayabilmek için yorulunca koşmaktan oturur b...

Düşündüren Sözler-67

Ömer Faruk Hüsmüllü / Cuma, 27 Mart 2015 / Tıklanma: 171

News image

       *Yarını satılığa çıkarsalar almak isteyen çok olur ama bedelini ödeyip de alan ise zor bulunur.      *Her aştığın dağdan sonra karşına aşılması gereken başka bir dağ &c...

Düşündüren Sözler-66

Ömer Faruk Hüsmüllü / Salı, 24 Mart 2015 / Tıklanma: 187

News image

       *Savaşları isimsiz kahramanlar kazanır; zaferleri halk, komutanlar ve o devleti idare edenler sahiplenir.      *Yolcu yolu sevmediyse o yolculuk kolay kolay bitmez.    ...

YGS Sonuçları Kötüydü, Şimdi Daha Kötü: Öğrencilerin

Pof. Dr. İbrahim ORTAŞ / Pazar, 22 Mart 2015 / Tıklanma: 187

News image

    YGS Sonuçları Kötüydü, Şimdi Daha Kötü: Öğrencilerin %5’i Üniversite Düzeyinde Sayılır Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ, Çukurova üniversitesi öğretim üyesi, iortas@cu.edu.tr, https://www.facebook.com/iortas, Tweeter; İbr...

Çok sev beni

Hacer Başak Tanış / Pazar, 22 Mart 2015 / Tıklanma: 223

News image

  Küçük bir mektup, senin için. Merhaba. Öncelikle, sana teşekkür etmek istiyorum. Benim gibi birine gidip aşık olduğun için, ki bu bence büyük başarı. Her neyse, şimdi sana bu m...

Seviyorsun

Hacer Başak Tanış / Pazar, 22 Mart 2015 / Tıklanma: 196

News image

   Hayatında bir şeyler yoluna girmeye başlamışken, çıkıyor karşına o insan. Tüm düzenin, dengen bozuluyor. Seviyorsun ya, boku çıkıyor. Zaten bazıları sayesinde kırılmış bi kalbe sahipken, bir de üstüne...

Demokratik Deliler Devleti-14

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazar, 22 Mart 2015 / Tıklanma: 160

News image

          -Bir düşünür diyor ki: “Eğer deli, delilikte direnseydi; bilge olurdu. “      -Pekiyi bilge, delilikten vazgeçerse ne olur?  &n...

lösev

Hacer Başak Tanış / Cuma, 20 Mart 2015 / Tıklanma: 510

News image

                                      İNSAN DÜŞÜNCE ALGILARI Her yazımda ''insan..insan '' diye diye yazıp duruy...

Olacak

Ahmet Kölecioğlu / Cuma, 20 Mart 2015 / Tıklanma: 178

News image

    daracık dünyadan görünen geniş ufuklar doldurur ruhumu her gün aydın şafaklar kırlardaki çiçek tarladaki başaklar özgürlük şarkısını söylerken aşıklar ...

KADINA ŞİDDETE HAYIR !Hacer Başak Tanış

Editörden / Perşembe, 19 Mart 2015 / Tıklanma: 488

News image

    Evet..Günümüz konusu manşet konusu desek daha iyi olur.Gerçekten de iyi birşey mi bu ? HAYIR. İnsanlar insan olduğu için değerlidir.Fakat bunu kavrayamayan sürüsüyle insan toplul...

Demokratik Deliler Devleti-13

Ömer Faruk Hüsmüllü / Perşembe, 19 Mart 2015 / Tıklanma: 171

News image

          -Deli, zır deli, zır zır deli…      -Bir de yeni çıktı: Ivır zıvır deli.      -Yani işe yaramaz, sahte, numaradan deli…  &nbs...

Tarih Suriye Halkının Onur Mücadelesi Yazacak…Dr.Muk

Editörden / Pazartesi, 16 Mart 2015 / Tıklanma: 231

News image

Bugün dünyanın görmezden geldiği Suriye trajedisi dört yıl önce reform isteyen halkın sokağa inmesiyle başladı. Gelecek nesiller, dört yıl boyunca mazlum Suriyelilerin yanında durmayıp elleri kanlı zalimleri...

PAPATYA FALI

Birol Yiğit / Cumartesi, 14 Mart 2015 / Tıklanma: 212

News image

  Arkadaşım tweet’ inde şunu paylaşmıştı                  ‘’ En büyük yalancı papatyalardı.’’   ’’ dı’’ ile bitirdiğine göre cümlesini muhtemelen kendisi de bakmış papatya falına. ...

”Aşk, mecaziaşk, ilahiaşk, H.z Mevlana, H.z Şems''

Mihrican Ulupınar / Perşembe, 12 Mart 2015 / Tıklanma: 213

News image

  ”Aşk, mecaziaşk, ilahiaşk, H.z Mevlana, H.z Şems hakkında sorular sormuşsun, acizane sana merak ettiğin konuları cevaplamaya çalışacağım.   Sohbet 6. Aşk, Mecazi aşk, İlahiaşk   Değerli ka...

''İnsanlarla İletişim ve kendini bulmak''

Mihrican Ulupınar / Perşembe, 12 Mart 2015 / Tıklanma: 211

News image

‘   ’İnsanlarla iletişimde sorun yaşıyorum’’ demişsin.   Sohbet 4:   İnsanlarla İletişim ve kendini bulmak   Değerli kardeşim. İnsan insana her daim muhtaçtır. ...

Hüsn ü Aşk Mesnevisi/ Şeyh Galip

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

 

 
 
 
 
Hüsn ü Aşk'ın Konusu:
Agâz-ı Dâstân-ı Benî Muhabbet
Beni Muhabbet Hikâyesinin Başlangıcı
 
Dil-zinde-i feyz-i Şems-i Tebrîz
Ney-pâre-i hâme-i şeker-rîz
Tebrizli. Şems'in feyziyle gönlü diri olan ve şekerler döken kamış parçası kalem,
 
Bu resme koyup beyân-ı aşkı
Söyler bana dâstân-ı aşkı
Aşkı anlatışı bu tarza dökerek bana, aşk destanını söyler :
 
Kim vardı Arab'da bir kabîle
Mustecmi'-i haslet-i cemîle
Araplarda bütün temiz huylara sahip bir kabile vardı.
 
Ser-levha-i defter-i fütüvvet
Ser-hayl-i Arab Benî Mahabbet
Fütüvvet defterinin başlığı olan, Arap boylarının başı bulunan bu kabile, "Benî muhabet" yani Sevgioğulları        kabilesi idi.
 
Amma ne kabîle kıble-i derd
Bilcümle siyâh-baht u rû-zerd
Ama ne kabîleydi? Dert kıblesi; bütün halkı kara bahtlı, sarı yüzlüydü.
 
Giydikleri âftâb-ı temmûz
İçtikleri şu-le-i cihân-sûz
Giydikleri temmuz güneşi; içtikleri, cihânı yakıp yandıran alevdi.
 
Vadîleri rîk ü şîşe-i gam
Kumlar sağışınca hüzn ü matem
Vadileri kumluk ve gam şişelerinin kırıklarıydı;  kumlar sayısınca da hüzün ve matem vardı.
 
Hargehleri dûd-ı âh-ı hırmân
Sohbetleri ney gibi hep efgân
Çadırları, mahrumiyet âhının  dumanı; sohbetleri de hep ney gibi feryâd ve figandı.
 
Her birisi bir nigâra urgun
Şemşîr gibi dehânı pür-hûn
Her biri, bir güzele vurgundu, hepsinin de ağzı kılıç gibi kanlıydı.
 
Erzâkları belâ-yı nâgâh
Âteş yağar üstlerine her gâh
Rızıkları ansızın gelen belâ idi; üstlerine her an ateş yağardı.
 
Ekdikleri dâne-i şirâre
Biçdikleri kalb-i pâre pâre
Ektikleri  kıvılcım  taneleriydi, biçtikleri paramparça kalpti.
 
Anlar ki kelâma cân verirler
Mecnûn o kabîledendi derler
Söze can verenler, Mecnûn da o kabîledendi derler.
 
Her kim ki belâya mürtekibdir
Elbet ol ocağa müntesibdir
Kim belâya düşmeyi dilerse, elbette o ocağa mensuptur.
 
Satdıkları hep metâ'- cândır
Aldıkları sûziş-i nihândır
Sattıktarı hep can malıydı; aldıklarıysa gizlice yanış.
 
 
 
 
Benî Muhabbet (sevgi oğulları) adındaki Arap kabilesi içinde kabile büyüklerinden birinin bir oğlu; bir başkasının da bir kızı olur. Oğlana Aşk, kıza da Hüsn adını verirler. Kabilenin nişanladıkları bu gençler, Edeb denen okulda Munlâ-yı Cünûn adındaki hocadan ders okudukları sırada birbirlerine âşık olurlar. Bazen içinde Feyz havuzu bulunan Ma'nâ gezinti yerinde buluşmaktadırlar. Buranın mihmandarı olan Suhan bilgili ve yol gösteren bir ihtiyardır. Kabilede Hayret adlı biri, iki sevgilinin bir arada bulunmasına engel olunca birbirinden ayrılan aşıklar Suhan vasıtasıyla mektuplaşırlar. Aşk'ın Gayret adlı bir lalası, Hüsn'ün de İsmet adlı bir dadısı vardır. Aşk, Gayret'in de yardımıyle Hüsn'ü istemeye gider.
 
Fakat, kabile büyükleri, Kalb ülkesine gidip oradaki kimyayı getirmedikçe Hüsn'ü vermeyeceklerini söylerler. O da bunun üzerine Gayret'le yola koyulur. Yolda içine düştükleri derin bir kuyuda karşılaştık- ları bir cadı bunları hapseder. Bu sırada Suhan yetişir ve kuyu dibinde İsm-i A'zam (Allanın en büyük adı) yazılı ipe sarılıp kurtulmalarını söyler. Buradan kurtulduktan sonra yollan Gam harabelerine uğrar. Kış mevsiminin hüküm sürdüğü burada bir cadı Aşk'a gönül verir. O, kabul etmeyince Aşk'ı çarmıha gerdiği sırada gene Suhan yetişir ve Aşk'a Hüsn'den bir kılıç ile bir at; Gayret'ede iki kanat getirir. Yolda gulyabânîlerle savaşırlar. Bu sırada Ateş denizine rastlarlar. Cinler, onun kıyısındaki mumdan gemilere binmelerini teklif ederlerse de kabul etmezler. Buradan kurtulup Çin ülkesine varırlar. O sırada bir dudukuşu şekline bürünen Suhan, Aşk'a, Çin padişahının Hüş-Rübâ adlı kızına kapılırsa Zâtu's- suver kalesine hapsedeceğini söylerse de o, Hüsn'e benzettiği Hüş-Rübâ'ya gönlünü kaptırır. (Aşk aldanmıştır. Huş-Ruba onu sarhoş etmiş kılıcını elinden almıştır ve maddî varlığı, insan benliğini temsil eden Zâtu's-Suver kalesine kapamıştır.) Gayretle burada mahbus kaldıkları sırada gene Suhan yetişir ve Aşk'a kaleyi ateşe vermesini söyler. O da böyle yaparak kurtulurlar. Nihayet, kutlu bir sabah vakti Suhan, bir hekim kılığında gelir ve Aşk'ı Kalb kalesine götürür orada Hüsn'ün sarayına ulaşırlar. O anda Hayret, İsmet, Munlâ-yı Cunûn ve diğerleri gelirler. Ma'nâ gezinti yeri de görünür, işte bu sırada Suhan, cadıyı öldürenin, yolları temizleyenin, hekim kılığına girenin hep kendisi olduğunu, Aşk'a yanlış yol tut- tuğunu ve Aşk'ın Hüsn; Hüsn'ün de Aşk'tan ibaret olduğunu, birliğe ikiliğin sığmadığını anlatır. Sonunda Hayret, Aşk'ı alıp Hüsn'e götürür ve gayp perdeleri (bilinmezlik, sır perdeleri) açılır. Aşk, Hüsn'ün kendisi olduğunu anlar. Yani, kendisi kendisine kavuşur.
 
Hüsn ü Aşk  tasavvufî sembolik bir hikâye olup tasavvufta seyr ü sülûk'u yani dervişlikte olgunluğa erişmek için takip edilen manevî yolculuğu anlatmaktadır. Lügatta seyr, yolculuk; sülük ta bir yola girme, bir tarikata bağlanma anlamına gelmektedir. Daha açık bir ifadeyle seyr ü sülük şudur : Tasavvufta Vahdet-i Vucûd inancına göre Mutlak Varlık telâkki edilen Tanrı'nın zâtî iktizâsı yani dileği zuhur etmektir (meydana çıkmak). Bu zuhur, onun kendisini bilmesidir. Tanrının zuhura olan bu meyli, kendinden kendine olan bir aşktır. Bu âlemin bir varlığı olan insan da insanlık suretine gelinceye kadar Tanrının sıfatlarını yüklenerek önce, bilgi âlemine oradan göklere, sonra su, hava, ateş ve toprak denen dört unsura, oradan cansızlar, bitkiler ve canlılar denen mevâlid âlemine geçmiş ve nihayet insanlık suretini kazanmıştır. Buna göre, zuhurun bir ucu Tanrı, öbür ucu insandır. İnsanın olgunluğa ermesi; aslı olan Tanrıya ulaşması için insanlığa gelinceye kadar maddeten ne kadar âlemden geçmişse; bu sefer manevî bir yolculukla insanlıktan Tanrı makamına yükselmesi, ulaşması gerekir, îşte seyr ü sülük budur.
 
Bu manevî yolculuğa çıkmayanlar tabiat âleminde kalırlar. Manevî yolculuk ise o yolları bilen birinin terbiyesine girmek; iradesini onun iradesine vermekle mümkündür. Tarikata giren bir kişi bağlandığı şeyhin bilgi, irade ve kontrolü altında yaradılışın sırrını ihrâk etmeye çalışır. Mânevî yolculuğa giren kişi, olgunluğa üç durakta, merhalede ulaşır. Birinci durakta bütün işlerin Tanrı işi olduğunu hayır, şer, iyi, kötü diye bir şey olmadığını; ikinci merhalede bütün sıfatların Tanrının tek sıfatı olduğunu; üçüncü merhalede Tanrı zuhurundan ibaret olan kâinatın Tanrıdan ayrı bir varlığı olmadığını anlar, idrak eder. Böylece, olgunlaşan insan, kâinatla Tanrıyı ayrı görmez; hiçbir şeyi inkâr etmemekle braber hiç bir şeye de bağlanmaz.
 
Manevî yolculuğa çıkan kişi yani sâlik bu devre içinde itiyadlarını, alışkanlıklarını terketmeye çalışır az yer, az içer, ibadet eder, zikirde bulunur, kendi nefsini daima kontrol altında tutar, tevekkülün, sabrın, kanâatin anlamlarını anlar. Bunlar, dayanılması müşkil olan şeylerdir. Fakat hakikatte birer imtihandır. Sûfîyi olgunluğa hazırlayan ana esaslara tahammül edemeyen kişi yan yolda kalmış demektir. Tasavvufî eserlerde bunlar, sâlikin karşısına çıkan engeller ve müşkiller olarak tanımlanmaktadır. Hüsn ü Aşk'ta Aşk, bütün engelleri aşmış, olgunluğa ulaşmış ve hakikati anlamıştır.
 
Bu bilgilerden de anlaşıldığına göre Hüsn ü Aşk'takı vak'alar ve şahıslar birer sembolden ibarettir. Hüsn sevilen'i yani mutlak güzelliği; Aşk seveni yani dervişi, manevî yolcuyu; Mekteb-i edeb (edeb okulu) dergâhı; Moll-yı Cunûn mürşidi; Suhan aracıyı, yardımcıyı; Gayret çabayı;  ismet dürüstlüğü, Kalb kalesi gönlü; yoldaki olaylar, felaketler ve gam harabeleri tahammülü; Hûş-Rübâ aklı çelen nefsi; Kalb kalesine yapılan yolculuk sâliktekî nefis mücadelesini ve tarîkatte çileyi temsil etmektedir.
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Mağaranın Kamburu - ÖMER FARUK HÜSMÜLLÜNİFAK - ÖMER FARUK HÜSMÜLLÜ MEMLEKETİMİN DELİLERİ - ÖMER FARUK HÜSMÜLLÜ
AFORİZMALARMAĞARANIN KAMBURU 2. BASKI

Giriş Formu

Dost Siteler

Destan Romanlar

SÜPERMARKETTEKİ SÜRPRİZ
Köroğlu Destanı'nın Türkmenistan varyantı. 96 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün23709
mod_vvisit_counterDün65136
mod_vvisit_counterBu Hafta155261
mod_vvisit_counterGeçen Hafta155697
mod_vvisit_counterBu Ay435722
mod_vvisit_counterGeçen Ay166405
mod_vvisit_counterToplam6559352

Şimdi: 661 misafir var.
IP: 23.22.44.0