Bailey Diyor ki :

Ne kadar yaşadığımız değil, nasıl yaşadığımız önemlidir.


Çocukluğumda Yaşadığımız 23 Nisan Etkinlikleri Bugün

Pof. Dr. İbrahim ORTAŞ / Pazartesi, 23 Nisan 2018 / Tıklanma: 150

News image

  23 Nisan Hazırlanmak ve Yeteneklerini Fark Etmek Ne güzeldi çocukluğumuzda kutladığımız 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı günleri. Yaşama sevinci olan, coşkulu öğretmenlerimiz bizleri hafta...

NECAT ÇETİN'İN ARDINDAN-Prof. Dr. Kemal Arı

Editörden / Perşembe, 12 Nisan 2018 / Tıklanma: 358

News image

      (-Güle Güle Koca Yörük!) Vay koca yörük vay! Vay dağların efesi vay! Vay delim, vay... "Delim" dedim, bilerek... "Deli" sözcüğünü...

Tarihçi Araştırmacı Yazar Necat Çetin'i Kaybettik

Editörden / Perşembe, 12 Nisan 2018 / Tıklanma: 155

News image

  Koca çınar Necat Çetin hocamızı kaybettik. Çok üzgünüm, yüreğim acıyor ve ben maalesef bu acıyı nasıl dillendirebileceğimi bilemiyorum.  7 Nisan 2018 günü İzmir Dokuz Eyl&...

Bu Fıkralara Gülerken Göbeği Çatlayanlar Var

Ömer Faruk Hüsmüllü / Çarşamba, 4 Nisan 2018 / Tıklanma: 113

News image

YAŞASIN İngiliz, Alman, Fransız ve Temel uçakta seyahat ederken yardımcı pilot gelip:  -Uçağın bir motoru arızalandı, birinizi atmamız gerek, der. Bunun üzerine Fransız kalkar ve - Yaşasın Fransa! diyerek k...

Temel Fıkralarına Güler Misiniz?

Ömer Faruk Hüsmüllü / Salı, 3 Nisan 2018 / Tıklanma: 110

News image

    TEMEL VE CANAVAR Bir gün bir Alman, bir İtalyan bir de Temel uçakla tatile gidiyorlarmış. Kalacakları otele gelmişler. Otelde bir tane oda varmış, orada da mor gözlü canavar varmış. Alman; -...

Şeker Tadını Kaçırmış Şeker Politikamız

Pof. Dr. İbrahim ORTAŞ / Pazar, 1 Nisan 2018 / Tıklanma: 163

News image

  Türkiye´de Şeker Pancarı Üretimi ve Tarımı Türkiyede Cumhuriyet döneminde açılan şeker fabrıkalarının hammmade ihtiyacını karşılamak için başta İç Anadolu ve Marmara Bölg...

Türk ve German (Cermen) dilleri arasındaki bağ

Aziz Dolu Atabey / Çarşamba, 28 Mart 2018 / Tıklanma: 166

News image

  Türk ve German (Cermen) dilleri arasındaki bağ.. ¬¬¬ Diller için “Canlıdır, sürekli değişim ve gelişime uğrar.” denilir. Torunlar arasında temas kesilirse, öyle farklılıklar meydana gelir ki, 25-30 nesil sonra yani 500-6...

Ankara Yalnızlığı Romanının Anatomisi

Ömer Faruk Hüsmüllü / Çarşamba, 28 Mart 2018 / Tıklanma: 172

News image

  Kitap adı: Ankara Yalnızlığı Yazar adı: İhsan Kurt Kapak Baskı: Poyraz Ofset Sayfa Düzeni: Emel Yalçın Baskı: HİRA Grup Matbaacılık Yayınevi: Akçağ Basım Yayım Pazarlama A.Ş. ...

SILAYA ÖZLEM – Kara Sevdam Ankara’m

Tahsin Melan / Cuma, 23 Mart 2018 / Tıklanma: 297

News image

    Merhaba değerli okuyucularım! Bugün sıla üzerine, sılaya özlem üzerine bir şeyler yazmak, duygularımı sizinle paylaşmak istiyorum. Umarım gönüllerinize hitap edebilirim. İnsanoğlu olur ...

İnternet Fenomeni Nasıl Olunur?

Ömer Faruk Hüsmüllü / Salı, 20 Mart 2018 / Tıklanma: 182

News image

  Vereceğim cevaba umarım kızmazsınız: İnternet fenomeni nasıl olunacağını ben bilmiyorum. Ben size internet fenomeni nasıl olunacağını anlatmak için bu yazıyı yazmıyorum. Size soruyorum, bu konuda sizden yardım isti...

Bu Dünyadan Bir Sadri Alışık Geçti

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazar, 18 Mart 2018 / Tıklanma: 196

News image

Onu bir 18 Mart günü kaybettik. Kime sorsanız onun için "Adam gibi adamdı" der. Yediden yetmişe herkesin hayran olduğu, sevdiği usta sanatçı Sadri Alışık 5 Mart 1925 yılında İstanbul’da doğdu. Ası...

UMURSAMAZLIĞIN TOPLUMA YANSIMASI

Tahsin Melan / Pazar, 11 Mart 2018 / Tıklanma: 353

News image

 Adı batasıca sosyal medya denen illet salgınlığın içine düşmeyen kalmadı. Elimiz kolumuz bağlandı. Onsuz olamaz olduk. Paylaşımları anlatmaya yüreğim dayanmıyor. Herkesin yediği, içtiği kendine. Benim derdim başk...

Hayvanların Döğüşünden Beslenmek ve Hayvanlardan Öğr

Pof. Dr. İbrahim ORTAŞ / Salı, 27 Şubat 2018 / Tıklanma: 184

News image

  Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ, iortas@cu.edu.tr   İnsan Neden Hayvan Döğüşlerinden Haz Alıyor? Çocukluğumda yazları koyunlarımızı daha iyi beslemek için dağlara çekilirdik. Ben kuzu g&...

Osmanlı Padişahları Nerede, Ne zaman ve Neden Öldü?

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazartesi, 26 Şubat 2018 / Tıklanma: 178

News image

Osmanlı İmparatorluğu 1299 yılından 1922 yılına kadar yani 623 yıl varlığını sürdürdü. Bu süre içerisinde imparatorluğun başına 36 padişah geçti. Bu padişahların ölüm nedeni ve başta kalma süre...

Depreme Evde Yakalanırsanız Nereye Saklanmalı?

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazar, 25 Şubat 2018 / Tıklanma: 173

News image

    Türkiye'de son yüz yılda büyüklüğü 6 ve üzerinde gerçekleşen 56 deprem meydana geldi. Bu depremlerde 81 bin 637 kişi hayatını kaybetti.  Bu depremlerden en ço...

Üç Fıkra

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazar, 25 Şubat 2018 / Tıklanma: 202

News image

  BURNUNU KİM KANATMIŞ? Çocuk, eve geldiğinde burnu kanıyordu. Meraklanan annesi ne olduğunu sordu. Çocuk:  -Okula Sihirbaz geldi, burnumdan üç tane 1 lira çıkardı. Dedi. Anne: -Ama h...

Oktay Sinanoğlu'nun Gençlere Vasiyeti

Ömer Faruk Hüsmüllü / Cuma, 23 Şubat 2018 / Tıklanma: 221

News image

Uzun yıllar  Amerika’da kalmış ünlü bilim adamımız Oktay Sinanoğlu Türk gençlerine sesleniyor; GENÇLER, Türkiye' de adet haline gelmiş göstermelik işlerden kaçının.  ...

HER İNSAN ÖLECEK YAŞTADIR

Mustafa Çelebi ÇETİNKAYA / Çarşamba, 21 Şubat 2018 / Tıklanma: 194

News image

      Her şey hazırdı artık. Zorlu geçen iki sene sonrasında artık hiçbir bankaya borcu kalmamıştı. Derinden nefes almanın zamanıydı. Hiç zaman kaybetmeden ilk maaşını alıp bir tatile çık...

Nuray Hafiftaş'ı Kaybettik

Editörden / Çarşamba, 14 Şubat 2018 / Tıklanma: 210

News image

    Uzun süredir kanser tedavisi gören Sanatçı Nuray Hafiftaş 53 yaşında  hayata gözlerini yumdu. Nuray Hafiftaş, 8 Ağustos 1964 tarihinde Ardahan ilinin Çıldır ilçesinde doğdu. İ...

Sen Benim Özgürlüğümsün

Duygu Karakaş / Çarşamba, 14 Şubat 2018 / Tıklanma: 282

News image

  Baharın övündüğü en nadide çiçeklerde bile rastlamadım Teninin kokusuna Fotoğraflara konu olan manzaralar haddini bilir oldu Sen gözlerime değdiğinden beri Okudum yıllarca ...

MODERN PELESENK “SENİ SEVİYORUM”

Duygu Karakaş / Çarşamba, 14 Şubat 2018 / Tıklanma: 282

News image

    Şu 'Seni seviyorum.' sözü oldukça değişken bir kimliğe sahip ne yazık ki. Hangi yöne çevirsek başımızı herkes herkesi seviyor. Oysa hissetmek, benimsemek bu kadar kısa zaman iç...

Acının rengini bilir misiniz? Duygu Karakaş

Duygu Karakaş / Çarşamba, 14 Şubat 2018 / Tıklanma: 298

News image

    Mavi gözlü bir yetimin yüzüne bakın, yavrusunu kaybetmiş bir kedinin sesine kulak verin ya da memleketine hasret kalmışlara.. Acının rengini aradım hep. Bulurum ümidiyle ülkeler gezdim,...

Bahtiyar Vahabzade'yi Dokuz Sene Önce Kaybettik

Ömer Faruk Hüsmüllü / Salı, 13 Şubat 2018 / Tıklanma: 194

News image

  Bahtiyar Vahabzade (d. 16 Ağustos 1925, Şaki – ö. 13 Şubat 2009, Bakü) Dünyaca ünlü Azerbaycan Türkü şair ve yazar.  Türk Dünyasının ulu sesi, yaşayan en büyük ...

Ömer Seyfettin Eserlerini Nasıl Yazardı?

Ömer Faruk Hüsmüllü / Cumartesi, 10 Şubat 2018 / Tıklanma: 224

News image

    Ömer Seyfettin, Türk edebiyatının önde gelen isimlerinden biriydi,sade bir dille yazdığı hikâyeleri çok sayıda okuyucu tarafından beğeni ile okunmuştur. Bir taraftan Batı edebiyat ve kült...

Yusuf Ziya Ortaç ve Kaybolan Kelime

Ömer Faruk Hüsmüllü / Perşembe, 8 Şubat 2018 / Tıklanma: 247

News image

  Önce bu değerli yazar/şairimizin kısa bir biyografisini verelim, sonra da hangi kelimeyi aradığını kendi kaleminden gösterelim:   Yusuf Ziya Ortaç 1895'te İstanbul'da doğdu. 11 Mart 1967'de...

BIRAKMIYORLAR

Haydar Canlı / Pazartesi, 5 Şubat 2018 / Tıklanma: 205

News image

  Aydınlık ararsın her gün, her yerde  Çekerler önüne yedi kat perde  Zulüm kimden gelir, adalet nerde?  Bilmek istiyorsun, bırakmıyorlar. “ Abdurrahim KARAKOÇ Ce...

Çeşitli Konular Üzerine Kelâm-ı Kibar Deyişler

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazar, 4 Şubat 2018 / Tıklanma: 171

News image

  ** Büyük olmaya çalışıp da büyük olanı görmedim, küçülene ise hep rastlıyorum. ** Define avcısı değilim; ama onlardaki umudu isterim. Çünkü kazarlar, kazarlar bi...

Zaman Üzerine Kelâm-ı Kibar Deyişler

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazar, 4 Şubat 2018 / Tıklanma: 156

News image

        ** Ezel ve ebediyetin birleştiği yere an denir. O tektir, ne eskidir ne de yenidir. Ne geçmiştir ne de gelecektir. ** Paranı çalan, zamanını çalana göre daha insaflı sa...

Yalnızlık-Vicdan Üzerine Kelâm-ı Kibar Deyişler

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazar, 4 Şubat 2018 / Tıklanma: 162

News image

  ** Yalnızlığıma çare bulmak için geldi, yalnızlığımı artırmaktan başka bir şey yapamadı! ** Geçen gün yalnızlığımı süsleyip püsleyip piyasaya çıkardım; alıcısı olmayacağını bile bile&h...

Varlık, Evren ve Doğa Üzerine Kelâm-ı Kibar Deyişler

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazar, 4 Şubat 2018 / Tıklanma: 169

News image

  ** Var olandan “yokluk” konusunda bilgi sahibi olmasını beklemek, yokluğu varlıkla açıklamaya çalışmak gibi saçma bir şeydir. ** Doğayı korumaya çalışanlarla doğayı kirletenler arasındaki...

Toplum-Siyaset Üzerine Kelâm-ı Kibar Deyişler

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazar, 4 Şubat 2018 / Tıklanma: 148

News image

  ** Toplumsal yaşam, bireyselliğe ve özgürlüğe sınırlı bir oranda müsamaha gösterir. ** Bireysel ahlâkı en iyi şekilde uygulamadan toplumsal ahlâk çöküntüsünü ...

Sevgi Üzerine Kelâm-ı Kibar Deyişler

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazar, 4 Şubat 2018 / Tıklanma: 178

News image

  ** Sevginin ne olduğunu tam olarak anlamayan insan çoktur; ancak sevgiye ihtiyacı olmayan insan yoktur. ** “Atın üzerine binip bir gün sana geleceğim.” diye bana söz veren sevgili, onca yıla ra...

Savaş, Barış ve Zafer Üzerine Kelâm-ı Kibar Deyişler

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazar, 4 Şubat 2018 / Tıklanma: 215

News image

  ** Gemisini terk eden kaptan da, savaş meydanından kaçan komutan da geride bıraktıkları için üzüntü duymaz. ** Bir ulusu savaşmadan yok etmek isterseniz, tarihinden kahramanlarını ve âlimlerin...

Sanat Üzerine Kelâm-ı Kibar Deyişler

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazar, 4 Şubat 2018 / Tıklanma: 159

News image

** Sanatçının kusurunu, ayıbını eseri örter. ** Sanat katı gerçekleri yumuşatır, acıları azaltır, gülmeyen yüzleri güldürür; bazen de acıtır hatta ağlatır. ** Heykeltıraş, taşın içine...

Para-Sağlık Üzerine Kelâm-ı Kibar Deyişler

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazar, 4 Şubat 2018 / Tıklanma: 161

News image

  ** Paran değil, diğer sahip oldukların gerçek övgü nedenin olmalıdır. ** Parayı kendinin hizmetkârı yapmazsan, sen onun hizmetkârı olursun. ** Para ile satın alınan her şey gene para ile satılab...

Özgürlük Üzerine Kelâm-ı Kibar Deyişler

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazar, 4 Şubat 2018 / Tıklanma: 166

News image

  ** Fazla bir şey istemiyorum: Bana çocukluğumdaki özgürlüğü verin, yeter. ** Özgürlüğün ne olduğunu özgür bir insan sana anlatamaz. Gerçekten öğrenmek istiyor...

Ölüm ve Korku Üzerine Kelâm-ı Kibar Deyişler

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazar, 4 Şubat 2018 / Tıklanma: 167

News image

  ** Kimi ölüleri dirilere, kimi de dirileri ölülere tercih ediyor. Bence bırakalım hepsi yerlerinde kalsınlar. ** İçimdeki beni öldürmeme yardım eden suç ortaklarım, sizler de en az be...

Mutluluk Üzerine Kelâm-ı Kibar Deyişler

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazar, 4 Şubat 2018 / Tıklanma: 175

News image

  ** Sabır ağacının dalları hoşgörüdür; meyveleri ise sevgi, başarı ve mutluluktur. ** Mutlu ya da mutsuz olduğundan emin değil misin? Bak bakalım, içindeki karanlık her ışığı boğuyor mu, yoksa içinde...

Kişilik Üzerine Kelâm-ı Kibar Deyişler

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazartesi, 29 Ocak 2018 / Tıklanma: 195

News image

      ** Başkalarına verdiklerin, başkalarından aldıklarından daha önemlidir. Aldıklarının kişiliğine katkısı birse, verdiklerinin bunun birkaç mislidir. ** Kendi tükenmiş olan kişi, başkalarını...

Kadın ve Erkek Üzerine Kelâm-ı Kibar Deyişler

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazartesi, 29 Ocak 2018 / Tıklanma: 189

News image

          ** Kadını aşağılarda bırakıp da zirveye tırmanan toplum yoktur. Ama kadının zirveye çıkardığı toplum çoktur. ** Bir kadına zekâsı dolayısıyla mı yoksa güzelli...

Hüsn ü Aşk Mesnevisi/ Şeyh Galip

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

 

 
 
 
 
Hüsn ü Aşk'ın Konusu:
Agâz-ı Dâstân-ı Benî Muhabbet
Beni Muhabbet Hikâyesinin Başlangıcı
 
Dil-zinde-i feyz-i Şems-i Tebrîz
Ney-pâre-i hâme-i şeker-rîz
Tebrizli. Şems'in feyziyle gönlü diri olan ve şekerler döken kamış parçası kalem,
 
Bu resme koyup beyân-ı aşkı
Söyler bana dâstân-ı aşkı
Aşkı anlatışı bu tarza dökerek bana, aşk destanını söyler :
 
Kim vardı Arab'da bir kabîle
Mustecmi'-i haslet-i cemîle
Araplarda bütün temiz huylara sahip bir kabile vardı.
 
Ser-levha-i defter-i fütüvvet
Ser-hayl-i Arab Benî Mahabbet
Fütüvvet defterinin başlığı olan, Arap boylarının başı bulunan bu kabile, "Benî muhabet" yani Sevgioğulları        kabilesi idi.
 
Amma ne kabîle kıble-i derd
Bilcümle siyâh-baht u rû-zerd
Ama ne kabîleydi? Dert kıblesi; bütün halkı kara bahtlı, sarı yüzlüydü.
 
Giydikleri âftâb-ı temmûz
İçtikleri şu-le-i cihân-sûz
Giydikleri temmuz güneşi; içtikleri, cihânı yakıp yandıran alevdi.
 
Vadîleri rîk ü şîşe-i gam
Kumlar sağışınca hüzn ü matem
Vadileri kumluk ve gam şişelerinin kırıklarıydı;  kumlar sayısınca da hüzün ve matem vardı.
 
Hargehleri dûd-ı âh-ı hırmân
Sohbetleri ney gibi hep efgân
Çadırları, mahrumiyet âhının  dumanı; sohbetleri de hep ney gibi feryâd ve figandı.
 
Her birisi bir nigâra urgun
Şemşîr gibi dehânı pür-hûn
Her biri, bir güzele vurgundu, hepsinin de ağzı kılıç gibi kanlıydı.
 
Erzâkları belâ-yı nâgâh
Âteş yağar üstlerine her gâh
Rızıkları ansızın gelen belâ idi; üstlerine her an ateş yağardı.
 
Ekdikleri dâne-i şirâre
Biçdikleri kalb-i pâre pâre
Ektikleri  kıvılcım  taneleriydi, biçtikleri paramparça kalpti.
 
Anlar ki kelâma cân verirler
Mecnûn o kabîledendi derler
Söze can verenler, Mecnûn da o kabîledendi derler.
 
Her kim ki belâya mürtekibdir
Elbet ol ocağa müntesibdir
Kim belâya düşmeyi dilerse, elbette o ocağa mensuptur.
 
Satdıkları hep metâ'- cândır
Aldıkları sûziş-i nihândır
Sattıktarı hep can malıydı; aldıklarıysa gizlice yanış.
 
 
 
 
Benî Muhabbet (sevgi oğulları) adındaki Arap kabilesi içinde kabile büyüklerinden birinin bir oğlu; bir başkasının da bir kızı olur. Oğlana Aşk, kıza da Hüsn adını verirler. Kabilenin nişanladıkları bu gençler, Edeb denen okulda Munlâ-yı Cünûn adındaki hocadan ders okudukları sırada birbirlerine âşık olurlar. Bazen içinde Feyz havuzu bulunan Ma'nâ gezinti yerinde buluşmaktadırlar. Buranın mihmandarı olan Suhan bilgili ve yol gösteren bir ihtiyardır. Kabilede Hayret adlı biri, iki sevgilinin bir arada bulunmasına engel olunca birbirinden ayrılan aşıklar Suhan vasıtasıyla mektuplaşırlar. Aşk'ın Gayret adlı bir lalası, Hüsn'ün de İsmet adlı bir dadısı vardır. Aşk, Gayret'in de yardımıyle Hüsn'ü istemeye gider.
 
Fakat, kabile büyükleri, Kalb ülkesine gidip oradaki kimyayı getirmedikçe Hüsn'ü vermeyeceklerini söylerler. O da bunun üzerine Gayret'le yola koyulur. Yolda içine düştükleri derin bir kuyuda karşılaştık- ları bir cadı bunları hapseder. Bu sırada Suhan yetişir ve kuyu dibinde İsm-i A'zam (Allanın en büyük adı) yazılı ipe sarılıp kurtulmalarını söyler. Buradan kurtulduktan sonra yollan Gam harabelerine uğrar. Kış mevsiminin hüküm sürdüğü burada bir cadı Aşk'a gönül verir. O, kabul etmeyince Aşk'ı çarmıha gerdiği sırada gene Suhan yetişir ve Aşk'a Hüsn'den bir kılıç ile bir at; Gayret'ede iki kanat getirir. Yolda gulyabânîlerle savaşırlar. Bu sırada Ateş denizine rastlarlar. Cinler, onun kıyısındaki mumdan gemilere binmelerini teklif ederlerse de kabul etmezler. Buradan kurtulup Çin ülkesine varırlar. O sırada bir dudukuşu şekline bürünen Suhan, Aşk'a, Çin padişahının Hüş-Rübâ adlı kızına kapılırsa Zâtu's- suver kalesine hapsedeceğini söylerse de o, Hüsn'e benzettiği Hüş-Rübâ'ya gönlünü kaptırır. (Aşk aldanmıştır. Huş-Ruba onu sarhoş etmiş kılıcını elinden almıştır ve maddî varlığı, insan benliğini temsil eden Zâtu's-Suver kalesine kapamıştır.) Gayretle burada mahbus kaldıkları sırada gene Suhan yetişir ve Aşk'a kaleyi ateşe vermesini söyler. O da böyle yaparak kurtulurlar. Nihayet, kutlu bir sabah vakti Suhan, bir hekim kılığında gelir ve Aşk'ı Kalb kalesine götürür orada Hüsn'ün sarayına ulaşırlar. O anda Hayret, İsmet, Munlâ-yı Cunûn ve diğerleri gelirler. Ma'nâ gezinti yeri de görünür, işte bu sırada Suhan, cadıyı öldürenin, yolları temizleyenin, hekim kılığına girenin hep kendisi olduğunu, Aşk'a yanlış yol tut- tuğunu ve Aşk'ın Hüsn; Hüsn'ün de Aşk'tan ibaret olduğunu, birliğe ikiliğin sığmadığını anlatır. Sonunda Hayret, Aşk'ı alıp Hüsn'e götürür ve gayp perdeleri (bilinmezlik, sır perdeleri) açılır. Aşk, Hüsn'ün kendisi olduğunu anlar. Yani, kendisi kendisine kavuşur.
 
Hüsn ü Aşk  tasavvufî sembolik bir hikâye olup tasavvufta seyr ü sülûk'u yani dervişlikte olgunluğa erişmek için takip edilen manevî yolculuğu anlatmaktadır. Lügatta seyr, yolculuk; sülük ta bir yola girme, bir tarikata bağlanma anlamına gelmektedir. Daha açık bir ifadeyle seyr ü sülük şudur : Tasavvufta Vahdet-i Vucûd inancına göre Mutlak Varlık telâkki edilen Tanrı'nın zâtî iktizâsı yani dileği zuhur etmektir (meydana çıkmak). Bu zuhur, onun kendisini bilmesidir. Tanrının zuhura olan bu meyli, kendinden kendine olan bir aşktır. Bu âlemin bir varlığı olan insan da insanlık suretine gelinceye kadar Tanrının sıfatlarını yüklenerek önce, bilgi âlemine oradan göklere, sonra su, hava, ateş ve toprak denen dört unsura, oradan cansızlar, bitkiler ve canlılar denen mevâlid âlemine geçmiş ve nihayet insanlık suretini kazanmıştır. Buna göre, zuhurun bir ucu Tanrı, öbür ucu insandır. İnsanın olgunluğa ermesi; aslı olan Tanrıya ulaşması için insanlığa gelinceye kadar maddeten ne kadar âlemden geçmişse; bu sefer manevî bir yolculukla insanlıktan Tanrı makamına yükselmesi, ulaşması gerekir, îşte seyr ü sülük budur.
 
Bu manevî yolculuğa çıkmayanlar tabiat âleminde kalırlar. Manevî yolculuk ise o yolları bilen birinin terbiyesine girmek; iradesini onun iradesine vermekle mümkündür. Tarikata giren bir kişi bağlandığı şeyhin bilgi, irade ve kontrolü altında yaradılışın sırrını ihrâk etmeye çalışır. Mânevî yolculuğa giren kişi, olgunluğa üç durakta, merhalede ulaşır. Birinci durakta bütün işlerin Tanrı işi olduğunu hayır, şer, iyi, kötü diye bir şey olmadığını; ikinci merhalede bütün sıfatların Tanrının tek sıfatı olduğunu; üçüncü merhalede Tanrı zuhurundan ibaret olan kâinatın Tanrıdan ayrı bir varlığı olmadığını anlar, idrak eder. Böylece, olgunlaşan insan, kâinatla Tanrıyı ayrı görmez; hiçbir şeyi inkâr etmemekle braber hiç bir şeye de bağlanmaz.
 
Manevî yolculuğa çıkan kişi yani sâlik bu devre içinde itiyadlarını, alışkanlıklarını terketmeye çalışır az yer, az içer, ibadet eder, zikirde bulunur, kendi nefsini daima kontrol altında tutar, tevekkülün, sabrın, kanâatin anlamlarını anlar. Bunlar, dayanılması müşkil olan şeylerdir. Fakat hakikatte birer imtihandır. Sûfîyi olgunluğa hazırlayan ana esaslara tahammül edemeyen kişi yan yolda kalmış demektir. Tasavvufî eserlerde bunlar, sâlikin karşısına çıkan engeller ve müşkiller olarak tanımlanmaktadır. Hüsn ü Aşk'ta Aşk, bütün engelleri aşmış, olgunluğa ulaşmış ve hakikati anlamıştır.
 
Bu bilgilerden de anlaşıldığına göre Hüsn ü Aşk'takı vak'alar ve şahıslar birer sembolden ibarettir. Hüsn sevilen'i yani mutlak güzelliği; Aşk seveni yani dervişi, manevî yolcuyu; Mekteb-i edeb (edeb okulu) dergâhı; Moll-yı Cunûn mürşidi; Suhan aracıyı, yardımcıyı; Gayret çabayı;  ismet dürüstlüğü, Kalb kalesi gönlü; yoldaki olaylar, felaketler ve gam harabeleri tahammülü; Hûş-Rübâ aklı çelen nefsi; Kalb kalesine yapılan yolculuk sâliktekî nefis mücadelesini ve tarîkatte çileyi temsil etmektedir.
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Mağaranın Kamburu - ÖMER FARUK HÜSMÜLLÜNİFAK - ÖMER FARUK HÜSMÜLLÜ MEMLEKETİMİN DELİLERİ - ÖMER FARUK HÜSMÜLLÜ
AFORİZMALARMAĞARANIN KAMBURU 2. BASKI

Giriş Formu

Dost Siteler

Destan Romanlar

AVDA KAZANILAN DOST
Başkurt ve Kazak Türklerinin Kozı Körpeş Bayan Suluv Destanı, 120 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL 
 

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün4584
mod_vvisit_counterDün14461
mod_vvisit_counterBu Hafta19045
mod_vvisit_counterGeçen Hafta75062
mod_vvisit_counterBu Ay278816
mod_vvisit_counterGeçen Ay437855
mod_vvisit_counterToplam16861343

Şimdi: 76 misafir, 1 üye, 23 bots var.
IP: 54.80.87.250