Aristo Diyor ki :
 
Her insan öfkelenir, bu kolaydır; fakat tam adamına, tam ölçüsünde,tam zamanında, tam yerinde ve tam usulünde öfkelenmek, ne herkesin kudretindedir, ne de kolaydır.


NİYAZLA, YASLA ASLA! Dr. Hasan AHMET

Editörden / Perşembe, 31 Temmuz 2014 / Tıklanma: 44

News image

  Tüm Filistinliler açken, susuzken, İnsan olarak hesap edilmezken, Afrikalılar, Orta Doğulalar, Katledilirken, atın kahkahalar! Değer olmayanlar, değer oldular, Hemen her akşam kurulur sofralar. İnsanlarım...

Demokratik Deliler Devleti (3D) +18)-5

Ömer Faruk Hüsmüllü / Perşembe, 31 Temmuz 2014 / Tıklanma: 47

News image

  -Bir parçada diyor ki: “Oynatmaya az kaldı doktorum nerede?”  -Demek ki her tarafını oynatırken ihtiyacın yoktu ama sıra kafanı oynatmaya gelince doktor aramaya başladın.  -Oynat kardeşim, kafanı da...

Kırmamız Gereken Zincirler

Hilal Dolunay / Perşembe, 31 Temmuz 2014 / Tıklanma: 56

News image

Çelişkilerle dolu bir dünyada yaşıyoruz. Hayat felsefemiz, dünya görüşümüz göreceli. Çevremizde kırmamız gereken o kadar çok zincir var ki, bazen dumura ...

O K U M A K VE K İ T A P Ü S T Ü N E- Mustafa Asl

Mustafa Aslan Aksungur / Çarşamba, 30 Temmuz 2014 / Tıklanma: 100

News image

   [24 Kasım 2013/Nicedir unutulan,kutlanamaz olan “Öğretmenler Günü”nün dürtüsüyle...]   Tanrının ilk buyruğu: “Oku!” emriyle başlar... Gel bi...

Demokratik Deliler Devleti (3D) +18)-4

Ömer Faruk Hüsmüllü / Cumartesi, 26 Temmuz 2014 / Tıklanma: 127

News image

-Bir deli kuyuya bir taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış. -Demek ki kırk akıllı, bir deli etmezmiş! ** Hastanenin giriş kapısına geldim, bekliyorum. Kuyruk var. Bir kapı çerçevesinin içinden insanları ge&cc...

Demokratik Deliler Devleti (3D) +18)-3

Ömer Faruk Hüsmüllü / Cuma, 25 Temmuz 2014 / Tıklanma: 131

News image

  -Bir deli bağırıyor: “Cehennemden korkanlar bu otobüse binsin!”  -Oysa otobüsün önünde “Cehenneme Gider” Yazıyordu. ** -Askerde düdük sesinden burada da zil se...

Düşündüren Sözler-27

Ömer Faruk Hüsmüllü / Çarşamba, 23 Temmuz 2014 / Tıklanma: 150

News image

*”Değişmedi bir türlü…” deyip dostundan, arkadaşından ya da eşinden ayrılıyor. “Çok değişti, önceleri böyle değildi!” diyor ve gene ayrılıyor. Acaba ne yapmalı? Değişmeli mi değ...

4. ULUSLARARASI ‘CENGİZ AYTMATOV’ ŞİİR ÖDÜLÜ

Editörden / Çarşamba, 23 Temmuz 2014 / Tıklanma: 150

News image

  4. ULUSLARARASI ‘CENGİZ AYTMATOV’ ŞİİR ÖDÜLÜ Ünlü Kırgız yazar, çevirmen, gazeteci, şair ve politikacı CENGİZ AYTMATOV anısına düzenlenen ...

Düşündüren Sözler-26

Ömer Faruk Hüsmüllü / Salı, 22 Temmuz 2014 / Tıklanma: 140

News image

*Hayatı okumak çok zor bir iş değildir. Sadece yapman gereken tarafsız bir gözle hayata bakıp yorumlamaktır. *Hırsız beş kuruşluk malınızı çaldığı için kızarsınız da, bir geveze saatlerinizi çalar ses...

AĞIT (şehit Abdullah ERDOĞAN’ın aziz hatırasına)

Dursun BAŞĞUT / Pazar, 20 Temmuz 2014 / Tıklanma: 156

News image

  " 1999 Ramazan bayramı sabahı şehit olan Abdullah ERDOĞAN’IN aziz ruhuna" Bu sabah hava bir başka soğuk Bu sabah günlüm bir başka buruk Bu bayram hocanın sesi boğuk Bir bayrama daha kavuşturd...

OSMANLI ADALETİNDE ABD'SİZ BİR DÜNYA -12-

Dursun BAŞĞUT / Pazar, 20 Temmuz 2014 / Tıklanma: 131

News image

----------------------------  Lütfen ilk bölümlerini de okuyunuz ------------------------------------------   EVİN İÇİNDEKİ BÜYÜLÜ DÜNYA   Çocuklar kapıdan içer...

Düşündüren Sözler-25

Ömer Faruk Hüsmüllü / Cumartesi, 19 Temmuz 2014 / Tıklanma: 148

News image

*Zalim despottur; bu yüzden onun olduğu yerde hak ve özgürlüklerden bahsetmek bile suç sayılır. *Bir tartışmada kazanmak için gerçek olmayan ya da inanmadığımız düşünceler ortaya atmak aşağılıktır. *Bir toplumda maske takan insan sayı...

Düşündüren Sözler-24

Ömer Faruk Hüsmüllü / Cuma, 18 Temmuz 2014 / Tıklanma: 156

News image

*Sevgi çiçeği, saygı suyu olmadan yaşayamaz. O nedenle sevdiklerinize karşı saygıda asla kusur yapmayınız. *Toplum önce suça uygun bir ortam hazırlar, sonra bu ortamda suç işlenmesini bekler, daha ...

Düşündüren Sözler-23

Ömer Faruk Hüsmüllü / Perşembe, 17 Temmuz 2014 / Tıklanma: 144

News image

*Ben, ancak ve ancak halkının boş olan tenceresini doldurduysa o yöneticiye “başarılı” derim. *Çağımız tutsaklarını bağlayan zincir, elle tutulup gözle görülemiyor; ama metal zincirden daha sağlam ...

Düşündüren Sözler-22

Ömer Faruk Hüsmüllü / Çarşamba, 16 Temmuz 2014 / Tıklanma: 149

News image

*Üstün zekâ ve üstün yetenek sahipleri en mutsuz insanlardır; aptallar ise tersi… *”Yüzsüz” dediklerimizin zannetmeyin ki hiç yüzleri yoktur; aksine onlarca yüzleri...

Türkmeneli Yardım Kampanyası

Aziz Dolu Atabey / Çarşamba, 16 Temmuz 2014 / Tıklanma: 202

News image

  1912’de kurulan ve hâlihazırda Türkiye’nin en köklü sivil toplum kuruluşu olarak yoluna devam eden “kamu yararına çalışır dernek” statüsündeki Türk Ocakları "O...

Düşündüren Sözler-21

Ömer Faruk Hüsmüllü / Salı, 15 Temmuz 2014 / Tıklanma: 132

News image

*İnsanoğlunun en büyük hatası, doğanın efendisi olmak istemesinden kaynaklanıyor. Tamam, doğanın kölesi de olmasın ama bir de dostluğu denesin. *Yolcunun yoldan şikâyet etmeye hakkı yoktur, ama yolun yolcudan şik&ac...

Düşündüren Sözler-20

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazartesi, 14 Temmuz 2014 / Tıklanma: 136

News image

*Araba senin de olsa, direksiyonu bir başkasının eline verdiysen, istesen de vitesi büyültüp küçültemezsin. *Dünyayı kapitalistlerin eline teslim ederseniz önce keyiflerini sürerler sonra d...

Demokrasi - Bürokrasi Sürtüşmesi

Aziz Dolu Atabey / Pazartesi, 14 Temmuz 2014 / Tıklanma: 176

News image

  Türkiye, her alanda ikilemlerin yaşandığı bir ülke görünümünden -nedense- bir türlü kurtulamamaktadır. Sanatta, müzikte, yaşantıda; laiklikte, milliyetçilikte… Hatta devlet...

Düşündüren Sözler-19

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazartesi, 14 Temmuz 2014 / Tıklanma: 131

News image

*Hayatla sürekli savaşıyorsun, bir kere de barışı denesen! *Ayağın takılıp düştün diye taşı suçlayacağına; daha dikkatli olman gerektiği konusunda kendini uyar. *Yalan söyleyen, iftira atan, boş ama &cced...

Düşündüren sözler-18

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazar, 13 Temmuz 2014 / Tıklanma: 147

News image

*Hedef seni seçmez; sen hedefi seçersin. *Sen kötüyü değil, kötülüğü öldür. “Ama kötü yaşıyor!” diye bana itiraz etme! Kötü de kötül&uum...

Düşündüren Sözler-17

Ömer Faruk Hüsmüllü / Cumartesi, 12 Temmuz 2014 / Tıklanma: 135

News image

             *Meyvesi yok diye ağaç kesenler, gölgesi var ya!      *İyiler haksızlıklar karşısında, bir şeyler yapmayarak kötülerden yana çıkmış oldukl...

Düşündüren Sözler-16

Ömer Faruk Hüsmüllü / Cumartesi, 12 Temmuz 2014 / Tıklanma: 145

News image

    *”Affettim!” demek yetmez, sana yapılan kötülüğü de unutmalısın. *Zalime boyun eğerek onun zulmünden kurtulamazsın. *Başkalarını küçülterek sen büyüyeme...

İŞ ARAMA KILAVUZU

süha özmen / Cuma, 11 Temmuz 2014 / Tıklanma: 158

News image

    21. Yüzyılda bilindiği gibi bilgi sistemleri ve bilgi yağmuru altında bulunmaktayız. Bizim yaşıtlarımız okullarda okurken kısıtlı bilgi ortamlarında ders çalışmak zorundaydı. Okul kitaplarımızda yazılı olan istatistik bilgileri en...

SEVGİ VE BİLGİ HAKKINDA KISA BİR HİKAYE

Editörden / Cuma, 11 Temmuz 2014 / Tıklanma: 141

News image

    Önce sâdece sevgi ve bilgi vardı.  O'na bâzısı Allah, bâzısı God, bâzısı Tao, bâzısı da başka şey der. O, sonsuzlukla dahi ölçülemeyecek derecede akıl,...

Düşündüren sözler-15

Ömer Faruk Hüsmüllü / Cuma, 11 Temmuz 2014 / Tıklanma: 140

News image

  *Dışım kış gibi katı ve soğuk; içim ise ilkbahar gibi canlı ve doğurgan. *”Benden ne istersin?” diye sordu. Dedim ki, beni yalnız bırakmanı… *Her gördüğün erkek “adam” değ...

OSMANLI ADALETİNDE ABD'SİZ BİR DÜNYA -11-

Dursun BAŞĞUT / Cuma, 11 Temmuz 2014 / Tıklanma: 143

News image

----------------------------  Lütfen ilk bölümlerini de okuyunuz ------------------------------------------   ARNAVUT KALDIRIMLI SOKAK ÜZERİNDE CUMBALI EVLERİN BÜYÜSÜ   - “Tab...

Düşündüren sözler-14

Ömer Faruk Hüsmüllü / Perşembe, 10 Temmuz 2014 / Tıklanma: 130

News image

*Gerçekleri doğmalarla açıklamaya kalkışanlar, cehalet bataklığına gömülmekten kendilerini kurtaramazlar. *Başkasının kuyusunu kazmadan önce, git kendi mezarını kaz! *Şerefsize şereften bahsetmek, boş bir ...

Düşündüren Sözler-13

Ömer Faruk Hüsmüllü / Çarşamba, 9 Temmuz 2014 / Tıklanma: 143

News image

*Kendinden korkanı, her şey korkutur… *İçindeki yaşam gücünü harekete geçirebilirsen sorunlarının çoğunun çözüldüğünü, eskisine göre daha güç...

Düşündüren sözler-12

Ömer Faruk Hüsmüllü / Salı, 8 Temmuz 2014 / Tıklanma: 147

News image

*Çocuklukta, çocuk gibi yaşamamış olmak ileride ciddi psikolojik sorunların ortaya çıkmasına neden olur. O nedenle çocuklarınıza, çocuk gibi davranın ve çocuk gibi yaşamalarına izin verin. *Senin s&ou...

Sonsuzluk Tutulmalarımda Sen

Gülay Göktürk / Salı, 8 Temmuz 2014 / Tıklanma: 161

News image

      Sonsuzluk tutulmalarımda sen ay çarpması dolunayım olur musun iyi günümde kötü günümde tutulur musun   kaderim kederim ederim b...

Asl'olan Vatandaşlık Bağıdır

Aziz Dolu Atabey / Salı, 8 Temmuz 2014 / Tıklanma: 168

News image

Güzel ülkemiz Türkiye, adını, Eski Yunancada 'doğu, gün doğusu' gibi anlamlara gelen 'anatole' sözcüğünden alan Anadolu yarımadası üzerinde varlığını sürdüren bir devlettir. Küçük Asya, Ön Asya, Yakın Doğu gibi adlar da verilen Türkiye’...

BEN

Onur Çetin / Pazartesi, 7 Temmuz 2014 / Tıklanma: 150

News image

Şairim içinde mısralar kokan bir salkım söğüt /Ve aynı zamanda bir yanlızlık rıhtımıyım /Son nargilesini ellerinde titreten adamın... ONUR ÇETİN

Düşündüren sözler-11

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazartesi, 7 Temmuz 2014 / Tıklanma: 126

News image

*Bilim düşmanları da bilimin nimetlerinden yararlandıkları halde bir türlü düşmanlıklarından vazgeçemezler. *Bilim ışıktır, aydınlıktır; bağnazlık karanlıktır. O nedenle bilimden uzaklaşan uluslar karanlığa g&...

Düşündüren sözler-10

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazar, 6 Temmuz 2014 / Tıklanma: 150

News image

*Siz bakmayın o Ekonomi ve Sosyoloji kitaplarındaki tanımlara ve bu bilimlerin hocalarının söylediklerine! Kapitalist; üreten değil, tüketen hem de çok aşırı bir biçimde tüketendir. Bir de şuna dikkat edi...

Azıttı Gönül / 2

Gülay Göktürk / Pazar, 6 Temmuz 2014 / Tıklanma: 162

News image

    Her gidişat gelişlere gebedir gitmek gelmenin yarısı ise gitmelerde daha bir güçlü geliniyorsa bu istedikçe gönülde yükseliyorsun demektir     insanlar s...

Azıttı Gönül

Gülay Göktürk / Pazar, 6 Temmuz 2014 / Tıklanma: 160

News image

  Gül  ve ay güneş ve mehtap deniz ve gökyüzü iki ayrı dünya iki ayrı sevda ancak yağmur yağdıgı zaman birbirlerine kavuşabiliyor ıslanabiliyor     oysa serindir ...

Düşündüren Sözler-9

Ömer Faruk Hüsmüllü / Cumartesi, 5 Temmuz 2014 / Tıklanma: 155

News image

*Veren el daima üsttedir, alan el ise daima alttadır. *Dilimdekileri söyleyince zannettiler ki söyleyeceklerim bitti. Ya yüreğimdekiler yani söyleyemediklerim! *Sen başkalarını geçmek için &cc...

Düşündüren Sözler-8

Ömer Faruk Hüsmüllü / Cuma, 4 Temmuz 2014 / Tıklanma: 151

News image

  *Yanlış olan yol değil, yolcudur. *Bozguna uğramış olan bir ordunun kahramanı da yoktur. *Sadece benim için yağan yağmuru ne yapayım? *Cenneti ve cehennemi çıkartırsanız, öteki dünyadan geriye ne kalır...

Düşündüren Sözler-7

Ömer Faruk Hüsmüllü / Perşembe, 3 Temmuz 2014 / Tıklanma: 155

News image

*Asıl sorun yanlış yapman değil; yanlışta direniyor olmandır. *Sürüdeki bireyler geriye bakmaz, geride kalanı beklemez. Onların tek bir hedefi vardır, ilerisindekini takip etmek. O yüzden sürüdeki birey nereye g...

Hüsn ü Aşk Mesnevisi/ Şeyh Galip

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

 

 
 
 
 
Hüsn ü Aşk'ın Konusu:
Agâz-ı Dâstân-ı Benî Muhabbet
Beni Muhabbet Hikâyesinin Başlangıcı
 
Dil-zinde-i feyz-i Şems-i Tebrîz
Ney-pâre-i hâme-i şeker-rîz
Tebrizli. Şems'in feyziyle gönlü diri olan ve şekerler döken kamış parçası kalem,
 
Bu resme koyup beyân-ı aşkı
Söyler bana dâstân-ı aşkı
Aşkı anlatışı bu tarza dökerek bana, aşk destanını söyler :
 
Kim vardı Arab'da bir kabîle
Mustecmi'-i haslet-i cemîle
Araplarda bütün temiz huylara sahip bir kabile vardı.
 
Ser-levha-i defter-i fütüvvet
Ser-hayl-i Arab Benî Mahabbet
Fütüvvet defterinin başlığı olan, Arap boylarının başı bulunan bu kabile, "Benî muhabet" yani Sevgioğulları        kabilesi idi.
 
Amma ne kabîle kıble-i derd
Bilcümle siyâh-baht u rû-zerd
Ama ne kabîleydi? Dert kıblesi; bütün halkı kara bahtlı, sarı yüzlüydü.
 
Giydikleri âftâb-ı temmûz
İçtikleri şu-le-i cihân-sûz
Giydikleri temmuz güneşi; içtikleri, cihânı yakıp yandıran alevdi.
 
Vadîleri rîk ü şîşe-i gam
Kumlar sağışınca hüzn ü matem
Vadileri kumluk ve gam şişelerinin kırıklarıydı;  kumlar sayısınca da hüzün ve matem vardı.
 
Hargehleri dûd-ı âh-ı hırmân
Sohbetleri ney gibi hep efgân
Çadırları, mahrumiyet âhının  dumanı; sohbetleri de hep ney gibi feryâd ve figandı.
 
Her birisi bir nigâra urgun
Şemşîr gibi dehânı pür-hûn
Her biri, bir güzele vurgundu, hepsinin de ağzı kılıç gibi kanlıydı.
 
Erzâkları belâ-yı nâgâh
Âteş yağar üstlerine her gâh
Rızıkları ansızın gelen belâ idi; üstlerine her an ateş yağardı.
 
Ekdikleri dâne-i şirâre
Biçdikleri kalb-i pâre pâre
Ektikleri  kıvılcım  taneleriydi, biçtikleri paramparça kalpti.
 
Anlar ki kelâma cân verirler
Mecnûn o kabîledendi derler
Söze can verenler, Mecnûn da o kabîledendi derler.
 
Her kim ki belâya mürtekibdir
Elbet ol ocağa müntesibdir
Kim belâya düşmeyi dilerse, elbette o ocağa mensuptur.
 
Satdıkları hep metâ'- cândır
Aldıkları sûziş-i nihândır
Sattıktarı hep can malıydı; aldıklarıysa gizlice yanış.
 
 
 
 
Benî Muhabbet (sevgi oğulları) adındaki Arap kabilesi içinde kabile büyüklerinden birinin bir oğlu; bir başkasının da bir kızı olur. Oğlana Aşk, kıza da Hüsn adını verirler. Kabilenin nişanladıkları bu gençler, Edeb denen okulda Munlâ-yı Cünûn adındaki hocadan ders okudukları sırada birbirlerine âşık olurlar. Bazen içinde Feyz havuzu bulunan Ma'nâ gezinti yerinde buluşmaktadırlar. Buranın mihmandarı olan Suhan bilgili ve yol gösteren bir ihtiyardır. Kabilede Hayret adlı biri, iki sevgilinin bir arada bulunmasına engel olunca birbirinden ayrılan aşıklar Suhan vasıtasıyla mektuplaşırlar. Aşk'ın Gayret adlı bir lalası, Hüsn'ün de İsmet adlı bir dadısı vardır. Aşk, Gayret'in de yardımıyle Hüsn'ü istemeye gider.
 
Fakat, kabile büyükleri, Kalb ülkesine gidip oradaki kimyayı getirmedikçe Hüsn'ü vermeyeceklerini söylerler. O da bunun üzerine Gayret'le yola koyulur. Yolda içine düştükleri derin bir kuyuda karşılaştık- ları bir cadı bunları hapseder. Bu sırada Suhan yetişir ve kuyu dibinde İsm-i A'zam (Allanın en büyük adı) yazılı ipe sarılıp kurtulmalarını söyler. Buradan kurtulduktan sonra yollan Gam harabelerine uğrar. Kış mevsiminin hüküm sürdüğü burada bir cadı Aşk'a gönül verir. O, kabul etmeyince Aşk'ı çarmıha gerdiği sırada gene Suhan yetişir ve Aşk'a Hüsn'den bir kılıç ile bir at; Gayret'ede iki kanat getirir. Yolda gulyabânîlerle savaşırlar. Bu sırada Ateş denizine rastlarlar. Cinler, onun kıyısındaki mumdan gemilere binmelerini teklif ederlerse de kabul etmezler. Buradan kurtulup Çin ülkesine varırlar. O sırada bir dudukuşu şekline bürünen Suhan, Aşk'a, Çin padişahının Hüş-Rübâ adlı kızına kapılırsa Zâtu's- suver kalesine hapsedeceğini söylerse de o, Hüsn'e benzettiği Hüş-Rübâ'ya gönlünü kaptırır. (Aşk aldanmıştır. Huş-Ruba onu sarhoş etmiş kılıcını elinden almıştır ve maddî varlığı, insan benliğini temsil eden Zâtu's-Suver kalesine kapamıştır.) Gayretle burada mahbus kaldıkları sırada gene Suhan yetişir ve Aşk'a kaleyi ateşe vermesini söyler. O da böyle yaparak kurtulurlar. Nihayet, kutlu bir sabah vakti Suhan, bir hekim kılığında gelir ve Aşk'ı Kalb kalesine götürür orada Hüsn'ün sarayına ulaşırlar. O anda Hayret, İsmet, Munlâ-yı Cunûn ve diğerleri gelirler. Ma'nâ gezinti yeri de görünür, işte bu sırada Suhan, cadıyı öldürenin, yolları temizleyenin, hekim kılığına girenin hep kendisi olduğunu, Aşk'a yanlış yol tut- tuğunu ve Aşk'ın Hüsn; Hüsn'ün de Aşk'tan ibaret olduğunu, birliğe ikiliğin sığmadığını anlatır. Sonunda Hayret, Aşk'ı alıp Hüsn'e götürür ve gayp perdeleri (bilinmezlik, sır perdeleri) açılır. Aşk, Hüsn'ün kendisi olduğunu anlar. Yani, kendisi kendisine kavuşur.
 
Hüsn ü Aşk  tasavvufî sembolik bir hikâye olup tasavvufta seyr ü sülûk'u yani dervişlikte olgunluğa erişmek için takip edilen manevî yolculuğu anlatmaktadır. Lügatta seyr, yolculuk; sülük ta bir yola girme, bir tarikata bağlanma anlamına gelmektedir. Daha açık bir ifadeyle seyr ü sülük şudur : Tasavvufta Vahdet-i Vucûd inancına göre Mutlak Varlık telâkki edilen Tanrı'nın zâtî iktizâsı yani dileği zuhur etmektir (meydana çıkmak). Bu zuhur, onun kendisini bilmesidir. Tanrının zuhura olan bu meyli, kendinden kendine olan bir aşktır. Bu âlemin bir varlığı olan insan da insanlık suretine gelinceye kadar Tanrının sıfatlarını yüklenerek önce, bilgi âlemine oradan göklere, sonra su, hava, ateş ve toprak denen dört unsura, oradan cansızlar, bitkiler ve canlılar denen mevâlid âlemine geçmiş ve nihayet insanlık suretini kazanmıştır. Buna göre, zuhurun bir ucu Tanrı, öbür ucu insandır. İnsanın olgunluğa ermesi; aslı olan Tanrıya ulaşması için insanlığa gelinceye kadar maddeten ne kadar âlemden geçmişse; bu sefer manevî bir yolculukla insanlıktan Tanrı makamına yükselmesi, ulaşması gerekir, îşte seyr ü sülük budur.
 
Bu manevî yolculuğa çıkmayanlar tabiat âleminde kalırlar. Manevî yolculuk ise o yolları bilen birinin terbiyesine girmek; iradesini onun iradesine vermekle mümkündür. Tarikata giren bir kişi bağlandığı şeyhin bilgi, irade ve kontrolü altında yaradılışın sırrını ihrâk etmeye çalışır. Mânevî yolculuğa giren kişi, olgunluğa üç durakta, merhalede ulaşır. Birinci durakta bütün işlerin Tanrı işi olduğunu hayır, şer, iyi, kötü diye bir şey olmadığını; ikinci merhalede bütün sıfatların Tanrının tek sıfatı olduğunu; üçüncü merhalede Tanrı zuhurundan ibaret olan kâinatın Tanrıdan ayrı bir varlığı olmadığını anlar, idrak eder. Böylece, olgunlaşan insan, kâinatla Tanrıyı ayrı görmez; hiçbir şeyi inkâr etmemekle braber hiç bir şeye de bağlanmaz.
 
Manevî yolculuğa çıkan kişi yani sâlik bu devre içinde itiyadlarını, alışkanlıklarını terketmeye çalışır az yer, az içer, ibadet eder, zikirde bulunur, kendi nefsini daima kontrol altında tutar, tevekkülün, sabrın, kanâatin anlamlarını anlar. Bunlar, dayanılması müşkil olan şeylerdir. Fakat hakikatte birer imtihandır. Sûfîyi olgunluğa hazırlayan ana esaslara tahammül edemeyen kişi yan yolda kalmış demektir. Tasavvufî eserlerde bunlar, sâlikin karşısına çıkan engeller ve müşkiller olarak tanımlanmaktadır. Hüsn ü Aşk'ta Aşk, bütün engelleri aşmış, olgunluğa ulaşmış ve hakikati anlamıştır.
 
Bu bilgilerden de anlaşıldığına göre Hüsn ü Aşk'takı vak'alar ve şahıslar birer sembolden ibarettir. Hüsn sevilen'i yani mutlak güzelliği; Aşk seveni yani dervişi, manevî yolcuyu; Mekteb-i edeb (edeb okulu) dergâhı; Moll-yı Cunûn mürşidi; Suhan aracıyı, yardımcıyı; Gayret çabayı;  ismet dürüstlüğü, Kalb kalesi gönlü; yoldaki olaylar, felaketler ve gam harabeleri tahammülü; Hûş-Rübâ aklı çelen nefsi; Kalb kalesine yapılan yolculuk sâliktekî nefis mücadelesini ve tarîkatte çileyi temsil etmektedir.
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Mağaranın Kamburu - ÖMER FARUK HÜSMÜLLÜNİFAK - ÖMER FARUK HÜSMÜLLÜ MEMLEKETİMİN DELİLERİ - ÖMER FARUK HÜSMÜLLÜ
AFORİZMALARMAĞARANIN KAMBURU 2. BASKI

Giriş Formu

Dost Siteler

Destan Romanlar

BARIŞÇI ALP
Saka Türklerinin Alp Er Tonga Destanı, 116 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL 
 

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün307
mod_vvisit_counterDün15170
mod_vvisit_counterBu Hafta35489
mod_vvisit_counterGeçen Hafta44655
mod_vvisit_counterBu Ay307
mod_vvisit_counterGeçen Ay223153
mod_vvisit_counterToplam4499891

Şimdi: 25 misafir var.
IP: 54.211.0.191