Kızılderili Atasözü:

Sular yükselince, balıklar karıncaları yer. Sular çekilince de karıncalar balıkları. Kimse bugünkü üstünlüğüne ve gücüne güvenmemelidir. Çünkü kimin kimi yiyeceğine, "suyun akışı" karar verir.


Düşündüren Sözler-67

Ömer Faruk Hüsmüllü / Cuma, 27 Mart 2015 / Tıklanma: 80

News image

       *Yarını satılığa çıkarsalar almak isteyen çok olur ama bedelini ödeyip de alan ise zor bulunur.      *Her aştığın dağdan sonra karşına aşılması gereken başka bir dağ &c...

Düşündüren Sözler-66

Ömer Faruk Hüsmüllü / Salı, 24 Mart 2015 / Tıklanma: 136

News image

       *Savaşları isimsiz kahramanlar kazanır; zaferleri halk, komutanlar ve o devleti idare edenler sahiplenir.      *Yolcu yolu sevmediyse o yolculuk kolay kolay bitmez.    ...

YGS Sonuçları Kötüydü, Şimdi Daha Kötü: Öğrencilerin

Pof. Dr. İbrahim ORTAŞ / Pazar, 22 Mart 2015 / Tıklanma: 146

News image

    YGS Sonuçları Kötüydü, Şimdi Daha Kötü: Öğrencilerin %5’i Üniversite Düzeyinde Sayılır Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ, Çukurova üniversitesi öğretim üyesi, iortas@cu.edu.tr, https://www.facebook.com/iortas, Tweeter; İbr...

Çok sev beni

Hacer Başak Tanış / Pazar, 22 Mart 2015 / Tıklanma: 177

News image

  Küçük bir mektup, senin için. Merhaba. Öncelikle, sana teşekkür etmek istiyorum. Benim gibi birine gidip aşık olduğun için, ki bu bence büyük başarı. Her neyse, şimdi sana bu m...

Seviyorsun

Hacer Başak Tanış / Pazar, 22 Mart 2015 / Tıklanma: 143

News image

   Hayatında bir şeyler yoluna girmeye başlamışken, çıkıyor karşına o insan. Tüm düzenin, dengen bozuluyor. Seviyorsun ya, boku çıkıyor. Zaten bazıları sayesinde kırılmış bi kalbe sahipken, bir de üstüne...

Demokratik Deliler Devleti-14

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazar, 22 Mart 2015 / Tıklanma: 121

News image

          -Bir düşünür diyor ki: “Eğer deli, delilikte direnseydi; bilge olurdu. “      -Pekiyi bilge, delilikten vazgeçerse ne olur?  &n...

lösev

Hacer Başak Tanış / Cuma, 20 Mart 2015 / Tıklanma: 464

News image

                                      İNSAN DÜŞÜNCE ALGILARI Her yazımda ''insan..insan '' diye diye yazıp duruy...

Olacak

Ahmet Kölecioğlu / Cuma, 20 Mart 2015 / Tıklanma: 129

News image

    daracık dünyadan görünen geniş ufuklar doldurur ruhumu her gün aydın şafaklar kırlardaki çiçek tarladaki başaklar özgürlük şarkısını söylerken aşıklar ...

KADINA ŞİDDETE HAYIR !Hacer Başak Tanış

Editörden / Perşembe, 19 Mart 2015 / Tıklanma: 431

News image

    Evet..Günümüz konusu manşet konusu desek daha iyi olur.Gerçekten de iyi birşey mi bu ? HAYIR. İnsanlar insan olduğu için değerlidir.Fakat bunu kavrayamayan sürüsüyle insan toplul...

Demokratik Deliler Devleti-13

Ömer Faruk Hüsmüllü / Perşembe, 19 Mart 2015 / Tıklanma: 136

News image

          -Deli, zır deli, zır zır deli…      -Bir de yeni çıktı: Ivır zıvır deli.      -Yani işe yaramaz, sahte, numaradan deli…  &nbs...

Tarih Suriye Halkının Onur Mücadelesi Yazacak…Dr.Muk

Editörden / Pazartesi, 16 Mart 2015 / Tıklanma: 140

News image

Bugün dünyanın görmezden geldiği Suriye trajedisi dört yıl önce reform isteyen halkın sokağa inmesiyle başladı. Gelecek nesiller, dört yıl boyunca mazlum Suriyelilerin yanında durmayıp elleri kanlı zalimleri...

PAPATYA FALI

Birol Yiğit / Cumartesi, 14 Mart 2015 / Tıklanma: 145

News image

  Arkadaşım tweet’ inde şunu paylaşmıştı                  ‘’ En büyük yalancı papatyalardı.’’   ’’ dı’’ ile bitirdiğine göre cümlesini muhtemelen kendisi de bakmış papatya falına. ...

”Aşk, mecaziaşk, ilahiaşk, H.z Mevlana, H.z Şems''

Mihrican Ulupınar / Perşembe, 12 Mart 2015 / Tıklanma: 152

News image

  ”Aşk, mecaziaşk, ilahiaşk, H.z Mevlana, H.z Şems hakkında sorular sormuşsun, acizane sana merak ettiğin konuları cevaplamaya çalışacağım.   Sohbet 6. Aşk, Mecazi aşk, İlahiaşk   Değerli ka...

''İnsanlarla İletişim ve kendini bulmak''

Mihrican Ulupınar / Perşembe, 12 Mart 2015 / Tıklanma: 152

News image

‘   ’İnsanlarla iletişimde sorun yaşıyorum’’ demişsin.   Sohbet 4:   İnsanlarla İletişim ve kendini bulmak   Değerli kardeşim. İnsan insana her daim muhtaçtır. ...

BANA HOŞ GELDİN SANA HOŞCAKAL

Birol Yiğit / Çarşamba, 11 Mart 2015 / Tıklanma: 158

News image

  BANA HOŞ GELDİN SANA HOŞCAKAL   Seni hala seviyor muyum? Evet seviyorum. Ama.. Geçmişte seviyorum seni. Yaşadığımız yıllar için bir parantez açtım yüreğimde İçine koydum ve kapadım o mutlu günler kaldı içinde. ...

Sahip Değil mi

Ahmet Kölecioğlu / Salı, 10 Mart 2015 / Tıklanma: 135

News image

  canlılar canlılığının isbatını yaşamın verdiği esas haklılığını dünyadaki zevkin doğal tadını yaşama hakkına sahip değil mi   anlındaki terin gerçek değerini emeğinin esas olan yerini so...

"Okuyan Bir Türkiye İstiyoruz" Projesi

Rüştü ÇAKIR / Pazartesi, 9 Mart 2015 / Tıklanma: 169

News image

Kitap okuma; hava gibi, su gibi, yemek gibi günlük hayatımızın bir parçası olmadıkça kültürel gelişmemizi tamamlamamız ve bilgi çağını yakalamamız mümkün değildir. UNESCO ve Kültür ...

Demokratik Deliler Devleti-12

Ömer Faruk Hüsmüllü / Cumartesi, 7 Mart 2015 / Tıklanma: 136

News image

         -“Deli!”Diye bağırdıktan sonra;      -Git, hemen aynaya bak!      -Ne gördün? **      Delilere sataşan,...

BEN VARIM

Selahattin Ölmez / Cuma, 6 Mart 2015 / Tıklanma: 147

News image

  BEN VARIM Ben vardım, uzaydaki yıldızlar arasında, Yağmur bulutları vardı benimle dünyamın arasına Yanan bir yürek, nagehan diller Gelmiyor akla hoş düşünceler Istırap çeken dostl...

TOPRAK ANA

Selahattin Ölmez / Cuma, 6 Mart 2015 / Tıklanma: 152

News image

  TOPRAK ANA Delice seviyorum toprak anayı Belli yuvam ondandır, çok özlüyorum Kokusu hep andırır, cennet alayı Dokunduğum toprağı, çok özlüyorum. İlkimiz topraktandır, ahırım belli Olmuşuz kendinden, doğmuşu...

nesilden nesile

ORHAN AFACAN / Çarşamba, 4 Mart 2015 / Tıklanma: 141

News image

    NESİLDEN NESİLE BEŞ VAKİT EZAN Beş vakit ezan ilahi davettir. Müezzinle bir tekrarlayacaksın. Beş vakit ezan namazda sünnettir Tevhidi dille tekrarlayacaksın. Beş vakit ezan aleni şekilde. Asl...

Düşündüren Sözler-65

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazartesi, 2 Mart 2015 / Tıklanma: 141

News image

     *Sen istemesen de gerçek kendini sana göstermesini bilir.      *Hiç kimse sevinmesin ya da üzülmesin: Sanatçılar ölmez.      *Bug&uum...

"Kitaplarımı Okuyanlar İnsan Öldürmesin, İnsan İnsan

Pof. Dr. İbrahim ORTAŞ / Pazartesi, 2 Mart 2015 / Tıklanma: 141

News image

 “Kitaplarımı Okuyanlar İnsan Öldürmesin, İnsan İnsanı Sömürmesin” Önerisinde Bulunan Yaşar Kemal’in Vefatı Üzerine Prof. Dr. İbrahim Ortaş Çukurova Üniversitesi, i...

ŞAİRLER AŞKI YAŞAMAZ

Birol Yiğit / Pazartesi, 2 Mart 2015 / Tıklanma: 146

News image

  Alexandra ya Cevap.   Hani sormuştun ya..: Şairler, o büyük aşkları nerede yaşamışlar? Diye Cevap veriyorum. Şairler o büyük aşkları hiç yaşamazlar Lakin doyumsuz ve kifayetsiz yaşatırlar. O yüzden şiirleri h...

Seni Düşünüyorum

Ahmet Kölecioğlu / Pazar, 1 Mart 2015 / Tıklanma: 147

News image

  ceza evinin soğuk bir hücresinde  seni düşünüyorum alabildiğine yoğun seninle dolu bir duyguyu  özlemle yaşıyorum nasılda bir boşluk oluşuyor beynimde seni düşünmediğim z...

ŞİDDET ŞİDDETLE ÇÖZÜLEMEZ, SORUNLARIN TARTIŞILABİLME

Pof. Dr. İbrahim ORTAŞ / Cuma, 27 Şubat 2015 / Tıklanma: 145

News image

   Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ, Çukurova üniversitesi öğretim üyesi, iortas@cu.edu.tr, https://www.facebook.com/iortas, Tweeter; İbrahim ORTAŞ ?@iortas   Üniversitede Şiddet ...

Paylaşılamayan Tunceli ve Çevresi

Osman Öcal / Çarşamba, 25 Şubat 2015 / Tıklanma: 258

News image

  Gerek Türkiye gerek dışarıdan hakkında en fazla yazı yazılan yerlerden birisi Tunceli ve çevresidir. Tunceli ve çevresi ile aynı inanç birliğinde olan başka il ve bölgelerimiz olmasına rağmen oralarda...

Ruhum Bende Gibi Ama Değil…

Mihrican Ulupınar / Pazar, 22 Şubat 2015 / Tıklanma: 246

News image

  Ruhum Bende Gibi Ama Değil…   Hayatım irademin dışında sınavlarda Kendimi seyrediyorum puslu aynada Sanki uçsuz bir denizde yol almakta Dümen bende gibi, ama değil…   Takdir edilen ezelden çizil...

DADAŞ (ERZURUM TÜRKÜSÜ)-Dr. Hasan AHMET

Editörden / Salı, 17 Şubat 2015 / Tıklanma: 158

News image

    Erzurum’da iki dadaş, Biri fena, biri yavaş, Çocukluktan,bil, arkadaş, Arkadaşlar  yapmaz savaş!   Buraları soğuk soydaş, Doğa ile bitmez savaş. Yollar donar, kayar yoldaş, Yerde kar var, yürü...

Ne Demektir Bilirmisin

Ahmet Kölecioğlu / Pazar, 15 Şubat 2015 / Tıklanma: 160

News image

    her günün aynı aynı zamanda da ayrılıklarla dolu olduğunu bilmek hele hele yaşamaya bu şekilde  mecbur olmak yada bırakılmak onur ve gururun her gün  başka türlü kır...

VELHASILIKELAM

Onur Çetin / Cumartesi, 14 Şubat 2015 / Tıklanma: 179

News image

                                                                   &n...

ŞİİR YAZDIM YENİ MECMUA'YA

Onur Çetin / Cuma, 13 Şubat 2015 / Tıklanma: 182

News image

                       Şiir yazdım Yeni Mecmua'ya            Adiloş Bebe'nin Türküsü'nü ;       ...

Düşündüren Sözler-64

Ömer Faruk Hüsmüllü / Cuma, 13 Şubat 2015 / Tıklanma: 159

News image

       *Sevgi gibi nefret de doğurgandır; iyilik ve kötülük de öyle.      *Kalabalık bir yerde avazın çıktığı kadar “Kimse yok mu?” diye bağır; bakalım kaç kişiden “Ben varım!” cevabını alacaksın?      *Başk...

Medine Fukarası

Osman Öcal / Perşembe, 12 Şubat 2015 / Tıklanma: 196

News image

  Medine Fukarası    Doğduğum köy ve çevremizin tarihi ile ilgili araştırmalar yaparken bol bol aşiret ve cemaat sözcükleri ile karşılaştım. Aşiret sözcüğü Arapça bir söz...

Türkiye Suriye Turkmenlerinin sesini uluslararası ka

Editörden / Perşembe, 12 Şubat 2015 / Tıklanma: 211

News image

    Ortadoğu, yeni bir yapılanmanın eşiğinde. Tarihi derinlik, Türkiye'yi bu yapılanma sürecinin içine çekiyor. Sömürge sırasında etnik, dinî ve mezhep unsurlarına göre pa...

ÖLÇME DEĞERLENDİRME: NOT DAĞITMAK DEĞİL, ÖĞRENCİ VE

Pof. Dr. İbrahim ORTAŞ / Salı, 10 Şubat 2015 / Tıklanma: 186

News image

  Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ, Çukurova üniversitesi öğretim üyesi, iortas@cu.edu.tr, https://www.facebook.com/iortas, Tweeter; İbrahim ORTAŞ ?@iortas ...

ÖLÜM PROVASI

Zülfikar Yapar Kaleli / Cumartesi, 7 Şubat 2015 / Tıklanma: 213

News image

  ÖLÜM PROVASI Bahçede çiçeksiz erik ağacı İmametin bitli bilgisi gibi Görkemli sarayın mahsulü acı Havanın bendeki ilgisi gibi   Ter alnını bırak, belinden aktı ...

MAKUL ŞÜPHELİ

Zülfikar Yapar Kaleli / Cumartesi, 7 Şubat 2015 / Tıklanma: 166

News image

    MAKUL ŞÜPHELİ Garabet hukukun meyvesi zulüm Ustanın hızarı makul şüpheli Korkağın elinden gelir de ölüm Zamane Sezar’ı makul şüpheli   Umutsuz olsa da kara...

YÜREK YANGISI

Zülfikar Yapar Kaleli / Cumartesi, 7 Şubat 2015 / Tıklanma: 174

News image

YÜREK YANGISI   Öyle bir zaman ki insanlık noksan Bastırılmış duygu selinden eser Sevgi, saygı, huzur yer ile yeksan İnsanın sorgusuz halinden eser   Tabutun üstünde çık...

Düşündüren Sözler-63

Ömer Faruk Hüsmüllü / Cumartesi, 7 Şubat 2015 / Tıklanma: 175

News image

       *Evrende yaşamak yetmiyor; evreni yaşamak istiyorum.      *Özgürlüğü kazanmak için de, korumak için de bedel ödenir; ama değer.   &nbs...

Hüsn ü Aşk Mesnevisi/ Şeyh Galip

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

 

 
 
 
 
Hüsn ü Aşk'ın Konusu:
Agâz-ı Dâstân-ı Benî Muhabbet
Beni Muhabbet Hikâyesinin Başlangıcı
 
Dil-zinde-i feyz-i Şems-i Tebrîz
Ney-pâre-i hâme-i şeker-rîz
Tebrizli. Şems'in feyziyle gönlü diri olan ve şekerler döken kamış parçası kalem,
 
Bu resme koyup beyân-ı aşkı
Söyler bana dâstân-ı aşkı
Aşkı anlatışı bu tarza dökerek bana, aşk destanını söyler :
 
Kim vardı Arab'da bir kabîle
Mustecmi'-i haslet-i cemîle
Araplarda bütün temiz huylara sahip bir kabile vardı.
 
Ser-levha-i defter-i fütüvvet
Ser-hayl-i Arab Benî Mahabbet
Fütüvvet defterinin başlığı olan, Arap boylarının başı bulunan bu kabile, "Benî muhabet" yani Sevgioğulları        kabilesi idi.
 
Amma ne kabîle kıble-i derd
Bilcümle siyâh-baht u rû-zerd
Ama ne kabîleydi? Dert kıblesi; bütün halkı kara bahtlı, sarı yüzlüydü.
 
Giydikleri âftâb-ı temmûz
İçtikleri şu-le-i cihân-sûz
Giydikleri temmuz güneşi; içtikleri, cihânı yakıp yandıran alevdi.
 
Vadîleri rîk ü şîşe-i gam
Kumlar sağışınca hüzn ü matem
Vadileri kumluk ve gam şişelerinin kırıklarıydı;  kumlar sayısınca da hüzün ve matem vardı.
 
Hargehleri dûd-ı âh-ı hırmân
Sohbetleri ney gibi hep efgân
Çadırları, mahrumiyet âhının  dumanı; sohbetleri de hep ney gibi feryâd ve figandı.
 
Her birisi bir nigâra urgun
Şemşîr gibi dehânı pür-hûn
Her biri, bir güzele vurgundu, hepsinin de ağzı kılıç gibi kanlıydı.
 
Erzâkları belâ-yı nâgâh
Âteş yağar üstlerine her gâh
Rızıkları ansızın gelen belâ idi; üstlerine her an ateş yağardı.
 
Ekdikleri dâne-i şirâre
Biçdikleri kalb-i pâre pâre
Ektikleri  kıvılcım  taneleriydi, biçtikleri paramparça kalpti.
 
Anlar ki kelâma cân verirler
Mecnûn o kabîledendi derler
Söze can verenler, Mecnûn da o kabîledendi derler.
 
Her kim ki belâya mürtekibdir
Elbet ol ocağa müntesibdir
Kim belâya düşmeyi dilerse, elbette o ocağa mensuptur.
 
Satdıkları hep metâ'- cândır
Aldıkları sûziş-i nihândır
Sattıktarı hep can malıydı; aldıklarıysa gizlice yanış.
 
 
 
 
Benî Muhabbet (sevgi oğulları) adındaki Arap kabilesi içinde kabile büyüklerinden birinin bir oğlu; bir başkasının da bir kızı olur. Oğlana Aşk, kıza da Hüsn adını verirler. Kabilenin nişanladıkları bu gençler, Edeb denen okulda Munlâ-yı Cünûn adındaki hocadan ders okudukları sırada birbirlerine âşık olurlar. Bazen içinde Feyz havuzu bulunan Ma'nâ gezinti yerinde buluşmaktadırlar. Buranın mihmandarı olan Suhan bilgili ve yol gösteren bir ihtiyardır. Kabilede Hayret adlı biri, iki sevgilinin bir arada bulunmasına engel olunca birbirinden ayrılan aşıklar Suhan vasıtasıyla mektuplaşırlar. Aşk'ın Gayret adlı bir lalası, Hüsn'ün de İsmet adlı bir dadısı vardır. Aşk, Gayret'in de yardımıyle Hüsn'ü istemeye gider.
 
Fakat, kabile büyükleri, Kalb ülkesine gidip oradaki kimyayı getirmedikçe Hüsn'ü vermeyeceklerini söylerler. O da bunun üzerine Gayret'le yola koyulur. Yolda içine düştükleri derin bir kuyuda karşılaştık- ları bir cadı bunları hapseder. Bu sırada Suhan yetişir ve kuyu dibinde İsm-i A'zam (Allanın en büyük adı) yazılı ipe sarılıp kurtulmalarını söyler. Buradan kurtulduktan sonra yollan Gam harabelerine uğrar. Kış mevsiminin hüküm sürdüğü burada bir cadı Aşk'a gönül verir. O, kabul etmeyince Aşk'ı çarmıha gerdiği sırada gene Suhan yetişir ve Aşk'a Hüsn'den bir kılıç ile bir at; Gayret'ede iki kanat getirir. Yolda gulyabânîlerle savaşırlar. Bu sırada Ateş denizine rastlarlar. Cinler, onun kıyısındaki mumdan gemilere binmelerini teklif ederlerse de kabul etmezler. Buradan kurtulup Çin ülkesine varırlar. O sırada bir dudukuşu şekline bürünen Suhan, Aşk'a, Çin padişahının Hüş-Rübâ adlı kızına kapılırsa Zâtu's- suver kalesine hapsedeceğini söylerse de o, Hüsn'e benzettiği Hüş-Rübâ'ya gönlünü kaptırır. (Aşk aldanmıştır. Huş-Ruba onu sarhoş etmiş kılıcını elinden almıştır ve maddî varlığı, insan benliğini temsil eden Zâtu's-Suver kalesine kapamıştır.) Gayretle burada mahbus kaldıkları sırada gene Suhan yetişir ve Aşk'a kaleyi ateşe vermesini söyler. O da böyle yaparak kurtulurlar. Nihayet, kutlu bir sabah vakti Suhan, bir hekim kılığında gelir ve Aşk'ı Kalb kalesine götürür orada Hüsn'ün sarayına ulaşırlar. O anda Hayret, İsmet, Munlâ-yı Cunûn ve diğerleri gelirler. Ma'nâ gezinti yeri de görünür, işte bu sırada Suhan, cadıyı öldürenin, yolları temizleyenin, hekim kılığına girenin hep kendisi olduğunu, Aşk'a yanlış yol tut- tuğunu ve Aşk'ın Hüsn; Hüsn'ün de Aşk'tan ibaret olduğunu, birliğe ikiliğin sığmadığını anlatır. Sonunda Hayret, Aşk'ı alıp Hüsn'e götürür ve gayp perdeleri (bilinmezlik, sır perdeleri) açılır. Aşk, Hüsn'ün kendisi olduğunu anlar. Yani, kendisi kendisine kavuşur.
 
Hüsn ü Aşk  tasavvufî sembolik bir hikâye olup tasavvufta seyr ü sülûk'u yani dervişlikte olgunluğa erişmek için takip edilen manevî yolculuğu anlatmaktadır. Lügatta seyr, yolculuk; sülük ta bir yola girme, bir tarikata bağlanma anlamına gelmektedir. Daha açık bir ifadeyle seyr ü sülük şudur : Tasavvufta Vahdet-i Vucûd inancına göre Mutlak Varlık telâkki edilen Tanrı'nın zâtî iktizâsı yani dileği zuhur etmektir (meydana çıkmak). Bu zuhur, onun kendisini bilmesidir. Tanrının zuhura olan bu meyli, kendinden kendine olan bir aşktır. Bu âlemin bir varlığı olan insan da insanlık suretine gelinceye kadar Tanrının sıfatlarını yüklenerek önce, bilgi âlemine oradan göklere, sonra su, hava, ateş ve toprak denen dört unsura, oradan cansızlar, bitkiler ve canlılar denen mevâlid âlemine geçmiş ve nihayet insanlık suretini kazanmıştır. Buna göre, zuhurun bir ucu Tanrı, öbür ucu insandır. İnsanın olgunluğa ermesi; aslı olan Tanrıya ulaşması için insanlığa gelinceye kadar maddeten ne kadar âlemden geçmişse; bu sefer manevî bir yolculukla insanlıktan Tanrı makamına yükselmesi, ulaşması gerekir, îşte seyr ü sülük budur.
 
Bu manevî yolculuğa çıkmayanlar tabiat âleminde kalırlar. Manevî yolculuk ise o yolları bilen birinin terbiyesine girmek; iradesini onun iradesine vermekle mümkündür. Tarikata giren bir kişi bağlandığı şeyhin bilgi, irade ve kontrolü altında yaradılışın sırrını ihrâk etmeye çalışır. Mânevî yolculuğa giren kişi, olgunluğa üç durakta, merhalede ulaşır. Birinci durakta bütün işlerin Tanrı işi olduğunu hayır, şer, iyi, kötü diye bir şey olmadığını; ikinci merhalede bütün sıfatların Tanrının tek sıfatı olduğunu; üçüncü merhalede Tanrı zuhurundan ibaret olan kâinatın Tanrıdan ayrı bir varlığı olmadığını anlar, idrak eder. Böylece, olgunlaşan insan, kâinatla Tanrıyı ayrı görmez; hiçbir şeyi inkâr etmemekle braber hiç bir şeye de bağlanmaz.
 
Manevî yolculuğa çıkan kişi yani sâlik bu devre içinde itiyadlarını, alışkanlıklarını terketmeye çalışır az yer, az içer, ibadet eder, zikirde bulunur, kendi nefsini daima kontrol altında tutar, tevekkülün, sabrın, kanâatin anlamlarını anlar. Bunlar, dayanılması müşkil olan şeylerdir. Fakat hakikatte birer imtihandır. Sûfîyi olgunluğa hazırlayan ana esaslara tahammül edemeyen kişi yan yolda kalmış demektir. Tasavvufî eserlerde bunlar, sâlikin karşısına çıkan engeller ve müşkiller olarak tanımlanmaktadır. Hüsn ü Aşk'ta Aşk, bütün engelleri aşmış, olgunluğa ulaşmış ve hakikati anlamıştır.
 
Bu bilgilerden de anlaşıldığına göre Hüsn ü Aşk'takı vak'alar ve şahıslar birer sembolden ibarettir. Hüsn sevilen'i yani mutlak güzelliği; Aşk seveni yani dervişi, manevî yolcuyu; Mekteb-i edeb (edeb okulu) dergâhı; Moll-yı Cunûn mürşidi; Suhan aracıyı, yardımcıyı; Gayret çabayı;  ismet dürüstlüğü, Kalb kalesi gönlü; yoldaki olaylar, felaketler ve gam harabeleri tahammülü; Hûş-Rübâ aklı çelen nefsi; Kalb kalesine yapılan yolculuk sâliktekî nefis mücadelesini ve tarîkatte çileyi temsil etmektedir.
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Mağaranın Kamburu - ÖMER FARUK HÜSMÜLLÜNİFAK - ÖMER FARUK HÜSMÜLLÜ MEMLEKETİMİN DELİLERİ - ÖMER FARUK HÜSMÜLLÜ
AFORİZMALARMAĞARANIN KAMBURU 2. BASKI

Giriş Formu

Dost Siteler

Destan Romanlar

GENÇLİKTE VERİLEN SÖZ
Tuva Türklerinin Alday Buvçu Destanı, 104 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL 
 

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün271
mod_vvisit_counterDün3530
mod_vvisit_counterBu Hafta33474
mod_vvisit_counterGeçen Hafta35488
mod_vvisit_counterBu Ay136354
mod_vvisit_counterGeçen Ay201516
mod_vvisit_counterToplam5940631

Şimdi: 47 misafir var.
IP: 50.16.112.199