J.J.Rousseau Diyor ki:

Sıradan bir kadın nazarında,her erkek daima erkektir;ama kalbinde sevgi olan bir kadın için,aşığından başka erkek yoktur.


Bir Kış Bozgunu

Galip Sertel / Pazar, 25 Ocak 2015 / Tıklanma: 141

News image

    "Bulgaristan Türkleri ve Asimilasyonun Otuzuncu Yılı " ========================================     bir İsa'dan mı  önce  bir İsa'dan mı  çoook sonra bir kalubelâdır burası bir Tuna yalısı ve evrilen bi...

Düşündüren Sözler-60

Ömer Faruk Hüsmüllü / Perşembe, 22 Ocak 2015 / Tıklanma: 142

News image

     *Haykırışların işitilmeyebilir, acıların paylaşılmayabilir, başarıların takdir edilmeyebilir. Bütün bunlara rağmen gene de insan olarak kalmayı başarabilirsin.        *Bağışla; am...

Ved DUHA!!..

Mustafa Demircioğlu / Çarşamba, 21 Ocak 2015 / Tıklanma: 152

News image

    Pazar yerinde dolaşırken,insanları görürsünüz. Ya insan bakmaya geleni, ya da Pazar bakmaya geleni vardır. HEM müşteri hem de satıcı vardır,ama genelde hep BAKICI OLDU SON ZAMANLA...

Devlet - Millet Birlikteliği

Aziz Dolu Atabey / Çarşamba, 21 Ocak 2015 / Tıklanma: 161

News image

  Devlet-Millet birlikteliğinin sihirli formülü iki kelimeden ibarettir. Bunlar yukarıdan aşağıya adalet; aşağıdan yukarıya sadakat hisleridir. Peki, vatandaşlık bağı ve sadakat olmazsa ne olacak? En azından saygı… Bu vatanda yaşam...

Düşündüren Sözler-59

Ömer Faruk Hüsmüllü / Salı, 20 Ocak 2015 / Tıklanma: 134

News image

       *İnsanı eğitmeye, “insanlığı” öğreterek başlamalı.      *”Hayatta hiç hata yapmadım.” Diye övünen kişi aslında “Hayatta hiç iş y...

Âşık-ı Dilberan

Mihrican Ulupınar / Pazartesi, 19 Ocak 2015 / Tıklanma: 181

News image

    Âşık-ı Dilberan Aşk ki Bir çift göz içinden Hakiki Aşka gizli geçit Gözler ki Aşk kapısının tokmağı Bakışlar ki Sevda kapısı, Girmesini bilene... Aşka erişmek mi? Deli yüreklerin nasibi… M...

''Sevgiyi keşfetmek''

Mihrican Ulupınar / Pazartesi, 19 Ocak 2015 / Tıklanma: 159

News image

Sohbet 3 : Sevgiyi keşfetmek     ‘’Benim içimde aşkın olmadığını, kimseyi hiç bir şeyi sevemediğime karar verdim…’’Demişsin. Sohbet 3 : Sevgiyi keşfetmek Sevgiyi yaşayabilmen için ö...

”Sen kimsin”

Mihrican Ulupınar / Pazartesi, 19 Ocak 2015 / Tıklanma: 149

News image

  Sohbet 2 ”Sen kimsin” İlahiaşkla ilgili yorumumu okuduğunda ”Beni benden aldı” demişsin… Sohbet 2 ”Sen kimsin” önce onu idrak etmen gerek değil mi kardeşim? ...

’’Kendimi keşfetmek istiyorum’’

Mihrican Ulupınar / Pazartesi, 19 Ocak 2015 / Tıklanma: 165

News image

Sohbet1/ ’’Kendimi keşfetmek istiyorum’’   ’’Kendimi keşfetmek istiyorum’’ Değerli kardeşim‘’Kendimi keşfetmek istiyorum’’ demişsin. Âcizane kalbime dökülenler...

‘’Çocuklarımızı nasıl yetiştireceğiz’’

Mihrican Ulupınar / Pazartesi, 19 Ocak 2015 / Tıklanma: 231

News image

‘’Çocuklarımızı nasıl yetiştireceğiz’’ ‘’Çocuklarımızı nasıl yetiştireceğiz’’ Değerli muhterem kardeşlerim Geneli gözlemlediğimizde çocuk eğitimlerinde &...

BU AŞK BURADA BİTTİ

Dursun BAŞĞUT / Cumartesi, 17 Ocak 2015 / Tıklanma: 153

News image

  Öyle bir şiir yazdım dilden dile çalınsın Beni bu hale koyan zalimlerle anılsın Her şeyi o başlattı son noktayı ben koydum Bu aşk burada bitti ne küssün ne darılsın   Gelecekti diyerek...

Zorlu Kışta Geçim Derdi

Ahmet Kölecioğlu / Perşembe, 15 Ocak 2015 / Tıklanma: 147

News image

    nasıl bir kış var ki böyle fırtına yağmura karışmış caddelerde sokaklarda öbek öbek göl oluşmuş   hem yağıyor hem esiyor damla mermiye dönüyor yolda bir adam...

Düşündüren Sözler-58

Ömer Faruk Hüsmüllü / Çarşamba, 14 Ocak 2015 / Tıklanma: 143

News image

       *Doğanın düzeni denge üzerine kuruludur. İnsanoğlu doğaya karşı savaş ilan ederek, işte bu dengeyi bozuyor. Fakat doğa bu bozulan dengeden sonra, mutlaka yeni bir denge kuracaktır ve bu da insanoğluna p...

Düşündüren Sözler-57

Ömer Faruk Hüsmüllü / Cumartesi, 10 Ocak 2015 / Tıklanma: 155

News image

       *Hayatımda üç çeşit insan var: 1-“Olmazsa, olmaz”lar. 2-“Olmazsa, olur”lar. 3-“Olmazsa da olursa da, olur”lar. Birincileri gitmek isteseler de ben bırakmam, ...

Düşündüren Sözler-56

Ömer Faruk Hüsmüllü / Cuma, 9 Ocak 2015 / Tıklanma: 160

News image

       *Yalan şimşek gibi parlaktır, göz alıcıdır; gerçek ise yıldırım gibi can acıtıcıdır, yakıcıdır.      *Cahil, yarı cahilden bir gömlek daha üstündür. Cahili ...

Düşündüren Sözler-55

Ömer Faruk Hüsmüllü / Çarşamba, 7 Ocak 2015 / Tıklanma: 155

News image

       *Bilenin acısıyla cahilin acısı aynı olmaz; ama aynı şey sevinç ve mutluluk için de geçerlidir.      *Adam oyunu dışarıdan izliyor fakat “Şöyle oynanmalı, ...

Demokrasi Özgür İrâde Demektir

Aziz Dolu Atabey / Çarşamba, 7 Ocak 2015 / Tıklanma: 156

News image

    Bir ülkenin yaşanılabilirliği, o ülkedeki devlet idâresi ile millet irâdesinin birebir örtüşmesi sayesinde mümkün olabilir. Oysa ülkemiz bürokrasisi, devleti Patrona Halilvâri yönetmekte, millet irâdesini gasp etmektedir. 1921 ve ...

Düşündüren Sözler-54

Ömer Faruk Hüsmüllü / Salı, 6 Ocak 2015 / Tıklanma: 142

News image

     *Özgür beyinler, özgür insanlar tarafından takdir edilir. Köleliliği benimsemiş, doğmaların esiri olanlar tarafından ise yok edilmeye çalışılır.        *Anla...

Demokratik Deliler Devleti-11

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazar, 4 Ocak 2015 / Tıklanma: 159

News image

       -Delilere her gün bayram!      -Akıllı geçinenlere ise yılda sadece birkaç gün bayram!      -Bayram günlerini artırmak için delirmeye var mısın? **      Tam sekiz gün boyunca hiç durmadan kar yağdı. Hastane bahçesi k...

Düşündüren Sözler-53

Ömer Faruk Hüsmüllü / Cumartesi, 3 Ocak 2015 / Tıklanma: 150

News image

       *Uzayı ihmal eden ulusları özgür olarak yaşatmazlar; köle olarak belki!      *İnsanı olduğu gibi kabul etmeli. Ne yerin dibine batırmalı, ne de ona hak etmediği hasletleri y...

Düşündüren Sözler-52

Ömer Faruk Hüsmüllü / Cuma, 2 Ocak 2015 / Tıklanma: 145

News image

        *Korkusuz insanlar yaşamın anlamını sorgulamaktan çekinmezler.      *İçinde bulunduğun şu anın farkında değilsen, bunu anlayamıyorsan; geçmişte yaşamadığın gibi,...

Aşk Çeşmesi Şelalem

Gülay Göktürk / Cuma, 2 Ocak 2015 / Tıklanma: 149

News image

    …… imansız aşk   Yar gönlümde aşk çeşmesi şelalem  ıslatmayınca ince sızım kurumuyor aşk   Sinemin yarası can kırıkları canına yar merhemi s&u...

Düşündüren Sözler-51

Ömer Faruk Hüsmüllü / Perşembe, 1 Ocak 2015 / Tıklanma: 145

News image

       *İnsanlığa yararı dokunacak bir fikir tohumu at! Küçücük bir tohumdan ne olacak diye, düşünme. Bak, o koskocaman ağaçlar da bir zamanlar küçücük bir to...

Suriye Türkmenleri BİLDİRİSİ-Dr. Mukhtar Fatih

Editörden / Perşembe, 1 Ocak 2015 / Tıklanma: 224

News image

  Suriye Türkmenleri insanperver Birleşigi Vatan Suriye Türkmen Doktorlar Birliği BİLDİRİSİ İç savaş nedeniyle zor günler yaşayan Suriye’deki halklar şüphesiz çaresiz ve yardıma muh...

Tarif Edemiyorum

Ahmet Kölecioğlu / Perşembe, 1 Ocak 2015 / Tıklanma: 165

News image

      sevmek nedir diye düşündüm bir an sana seni seviyorum diyebilmek için nedir hakikaten sevmek görünen güzelliği beğenmek mi yoksa hoşlanmak mı yada alışmak m...

Düşündüren Sözler-50

Ömer Faruk Hüsmüllü / Çarşamba, 31 Aralık 2014 / Tıklanma: 146

News image

*”İnsanım” demekle insan olunmuyor. İnsanca yaşa ki insan olduğuna inanayım…      *Kendinin sorgulanmasına izin veren lider demokrat, vermeyen despottur. Anne-babalar bu sizin için de ge&ccedi...

Düşündüren Sözler-49

Ömer Faruk Hüsmüllü / Salı, 30 Aralık 2014 / Tıklanma: 147

News image

         *En etkili silah ne toptur ne tüfektir ne tanktır hatta ne de atom bombasıdır; düşüncedir, düşünce… O nedenle diktatörler, düşünce ile başa çıkama...

MİSAFİRLİĞE GİTME NEDENLERİ

Sedat Yalçın / Salı, 30 Aralık 2014 / Tıklanma: 163

News image

    MİSAFİRLİĞE GİTME NEDENLERİ Misafirin iyisi gelir geçer kuş gibi, kötüsüyse oturur daima baykuş gibi. La-Edri   Misafirlik ve ziyaret, hemen hemen aynı anlamlarda kullanılagelmekted...

BİR YILI DAHA DEVİRDİK (şiir)

Dursun BAŞĞUT / Pazartesi, 29 Aralık 2014 / Tıklanma: 168

News image

  Bir yılı daha devirdik Haydi, kalk kutlayalım… Süslemek için salonun başucunu İster devir koca koca çamları Yada madlen çikolata eşliğinde viskini devir İstersen sevgilini Ha...

Demokratik Deliler Devleti-10

Ömer Faruk Hüsmüllü / Cuma, 26 Aralık 2014 / Tıklanma: 169

News image

       -Ülkeleri deliler idare etmeli!      -Zaten öyle değil mi? **      Gözlerim yan taraftaki ağacın dallarındaki cevizlere takıldı. Ne kadar &ccedi...

Ne Mutlu Sosyetiğim Diyene

Aziz Dolu Atabey / Cuma, 26 Aralık 2014 / Tıklanma: 186

News image

  Allah, kâinatı (evren) insan için, insanı da kendisi için yaratmıştır. Üstelik insanı da bazı vasıflar (özellik) yönünden 'tek' yaratmıştır. İnsanı insan yapan bu eşi benzeri olmama hâlidir. Bu hâl akılla, kalple, vicdanla, ruhla&hellip...

KIŞT DEDİĞİM TAVUKLARIN (Şiir)

Dursun BAŞĞUT / Perşembe, 25 Aralık 2014 / Tıklanma: 162

News image

    Ne ararsın ne sorarsın Ne gerçeksin ne yalansın Hadi hepsi sana kalsın Kışt dediğim tavukların   Saçımı süpürge ettim Anadan atadan geçtim Yumurtasını mı ye...

Demokratik Deliler Devleti (3D) +18)-9

Ömer Faruk Hüsmüllü / Çarşamba, 24 Aralık 2014 / Tıklanma: 168

News image

       -Dahiler, deli midir? Evet!      -Dahilere çocuk gözüyle bakarsanız, onların çok şey bilen deliler olduklarını anlarsınız. **      Gece...

Dr. Hasan AHMET'DEN 2 ŞİİR

Editörden / Pazartesi, 22 Aralık 2014 / Tıklanma: 170

News image

      ARZUM   Ne güzel kurulmuş yaşam düzeni, Affetmez Tanrım zalimi, ezeni. Ah bu alem altüst oldu, bozuldu, Belli değil ki yiyeni, içeni!   Canlılar tama...

Düşündüren Sözler-48

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazartesi, 22 Aralık 2014 / Tıklanma: 166

News image

        *Zaman var mı yok mu bilemiyorum. Çünkü içine girmek istesem giremiyorum, dışına çıkmak istesem çıkamıyorum. Öyleyse zaman, ne var ne de yok!    ...

KORKU:- I

Mustafa Aslan Aksungur / Pazar, 21 Aralık 2014 / Tıklanma: 157

News image

Elimin erdiği parça buçuk kağıtlara not düşmeyi, “El Ulağı” (El habercisi, yardımcısı-yamağı) saymışım. Şimdi, çık bakalım işin içinden çıkabilirsen Aslan Beyim sen...!? Haydi - dedim, yeni bir sayfa açayım da, önüme gelen not...

Düşündüren Sözler-47

Ömer Faruk Hüsmüllü / Cumartesi, 20 Aralık 2014 / Tıklanma: 165

News image

       *Kaybedilenlere verilen aşırı değer yüzünden, kazandıklarımızın gerçek değerini anlayamıyoruz.      *Kaç yaşında olursan ol, hayat hep öğretmendir sen de ö...

Öldürme Benimi / 2

Gülay Göktürk / Cuma, 19 Aralık 2014 / Tıklanma: 158

News image

    Susmalardayım susamıyorum “sus” desende canıma kasteden bu “suskunluğu” susturamıyorum hadi lal olmuş tek başınalığı yaşat ama öldürme benimi   bak öz&uu...

Öldürme Benimi / 1

Gülay Göktürk / Cuma, 19 Aralık 2014 / Tıklanma: 160

News image

    Damla dağlar kadar çoğalıyorum  suskun nağmelerime dalsız budaksız köksüz topraksız susuz yetiştiriyorum yarınlarımı Eylüller ekimlerde bitiyormuş meğer “seni seviyo...

PKK Terör Örgütünün Tunceli Çıkmazı

Osman Öcal / Çarşamba, 17 Aralık 2014 / Tıklanma: 197

News image

      Terör örgütü içerisinde görev alıp bir şekilde örgütten ayrılma zorunda kalan veya dışlanan örgüt elemanları kendi doğrularına göre örgütün ...

Hüsn ü Aşk Mesnevisi/ Şeyh Galip

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

 

 
 
 
 
Hüsn ü Aşk'ın Konusu:
Agâz-ı Dâstân-ı Benî Muhabbet
Beni Muhabbet Hikâyesinin Başlangıcı
 
Dil-zinde-i feyz-i Şems-i Tebrîz
Ney-pâre-i hâme-i şeker-rîz
Tebrizli. Şems'in feyziyle gönlü diri olan ve şekerler döken kamış parçası kalem,
 
Bu resme koyup beyân-ı aşkı
Söyler bana dâstân-ı aşkı
Aşkı anlatışı bu tarza dökerek bana, aşk destanını söyler :
 
Kim vardı Arab'da bir kabîle
Mustecmi'-i haslet-i cemîle
Araplarda bütün temiz huylara sahip bir kabile vardı.
 
Ser-levha-i defter-i fütüvvet
Ser-hayl-i Arab Benî Mahabbet
Fütüvvet defterinin başlığı olan, Arap boylarının başı bulunan bu kabile, "Benî muhabet" yani Sevgioğulları        kabilesi idi.
 
Amma ne kabîle kıble-i derd
Bilcümle siyâh-baht u rû-zerd
Ama ne kabîleydi? Dert kıblesi; bütün halkı kara bahtlı, sarı yüzlüydü.
 
Giydikleri âftâb-ı temmûz
İçtikleri şu-le-i cihân-sûz
Giydikleri temmuz güneşi; içtikleri, cihânı yakıp yandıran alevdi.
 
Vadîleri rîk ü şîşe-i gam
Kumlar sağışınca hüzn ü matem
Vadileri kumluk ve gam şişelerinin kırıklarıydı;  kumlar sayısınca da hüzün ve matem vardı.
 
Hargehleri dûd-ı âh-ı hırmân
Sohbetleri ney gibi hep efgân
Çadırları, mahrumiyet âhının  dumanı; sohbetleri de hep ney gibi feryâd ve figandı.
 
Her birisi bir nigâra urgun
Şemşîr gibi dehânı pür-hûn
Her biri, bir güzele vurgundu, hepsinin de ağzı kılıç gibi kanlıydı.
 
Erzâkları belâ-yı nâgâh
Âteş yağar üstlerine her gâh
Rızıkları ansızın gelen belâ idi; üstlerine her an ateş yağardı.
 
Ekdikleri dâne-i şirâre
Biçdikleri kalb-i pâre pâre
Ektikleri  kıvılcım  taneleriydi, biçtikleri paramparça kalpti.
 
Anlar ki kelâma cân verirler
Mecnûn o kabîledendi derler
Söze can verenler, Mecnûn da o kabîledendi derler.
 
Her kim ki belâya mürtekibdir
Elbet ol ocağa müntesibdir
Kim belâya düşmeyi dilerse, elbette o ocağa mensuptur.
 
Satdıkları hep metâ'- cândır
Aldıkları sûziş-i nihândır
Sattıktarı hep can malıydı; aldıklarıysa gizlice yanış.
 
 
 
 
Benî Muhabbet (sevgi oğulları) adındaki Arap kabilesi içinde kabile büyüklerinden birinin bir oğlu; bir başkasının da bir kızı olur. Oğlana Aşk, kıza da Hüsn adını verirler. Kabilenin nişanladıkları bu gençler, Edeb denen okulda Munlâ-yı Cünûn adındaki hocadan ders okudukları sırada birbirlerine âşık olurlar. Bazen içinde Feyz havuzu bulunan Ma'nâ gezinti yerinde buluşmaktadırlar. Buranın mihmandarı olan Suhan bilgili ve yol gösteren bir ihtiyardır. Kabilede Hayret adlı biri, iki sevgilinin bir arada bulunmasına engel olunca birbirinden ayrılan aşıklar Suhan vasıtasıyla mektuplaşırlar. Aşk'ın Gayret adlı bir lalası, Hüsn'ün de İsmet adlı bir dadısı vardır. Aşk, Gayret'in de yardımıyle Hüsn'ü istemeye gider.
 
Fakat, kabile büyükleri, Kalb ülkesine gidip oradaki kimyayı getirmedikçe Hüsn'ü vermeyeceklerini söylerler. O da bunun üzerine Gayret'le yola koyulur. Yolda içine düştükleri derin bir kuyuda karşılaştık- ları bir cadı bunları hapseder. Bu sırada Suhan yetişir ve kuyu dibinde İsm-i A'zam (Allanın en büyük adı) yazılı ipe sarılıp kurtulmalarını söyler. Buradan kurtulduktan sonra yollan Gam harabelerine uğrar. Kış mevsiminin hüküm sürdüğü burada bir cadı Aşk'a gönül verir. O, kabul etmeyince Aşk'ı çarmıha gerdiği sırada gene Suhan yetişir ve Aşk'a Hüsn'den bir kılıç ile bir at; Gayret'ede iki kanat getirir. Yolda gulyabânîlerle savaşırlar. Bu sırada Ateş denizine rastlarlar. Cinler, onun kıyısındaki mumdan gemilere binmelerini teklif ederlerse de kabul etmezler. Buradan kurtulup Çin ülkesine varırlar. O sırada bir dudukuşu şekline bürünen Suhan, Aşk'a, Çin padişahının Hüş-Rübâ adlı kızına kapılırsa Zâtu's- suver kalesine hapsedeceğini söylerse de o, Hüsn'e benzettiği Hüş-Rübâ'ya gönlünü kaptırır. (Aşk aldanmıştır. Huş-Ruba onu sarhoş etmiş kılıcını elinden almıştır ve maddî varlığı, insan benliğini temsil eden Zâtu's-Suver kalesine kapamıştır.) Gayretle burada mahbus kaldıkları sırada gene Suhan yetişir ve Aşk'a kaleyi ateşe vermesini söyler. O da böyle yaparak kurtulurlar. Nihayet, kutlu bir sabah vakti Suhan, bir hekim kılığında gelir ve Aşk'ı Kalb kalesine götürür orada Hüsn'ün sarayına ulaşırlar. O anda Hayret, İsmet, Munlâ-yı Cunûn ve diğerleri gelirler. Ma'nâ gezinti yeri de görünür, işte bu sırada Suhan, cadıyı öldürenin, yolları temizleyenin, hekim kılığına girenin hep kendisi olduğunu, Aşk'a yanlış yol tut- tuğunu ve Aşk'ın Hüsn; Hüsn'ün de Aşk'tan ibaret olduğunu, birliğe ikiliğin sığmadığını anlatır. Sonunda Hayret, Aşk'ı alıp Hüsn'e götürür ve gayp perdeleri (bilinmezlik, sır perdeleri) açılır. Aşk, Hüsn'ün kendisi olduğunu anlar. Yani, kendisi kendisine kavuşur.
 
Hüsn ü Aşk  tasavvufî sembolik bir hikâye olup tasavvufta seyr ü sülûk'u yani dervişlikte olgunluğa erişmek için takip edilen manevî yolculuğu anlatmaktadır. Lügatta seyr, yolculuk; sülük ta bir yola girme, bir tarikata bağlanma anlamına gelmektedir. Daha açık bir ifadeyle seyr ü sülük şudur : Tasavvufta Vahdet-i Vucûd inancına göre Mutlak Varlık telâkki edilen Tanrı'nın zâtî iktizâsı yani dileği zuhur etmektir (meydana çıkmak). Bu zuhur, onun kendisini bilmesidir. Tanrının zuhura olan bu meyli, kendinden kendine olan bir aşktır. Bu âlemin bir varlığı olan insan da insanlık suretine gelinceye kadar Tanrının sıfatlarını yüklenerek önce, bilgi âlemine oradan göklere, sonra su, hava, ateş ve toprak denen dört unsura, oradan cansızlar, bitkiler ve canlılar denen mevâlid âlemine geçmiş ve nihayet insanlık suretini kazanmıştır. Buna göre, zuhurun bir ucu Tanrı, öbür ucu insandır. İnsanın olgunluğa ermesi; aslı olan Tanrıya ulaşması için insanlığa gelinceye kadar maddeten ne kadar âlemden geçmişse; bu sefer manevî bir yolculukla insanlıktan Tanrı makamına yükselmesi, ulaşması gerekir, îşte seyr ü sülük budur.
 
Bu manevî yolculuğa çıkmayanlar tabiat âleminde kalırlar. Manevî yolculuk ise o yolları bilen birinin terbiyesine girmek; iradesini onun iradesine vermekle mümkündür. Tarikata giren bir kişi bağlandığı şeyhin bilgi, irade ve kontrolü altında yaradılışın sırrını ihrâk etmeye çalışır. Mânevî yolculuğa giren kişi, olgunluğa üç durakta, merhalede ulaşır. Birinci durakta bütün işlerin Tanrı işi olduğunu hayır, şer, iyi, kötü diye bir şey olmadığını; ikinci merhalede bütün sıfatların Tanrının tek sıfatı olduğunu; üçüncü merhalede Tanrı zuhurundan ibaret olan kâinatın Tanrıdan ayrı bir varlığı olmadığını anlar, idrak eder. Böylece, olgunlaşan insan, kâinatla Tanrıyı ayrı görmez; hiçbir şeyi inkâr etmemekle braber hiç bir şeye de bağlanmaz.
 
Manevî yolculuğa çıkan kişi yani sâlik bu devre içinde itiyadlarını, alışkanlıklarını terketmeye çalışır az yer, az içer, ibadet eder, zikirde bulunur, kendi nefsini daima kontrol altında tutar, tevekkülün, sabrın, kanâatin anlamlarını anlar. Bunlar, dayanılması müşkil olan şeylerdir. Fakat hakikatte birer imtihandır. Sûfîyi olgunluğa hazırlayan ana esaslara tahammül edemeyen kişi yan yolda kalmış demektir. Tasavvufî eserlerde bunlar, sâlikin karşısına çıkan engeller ve müşkiller olarak tanımlanmaktadır. Hüsn ü Aşk'ta Aşk, bütün engelleri aşmış, olgunluğa ulaşmış ve hakikati anlamıştır.
 
Bu bilgilerden de anlaşıldığına göre Hüsn ü Aşk'takı vak'alar ve şahıslar birer sembolden ibarettir. Hüsn sevilen'i yani mutlak güzelliği; Aşk seveni yani dervişi, manevî yolcuyu; Mekteb-i edeb (edeb okulu) dergâhı; Moll-yı Cunûn mürşidi; Suhan aracıyı, yardımcıyı; Gayret çabayı;  ismet dürüstlüğü, Kalb kalesi gönlü; yoldaki olaylar, felaketler ve gam harabeleri tahammülü; Hûş-Rübâ aklı çelen nefsi; Kalb kalesine yapılan yolculuk sâliktekî nefis mücadelesini ve tarîkatte çileyi temsil etmektedir.
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Mağaranın Kamburu - ÖMER FARUK HÜSMÜLLÜNİFAK - ÖMER FARUK HÜSMÜLLÜ MEMLEKETİMİN DELİLERİ - ÖMER FARUK HÜSMÜLLÜ
AFORİZMALARMAĞARANIN KAMBURU 2. BASKI

Giriş Formu

Dost Siteler

Destan Romanlar

YA BEN İSTANBUL’U ALACAĞIM
Türkiye Türklerinin İstanbul’un Fethi Destanı, 125 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL 

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün1337
mod_vvisit_counterDün4497
mod_vvisit_counterBu Hafta5834
mod_vvisit_counterGeçen Hafta33390
mod_vvisit_counterBu Ay132495
mod_vvisit_counterGeçen Ay215951
mod_vvisit_counterToplam5563543

Şimdi: 39 misafir, 1 üye var.
IP: 54.145.252.85