Apaçi Kızılderili Kabilesi :

Düşmanımı cesur ve kuvvetli yap! Eğer onu yenersem utanç duymayayım.


Düşündüren sözler-33

Ömer Faruk Hüsmüllü / Cumartesi, 18 Ekim 2014 / Tıklanma: 135

News image

       *Evet dürüstlük görünüşte kaybettirir, ama bu kazandırdıklarının yanında bir hiçtir…      *Yanında olmasını istediklerin senden uzak mı? Öy...

Suriye krizinde SURİYELİ TÜRKMENLERİN Durumu ve Prob

Editörden / Cumartesi, 18 Ekim 2014 / Tıklanma: 158

News image

21. Yüzyıl’ın ilk çeyreğinde uluslararası emperyalist güçlerin Ortadoğu’daki hedefi; İsrail’in güvenliğini sağlayacak bir Kürt Devleti’nin kurulmasını veya Kürt gücün&uu...

Ve Korkularım Üstüne

Galip Sertel / Cuma, 17 Ekim 2014 / Tıklanma: 166

News image

    Bir korku var içimde hep daha unutamadığım  konargöçer kuzukıran Dobruca kışlarında ben sırtını sıcacık camala dayamış çocuk  üşürken masalların kar beyaz salıncaklarında aç kurt sürüleri inerdi köye ulam ulam ulu...

Prof. Dr. İsa KAYACAN

Editörden / Perşembe, 16 Ekim 2014 / Tıklanma: 145

News image

O, ARTIK ARAMIZDA DEĞİL!.. Prof. Dr. İSA KAYACAN, 15 Ekim 2014 - Çarşamba günü vefat etti   O, ARTIK ARAMIZDA DEĞİL; İSA KAYACAN 15 Ekim 2014 Çarşamba günü aramızdan ayrıl...

Prof. Dr. İsa KAYACAN’ın ardından-Hasan Ahmet

Editörden / Perşembe, 16 Ekim 2014 / Tıklanma: 163

News image

  Hocaların Hocası, Şairlerin babası, Ayrıldı aramızdan, Tütmeyecek bacası.   Gece gündüz çalıştı, Coştu, koştu, yarıştı, Ölümsüz eserleri, Rekorlara ulaştı. ...

Komşuda Pişen Bize de Düşer

Osman Öcal / Pazar, 12 Ekim 2014 / Tıklanma: 209

News image

     Her biri büyük tecrübeler sonucunda ortaya çıkan özlü sözlerimiz vardır. Bunlardan bir tanesi de ‘‘Komşuda Pişen Bize de Düşer.’’ Atalarımız ne güze...

Düşündüren Sözler-32

Ömer Faruk Hüsmüllü / Cumartesi, 11 Ekim 2014 / Tıklanma: 140

News image

        *Yazdıklarınızda, söylediklerinizde insanlar sizin değil de kendilerinin görüş ve düşüncelerini görmek isteyebilirler. Onlara hoş görünmek için bu tuzağa d&uum...

IŞİD'e Bakarak ''İşte Müslümanlar Böyle...'' Diyenle

Editörden / Çarşamba, 8 Ekim 2014 / Tıklanma: 151

News image

    IŞİD'e bakarak ''işte müslümanlar böyle vahşidir, kafa keser, zorla İslam'ı yayar'' diyenlere çok rastlıyorum son dönemde. Müslüman ahlakının Kuran'a g&oum...

Gönüller Sultanı Osmanlı

Aziz Dolu Atabey / Çarşamba, 8 Ekim 2014 / Tıklanma: 183

News image

  Osmanlı Devleti, tarihin gördüğü en büyük, en kudretli ve de en istikrarlı cihan (dünya) devletidir. Kendisiyle kıyaslanan devletlerle karşılaştırıldığında, ne Emevîler gibi saman alevine benzer ne de Roma gibi, bir iki imparatorun kalp...

Gezer Gönül Gezer

Ahmet Kölecioğlu / Salı, 7 Ekim 2014 / Tıklanma: 138

News image

  gezer gönül gezer bir an olur dağlarda  gezer gönül gezer bir an olur yeşil bağlarda  bir an olur bazan çölde gezer bazan sahrada  yanar özlem yanar hasret alev alev bağrınd...

Düşündüren Sözler-31

Ömer Faruk Hüsmüllü / Perşembe, 2 Ekim 2014 / Tıklanma: 150

News image

       *Kime sorsan çiçekleri sevdiğini söyler, ama gene de çiçekleri koparıp öldürmekten geri durmaz. Bu nasıl bir sevgi acep! Çiçeklerin de yaşlanarak ölm...

Mohaç'ın Yüz Atlısı Irak'a

ORHAN AFACAN / Çarşamba, 1 Ekim 2014 / Tıklanma: 143

News image

    Mezhep, etnik kavgası içlendi usul, usul. Yönetimin baskısı sonucu halk yoksul Altın tepsi içinde sunuldu yazık Musul. Konsolosluk baskını getirdi çok güvence. Çelik, ç...

Her Gerçeğin Aslı Hakikat

Ahmet Kölecioğlu / Çarşamba, 1 Ekim 2014 / Tıklanma: 145

News image

  sulandırılmış aşk kurumuş kalbin pınarı olamaz olamaz canlandıramaz can vermez   çoraksa toprak yağmur nafile paslı teneke yığını olamaz define ruhsuz beden sarılır elbet kefene muhtaçtır ...

Düşündüren Sözler-30

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazar, 28 Eylül 2014 / Tıklanma: 152

News image

       *Evrensel zekânın sınırlarını, sahip olduğum bu zekâ ile kavrayamam. Sadece evrensel bir zekânın var olduğunu bilirim.      *İnsanlık için en büyük tehli...

DÖRTLÜK

Dursun BAŞĞUT / Cumartesi, 27 Eylül 2014 / Tıklanma: 159

News image

    Gitmene gerek kalmaz ne hoca ne hekime Gerçek seven bulursan aşk seni zehirlemezmiş Ödün vermek lazımsa hep karşıdan bekleme, Az bir fedakarlık da senin yapman lazımmış, Her şeyi dert edi...

SONBAHARLAR BAHANE (Şiir)

Dursun BAŞĞUT / Cuma, 26 Eylül 2014 / Tıklanma: 145

News image

Her sevdadan enkaz var, hiç bir şey gitmiyor hoşa. Akıl baştan çıktı ise gönül ondan virane. serde ayrılık varsa, Eylülü beklemek boşa. Yaprak daldan soğuduysa Sonbaharlar bahane. Laçka...

Düşündüren Sözler-29

Ömer Faruk Hüsmüllü / Cuma, 26 Eylül 2014 / Tıklanma: 140

News image

       *Sen aç yüreğini; giren girer, çıkmak isteyen de çıkar. Orasına sen karışma!      *Düşündüklerim de günah sayılıyorsa, vay ki benim halime va...

ZAMANE EVLADI (Şiir)

Dursun BAŞĞUT / Cuma, 26 Eylül 2014 / Tıklanma: 137

News image

  Ders çalış dedikçe kitap açmazsın Televizyon açık gece yatmazsın Gözün açıp bir haline bakmazsın Sende çocuksun he vah bana bana Ne dikiş, nakış var ne dantel, oya El...

Alışverişimi Kendimden Yapıyorum

Osman Öcal / Cuma, 26 Eylül 2014 / Tıklanma: 242

News image

    Türkiye’de yıllardır uygulanan bir alışveriş taktiği vardır ki bu taktik dışında kalmak neredeyse olanaksız hale gelmiştir.    Eskiden çarşıya pazara çıkıldığı zaman özellikle ...

Aklın Yolu

Aziz Dolu Atabey / Cuma, 26 Eylül 2014 / Tıklanma: 214

News image

    Din başlı başına bir ihtiyaçtır. İnanma ihtiyacı ruh ve beden sağlığı için hayati önem taşır. Bu nedenledir ki insanlara sağlıklı bir din eğitimi verilmesi zorunludur. Doğru dürüst dinî...

Biliyorum Usandığını

Ahmet Kölecioğlu / Cuma, 26 Eylül 2014 / Tıklanma: 140

News image

  nere gidem gönül ben nasıl edem  yaşadığın türlü türlü hallerden  biliyorum artık usandığını  hallerden habersiz zalım kullardan  yürüyorsun engel dolu yol...

Söyle Zalım Söyle

Ahmet Kölecioğlu / Perşembe, 25 Eylül 2014 / Tıklanma: 150

News image

    sarardım sevdandan soldum yıllarca  dile geldim seherlerde bülbülce  yaşadım aşkını her gün kendimce  daha ne yapayım söy...

OSMANLI ADALETİNDE ABD'SİZ BİR DÜNYA --13--

Dursun BAŞĞUT / Çarşamba, 24 Eylül 2014 / Tıklanma: 156

News image

        ----------------------------  Lütfen ilk bölümlerini de okuyunuz ------------------------------------------ ŞİRVAN ŞAH’TAN GELEN ELÇİ     Selim ...

BİLEN BİLİR (Şiir)

Dursun BAŞĞUT / Çarşamba, 24 Eylül 2014 / Tıklanma: 146

News image

Öyle bir kavgadayım,  Kavgaya giren bilir.  Her yanımda yara var,  Tekmeyi yiyen bilir.  Bende ne aşk acısı,  Ne ayrılık sancısı,  Beni yıkan hangisi,  Elimden tutan bilir.  ...

KADIN – ERKEK (Şiir)

Dursun BAŞĞUT / Çarşamba, 24 Eylül 2014 / Tıklanma: 141

News image

  Cana can olur, yüreğe sultan. Bir gün yar olur ertesi gün ağyar Hoş bakarsan onda seni görürsün Ya sefil olursun yada bahtiyar   Biri candır, diğeri cana canan. Abin olur k...

Bülbül Sabreyle

Ahmet Kölecioğlu / Çarşamba, 24 Eylül 2014 / Tıklanma: 146

News image

  bir bülbül feryadı duydum seherin şafak vaktinde kuruyan gülünü gördüm sallanıyordu dalında çaresiz bir perişanlık vardı bülbülün halında ağlama bülbü...

Sensiz Tat Vermiyor

Ahmet Kölecioğlu / Salı, 23 Eylül 2014 / Tıklanma: 147

News image

    yaşadığım hayat sensiz tat vermiyor gonca ne anlamı var yaşamın sen yanımda olmayıca her saniye her nefeste bakıp seni görmeyince ne anlamı var dünyanın her gün seni sarmayınca ne yapayım bağ ba...

GEL ARTIK (Şiir)

Dursun BAŞĞUT / Salı, 23 Eylül 2014 / Tıklanma: 151

News image

  Hasret çektiğim sensin, vuslatımda sen ol Bağrıma İyi olmaz yaralar sardın ya, Dermanımda sen ol. Sen ol gümanım, neşem, arzum, isteğim Olacaksan ecelimde sen ol Ama gel   Büyü...

Düşündüren Sözler-28

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazartesi, 22 Eylül 2014 / Tıklanma: 150

News image

       *Ne yazık ki düşünce kirliliğini temizleyecek bir sabun yok…      *Cehalet ışık geçirmeyen kalın bir örtüdür. O nedenle cahilleri aydınlatmaya &ccedi...

UYAN EY HALKIM!!!

Tahsin Melan / Pazar, 21 Eylül 2014 / Tıklanma: 188

News image

  Değerli okurlarım, uzun bir aradan sonra tekrar sizlerle olmaktan onur duyuyorum. Tekrar buluşurken kaleme alacağım başka konularım, tasarılarım vardı ama olmadı. Olayların, gelişmelerin aldığı boyut insanı çileden çı...

İnan Sevmem

Ahmet Kölecioğlu / Pazar, 21 Eylül 2014 / Tıklanma: 158

News image

    sevmem artık seni sevmem  sana bağlanıpta kalmam  daha seni hiç aramam  aramam inan aramam  bunca zaman çok b...

Eylül Yağışlı Ankara

Gülay Göktürk / Cumartesi, 20 Eylül 2014 / Tıklanma: 166

News image

    ... Ankara hırçın yağmurlu bir gün daha yaşıyordu aylardan Eylül günlerden ertelenmiş bir Cumartesi pencerede cam güzelleri tenlerde özlem yağmurları içlerinde alpe...

Derman Bulamıyorlar

Ahmet Kölecioğlu / Cumartesi, 20 Eylül 2014 / Tıklanma: 154

News image

        uzansam yıldızlar avuçlarımda gibi ilhamın doluca cana sevdan bir ırmak olup akıyor damarda sana susamış kana ...

Onun İçin Seviyorum

Ahmet Kölecioğlu / Cuma, 19 Eylül 2014 / Tıklanma: 163

News image

  gülün güzelliğindeki saflığını sade samimiyetiyle  bülbüle sunduğu gibi  kalbindeki güzelliği bana sunuş biçimin  onun için seviyoru seni  bülbül&...

Beklentisiz Sevgi

Gülay Göktürk / Perşembe, 18 Eylül 2014 / Tıklanma: 197

News image

      ........ seni sevdiğim için özür dilerim mutluluk           Beklentisiz sevgi ! korkusuz koşulsuz hatasız noksansız kimsesiz kimsi...

GÜZEL DÜŞLER GÖRECEĞİZ

Onur Çetin / Perşembe, 18 Eylül 2014 / Tıklanma: 163

News image

  bu gece güzel düşler göreceğiz çocuklarım umutlarımız yeşermeden doğacak güneş doğan güneşe her sabak kürek çekerek... anlatacaksınız güzel insanların düşler kasabasında...

Çalışma Şartları ve Özlükler Akademi ve Bilimin Alty

Pof. Dr. İbrahim ORTAŞ / Perşembe, 18 Eylül 2014 / Tıklanma: 168

News image

 Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ, Çukurova üniversitesi öğretim üyesi, iortas@cu.edu.tr, https://www.facebook.com/iortas, Tweeter; İbrahim ORTAŞ ?@iortas   Üniversiten...

Şu Alemi Tanımaz Oldum

Ahmet Kölecioğlu / Perşembe, 18 Eylül 2014 / Tıklanma: 155

News image

  yüreğimde öyle bir sancı var ki öldürüyor beni her gün çok türlü düşünüyorum hep bir çıkmazdayım çırpındıkça batıyorum çok türl&uu...

Çete Ayşe

Osman Öcal / Çarşamba, 17 Eylül 2014 / Tıklanma: 180

News image

      Her yeri şehit kanıyla bulanmış Anadolu’nun yeniden vatan edinilmesinde rol oynayan Türk kadınlarının kemiklerini sızlatırken, bir hanım kardeşimiz kahraman ve öncü Türk kadınlarının hayat hi...

Aklınıza Mukayyet Olun

Aziz Dolu Atabey / Çarşamba, 17 Eylül 2014 / Tıklanma: 200

News image

  Pek televizyon seyretmem. Haberleri ve Tarih, Edebiyat, Toplumbilimi ile ilgili belgesel ağırlıklı sunumları (program) denk geldikçe izlememi saymazsak tabi… Geçenlerde, elimde kumanda aleti, televizyonun karşısına oturmuş bir ka...

Hüsn ü Aşk Mesnevisi/ Şeyh Galip

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

 

 
 
 
 
Hüsn ü Aşk'ın Konusu:
Agâz-ı Dâstân-ı Benî Muhabbet
Beni Muhabbet Hikâyesinin Başlangıcı
 
Dil-zinde-i feyz-i Şems-i Tebrîz
Ney-pâre-i hâme-i şeker-rîz
Tebrizli. Şems'in feyziyle gönlü diri olan ve şekerler döken kamış parçası kalem,
 
Bu resme koyup beyân-ı aşkı
Söyler bana dâstân-ı aşkı
Aşkı anlatışı bu tarza dökerek bana, aşk destanını söyler :
 
Kim vardı Arab'da bir kabîle
Mustecmi'-i haslet-i cemîle
Araplarda bütün temiz huylara sahip bir kabile vardı.
 
Ser-levha-i defter-i fütüvvet
Ser-hayl-i Arab Benî Mahabbet
Fütüvvet defterinin başlığı olan, Arap boylarının başı bulunan bu kabile, "Benî muhabet" yani Sevgioğulları        kabilesi idi.
 
Amma ne kabîle kıble-i derd
Bilcümle siyâh-baht u rû-zerd
Ama ne kabîleydi? Dert kıblesi; bütün halkı kara bahtlı, sarı yüzlüydü.
 
Giydikleri âftâb-ı temmûz
İçtikleri şu-le-i cihân-sûz
Giydikleri temmuz güneşi; içtikleri, cihânı yakıp yandıran alevdi.
 
Vadîleri rîk ü şîşe-i gam
Kumlar sağışınca hüzn ü matem
Vadileri kumluk ve gam şişelerinin kırıklarıydı;  kumlar sayısınca da hüzün ve matem vardı.
 
Hargehleri dûd-ı âh-ı hırmân
Sohbetleri ney gibi hep efgân
Çadırları, mahrumiyet âhının  dumanı; sohbetleri de hep ney gibi feryâd ve figandı.
 
Her birisi bir nigâra urgun
Şemşîr gibi dehânı pür-hûn
Her biri, bir güzele vurgundu, hepsinin de ağzı kılıç gibi kanlıydı.
 
Erzâkları belâ-yı nâgâh
Âteş yağar üstlerine her gâh
Rızıkları ansızın gelen belâ idi; üstlerine her an ateş yağardı.
 
Ekdikleri dâne-i şirâre
Biçdikleri kalb-i pâre pâre
Ektikleri  kıvılcım  taneleriydi, biçtikleri paramparça kalpti.
 
Anlar ki kelâma cân verirler
Mecnûn o kabîledendi derler
Söze can verenler, Mecnûn da o kabîledendi derler.
 
Her kim ki belâya mürtekibdir
Elbet ol ocağa müntesibdir
Kim belâya düşmeyi dilerse, elbette o ocağa mensuptur.
 
Satdıkları hep metâ'- cândır
Aldıkları sûziş-i nihândır
Sattıktarı hep can malıydı; aldıklarıysa gizlice yanış.
 
 
 
 
Benî Muhabbet (sevgi oğulları) adındaki Arap kabilesi içinde kabile büyüklerinden birinin bir oğlu; bir başkasının da bir kızı olur. Oğlana Aşk, kıza da Hüsn adını verirler. Kabilenin nişanladıkları bu gençler, Edeb denen okulda Munlâ-yı Cünûn adındaki hocadan ders okudukları sırada birbirlerine âşık olurlar. Bazen içinde Feyz havuzu bulunan Ma'nâ gezinti yerinde buluşmaktadırlar. Buranın mihmandarı olan Suhan bilgili ve yol gösteren bir ihtiyardır. Kabilede Hayret adlı biri, iki sevgilinin bir arada bulunmasına engel olunca birbirinden ayrılan aşıklar Suhan vasıtasıyla mektuplaşırlar. Aşk'ın Gayret adlı bir lalası, Hüsn'ün de İsmet adlı bir dadısı vardır. Aşk, Gayret'in de yardımıyle Hüsn'ü istemeye gider.
 
Fakat, kabile büyükleri, Kalb ülkesine gidip oradaki kimyayı getirmedikçe Hüsn'ü vermeyeceklerini söylerler. O da bunun üzerine Gayret'le yola koyulur. Yolda içine düştükleri derin bir kuyuda karşılaştık- ları bir cadı bunları hapseder. Bu sırada Suhan yetişir ve kuyu dibinde İsm-i A'zam (Allanın en büyük adı) yazılı ipe sarılıp kurtulmalarını söyler. Buradan kurtulduktan sonra yollan Gam harabelerine uğrar. Kış mevsiminin hüküm sürdüğü burada bir cadı Aşk'a gönül verir. O, kabul etmeyince Aşk'ı çarmıha gerdiği sırada gene Suhan yetişir ve Aşk'a Hüsn'den bir kılıç ile bir at; Gayret'ede iki kanat getirir. Yolda gulyabânîlerle savaşırlar. Bu sırada Ateş denizine rastlarlar. Cinler, onun kıyısındaki mumdan gemilere binmelerini teklif ederlerse de kabul etmezler. Buradan kurtulup Çin ülkesine varırlar. O sırada bir dudukuşu şekline bürünen Suhan, Aşk'a, Çin padişahının Hüş-Rübâ adlı kızına kapılırsa Zâtu's- suver kalesine hapsedeceğini söylerse de o, Hüsn'e benzettiği Hüş-Rübâ'ya gönlünü kaptırır. (Aşk aldanmıştır. Huş-Ruba onu sarhoş etmiş kılıcını elinden almıştır ve maddî varlığı, insan benliğini temsil eden Zâtu's-Suver kalesine kapamıştır.) Gayretle burada mahbus kaldıkları sırada gene Suhan yetişir ve Aşk'a kaleyi ateşe vermesini söyler. O da böyle yaparak kurtulurlar. Nihayet, kutlu bir sabah vakti Suhan, bir hekim kılığında gelir ve Aşk'ı Kalb kalesine götürür orada Hüsn'ün sarayına ulaşırlar. O anda Hayret, İsmet, Munlâ-yı Cunûn ve diğerleri gelirler. Ma'nâ gezinti yeri de görünür, işte bu sırada Suhan, cadıyı öldürenin, yolları temizleyenin, hekim kılığına girenin hep kendisi olduğunu, Aşk'a yanlış yol tut- tuğunu ve Aşk'ın Hüsn; Hüsn'ün de Aşk'tan ibaret olduğunu, birliğe ikiliğin sığmadığını anlatır. Sonunda Hayret, Aşk'ı alıp Hüsn'e götürür ve gayp perdeleri (bilinmezlik, sır perdeleri) açılır. Aşk, Hüsn'ün kendisi olduğunu anlar. Yani, kendisi kendisine kavuşur.
 
Hüsn ü Aşk  tasavvufî sembolik bir hikâye olup tasavvufta seyr ü sülûk'u yani dervişlikte olgunluğa erişmek için takip edilen manevî yolculuğu anlatmaktadır. Lügatta seyr, yolculuk; sülük ta bir yola girme, bir tarikata bağlanma anlamına gelmektedir. Daha açık bir ifadeyle seyr ü sülük şudur : Tasavvufta Vahdet-i Vucûd inancına göre Mutlak Varlık telâkki edilen Tanrı'nın zâtî iktizâsı yani dileği zuhur etmektir (meydana çıkmak). Bu zuhur, onun kendisini bilmesidir. Tanrının zuhura olan bu meyli, kendinden kendine olan bir aşktır. Bu âlemin bir varlığı olan insan da insanlık suretine gelinceye kadar Tanrının sıfatlarını yüklenerek önce, bilgi âlemine oradan göklere, sonra su, hava, ateş ve toprak denen dört unsura, oradan cansızlar, bitkiler ve canlılar denen mevâlid âlemine geçmiş ve nihayet insanlık suretini kazanmıştır. Buna göre, zuhurun bir ucu Tanrı, öbür ucu insandır. İnsanın olgunluğa ermesi; aslı olan Tanrıya ulaşması için insanlığa gelinceye kadar maddeten ne kadar âlemden geçmişse; bu sefer manevî bir yolculukla insanlıktan Tanrı makamına yükselmesi, ulaşması gerekir, îşte seyr ü sülük budur.
 
Bu manevî yolculuğa çıkmayanlar tabiat âleminde kalırlar. Manevî yolculuk ise o yolları bilen birinin terbiyesine girmek; iradesini onun iradesine vermekle mümkündür. Tarikata giren bir kişi bağlandığı şeyhin bilgi, irade ve kontrolü altında yaradılışın sırrını ihrâk etmeye çalışır. Mânevî yolculuğa giren kişi, olgunluğa üç durakta, merhalede ulaşır. Birinci durakta bütün işlerin Tanrı işi olduğunu hayır, şer, iyi, kötü diye bir şey olmadığını; ikinci merhalede bütün sıfatların Tanrının tek sıfatı olduğunu; üçüncü merhalede Tanrı zuhurundan ibaret olan kâinatın Tanrıdan ayrı bir varlığı olmadığını anlar, idrak eder. Böylece, olgunlaşan insan, kâinatla Tanrıyı ayrı görmez; hiçbir şeyi inkâr etmemekle braber hiç bir şeye de bağlanmaz.
 
Manevî yolculuğa çıkan kişi yani sâlik bu devre içinde itiyadlarını, alışkanlıklarını terketmeye çalışır az yer, az içer, ibadet eder, zikirde bulunur, kendi nefsini daima kontrol altında tutar, tevekkülün, sabrın, kanâatin anlamlarını anlar. Bunlar, dayanılması müşkil olan şeylerdir. Fakat hakikatte birer imtihandır. Sûfîyi olgunluğa hazırlayan ana esaslara tahammül edemeyen kişi yan yolda kalmış demektir. Tasavvufî eserlerde bunlar, sâlikin karşısına çıkan engeller ve müşkiller olarak tanımlanmaktadır. Hüsn ü Aşk'ta Aşk, bütün engelleri aşmış, olgunluğa ulaşmış ve hakikati anlamıştır.
 
Bu bilgilerden de anlaşıldığına göre Hüsn ü Aşk'takı vak'alar ve şahıslar birer sembolden ibarettir. Hüsn sevilen'i yani mutlak güzelliği; Aşk seveni yani dervişi, manevî yolcuyu; Mekteb-i edeb (edeb okulu) dergâhı; Moll-yı Cunûn mürşidi; Suhan aracıyı, yardımcıyı; Gayret çabayı;  ismet dürüstlüğü, Kalb kalesi gönlü; yoldaki olaylar, felaketler ve gam harabeleri tahammülü; Hûş-Rübâ aklı çelen nefsi; Kalb kalesine yapılan yolculuk sâliktekî nefis mücadelesini ve tarîkatte çileyi temsil etmektedir.
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Mağaranın Kamburu - ÖMER FARUK HÜSMÜLLÜNİFAK - ÖMER FARUK HÜSMÜLLÜ MEMLEKETİMİN DELİLERİ - ÖMER FARUK HÜSMÜLLÜ
AFORİZMALARMAĞARANIN KAMBURU 2. BASKI

Giriş Formu

Dost Siteler

Destan Romanlar

ANADOLU’DAN YÜKSELEN SES
Türkiye Türklerinin İstiklâl Destanı, 192 sayfa .
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL 

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün638
mod_vvisit_counterDün2579
mod_vvisit_counterBu Hafta3217
mod_vvisit_counterGeçen Hafta34296
mod_vvisit_counterBu Ay120743
mod_vvisit_counterGeçen Ay146065
mod_vvisit_counterToplam4948562

Şimdi: 12 misafir var.
IP: 54.91.47.154