Bernard Shaw Diyor ki :

Aptallar, utanılacak bir şey yaptıkları zaman mazeret diye o işi her zaman yaptıklarını söylerler.


Demokratik Deliler Devleti-10

Ömer Faruk Hüsmüllü / Cuma, 26 Aralık 2014 / Tıklanma: 82

News image

       -Ülkeleri deliler idare etmeli!      -Zaten öyle değil mi? **      Gözlerim yan taraftaki ağacın dallarındaki cevizlere takıldı. Ne kadar &ccedi...

Ne Mutlu Sosyetiğim Diyene

Aziz Dolu Atabey / Cuma, 26 Aralık 2014 / Tıklanma: 94

News image

  Allah, kâinatı (evren) insan için, insanı da kendisi için yaratmıştır. Üstelik insanı da bazı vasıflar (özellik) yönünden 'tek' yaratmıştır. İnsanı insan yapan bu eşi benzeri olmama h...

KIŞT DEDİĞİM TAVUKLARIN (Şiir)

Dursun BAŞĞUT / Perşembe, 25 Aralık 2014 / Tıklanma: 131

News image

    Ne ararsın ne sorarsın Ne gerçeksin ne yalansın Hadi hepsi sana kalsın Kışt dediğim tavukların   Saçımı süpürge ettim Anadan atadan geçtim Yumurtasını mı ye...

Demokratik Deliler Devleti (3D) +18)-9

Ömer Faruk Hüsmüllü / Çarşamba, 24 Aralık 2014 / Tıklanma: 141

News image

       -Dahiler, deli midir? Evet!      -Dahilere çocuk gözüyle bakarsanız, onların çok şey bilen deliler olduklarını anlarsınız. **      Gece...

Dr. Hasan AHMET'DEN 2 ŞİİR

Editörden / Pazartesi, 22 Aralık 2014 / Tıklanma: 136

News image

      ARZUM   Ne güzel kurulmuş yaşam düzeni, Affetmez Tanrım zalimi, ezeni. Ah bu alem altüst oldu, bozuldu, Belli değil ki yiyeni, içeni!   Canlılar tama...

Düşündüren Sözler-48

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazartesi, 22 Aralık 2014 / Tıklanma: 133

News image

        *Zaman var mı yok mu bilemiyorum. Çünkü içine girmek istesem giremiyorum, dışına çıkmak istesem çıkamıyorum. Öyleyse zaman, ne var ne de yok!    ...

KORKU:- I

Mustafa Aslan Aksungur / Pazar, 21 Aralık 2014 / Tıklanma: 132

News image

Elimin erdiği parça buçuk kağıtlara not düşmeyi, “El Ulağı” (El habercisi, yardımcısı-yamağı) saymışım. Şimdi, çık bakalım işin içinden çıkabilirsen Aslan Beyim sen...!? Haydi - dedim, yeni bir sayfa açayım da, önüme gelen not...

Düşündüren Sözler-47

Ömer Faruk Hüsmüllü / Cumartesi, 20 Aralık 2014 / Tıklanma: 132

News image

       *Kaybedilenlere verilen aşırı değer yüzünden, kazandıklarımızın gerçek değerini anlayamıyoruz.      *Kaç yaşında olursan ol, hayat hep öğretmendir sen de ö...

Öldürme Benimi / 2

Gülay Göktürk / Cuma, 19 Aralık 2014 / Tıklanma: 131

News image

    Susmalardayım susamıyorum “sus” desende canıma kasteden bu “suskunluğu” susturamıyorum hadi lal olmuş tek başınalığı yaşat ama öldürme benimi   bak öz&uu...

Öldürme Benimi / 1

Gülay Göktürk / Cuma, 19 Aralık 2014 / Tıklanma: 130

News image

    Damla dağlar kadar çoğalıyorum  suskun nağmelerime dalsız budaksız köksüz topraksız susuz yetiştiriyorum yarınlarımı Eylüller ekimlerde bitiyormuş meğer “seni seviyo...

PKK Terör Örgütünün Tunceli Çıkmazı

Osman Öcal / Çarşamba, 17 Aralık 2014 / Tıklanma: 162

News image

      Terör örgütü içerisinde görev alıp bir şekilde örgütten ayrılma zorunda kalan veya dışlanan örgüt elemanları kendi doğrularına göre örgütün ...

VEDA

Sedat Yalçın / Çarşamba, 17 Aralık 2014 / Tıklanma: 158

News image

    Birisi size sevgi ve saygı ile davranmıyorsa, o kişinin sizden uzaklaşması, sizin için bir armağandır. Don Miquel Ruiz   Vedalar hüzünlüdür, ayrılıkları temsil eder. Ancak yaşa...

Düşündüren Sözler-46

Ömer Faruk Hüsmüllü / Salı, 16 Aralık 2014 / Tıklanma: 139

News image

       *Haset insana cezaya gerek yoktur. Çünkü o, kendi içindeki ateşle kendini yakarak zaten cezalandırmaktadır.      *İnsanları alçaltan ya da yükselten ki...

'Yerli Malı ve Tutum Haftası’ Kutlaması Nostalji Değ

Pof. Dr. İbrahim ORTAŞ / Salı, 16 Aralık 2014 / Tıklanma: 141

News image

‘Yerli Malı ve Tutum Haftası’ Kutlaması Nostalji Değil, Bir Anlayış Olmalıdır Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ, Çukurova üniversitesi öğretim üyesi, iortas@cu.edu.tr, https://www.facebook.com/iortas, ...

Çebiş

Gülay Göktürk / Salı, 16 Aralık 2014 / Tıklanma: 154

News image

    ..... dağlar kızı ceylan     Masallar hep evvel zaman içinde kalbur zaman içinde pireler berber develer tellal iken ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken ...

Demokratik Deliler Devleti (3D) +18)-8

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazartesi, 15 Aralık 2014 / Tıklanma: 136

News image

       -Akıllı geçinenler için mola,      -Çünkü şimdi “Deliyim!” diyenlerde sıra… **          Od...

Aldırma

Gülay Göktürk / Pazar, 14 Aralık 2014 / Tıklanma: 153

News image

Aldırma ! nalbant olsan dahi nallayaman katırı nadan olsan dahi bilemezsin bu ahbap hatırını   aldırma ! giden gitsin gelen gelsin bahtıma ne dönerim geri ne giderim ileri ahdıma   aldırma ! dağl...

Düşündüren Sözler-45

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazar, 14 Aralık 2014 / Tıklanma: 141

News image

       *Yaşamınızı anlamlı kılmak için yaptığınız çabalar boşa mı gidiyor? Bir de diğer insanları da yaşamınızın bir parçası olarak kabul edip deneyin.      *Âşık, sara...

Sen Eşittir Ben Demek

Gülay Göktürk / Pazar, 14 Aralık 2014 / Tıklanma: 137

News image

Hani seni sevdiğim gönlüm sessiziliğe kendini gizleyen kahkahalarını doldur küsmelerini topla gel sen eşittir ben demek   sızlıyorsa nefesin beni anlatırken yakıy...

Son Durak

Gülay Göktürk / Pazar, 14 Aralık 2014 / Tıklanma: 145

News image

     Gönüllerimizde coşan bu iman gücü Yüreklerde sallanan o hicret yükü Nereye gittiğini biliyor musun yolcu Senin de bir gün son durağın olacak   Kim bu güne ...

Sonsuza Kadar

Gülay Göktürk / Pazar, 14 Aralık 2014 / Tıklanma: 135

News image

  Bana neler yaptığının farkında mısın gözlerimden akan yaşları anlayabilir misin kalbime inen her damlayı hissedebilirmisin iki kürek arasında bulunan “ o et parçasına” hükmedebilir mis...

Islanıyorum Islak Islak

Gülay Göktürk / Pazar, 14 Aralık 2014 / Tıklanma: 149

News image

Dışarda deli dalgalar içerde fırtınalar   ruhum kendine sarılmakta ıslak   zaman yollarına sulu sepken yağmakta çözülmemiş sevdamın fotoğraf sergisi ıslak ...

Öfkeyle Kalkan Zarardadır

Gülay Göktürk / Cumartesi, 13 Aralık 2014 / Tıklanma: 143

News image

        Hayat zalim çarkını dönderirken acılarınıda yaşatarak akıtıyor elbette yaşam akışına mani olmayız ama yaşam akışını akıl ile değil aklı selim ile yönlendirebiliriz   ve .... kesin ...

Ortadoğu’nun Şekli Değişiyor Arap Baharı Kışa Dönüyo

Editörden / Cumartesi, 13 Aralık 2014 / Tıklanma: 130

News image

  Ortadoğu’nun Şekli Değişiyor Arap Baharı Kışa Dönüyor? Ortadoğu’daki genel duruma baktığımızda İsrail’le kalıcı barışın olmadığını görüyoruz. Irak ve Suriye’de IŞİD istikrarsızlığı.&...

Gizemli Narçiçeğim

Gülay Göktürk / Cuma, 12 Aralık 2014 / Tıklanma: 145

News image

  Hayat zaman içinde yer arıyor zaman ve zamansızlık zamanla koşuşuyor mevsimler meydan okuyor direnerek zamana mevsimlere meydan okuyor narçiçeğim ve ... direniyor yıllarım narlana...

YETER

Selahattin Ölmez / Cuma, 12 Aralık 2014 / Tıklanma: 148

News image

    YETER Yaşam yok olmaz bitsin desende Sevgin mekân bulmuş gönlümde Sana sunacağım güller elimde Gözünü açarak, bir baksan yeter. Saygı ve sevgiyi ben sende g&...

BEN BAYRAM EDİM

Selahattin Ölmez / Cuma, 12 Aralık 2014 / Tıklanma: 147

News image

  BEN BAYRAM EDİM Yıllarca seviyorken, ben seni Nasıl birden durur, bu sevgi seli Sen durdurursun benim çilemi Sen bir el salla, ben bayram edim Bülbül kırılır mı, sevdiği güle Hep yolunu...

BEBEĞE SESLENİŞ

Selahattin Ölmez / Cuma, 12 Aralık 2014 / Tıklanma: 143

News image

  BEBEĞE SESLENİŞ Hoş geldin yavrum Biliyor musun? Ben seni, küçücük serçe yüreğiyle sevdim Özlemin, büyüdü hep gönlümde Karanlık gecelerde, masmavi d&uu...

Aşk Benim Zümrütü Anka Ben

Gülay Göktürk / Perşembe, 11 Aralık 2014 / Tıklanma: 140

News image

   Yedi tepeli özmenistan ağlarımın şifresini çözmeye çalışan anka kuşu yolculuğum kafdağın eteklerinde dinleniyor gelen her bir kuş anak olmuş boğuyor var gücümle direniyorum her...

YÜREĞİM YANIYOR

Dursun BAŞĞUT / Çarşamba, 10 Aralık 2014 / Tıklanma: 149

News image

Hani gittin ya; Bir zemheri soğuğunda Kar yağarken yüreğime, Nereye bile gittiğini bilmeden.   El sallıyordun giderken Siyah bir arabanın Buğulu camlarının ardından Benim nasıl baktığımı görmeden...

OSMANLI ADALETİNDE ABD'SİZ BİR DÜNYA --14--

Dursun BAŞĞUT / Çarşamba, 10 Aralık 2014 / Tıklanma: 152

News image

 ----------------------------  Lütfen ilk bölümlerini de okuyunuz ------------------------------------------   YENİ BİR SEFER HAZIRLIĞI   Yavuz’un saray duvarlarını çınlatmasında...

Bilemem / 2

Gülay Göktürk / Çarşamba, 10 Aralık 2014 / Tıklanma: 166

News image

Bilemem ! nerde ne zaman hangi ağaçdan yapılmış yeşil sandukam içinde tabutum bildiğim odur kütük değişmeyen kütük Bilemem ! nerde ne zaman hangi musalladan gider üstünde süslü bebek kendi yurduna bir gün bildiğim odur arkas...

Düşündüren Sözler-44

Ömer Faruk Hüsmüllü / Salı, 9 Aralık 2014 / Tıklanma: 138

News image

       *Engelsiz yol hiç yoktur; daha doğrusu ilk başta her yol engel doludur. Engelsiz bir yol arayan bulduysa, şunu bilmeli ki o yolu engelsiz hale getiren mutlaka birileri vardır.     ...

GÜNAH

Onur Çetin / Salı, 9 Aralık 2014 / Tıklanma: 141

News image

                           Allah'ım ne kadar da güzel yaratıyordun kadınları                    İnsan...

ÇAY

Sedat Yalçın / Salı, 9 Aralık 2014 / Tıklanma: 161

News image

    ÇAY “Az bilirsek bir şeyin doğruluğundan emin olabiliriz, bilgi arttıkça kuşku da artar.  Göethe.   Ülkemizde, sudan sonra, belkide  en fazla tüketilen bir i&...

Düşündüren Sözler-43

Ömer Faruk Hüsmüllü / Pazartesi, 8 Aralık 2014 / Tıklanma: 142

News image

       *Kadınlar günü, engelliler günü, yaşlılar günü gibi… Hemen hemen her şeyin bir “gün”ü var. Bunları geçiniz; yaptıkları sadece göz boyamadan i...

Kıbrıs Meselesi

Aziz Dolu Atabey / Pazartesi, 8 Aralık 2014 / Tıklanma: 174

News image

  Kimileri yavru vatan der, bebe yurt der gibi. Bebe ama büyüdükçe Rum papazların uykuları kaçıyor, Türkler adayı hepten alacak diye… 1974’de de altlarına kaçırmışlardı. Bugünlerde adanın güneyi aç be aç, sersefil bir hâlde b...

T_özümde İçsel Varlığın

Gülay Göktürk / Pazartesi, 8 Aralık 2014 / Tıklanma: 149

News image

  Dürüstlük hayatımızın akışına ekilen bir onur bahçesidir ne yaşanıyor ne yaşanmıyorsa er yada geç olacaktır önce kendimize dürüst olmalıyız derinlerde yatan kimliğimiz kendi...

Liman / 1

Gülay Göktürk / Pazartesi, 8 Aralık 2014 / Tıklanma: 148

News image

  .....suskun bekleyişlere     Bazen içimizdekileri haykırmak isteriz ama tek yapabildiğimiz yazmaktır hayallerimizi yazmak aşamadıklarımızı yazmak yazamadıklarımızı yazmak yaşayamadı...

EFKAR

Onur Çetin / Pazar, 7 Aralık 2014 / Tıklanma: 158

News image

                    Limanda bir çay içelim seninle                 Sonra martılara simit atıp         &n...

Hüsn ü Aşk Mesnevisi/ Şeyh Galip

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

 

 
 
 
 
Hüsn ü Aşk'ın Konusu:
Agâz-ı Dâstân-ı Benî Muhabbet
Beni Muhabbet Hikâyesinin Başlangıcı
 
Dil-zinde-i feyz-i Şems-i Tebrîz
Ney-pâre-i hâme-i şeker-rîz
Tebrizli. Şems'in feyziyle gönlü diri olan ve şekerler döken kamış parçası kalem,
 
Bu resme koyup beyân-ı aşkı
Söyler bana dâstân-ı aşkı
Aşkı anlatışı bu tarza dökerek bana, aşk destanını söyler :
 
Kim vardı Arab'da bir kabîle
Mustecmi'-i haslet-i cemîle
Araplarda bütün temiz huylara sahip bir kabile vardı.
 
Ser-levha-i defter-i fütüvvet
Ser-hayl-i Arab Benî Mahabbet
Fütüvvet defterinin başlığı olan, Arap boylarının başı bulunan bu kabile, "Benî muhabet" yani Sevgioğulları        kabilesi idi.
 
Amma ne kabîle kıble-i derd
Bilcümle siyâh-baht u rû-zerd
Ama ne kabîleydi? Dert kıblesi; bütün halkı kara bahtlı, sarı yüzlüydü.
 
Giydikleri âftâb-ı temmûz
İçtikleri şu-le-i cihân-sûz
Giydikleri temmuz güneşi; içtikleri, cihânı yakıp yandıran alevdi.
 
Vadîleri rîk ü şîşe-i gam
Kumlar sağışınca hüzn ü matem
Vadileri kumluk ve gam şişelerinin kırıklarıydı;  kumlar sayısınca da hüzün ve matem vardı.
 
Hargehleri dûd-ı âh-ı hırmân
Sohbetleri ney gibi hep efgân
Çadırları, mahrumiyet âhının  dumanı; sohbetleri de hep ney gibi feryâd ve figandı.
 
Her birisi bir nigâra urgun
Şemşîr gibi dehânı pür-hûn
Her biri, bir güzele vurgundu, hepsinin de ağzı kılıç gibi kanlıydı.
 
Erzâkları belâ-yı nâgâh
Âteş yağar üstlerine her gâh
Rızıkları ansızın gelen belâ idi; üstlerine her an ateş yağardı.
 
Ekdikleri dâne-i şirâre
Biçdikleri kalb-i pâre pâre
Ektikleri  kıvılcım  taneleriydi, biçtikleri paramparça kalpti.
 
Anlar ki kelâma cân verirler
Mecnûn o kabîledendi derler
Söze can verenler, Mecnûn da o kabîledendi derler.
 
Her kim ki belâya mürtekibdir
Elbet ol ocağa müntesibdir
Kim belâya düşmeyi dilerse, elbette o ocağa mensuptur.
 
Satdıkları hep metâ'- cândır
Aldıkları sûziş-i nihândır
Sattıktarı hep can malıydı; aldıklarıysa gizlice yanış.
 
 
 
 
Benî Muhabbet (sevgi oğulları) adındaki Arap kabilesi içinde kabile büyüklerinden birinin bir oğlu; bir başkasının da bir kızı olur. Oğlana Aşk, kıza da Hüsn adını verirler. Kabilenin nişanladıkları bu gençler, Edeb denen okulda Munlâ-yı Cünûn adındaki hocadan ders okudukları sırada birbirlerine âşık olurlar. Bazen içinde Feyz havuzu bulunan Ma'nâ gezinti yerinde buluşmaktadırlar. Buranın mihmandarı olan Suhan bilgili ve yol gösteren bir ihtiyardır. Kabilede Hayret adlı biri, iki sevgilinin bir arada bulunmasına engel olunca birbirinden ayrılan aşıklar Suhan vasıtasıyla mektuplaşırlar. Aşk'ın Gayret adlı bir lalası, Hüsn'ün de İsmet adlı bir dadısı vardır. Aşk, Gayret'in de yardımıyle Hüsn'ü istemeye gider.
 
Fakat, kabile büyükleri, Kalb ülkesine gidip oradaki kimyayı getirmedikçe Hüsn'ü vermeyeceklerini söylerler. O da bunun üzerine Gayret'le yola koyulur. Yolda içine düştükleri derin bir kuyuda karşılaştık- ları bir cadı bunları hapseder. Bu sırada Suhan yetişir ve kuyu dibinde İsm-i A'zam (Allanın en büyük adı) yazılı ipe sarılıp kurtulmalarını söyler. Buradan kurtulduktan sonra yollan Gam harabelerine uğrar. Kış mevsiminin hüküm sürdüğü burada bir cadı Aşk'a gönül verir. O, kabul etmeyince Aşk'ı çarmıha gerdiği sırada gene Suhan yetişir ve Aşk'a Hüsn'den bir kılıç ile bir at; Gayret'ede iki kanat getirir. Yolda gulyabânîlerle savaşırlar. Bu sırada Ateş denizine rastlarlar. Cinler, onun kıyısındaki mumdan gemilere binmelerini teklif ederlerse de kabul etmezler. Buradan kurtulup Çin ülkesine varırlar. O sırada bir dudukuşu şekline bürünen Suhan, Aşk'a, Çin padişahının Hüş-Rübâ adlı kızına kapılırsa Zâtu's- suver kalesine hapsedeceğini söylerse de o, Hüsn'e benzettiği Hüş-Rübâ'ya gönlünü kaptırır. (Aşk aldanmıştır. Huş-Ruba onu sarhoş etmiş kılıcını elinden almıştır ve maddî varlığı, insan benliğini temsil eden Zâtu's-Suver kalesine kapamıştır.) Gayretle burada mahbus kaldıkları sırada gene Suhan yetişir ve Aşk'a kaleyi ateşe vermesini söyler. O da böyle yaparak kurtulurlar. Nihayet, kutlu bir sabah vakti Suhan, bir hekim kılığında gelir ve Aşk'ı Kalb kalesine götürür orada Hüsn'ün sarayına ulaşırlar. O anda Hayret, İsmet, Munlâ-yı Cunûn ve diğerleri gelirler. Ma'nâ gezinti yeri de görünür, işte bu sırada Suhan, cadıyı öldürenin, yolları temizleyenin, hekim kılığına girenin hep kendisi olduğunu, Aşk'a yanlış yol tut- tuğunu ve Aşk'ın Hüsn; Hüsn'ün de Aşk'tan ibaret olduğunu, birliğe ikiliğin sığmadığını anlatır. Sonunda Hayret, Aşk'ı alıp Hüsn'e götürür ve gayp perdeleri (bilinmezlik, sır perdeleri) açılır. Aşk, Hüsn'ün kendisi olduğunu anlar. Yani, kendisi kendisine kavuşur.
 
Hüsn ü Aşk  tasavvufî sembolik bir hikâye olup tasavvufta seyr ü sülûk'u yani dervişlikte olgunluğa erişmek için takip edilen manevî yolculuğu anlatmaktadır. Lügatta seyr, yolculuk; sülük ta bir yola girme, bir tarikata bağlanma anlamına gelmektedir. Daha açık bir ifadeyle seyr ü sülük şudur : Tasavvufta Vahdet-i Vucûd inancına göre Mutlak Varlık telâkki edilen Tanrı'nın zâtî iktizâsı yani dileği zuhur etmektir (meydana çıkmak). Bu zuhur, onun kendisini bilmesidir. Tanrının zuhura olan bu meyli, kendinden kendine olan bir aşktır. Bu âlemin bir varlığı olan insan da insanlık suretine gelinceye kadar Tanrının sıfatlarını yüklenerek önce, bilgi âlemine oradan göklere, sonra su, hava, ateş ve toprak denen dört unsura, oradan cansızlar, bitkiler ve canlılar denen mevâlid âlemine geçmiş ve nihayet insanlık suretini kazanmıştır. Buna göre, zuhurun bir ucu Tanrı, öbür ucu insandır. İnsanın olgunluğa ermesi; aslı olan Tanrıya ulaşması için insanlığa gelinceye kadar maddeten ne kadar âlemden geçmişse; bu sefer manevî bir yolculukla insanlıktan Tanrı makamına yükselmesi, ulaşması gerekir, îşte seyr ü sülük budur.
 
Bu manevî yolculuğa çıkmayanlar tabiat âleminde kalırlar. Manevî yolculuk ise o yolları bilen birinin terbiyesine girmek; iradesini onun iradesine vermekle mümkündür. Tarikata giren bir kişi bağlandığı şeyhin bilgi, irade ve kontrolü altında yaradılışın sırrını ihrâk etmeye çalışır. Mânevî yolculuğa giren kişi, olgunluğa üç durakta, merhalede ulaşır. Birinci durakta bütün işlerin Tanrı işi olduğunu hayır, şer, iyi, kötü diye bir şey olmadığını; ikinci merhalede bütün sıfatların Tanrının tek sıfatı olduğunu; üçüncü merhalede Tanrı zuhurundan ibaret olan kâinatın Tanrıdan ayrı bir varlığı olmadığını anlar, idrak eder. Böylece, olgunlaşan insan, kâinatla Tanrıyı ayrı görmez; hiçbir şeyi inkâr etmemekle braber hiç bir şeye de bağlanmaz.
 
Manevî yolculuğa çıkan kişi yani sâlik bu devre içinde itiyadlarını, alışkanlıklarını terketmeye çalışır az yer, az içer, ibadet eder, zikirde bulunur, kendi nefsini daima kontrol altında tutar, tevekkülün, sabrın, kanâatin anlamlarını anlar. Bunlar, dayanılması müşkil olan şeylerdir. Fakat hakikatte birer imtihandır. Sûfîyi olgunluğa hazırlayan ana esaslara tahammül edemeyen kişi yan yolda kalmış demektir. Tasavvufî eserlerde bunlar, sâlikin karşısına çıkan engeller ve müşkiller olarak tanımlanmaktadır. Hüsn ü Aşk'ta Aşk, bütün engelleri aşmış, olgunluğa ulaşmış ve hakikati anlamıştır.
 
Bu bilgilerden de anlaşıldığına göre Hüsn ü Aşk'takı vak'alar ve şahıslar birer sembolden ibarettir. Hüsn sevilen'i yani mutlak güzelliği; Aşk seveni yani dervişi, manevî yolcuyu; Mekteb-i edeb (edeb okulu) dergâhı; Moll-yı Cunûn mürşidi; Suhan aracıyı, yardımcıyı; Gayret çabayı;  ismet dürüstlüğü, Kalb kalesi gönlü; yoldaki olaylar, felaketler ve gam harabeleri tahammülü; Hûş-Rübâ aklı çelen nefsi; Kalb kalesine yapılan yolculuk sâliktekî nefis mücadelesini ve tarîkatte çileyi temsil etmektedir.
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Mağaranın Kamburu - ÖMER FARUK HÜSMÜLLÜNİFAK - ÖMER FARUK HÜSMÜLLÜ MEMLEKETİMİN DELİLERİ - ÖMER FARUK HÜSMÜLLÜ
AFORİZMALARMAĞARANIN KAMBURU 2. BASKI

Giriş Formu

Dost Siteler

Destan Romanlar

AVDA KAZANILAN DOST
Başkurt ve Kazak Türklerinin Kozı Körpeş Bayan Suluv Destanı, 120 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL 
 

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün3740
mod_vvisit_counterDün21029
mod_vvisit_counterBu Hafta53317
mod_vvisit_counterGeçen Hafta54936
mod_vvisit_counterBu Ay181525
mod_vvisit_counterGeçen Ay199539
mod_vvisit_counterToplam5396622

Şimdi: 97 misafir var.
IP: 54.205.122.62