Anthony Robbins Diyor ki:
 
Hayatta ne yapacağını pek çok insan bilir ama bildiğini yapan insanların sayısı çok azdır.


KIRIM TATAR DİLİNİN YENİDEN CANLANMASI ÜZERİNE PROF.ADİLE EMİROVA İLE MÜLAKAT

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

 

Yazan: İnci BOWMAN Türkçe’ye Çeviren: Ertuğrul KARAŞ

Rus dili ve dil bilimi konusunda bir uzman olan Adile Eminova Kırım’da doğdu ve Özbekistan’da eğitim gördü. Alişer Nevai Semerkand Devlet Üniversitesi’nden mezun oldu ve 1969 yılında aynı üniversitede doktora çalışmasını da tamamladı. En iyi bilinen çalışması olan Rus deyimleri konusundaki “Russkaia frazeologiia v kommuniktivnom aspekte” isimli çalışmasını 1988 yılında yayınlandı. Buna ilaveten, Adile Eminova çeşitli sözlük ve kitaplar ile sayısız makalenin yazarıdır. 1990 yılında Kırım’a göç ettikten sonra Kırım Tatar dilinin gelişimi ve canlandırılması hususunda aktif çalışmalarda bulundu. Emirova’nın son yıllarda yayınladığı kitaplar arasında Bekir Çobanzade’nin Kırım Tatar grameri konusundaki çalışmaları ile ilgili bir kitabı (2003), Cengiz Dağcı’nın otobiyografik eseri olan “Hatıralarda Cengiz Dağcı” nın Türkçe’den Rusça’ya çevirisi (2003) ve Rusça-Kırım Tatarca deyimler sözlüğü (2004) vardır. Adile Eminova, Kırım Bilimler Akademisi üyesi, Ukrayna Millî Yazarlar Birliği üyesi ve ayıca Bilim ve Teknolojide Ukrayna’da Tanınmış Bilim İnsanı ünvanını taşır. Profesör Eminova ile 2006 yılının Ağustos ayında Washington DC’yi ziyareti sırasında görüştüm ve kendisiyle aşağıdaki mülakatı yaptım. – İnci Bowman

Adile Emirova

İnci Bowman (İB) – 1944 yılında Kırım Tatarları vatanlarından sürgün edildiklerinde küçük bir kız idiniz. Sürgünle ilgili hatıralarınızdan bazılarını bizimle paylaşır mısınız?

Adile Emirova (AE)- Kırım’dan Kırım Tatarları sürgün edildiklerinde 11 yaşında idim. Pek tabii ki, kendimle ilgili çok şeyi hatırlıyorum. Fakat bu trajik günün hatıralarını yazmaya karar verdiğimde, olaylarla ilgili bazı soruları babama ve kız kardeşime sordum. 1989 yılının sonunda “Nostalji” adını verdiğim hatıralarımı yazdım ve Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te yayınlanan Kırım Tatar gazetesi Lenin Bayragı’na gönderdim. Gönderdiğim metin Kırım Tatarcaya tercüme edildi ve 1 ve 3 Şubat 1990’da iki ayrı sayıda neşredildi. Aşağıdakiler, bu yayından alınmıştır:

Gece yarısı kamyonlara bindirildik ve Ay-Petri’den geçerek demiryolu istasyonuna götürüldük. Aynı gece yük vagonlarına yerleştirildik, askerler dışarıdan kapıları kapadılar ve tren bilinmeyen bir istikamete doğru hareket etti. Kapılar, sadece köy ve kasabaların uzağında açıldı. Tren durduktan sonra vagonlara dönmeyi başaramayan pek çok kimse bu ıssız yerlerde öldüler. Gömmeye izin verilmemesi sebebiyle ölüler, vagonların yakınındaki yol kenarlarına bırakıldılar. Trenden çıkarılmamız ve yerleştirildiğimiz bir devlet çiftliğinin (sovhoz) bulunduğu Taşkent bölgesine varmamız 20 günden fazla zaman aldı. Hiçbir boş ev olmadığından, ilk üç ay ağaçların altında ve yerde yaşadık. Evlerimizden alınıp götürülürken yasaklandığı için fazla giyecek hiçbir elbise ve ayakkabı yanımızda yoktu. Açlıktan ve hastalıktan ölüyorduk. İlgilenen okuyucular, “Kırım ve Kırım Tatarları” adlı internet sitesinde (www.kirimtatar.com) Rusça olarak yayınlanan hatıralarımın tamamına müracaat edebilirler.

İB- Rus dili ve dil bilimi ile ilginiz nasıl başladı ve bu sahadaki katkılarınız nelerdir?

AE- Sürgün yerlerinde hiçbir Kırım Tatar okulu mevcut değildi. Çocuklar sadece Rus ve Özbek okullarına devam ediyorlardı. 1952 yılında liseyi ünvanla bitirdim ve üniversiteye devam etmek istedim. Fakat, kasabamızda hiçbir üniversite yoktu. Diğer bir kasabaya gitmek için Taşkent’teki ana KGB komutanlığı ofisinden özel izin almak gerekiyordu. Yüksek öğrenim görmek isteyen Kırım Tatarlarına genellikle izin verilmiyordu. Bir şans eseri olarak, Semerkand Üniversitesinin Rus Filolojisi bölümüne girdim. Bu sebeple benim özel ilgi alanım Rus dili ve edebiyatıdır.

Rus deyimleri konusundaki araştırmalarım, aynı problemlerle ilgilenen eski SSCB, Almanya, Avusturya, ABD, Bulgaristan ve Hırvatistan gibi ülkelerde bilinmektedir. Rus deyimlerinin bilimsel analizi benim tarafımdan geliştirilmiştir. Halen, Kırım Tatar dilinin yeniden canlandırılması ve çalışılması için Kırım’da filoloji teorisi bilgilerimi kullanabildiğim için Allah’a şükrediyorum

Bu konuda neler yaptım ve yapmaktayım? Kırım Tatarlarının dil yetenekleri gibi, sosyo-linguistik problemler, Kırım ve Ukrayna’daki dilin durumu ve dil politikası konularında çalışmalar yapıyorum. Çeşitli milletlerarası konferanslarda – Moskova, St. Petersburg, Kiev’de birden fazla, Almanya (1993), Avusturya (1995), Japonya (1997), Fransa (2004) ve başka yerlerde sunumlarım oldu. Sözlük ve kitaplar neşrettim. Kırım Tatar dilinin problemleri konularında lisans üstü öğrencilerin araştırmalarında danışmanlık yaptım, Kırım tatar öğrencilerin dil teorileri üzerine konferanslar verdim ve Londra’da yaşayan Kırım Tatar yazarı Cengiz Dağcı’nın eserlerinden bazılarını Türkçe’den Rusça’ya tercüme ettim. Şimdiye kadar, yarısı Kırım Tatar filolojisinin problemlerini konu edinen, farklı mevzulara ait 200’den fazla makalem yayınlandı.

İB- Kırım’a döndükten sonra, belirttiğinize göre, Kırım Tatar dili ile ilgilendiniz. Kırım Tatar dili niçin tehlikededir? Kırım Tatar dilini canlandırmak için şimdiye kadar neler yapıldı ve neler yapılmalıdır?

AE.- Akmescit Üniversitesi’nin rektörünün daveti ile Aralık 1990’da Anavatanım Kırım’a döndüm. Rus Filolojisi Profesörü pozisyonunda çalışmaya başladım. Kırım Tatar Dili ve Edebiyatı bölümü ise, üniversitede aynı yıl kuruldu. Bu bölüm öğrencilerine Rus dili konularında dersler verdim, fakat daima kategorilerini karakterize etmeye ve Rusça ve Kırım Tatar dilleri arasında bir paralellik çizmeye çalıştım. Böylelikle bir Rus dili uzmanı olarak, yavaş yavaş ana dilimizin problemleri üzerinde çalışılmanın gerektiğini gördüm.

Kırım Tatar dili niçin hâlâ tehlike altındadır? İki nesil sürgünde doğdu ve büyüdü. Birkaç Özbek okulu dışında nerdeyse onların tamamı Rus okullarında eğitim gördüler. Çok sayıda karışık evlilikler oldu ve bazı ailelerin çocukları sadece Rusça konuşmaktadırlar. Bu problemle ilgili olarak çalışmalar yaptım ve aşağıdaki sonuçları elde ettim:

Dil yeteneği bakımından Kırım Tatarları başlıca dört gruba ayrılabilir:

· Simetrik iki dil bilenler ki tüm sosyal çevrelerinde hem Rusçayı ve hem de ana dillerini rahat, akıcı şekilde konuşur;

· Asimetrik iki dil bilenler ki sadece ailesinde ana dilini kullanır ve ailesinin de yer aldığı hayatının diğer çevresinde Rusça konuşur;

· Asimetrik iki dil bilenler ki yöresel lehçe ile Kırım Tatar dilini kullanır ve Rusça’ya sınırlı olarak hakimdir;

· Tek dil bilenler ki sadece Rusça’yı veya Kırım Tatarcayı bilir veya kullanır.

İlk ve üçüncü grupta yer alanlar sayısal olarak azınlıktadırlar. Birinci grupta yer alanlar öğretmenler ve Kırım Tatar dili ve edebiyatı eğiticileri, yazarlar ve gazetecilerdir. Üçüncü gruptakiler nispeten yaşlı ve eğitim seviyeleri düşük kesimden meydana gelmektedir. İkinci gruptakiler sayısal olarak en fazla olanlardır ve Rus okulları ve enstitülerinde yüksek eğitim görmüş ve görmekte olup, genç ve orta yaşlılardan ibarettir. Tek dil bilenler birbirine eşit olmayan iki ayrı grupa ayrılmaktadırlar: a) Karışık evlilikler sonucu dünyaya gelen çok sayıdaki çocuklar, genç ve orta yaşlı insanlar (sadece Rusça konuşanlar); b) Rus okullarında eğitim görmeyen, nispeten daha yaşlı bir halkın oluşturduğu küçük bir grup (sadece Kırım Tatarca konuşanlar). İlk iki sosyal grubun temsilcileri için, bir dilden diğerine kalıcı geçiş sadece iletişim içerisinde bulunduğu sosyal çevre ile değil, konuşma eylemi limitleri dahilinde de olur. Konuşma dilleri çok defa “ödünç” alınmış sözcükleri ihtiva eder.

IB- Çoğunlukla Kırım Tatarcayı ana dili olarak kabul eden Kırım Tatarları ev ortamında dahi niçin daha çok Rusça’yı kullanmaktadır?

AE- Bunun sebepleri hem dil ile ilgili ve hem de dil dışıdır. Ana sebep onların zayıf kelime bilgileridir. Kırım Tatar dilinin yeniden canlanması ve gelişim problemlerinin iki bakımdan – Sosyo politik ve dil ile alakalı –açıklamayı isterim.

Dilin canlanma ve gelişiminin sosyo-politik yönü, birbirine bağlı bir kaç problemin çözümünü varsayar.

1. Dilin sosyal statüsünün ayırt edilmesi. Ukrayna anayasasının 10. maddesine göre, Kırım Tatar dili azınlık statüsünde bir dildir, millî bir azınlık dilidir. Pratikte son 10 yılda görüldüğü üzere, bu çeşit statüler, devletten gerekli maddi desteği almamaktadır. Bölgesel ve azınlık dilleri konusundaAvrupa prensiplerinin (2003) Ukrayna tarafından onaylanmasıyla günümüzde azınlık dillerinde önemli gelişmeler olabilir. Bu, dil politikasının dikkate alınması bakımından çok milletli devletlerin periyodik sorumluluğunu önceden varsayar. Örneğin, Ukrayna sosyal politikasının bir parçası olarak kabul edilmesi gibi Avrupa prensiplerinin uygulanması askıdadır.

2. Kırım Tatar dilinde çocukların eğitimi ve çocukluk boyunca eğitimin yaygınlık kazanması. Kırım Tatarca müfredat programlı ilave okullar açılmalıdır. Halen günümüzde okul çağı yaşında toplam sayısı 40,000 kadar olan öğrencinin 5000 civarındaki kısmı için eğitim veren 15 kadar okul vardır. İki Kırım Tatar üniversitesi, Kırım Tatar dili ve edebiyatı öğretmeleri yetiştirmekte ve gerekli eğitim ve profesyonel seviyede edebi kitaplar yayınlanmaktadır.

3.Kırım Tatar dilinin fonksiyonel alanının yayılması. Herhangi bir dilin optimum düzeyde öğrenilmesi sürekli bir dil ortamında olur. Bu ortamın gelişmesinde çeşitli faktörler rol oynar: kitlesel medya, makro ve mikro toponomi, yol işaretleri, ışıklı levhalar, ilanlar, sloganlar vb. Halen Kırım Tatar radyo ve televizyonu sırasıyla iki ve dört saat yayın yapmaktadır ve Kırım Tatarca dört dergi, üç milî gazete yayınlanmaktadır. Orijinal Kırım Tatar toponimisi henüz restore edilmemiştir.

Sosyal-politik yöne ilaveten herhangi bir dilin canlanmasında, dil bilimi de bir rol oynar. Teknolojik olarak dilin yaşamını devam ettiren tüm lehçelerinin toplanması ve korunması, edebi dildeki standartların kodifikasyonu (Bir dilin, belirli bir normda gelişimi ve standardizasyonunun gelişimi, E.K) ve optimizasyonu kadar önemlidir. Günümüzde yetişmiş uzmanların eksikliği ve hükümetten yeterli maddi kaynak temin edilememesinden dolayı bu problemlere değinilememektedir. Kırım Tatar dilinin yeniden canlandırılması için şimdiye kadar yapılan çabalar devam ettirilmelidir. Genel olarak Kırım Tatarlarının Kırım’ın asli halkının dili olarak orijinal durumuna yeniden döndürüleceğine inanıyorum ve bu konuda iyimser davranmak için sebepler vardır.

Allah’ın bana ana vatanıma dönmeye ve millî kültürümüzün temeli olan ana dilimizin yeniden canlanma ve gelişiminde etkili olmama izin verdiği için mutluyum.

_________________________

(*) Mülakat İngilizce olarak 12 April 2007 tarihinde Uluslarası Kırım Komitesi’nin Web sitesinde yayınlanmıştır. http://www.iccrimea.org/reports/emirovainterview.html

kaynak: http://www.fikirdebirlik.com/yazi.asp?yazi=200704007

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

BARIŞÇI ALP
Saka Türklerinin Alp Er Tonga Destanı, 116 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL 
 

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün6856
mod_vvisit_counterDün6109
mod_vvisit_counterBu Hafta12965
mod_vvisit_counterGeçen Hafta39139
mod_vvisit_counterBu Ay57339
mod_vvisit_counterGeçen Ay157243
mod_vvisit_counterToplam18313148

Şimdi: 288 misafir, 4 bots var.
IP: 3.215.182.36