Cenap Şehabettin Diyor ki :

Gençlik çabuk geçer derler, malesef ihtiyarlık da öyle!


Tarihin Çivisini Çıkarmak

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

 

Herkesin malumu olduğunu sandığım ama kimin tarafından net olarak söylendiği belli olmayan bir sözde şöyle denir: “Bir mıh bir nalı kurtarır/Bir nal bir atı, bir at bir komutanı/Bir komutan bir orduyu/Bir ordu bir ülkeyi kurtarır.”

Bu sözün bir de tersi söylenir. Yani; mıh giderse nal düşer, nal düşerse at tökezler, at yıkılırsa komutan düşer, komutan ölürse ordu dağılır, ordu dağılırsa ülke tehlikeye düşer, ne olursa bir mıh yüzünden olur.

Bu sözlerde bir çivinin iyi ya da kötü anlamda nelere sebep olabileceğinin ilerisinde daha köklü ve zengin anlamlar olduğu, mesajlar vermek istediği bir gerçektir. Eğer bu sözü asırlara uzanan tarihimizin yaklaşık bir asır zaman dilimi içerisinde geçmiş olan binlerce olaydan sadece birine uygulamaya çalışıldığında bile neredeyse düzeltilmesi mümkün olmayan yanlışlıklar batağına götürdüğü görülmektedir.  Öyle ki bu bataklığın hiçbir ayırım yapmadan herkesi kendi dibine doğru çektiği bile söylenebilir.

Sadede gelelim. Olay şu:

Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey 11 Haziran 1915-23 Nisan 1916 tarihleri arasında görev yapmış olduğu zaman içerisinde çıkmış olan Ermeni olaylarından ve tehcirden dolayı sorumlu tutularak 7 Ocak 1919 tarihinde tutuklanır. Meşhur Bekirağa Bölüğü’ne gönderilir. Kurulmuş olan Harp Divanında 5 Şubat 1919 tarihinde yargılanmaya başlanır. Mahkeme birçok şahidi dinler. Bazıları da çeşitli sebeplerden dolayı o dönem şartları içerisinde gelemediğinden veya getirilmediğinden onların şahitlikleri yazılı olarak istenir. Mahkemeye yazılı olarak gönderilen yazılı ifadeler bu şekilde değerlendirilir. İşte konumuzun çivisi denebilecek husus bu noktada devreye girer.

Kemal Bey’in Yozgat ve Boğazlıyan’da görev yaptığı zamanda görevde bulunan Yozgat Müftüsünün yazılı şahitliğine başvurulur ve o da ifadesini yazılı olarak gönderir. Kaynakların işaret ettiğine göre müftünün aslında aleyhte ya da lehte bir ifadesinin olmadığı, sadece bazı Ermenilerin öldürüldüğünü duyduğunu, yazdığı ifade edilir.

Buraya kadar tamam… Henüz bir problem yok. Ancak bir nokta var ki çivi burada sökülmeye çalışılmaktadır. Kaynaklarda müftünün adı tam olarak verilmezken, ne hikmettir bilinmiyor bazılarınca özellikle bir isim verilir. Bu isim Mehmet Hulusi Efendi’dir. Ancak mesele bu şekilde kapanmaz, kapatılmaz. Aynı yanlış bilgilere dayanarak birçok gazete yazarı, internet sayfaları yayınladıkları yazılarla aynı şahsı, güya yapmış olduğu yalancı şahitlikle Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’in idamına sebep olan bir hain olarak tekrarlayıp durmuşlardır. İşin garibi bu yanlışlıklar dizisi kaynak gösterilerek yanlışlık pekiştirilme yoluna sokulmuştur.

Bütün bu yazılanlardan sonra dört yıla yakın bir süre bekledim. Beklememin sebebi bu yanlış düzeltilir sanıyordum. Ne ilgilileri, ne eli kalem tutan yakınları, ne de yakın tarihimizin uzmanları, akademisyenlerinden bir ses çıkmadı. En azından ben rastlayamadım. Hatta araştırma kuruluşu unvanlı bazı kurumların da aynı hatayı tekrar ettiklerini ya da benzer yazıları yayınladıklarını gördüm. Bunun üzerine bu tarihi hatada ısrar edilmesi bu yazıyı yazmama sebep oldu.

Burada amacımız birilerini yermek veya övmek değildir. Çünkü bir aklama paklama anlayışıyla yaklaşılmadığı gibi bir karalamaya da kapı aralanmaması gerektiği düşüncesindeyim. Ancak tarihe mal olmuş bir olaya yanlış veya eksik bir bilgi yamayarak, bilerek veya bilmeden, küçük düşürücü yazılara devam edilmesinin ne bilime ne de ahlak anlayışına uymadığı da bir gerçektir. Burada yazarın amacının bilgilendirerek tarihe ışık tutma olarak değerlendirilmelidir. Bunun dışında bir şey arayanlar ancak öküz altında buzağı arama durumuna düşenler olacaktır. O halde konuyu kaynaklara dayandırılarak açıklamaya, karşılaştırmaya dönük bilgiler vermeye geçilebilir.

Önce yazımıza söz konusu olan alıntıdan bahsetmek istiyorum. Sayın Niyazi Karacakitabında (Karaca, Niyazi. Yozgat Ermeni Ayaklanmaları ve Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey Olayı. IQ Kültür Sanat yayıncılık. İstanbul,2008.s. 246.)  şöyle bir alıntıya yer veriyor ve bu alıntıyı da 484 nolu dipnotunda Nejdet Bilgi’nin Yozgat Ermeni Tehciri Davası adındaki kitabının 190.sayfasından aldığını belirtiyor. Alıntı aynen şu cümlelerden ibaret:

 “Yozgat Müftüsü Mehmet Hulusi Efendi ise mahkemeye doğrudan iştirak etmek istememiş, şahitliğini yazılı olarak tahkik heyetine vermiştir. İfadelerinde herhangi bir şey görmediğini fakat Ermenilere kötü davranıldığına dair dedikodular duyduğunu, şeriat hükümlerinin insanlara iyi davranmak olduğu konusunda nasihatlerde bulunduğunu belirtmiştir. Kemal Bey’i ya da diğerlerini doğrudan suçlayıcı herhangi bir açıklama yapmamıştır.”

Karaca’nın aynı kitabının 244.sayfasında verilen tablonun “Tarafsız kalanlar” sütununda da “Müftü Mehmet Hulusi Efendi” adı geçmektedir. Yazarın bu bilgileri 484 nolu dipnotla atıfta bulunduğu Nejdet Bilgi’nin Yozgat Ermeni Tehciri Davası (Kitabevi Y. İst, 2006.) isimli eserin 190.sayfasına baktığımızda burada “Yozgat Müftisi Efendi”“Yozgat Müftisi”“Müfti Efendi” isimleri üç yerde geçiyor. Herhangi bir özel isimden bahsedilmiyor. İşte Karaca’nın alıntı yaptığını söylediği bu bilgiler maalesef başka yazarlarca daha da abartılarak güya Mehmet Hulusi Efendi’nin yalancı şahitliği, Kemal Bey’in idam sebebi olarak gösteriliyor. Böyle bir iddia ne derece doğrudur?

Birincisi, Sayın Karaca’nın alıntı yaptığını işaret ettiği Nejdet Bilgi’nin eserinde, asıl kaynakta böyle bir bilgiye rastlanılmadığı, adı geçmediği için Mehmet Hulusi Efendi’nin suçlanması dayanaksızdır.

İkincisi, Kemal Bey’in ilk duruşması 5 Şubat 1919’da başlamıştır. Duruşma başladıktan sonra Yozgat Müftüsüne(?) şahitlik yapılması için yazı gönderildiğinde henüz Mehmet Hulusi Efendi görevde değildir. Bundan önceki tarihlerde de zaten Yozgat’ta müftülük görevinde de bulunmamıştır.

Üçüncüsü, Kemal Bey’in, Boğazlıyan Kaymakamı ve Yozgat Mutasarrıfı olarak görev yaptığı 11 Haziran 1915-23 Nisan 1916 tarihleri arasında Mehmet Hulusi Efendi burada müftülük görevinde değildir. Dolayısıyla “Müftü” kimliği ile şahitliğine başvurulması söz konusu edilemez. Çünkü O,  Yozgat Müftüsü Hüsnü Efendi'nin vefatı üzerine 19 Mart 1919'da boş bulunan müftülüğe atanmıştır. (Kuruluşundan Bugüne Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilat Albümü 1924-2009. Ankara-2010. C.1,s.78 ve C.3,s.372; Fahri Çoker. Türk Parlemento Tarihi, Milli Mücadele ve TBMM. I.Dönem 1919-1923,c.III, Ankara 1995.s.973-974)

Tarihe hep böyle bakıyorsak pes doğrusu!

Bu bilgilerden sonra doğru karara ulaşmayı akıl ve izan sahibi kalem erbaplarına bırakmak yerinde olacaktır. Bilerek veya bilmeden hata yapanlar, yazı yazanlar, hüküm verenler de herhalde yanlışlarını düzelterek büyük bir vebali yüklenmek istemeyeceklerdir.

Eksik bilgi veya bir yanılgı neticesinde olduğunu varsaydığım nedenlerden dolayı hakkında ithamlarda bulunulan Mehmet Hulusi Efendi kimdir ve Milli Mücadeledeki yeri nedir? Artık onun aklanması adına değil (çünkü böyle bir lekeye sahip değil) ama doğru bilgilerle meselenin aydınlanması için onun hakkında şu kısa bilginin edinilmesinde fayda vardır:

Önce yalancı şahitlikle suçlanan, şehit Kemal Bey’i idama götürdüğü yazılan Mehmet Hulusi Efendi ne gariptir ki daha sonra da İngilizler tarafından ahaliyi Ermeniler aleyhine kışkırtmakla suçlanmıştır. Çünkü “Propagandalarında özellikle hedef aldıkları şahısların başında Müftü Mehmet Hulusi Efendi gelmekteydi. Nitekim bu iddiaların doğru olmadığı daha sonraları ortaya çıkmıştır.” (B.O.A.,DH-KMS,50-2/34)

20 Ekim 1919 tarihinden itibaren bölgede milli teşkilatlanma başlamış ve Kasım 1919’da Müftü Mehmet Hulusi Efendi başkanlığında Yozgat Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kurulmuştu. (Çelik, Recep. Milli Mücadelede Din Adamları I. Emre Y. İstanbul-1999,s.282)

Mehmet Hulusi Efendi, Yozgat Müftüsü iken Milli Mücadele’ye katılmış ve TBMM 1. Dönem’in başlangıcında Yozgat milletvekilliği yapmış din ve siyaset adamıdır. Milli Mücadele’ye katılarak Yozgat Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin kuruluşuna öncülük etmiştir. Bu arada sarayın verdirmiş olduğu fetvaya karşı Ankara Fetvası’nı “Yozgat Müftüsü” olarak tasdik edenlerden biri de Mehmet Hulusi Efendi’dir.

Birçok konuda olduğu gibi bu konuda da tarihin çivisini oynatmaya çalışmak yerine verilen bilgilere, kaynaklara doğru bakılırsa büyük yanlışlıkların dimağlarda yer etmesine sebep olmak gibi bir duruma düşülmeyecektir. Çünkü “yanlış çığır açmak” kadar yanlış ve eksik bilgilerle insanlara kaynaklık etmek de büyük vebali gerektirir. Şahsen yazdıklarımıza yönelik eleştiriler, yanlışlıklar varsa doğru kaynaklara dayanılarak gönderilecek her türlü bilgiden faydalanacak ve bunları yazmaya çalışacağım. Ancak yanlışlık yapanların da yanlışlarını düzeltmelerinde tarih adına büyük sorumlulukları olduğu da unutulmamalıdır.

Bu yazının konusu olmadığı için problem daha geniş olarak ele alınmamıştır. Arzu edenler bu yazımın kaynakçasını da oluşturan daha başka kaynaklardan geniş bilgilere ulaşabileceklerdir.

Konu İle İlgili Başvurulacak Kaynaklar:

Bilgi, Nejdet. “Sicil Kaydı Işığında Boğazlıyan Kaymakamı Mehmed Kemal Bey’in Hayatı”. Tarih İncelemeleri Dergisi V. İzmir 1990.s.229-239

Bilgi, Nejdet. Yozgat Ermeni Tehciri Davası. Kitabevi Y. İst, 2006.

Çankaya, Mücellidoğlu Ali. Yeni Mülkiye Tarihi ve Mülkiyeliler. (Mülkiye Şeref Kitabı)  Mars Matbaası. C:III, Ankara 1968-1969

Çelik, Recep. Milli Mücadelede Din Adamları I. Emre Y. İstanbul 1999

ÇOKER,Fahri. Türk Parlemento Tarihi, Milli Mücadele ve TBMM. I.Dönem 1919-1923,c.III, Ankara 1995.s.973-974

Karaca, Niyazi. Yozgat Ermeni Ayaklanmaları ve Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey Olayı. IQ Kültür Sanat yayıncılık. İstanbul,2008

Kutay, Cemal. Kurtuluşun ve Cumhuriyetin Manevi Mimarları. DİB Y. Ankara-?,

Kuruluşundan Bugüne Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilat Albümü 1924-2009. Ankara-2010.

Sarıkoyuncu, Ali. Milli Mücadelede Din Adamları. C:II, DİBşk. Y. Ankara 2007.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

ÇİZMEDEN ÇIKAN ÇOCUK
Tatar Türklerinin Edigey Destanı, 110 sayfa
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün52
mod_vvisit_counterDün8405
mod_vvisit_counterBu Hafta25917
mod_vvisit_counterGeçen Hafta55647
mod_vvisit_counterBu Ay130150
mod_vvisit_counterGeçen Ay161449
mod_vvisit_counterToplam20653653

Şimdi: 47 misafir var.
IP: 3.210.201.170