Anthony Robbins Diyor ki:
 
Hayatta ne yapacağını pek çok insan bilir ama bildiğini yapan insanların sayısı çok azdır.


ANALITIK FELSEFE

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

 

ÇÖZÜMLEYICI(ANALITIK) FELSEFE

Yeni-olguculugun daha sonraki bir asamasinda lingüistik çözümlemecilik ile karsilasilir. Lingüistik çözümlemecilik akiminin basinda da Wittgenstein’i görürüz. Ama bu kez karsimizda Tractatus yazari Wittgenstein degil, Felsefi Arastirmalar (Philosophische Untersuchungen) yazari Wittgenstein vardir. Lingüistik çözümlemecilik Viyana Çevresi’nin temel tutumunu sürdürürse de, sinirsiz bir “anlam” anlayisindan hareket eder. Burada, artik felsefe arastirmalarinda tek ölçütün dogabilimsel bir anlam ölçütü olmadigini görürüz: Öyle ki, felsefe arastirmalarinin alani, dogabilimsel olsun ya da olmasin, mevcut ya da olanakli tüm dilsel deyileri içine alan sonsuz bir alandir. Böylece, daha önce dislanan metafiziksel deyiler de yeniden felsefe arastirmalarinin içine alinir, ama bu kez yok-anlamliliklarini saptamak için degil. Çünkü “anlam” ölçütü degismistir. Daha dogrusu, “anlam” konusunda tek ölçüte basvurulmaktan vazgeçilmistir. Bir önermenin “anlam” artik dogabilimsel bilgi içerigine göre saptanmaz. Çünkü, artik çesitli “anlam baglamlari”inin, çesitli “anlam öbekleri”nin oldugu kabul edilir. Önemli olan, herhangi bir deyinin hangi “anlam baglam” içerisinde kullanildigidir. “Anlam baglamlar” sonsuz olabilecegi gibi, anlam ölçütleride sonsuzdur. Ama, “anlam baglamlari”inin sonsuz olmasi, yine de, insan düsüncesini dogabilimsel çîzgiden koparmayi gerektirmez. Çünkü, örnegin J. Wisdom’a göre, «bir felsefe yaniti, temelde dilsel bir referanstir. Bu referanslarla yanitlanan sorular, temelde, dilsel kullanimi hiç de bir (nesnel) duruma isaret etmedigi halde bu durumun betimini geçerli kilan bir önermenin kullanim tarzina dayanilarak soru haline gelirler’. Yani, her ne kadar çesitli “anlam baglamlari” varsa da, bunlar ve özellikle felsefe kuramlariyla ilgili “anlam baglamlari”, .hiç de nesnel bir duruma isaret etmezler. Bu nedenle, tüm bu “anlam baglamlar”na degisik anlam ölçütleriyle egilmek gerekirse de, tüm bu “anlam baglamlari”in nesnel bir duruma isaret edip etmedikleri de gözönünde tutulmalidir. Wittgenstein bunu söyle belirtir: “Felsefenin tek bir yöntemi yoktur. Tersine, çesitli tedavi yollarinin olmasi gibi, çesitli yöntemler vardir”.

Böylece lingüistik çözümlemecilik, dile, dogabilimsel dogruluk ölçütüne dayali tek bir anlam ölçütü açisindan degil de, dilin kullaniminda ortaya çikan çok-anlamlilik bakimindan egilmekle, dili bilgi-kuramciliginin dar bakis açisindan kurtarmis olur: Böylece dil, öncelikle bir toplumsal is görme araci haline getirilir. Dil, toplumsal bir etkinliktir. Felsefe de, temeli toplum- sal olan bir arastirmadir. Buna göre, bir önermenin anlami, verdigi bilgiye göre degil, içinde yer aldigi belli bir dil kesitine göre olusan bir anlam ölçütü açisindan degerlendirilmelidir. Bu bakimdan, tek bir “dil”den degil, artik “diller”den söz etmek gerekir. Çünkü, dil bir yasam biçimidir ve yasam biçimi sayisi kadar dil vardir. Her yasam biçimi kendine ait bir dil oyununu gerektirir. Bir dil, toplumlarin gereksinimlerinden çikan bir “bildirisme olanagi” dir.

Bilgi vermek, dilin yüklendigi islevlerden yalnizca bir tanesidir. Oysa dilin yüklendigi islevler sonsuzdur. Bu yüzden”anlam” bilgici bir kisitlamaya tabi tutulamaz. Dil, nesnelerin adinin toplami degil, sözcüklerle yapilan islerin toplamidir. Bir deyinin anlami, is gördügü ortamdaki, etkin oldugu dil oyunu içindeki anlamidir ve bu niteligiyle de toplumsaldir. Anlam, belli bir dil oyunu içinde is gören bir ögedir. Dil oyununu olusturan da yasam biçimi olduguna göre, anlam yasam biçimine baglidir. Anlam, yasam biçimlerine göre olusur, tek bir anlam ölçütü bu yüzden olamaz. Bu yüzden “metafizikse” önermeler de belli bir dil oyunu içinde “anlamli” olan önermelerdirler. Ama metafiziksel önermeler “bir nesnel duruma isaret etmedikleri” için “düssel bir dil oyunu”na aittirler. Bu nedenle lingüistik çözümlemecilik, belli bir türde felsefe yapmayi, yani metafizigi engellemeyi de içerir. Lingüistik çözümlemecilik, “düssel bir dil oyunundan kaynaklanan ve “geleneksel felsefe”yi, felsefe tarihini doldurmus olan “felsefe sorunlari”ni ortadan kaldirmak ister. Bu, Wittgenstein’in su sözlerinde en açik anlatimi bulur: Ulasmaya çalistigimiz açiklik, tam bir açikliktir. Ama bu sadece su demektir: Felsefe sorunlari tümüyle ortadan kaldirilmalidir. Beni etkin kilan özel kesif, istegime göre felsefe yapmayi ortadan kaldirmaktir. Bu kesif felsefeyi yatistirir. Öyle ki. böylece felsefe sorular tarafindan kamçilanmaz, kendisi bizzat bir soruya konu yapilir

Bilgi ve Bilimde Olguculuk – Tarihselcilik Tartismasi Üzerine baslikli yazidan alinmistir- Dogan Özlem -1982

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

Ölümsüzlük Pınarı
Başkurt Türklerinin Ural Batur Destanı, 94 sayfa
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün706
mod_vvisit_counterDün4305
mod_vvisit_counterBu Hafta28250
mod_vvisit_counterGeçen Hafta36008
mod_vvisit_counterBu Ay173152
mod_vvisit_counterGeçen Ay196053
mod_vvisit_counterToplam18625014

Şimdi: 76 misafir, 1 bots var.
IP: 18.207.240.35