Bailey Diyor ki :

Ne kadar yaşadığımız değil, nasıl yaşadığımız önemlidir.


Konfüçyüsçülük

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

alt

Konfüçyüsçülük, Çin klasiklerine dayandırılan ve Çin’in büyük bilgin ve filozoflarından olan Konfüçyüs’ün adına izafe edilen dinî, ahlâkî, sosyal, politik ve ekonomik konularla ilgili inanç ve uygulamalar bütününün adıdır. Çin’in yerli ve millî dinlerinden biridir. İsmini Konfüçyüs’ten almış olan Konfüçyüsçülük, “daha önceki dönemlerden beri Çin’de var olan tabiî dinin üzerine perçinlenmiş olan bir ahlâk sistemi” olarak da tanımlanmıştır.
Konfüçyüsçülük Çin’de Ju Chiao (Bilginlerin Öğretisi) ve K’ung Chiao (Konfüçyüs’ün Öğretisi) diye adlandırılmıştır. Konfüçyüsçülüğün kökleri Konfüçyüs’ten daha öncesine, “Ju” diye bilinen bir bilgin sınıfının öğretilerine kadar gider. Bu sınıf eski Çin’de, Gök’e ve Yer’e kurban ve duaların sunulduğu, yani tabiat tanrılarına ve ata ruhlarına ziyafetlerin verildiği resmî bir kültün dinî âyin ve törenlerinde görev alan uzman kişilerdi.
Konfüçyüs, görüş ve önerilerini dinleyecek idareciler bulamayinca kendisini, ögrencileri ile birlikte, daha önceki Çin filozof ve bilginlerinin yazilarini bir araya getirmeye, onlari derlemeye ve gözden geçirmeye
vermiştir. Ayrica ögrencileri, daha sonra Konfüçyüs’ün konuşmalarini da bir araya getirmişlerdir. Onun amaci, geçmişin faziletli idarecilerinin Çin’de bariş ve huzuru nasil sagladiklarini göstermekti19. Bunu gerçekleştirmek için de yönetimle ilgili bilgileri toplamiş, sosyal hayat ve törenlerle ilgili hususlari bir araya getirmiştir. Böylece yaşayan ahlâk ve geleneklerin devamini saglamaya çalişmiştir. Konfüçyüs ve ögrencilerinin bu gayretleri sonucunda, “Beş Klasik (Wou King)” ve “Dört Kitap (Se Chou)” adi verilen
ve Konfüçyüsçülügün kutsal metinlerini oluşturan iki koleksiyon ortaya çikmiş olup mevcut şeklini Chu Hsi (1130-1200) yönetimindeki Sung hânedanligi zamaninda almiştir. Beş Klasigin isim ve özellikleri şöyledir:

1. Yi King (Degişiklikler Kitabi): Chou I diye de bilinir. Gelecege dair olaylari tahmin etmede yardimci olabilecek eski bir kehanet el kitabidir.
O, eskiye ait bir seri eski şema ve daha sonra onlar üzerine yapilan yorumlardan ibarettir21. Metnin orijinal kisminin Konfüçyüs’ten daha önceye, Chou hanedanliginin ilk günlerine (M.Ö. 1000) ait oldugu söylenmiştir. Onun üzerinde yapilan yorumlar Konfüçyüs’e atfedilmektedir.
Bazi bilim adamlari da onun, M.Ö. üçüncü asrin ürünü oldugunu ileri sürmüşlerdir. Fakat diger pek çok eser gibi Yi King’in de uzun bir gelişim süreci sonunda mevcut şeklini almiş oldugu bir gerçektir. Ilk devrelerden beri hem Konfüçyanist hem de Taoist okul, onun kendi klasiklerinden oldugunu iddia etmişlerdir. Daha sonra belirli bir Budist grubu da ona başvurmuş, onu incelemiş ve üzerinde yorumlar yapmiştir. Yi King’in orijinal kismi Pa Kua (Sekiz Trigram) adi verilen, aşagidaki üç düz veya kesik sekiz çizgiden oluşturulmuştur.
_____ __ __ _____ _____ __ __ __ __ _____ __ __
_____ _____ __ __ _____ __ __ _____ __ __ __ __
_____ _____ _____ __ __ _____ __ __ __ __ __ __
Şemada görülen kesik çizgiler, dişi ya da pasif kozmik güç olan Yin’i; düz çizgiler ise, erkek ya da aktif kozmik güç olan Yang’i temsil eder. Hepsi birlikte, Çin kozmolojisine göre evreni meydana getiren sekiz temel kurucuyu sembolize ederler. Bunlar: Gök, Yeryüzü, Ateş, Su, Rüzgar, Gök Gürültüsü, Tepeler ve Batakliklar’dir. Bu çizgiler ayni zamanda ana yönleri, ahlâkî ve zihinsel vasiflari vs. de temsil ederler. Onlarin ayni zamanda evrenin sirlari hakkinda birer ipucu ihtiva ettikleri düşünülmüş ve Çin’de kehanet ve fal bakma konusunda yogun olarak kullanilmişlardir. Bu sekiz Trigram, efsanevî Çin Imparatoru Fu Hsi’ye (M.Ö. 2582) atfedilmişse de, onlarin Chou Hanedanligi döneminde, öncelikle gâipten haber alma düşüncesiyle icat edildikleri söylenmektedir. Bu sekiz Trigram’i oluşturan çizgilerin birleştirilmesinden 64 adet alti köşeli yildiz oluşturulmuştur. Böylece bu yildizlar Çin’in felsefî ve kozmolojik düşüncelerinin temeli haline gelmişlerdir
Yi King’deki her bir yildiz ve her bir çizgi, sembolik olarak bir konu ya da düşünceyi temsil eder. Yani her bir yildiz bir durumu açiklar. Onun yaninda bulunan açiklama da, ya arzu edilen bir çözümü veya nasil hareket edilecegini gösterir. Mesela yirmi dördüncü yildiz Fu’da (dönmek, dönüş), bir Yang çizgisinin üstünde beş Yin çizgisi vardir. Alttaki çizgi genellikle bir işe nasil başlanilacagini gösterdiginden, bu yildiz, gücün veya hayatin dönüşü olarak açiklanmiştir. Ayrica bu sembollerin kendi bütünlükleri içinde, evrende bulunan ve insanlara tatbik edildiginde onlari refah, bariş ve mutluluga götürecek bütün hayat ve faaliyet prensiplerini temsil ettiklerine inanilmiştir. Yi King’in felsefesi tüm evrenin sürekli bir degişiklik halinde oldugu ve onun parçalarinin karşilikli etkileşim içinde bulundugu faraziyesine dayandirilmiştir. Ister tabiatla ister insanla ilgili olsun, meydana gelen her şey kesintisiz bir bütün, bir tabiî art arda geliş zinciridir. Işte bütün bu anlatimlarin, alti köşeli yildizdaki basit sembolik anlatimlarin incelenmesi ve yorumlanmasiyla anlaşilabilecegine inanilmiştir. Bu kitap felsefi yönden diger klasiklerden daha fazla etkili olmuştur.
Yi King’de, 64 alti köşeli yildizin dişinda yer alan ve “On Kanat” diye bilinen tamamlayici yorum ve ilaveler, muhtemelen Chou Hanedanligi’nin sonlarina dogru Konfüçyanistler tarafindan yazilmiştir.
Hepsi birlikte Konfüçyüsçü felsefe ve kozmolojinin temelini oluşturmuştur. Yi King çok sayida dile çevrilmiştir. Çin Klasikleri arasinda Avrupa ve Amerika’da en çok taninanlardan birisidir.
2. Şu King (Tarih Kitabi): Eski zamanlara ait belgeler (Shang Shu) diye de adlandirilan Şu King, Çin’in en eski tarih kitabidir. Konfüçyüs öncesi dönemde, Çin’de saray tarihçileri tarafindan derlenmiş, daha önceki
dönemlere ait imparatorlar tarafindan yapilmiş konuşmalardan pasajlar ihtiva eder. Ayni zamanda o, Gök’ün yalniz faziletli idarecileri bariş ve bollukla mükafatlandiracagini ögreten bir ahlâkî ve dinî rivayettir. Anlatildigina göre Konfüçyüs, bu eseri meydan getiren çeşitli belgeleri bir araya getirmiş,
onlari düzenlemiş ve bu belgelerden her birine önsözler yazmiştir. Fakat modern bilim adamlari bu eserin standart metinlerinde göze çarpan önsözlerin Konfüçyüs’ten sonraki yazarlar tarafindan yazilmiş oldugu
kanaatindedirler. Ancak, Konfüçyüs ve ögrencilerinin sik sik bu belgelerden aktarmalar yapmiş olmalarindan hareketle, Konfüçyüs’ün Şu King’le ilişkisinin oldugu kanaatine varilmiştir.
Geleneksel olarak Konfüçyüs’e atfedilen Şu King, M.Ö.213’te Ch’in Shih Huang-ti tarafindan tahrip edilmiş; Han Hanedanligi döneminde Fu Sheng ve Konfüçyüs’ün daha sonraki bir torunu olan K’ung An-kao tarafindan kismen onarilmiştir. Güvenirliligi konusunda çeşitli tartişmalarin yapildigi Şu King’in en az yedi bölümünün eski gelenege dayanarak oluşturuldugu ve Konfüçyüs öncesi dönemlere ait Çin dini ve medeniyeti hakkinda önemli materyaller ihtiva ettigi konusunda genel kanaat vardir.
Şu King elli sekiz bölümden meydana gelmiş olup şu alti tür belgeyi ihtiva etmektedir: Kanunlar, ögütler, emirler, ilanlar, sözleşmeler, görev ve sorumluluklar. Bunlar, M.Ö. 3000’li yillardan 630 yilina kadarki süreyi kapsayan belgelerdir. Kitabin her bir bölümünde bir tarihi olay hakkinda kisa bilgi verilmiştir. Onun devaminda da, bu olayin ahlâkî ve politik önemini vurgulayan bir örnek veya anlatim yer almiştir. Bu eser zor ve çogu kere de şifreli bir tarzda yazilmiş olup tarih, yönetim, egitim, cografya vb. gibi, pek çok kaynaktan çok sayida konuyu ihtiva etmektedir.
3. Şi King (Şiirler veya Şarkilar Kitabi): Çin şiirinin en eski derlemesidir. Bati Chou Hanedanligi döneminde (M.Ö. 1111-770) veya diger bir ifadeyle M.Ö 12.-6. asirlar arasinda kullanimda olan 305 şarkiyi ihtiva eder. Bu şiirlerin çogunun, Konfüçyüs’ün de yaşamiş oldugu Chou dönemine ait oldugu, sadece beşinin Şang Hanedanligi döneminde (M.Ö. 1751-1112) ortaya çikmiş olabilecegi söylenmektedir. Rivayete göre Konfüçyüs, bu şiirleri, üç bin şiirin bulundugu bir koleksiyondan seçmiştir.
Diger bir rivayete göre ise, Chou Krallari bu şiirleri, kendi halkinin şiirlerini dinlemek suretiyle kralligin durumu hakkinda bilgi sahibi olabileceklerini düşünerek çok sayida şiir arasindan derlemişlerdir. Ayni zamanda bu şiirlerin, atalar kültü ve tabiat güçleri etrafinda yogunlaşan sosyal sadakati ve dinî bir bagliligi açiga vurdugu söylenmiştir27. Yukaridaki iki rivayet arasinda bir ilişki vardir. Çünkü Konfüçyüs’ün “Konuşmalar” adli eserinde göze çarpan kullanimlarda da açikça görülecegi gibi o, esere, en azindan Şi King’e benzer tarzda giriş yapmiştir. Han Hanedanligi döneminde derlenmiş olan Şiirler Kitabi mevcut şekliyle dört bölüme ayrilmiştir. Bunlar: Fen (rüzgarlar, havalar), hsiao ya (küçük şiirler), ta ya (büyük şiirler) ve sung (ilahiler, methiyeler)’dir.
Bunlardan 160 adet feng, Kuzey Çin’de Chou idaresi altindaki on beş devlete ait halk şiirleridir. Bu şiirlerde meslekler, eglenceler, din ve halkin duygusal hayati çogu kere açik ve hisli bir dille anlatilmiştir. Hsiao ya bölümü, saray mensuplarina ve aristokratlara ait şiirlerden oluşmaktadir. Bu şiirlerin pek çogu saray hayatinin çeşitli zevklerini ele alir. Ta ya bölümündeki şiirler genel olarak heybetli ve övgü karakterlidir. Sung bölümünde ise âyinle ilgili şiirler, Chou Sarayi’nin kendi kendini öven şiirleri (31 şiir), Lu dükaligini öven şiirler (4 şiir) ve Şang Sarayi’ni öven şiirler (5 şiir) yer almaktadir. Pek çok bilim adami Şang Şiirleri’nin, ya Şang devletinde ortaya çiktigi veya Şang devleti tarafindan korundugu konusunda
hem fikirdirler.
Şu King’deki şiirlerin çogu kafiyeli ve dört misralidir. M.Ö.600’lerde derlenişinden itibaren, tüm sonraki Çin şiir kitaplari için model olmuştur
4. Li King (Âyinler Kitabi): Muhtemelen ilk Han Hanedanligi döneminde yazilmiştir. Fakat Li King’in bir çok kismi daha önceki devirlere aittir. Özellikle beşinci bölümü, M.Ö. 164 tarihinde Imparator Vang-ti’nin emriyle biraraya getirilmiş olan “Imparator fermanlari”ndan meydana gelmiştir. Tarihi M.Ö. 4. asra kadar götürülen Li King’in pek çok sayfasinin,
en azindan üçüncü sülaleye kadar varan âdet ve düşünceleri ihtiva ettigi söylenmektedir.
Diger bir anlatima göre, M.Ö. ikinci asirda Prens Hsien’in (öl. 131), Li King’in bir nüshasini elden ele dolaştirdigi ve pek çok kismin ona daha sonra ilave edildigi söylenmektedir. M.Ö. birinci asrin ilk yarisinda bir Tai Te, seksen beş bölümlük tek bir nüsha oluşturmak için 204 bölümü sistematize etmiş ve azaltmiştir. Bu eser, Ta Tai Chi (Büyük Tai’nin Kayitlari) olarak bilinmeye başlamiştir. Onun genç kuzeni Tai Seng, Ta Tai Chi’nin en iyi bölümleri olarak kabul ettigi kisimlari seçmiş ve Hsiao Tai Chi (Genç Tai’nin Kayitlari) adini verdigi, ancak daha çok Li Chi diye bilinen 49 bölümlük yeni bir çalişmayi meydana getirmiştir.
Li King, kralliga ait düzenlemeler, âyinin gelişimi, âyinle ilgili konular, kadinlar ve gençlere rehber, egitim, sihir, ahlaki yasaklar, dinî kurbanin anlami, cenaze töreninde giyilecek kiyafetler ve bir bilim adaminin davranişlari gibi konular hakkindaki metinlerin bir tasnifini içerir. Ayrica metinlerin çogu, Konfüçyüs ve ögrencileri hakkindaki anektotlari veya
Konfüçyüs’le ögrencileri arasindaki diyaloglari ele alir. Böylece Konfüçyüsçü ahlâk hakkindaki tartişma zenginligini ihtiva eder. Li King’deki tamamen felsefi metinler arasinda, dört Kitab’in bir kismini teşkil eden Büyük Bilgi ve Orta Yol Doktrini de yer aliyordu.
Han Hanedanligi döneminden itibaren Yi Li (Âyinler Kitabi) ile Chou Li (Chou’nun Âyinleri) adli diger iki kitap, Li King ile birleştirilmiştir.
Bu üç kitap birlikte San Li (âyinler hakkinda üç kitap) olarak biliniyordu. Yi Li, muhtemelen ilk Han Hanedanligi döneminde (M.Ö. 206-M.S. 8) derlenmiş olup o dönemde bir klasik olarak göz önünde bulundurulabilecek yegane âyin metniydi. O, feodal aristokrasinin evlilik törenlerinde, resmi ziyafetlerde, cenaze törenlerinde, okçuluk, müsabaka ve âyinle ilgili diger durumlarda nasil davranilacagi konusunda detayli, sistematik bilgiler ihtiva ediyordu. Ayrica, bazi hizmetli sinifinin yerine getirmesi gereken görevleri de gösteriyordu. Chou Li ise, Chou’lar devrine ait hükümet idaresinden bahseder.
Li King 46 bölümden oluşur. Bazi bölümler Konfüçyüsçülügün incelenmesi açisindan son derece önemlidir. Herkese ait görevleri ve bilhassa hükümdarlik âdâbini ögrettiginden, Çin’in birinci derecede kutsal metinleri arasinda yer almiştir. Ayni zamanda o; ibadet, sosyal ilişkiler ve âile ilişkileri hakkinda yazilmiş bir kurallar kitabi olup. O, Çin medeniyet ve ahlâki hakkinda etkili bir rehber olarak günümüze kadar gelmiştir. Bununla birlikte, Li King’in 46 babtan oluşan muhteviyati arasinda ahkâm ve dinî inançlara dair kesin esaslara rastlanmaz. Asirlar boyunca eser hakkinda ciltler dolusu yorumlar meydana getirilmiştir. J. Legge tarafindan Ingilizce’ye çevrilmiştir.
5. Ch’un Ch’iu (Ilkbahar ve Sonbahar Vakâyinâmeleri):
Konfüçyüsçülüge ait beş klasigin beşincisi ve ilk Konfüçyüsyen tarihtir. Ch’un Ch’iu’nun, Konfüçyüs’ün dogdugu yer olan Lu eyaletinde, M.Ö.480’de bizzat Konfüçyüs tarafindan derlenmiş oldugu söylenmektedir. Metin son derece özlü ve yer yer de kapalidir. M.Ö. 722-481 yillari arasinda Lu’da görev yapan on iki idarecinin idari dönemlerini ve o dönemlere dair olaylari kapsar. Bir nevi Lu eyaletinin vakâyinâmesidir. Ch’un Ch’iu’da olaylar en çiplak yönleriyle anlatilmiştir. Ayrinti ve tenkit cihetine gidilmemiştir.
Metnin, yazarinin ahlâkî yargisini açiklayan üslubundan hareketle onun Konfüçyüs’e ait oldugu kanaatine varilmiştir. Eserde Konfüçyüs’ün kanun ve gelenege saygisindan da bahsedilmiştir. Çinliler tarafindan çok itibar edilmiştir. Ayrica o, tarih ve politikada ahlâkî yargi için bir ölçü durumundadir. Konfüçyüs’ün, ahlâkin bozulmasina karşi bu eserle mücadele
etmiş oldugu ileri sürülmüştür. Eser hakkinda yazilan tefsirler de Çinlilerce kutsal metinlerden sayilmiştir.
Eski zamanlarin tarihi bir kaydi olarak Ch’un Ch’iu’nun degeri, Tso Chuan (Konfüçyüs’ün çagdaşi olan Tso Ch’iu-ming’e atfedilmiştir) diye bilinen yorumlarla büyük ölçüde artirilmiştir. On üç klasige dahil edilmiş bulunan üç yorumdan biri olan Tso Chuan, hem canli hem de dramatik rivayetlerin detayli anlatimiyla tarihin ana hatlarini doldurur. Diger iki yorum olan Kung-yang Chuan ve Ku-liang Chuan, Konfüçyüs’ün ögrencisi olan Tzu-hsia’nin talebeleri tarafindan yazilmiştir. Onlarin yorumlarinin da, orijinal tarihin Konfüçyüs tarafindan yazilmiş oldugu kanaatini destekler gibi göründügü ifade edilmektedir.
C. TANRI İNANCI

Konfüçyüsçülük’te tanri veya tanrilar panteonu, rahiplik, ma’bed, inanç veya kutsal kitap yoktur. Çinliler bu yüzden Konfüçyanizm’e “Okul” ya da “Bilginler Doktrini” adini vermişlerdir37. Konfüçyüs, hiçbir zaman kendisini ilahi bir kuvvetin elçisi olarak hissetmedigi gibi; tabiatüstü varliklar, üstün kuvvetler ve ruhlardan da bahsetmemiştir. (Konuşmalar,
7/20). Ayrica tanrilarin ve ruhlarin varligi hakkindaki düşünceleri de reddetmiştir. Bu sebeple bazilari onun yerinin din’de degil felsefe tarihinde oldugunu iddia etmişlerdir. Ölümden sonraki hayatla da pek ilgilenmemiştir.
Bu konudaki bir soruya: “Eger insan hayati henüz taniyamamişsa, ölümü nasil taniyabilir?” diye cevap vermiştir (Konuşmalar, 11/11). O, ruhlar hakkinda da konuşmamiş; “Eger biz insana hizmet edemezsek, ruhlara nasil hizmet edebiliriz?” demiştir. (Konuşmalar, 11/11).
Çin’de Konfüçyüsçülük, Taoizm ve Budizm gibi dinler ortaya çikmadan önce; atalara saygi, gök ve tabiat ruhlarina tapinma, gelecekten haber verme, kutsal varliklara kurban sunma ve Şang-ti diye adlandirilan bir Yüce Varlik inanişi vardi38. Şang-ti, Yüce Tanri karşiliginda kullanilan Çince bir terimdir. O, daha fazla şahsi bir mana ile, gögün hükümdarinin ismidir.
Ayni zamanda o, “En Büyük Imparator” anlamina gelmekte olup “Gök” anlamina gelen, Konfüçyüs ve eski Çin entellektüellerinin tercih etmiş oldugu T’ien’in şahsi olmayan şeklinin aksine, dua ve devlet dininde kullanilan dinî hitabin şahsi şeklidir. Şang-ti’nin, önce yerdeki hükümdarla karşilaştirilmiş olmasi muhtemeldir. Sonra imparatorun ecdadinin vasitasiz olarak dogrudan dogruya göge baglanmiş oldugunu söyleyen ilahiyatçilar, imparatora “Gögün Oglu” ismini vermişlerdir. Bu hadise M.Ö. 12. asirda vuku bulmuştur. Imparator bu sifatla, milleti idare edip gök gibi tarafsiz olarak, adaletle tebaasina bakacaktir. Burada bütün Çin dininin bir özelligi olan mikrokozm-makrokozm münasebeti göze çarpmaktadir. Insan, büyük dünya ile küçük bir dünya olan kendi zati arasindaki âhengi gerçekleştirmeli, tam gögün hareketine uymaya çalişmalidir40. T’ien ile eşanlamli olarak kullanilan Şang-ti, eski Çin’de en eski ata ruhu (Ti) idi. O, daha çok şahsi ve antropomorfik terimlerle ifade edilmiştir. Yüce Tanri olarak devlet dininde ibadet edilmiş, imparator tarafindan ona kurban ve dualar sunulmuştur.
Çin’de yaygin olan ve Şang-ti diye adlandirilan Yüce Varlik inanci Konfüçyüs’te de devam etmiştir. Ancak o, bu Yüce Varligi ifade için, daha önce zikredilen “T’ien”i tercih etmiştir. Konfüçyüs’e göre T’ien; o zaman anlaşildigi üzere, gökte oturan, kötü hükümdarlari cezalandiran, yeni hanedanlar kuran ve iyileri mükafatlandiran atalara verilen bir ad degildir.
T’ien; yüce varlik, tabiat düzeninin idarecisi, her şeyin üstündeki varlik, yaratici kudret idi42. Bu terim Çin’in entellektüelleri tarafindan da, insan hayatinin tamamlayici bir parçasi olan tabiat nizaminda etkili olan şahsi olmayan güç için kullanilmiştir. Zamanla o, Kader veya Tao ile eşanlamli olarak kullanilmaya başlamiştir. Tanri için kullanilan şahsi terim ise Şangti’dir.
Çince bir terim olan T’ien, Tanri, tabiat anlaminda Gök’e tekabül eder. Bu Gök tanri T’ien; yukaridaki tanri, gögün kendisi demektir.
Başlangiçta T’ien, antropomorfik bir tanri düşüncesini temsil ediyordu. Fakat daha sonra (M.S. 200) Shu Wen Sözlügü’nde o, insanlarin üstünde biri olarak açiklanmiştir. Tanri T’ien’in ismi Şang Hanedanligi dönemi dininde yer almiyordu. Muhtemelen o Çin dinine Chou Hanedanligi tarafindan (M.Ö. 1000), bir yüce gök tanrisi olarak sokulmuştu. Bu terim, Şang-ti’ye çok yakin anlamda Yüce Tanri karşiliginda kullanilmiştir. Konfüçyüs bu terimi, “her şeye hâkim olan Tanri” anlaminda kullanmiştir. O T’ien’e, iyiligin kaynagi olarak saygi göstermiş, ona bagliligini itiraf etmiş (Konuşmalar, 6/26), T’ien’in emrini ögrenmiş (Konuşmalar, 2/4) ve T’ien’in de kendisini anladigina inanmiştir (Konuşmalar, 14/37).
Konfüçyüs’e göre T’ien aldatilamaz (Konuşmalar, 9/11), insanlarin hayatina yön verir (Konuşmalar, 11/8) ve onlari korur (Konuşmalar, 9/5, 7/22). Daha sonra T’ien, tamamen tabiatla ilgili terimlerle düşünülmeye başlanmiştir. Çin dininde T’ien’e, bir ma’bed içine kapatilmamiş, açik gökyüzü altindaki bir altar üzerinde, imparator tarafindan icra edilen ibadet,
ibadetlerin en üstünü sayilmiştir. Çinlilerin inancina göre imparator Gök’ün Oglu (T’ien Tsu) idi ve insanlari idare etme emir ve yetkisini T’ien’den almişti.
Konfüçyüsçülük’te tanri, düşkün insanlari korumak için hükümdarlar; “Tanri Yolu”nda yardimci olsunlar ve ülkenin her yaninda huzuru saglasinlar diye ögretmenler göndermiştir. O yücedir, yerdeki insanlara hükmedicidir ve kötüler çogalinca da hükmü amansizdir. Ölüm ve hayat gögün emridir. Zenginlik ve şeref ise kaderin işidir (Konuşmalar, 12/5). Tanri her şeyi açikça görür ve bütün işlerde insanlarla beraberdir.
Kanun ve şeriati veren yine Gök’tür. O, iyi insanlara uzun ömür bahşettigi gibi, fazilete de (te) mükafat vermektedir. Fazilet dört kisimdan meydana gelmektedir: Insan sevgisi, adâlet, emredilen merasime riayet ve bilgi. Insan, bu dört aslî fazileti bir arada toplayarak onlara göre hareket ederse, bahtiyarlik ve saadet kazanacaktir.. Insan ayni zamanda gögün emrine göre hareket etmelidir. Çünkü Konfüçyüs’e göre, “Gök’ü gücendiren bir kimsenin dua edecek başka yeri olmaz” (Konuşmalar, 3/13). Kisaca belirtmek gerekirse, Çin dinî tarihinde ne kadar gerilere gidilirse gidilsin, büyük tanri olarak Gök Tanri bulunur. Yukarida da belirtildigi gibi Konfüçyüs bunu, “T’ien” ile ifade etmiştir. Ayrica bu dinde, başka dinlerde oldugu gibi, bir yaratiliş esatriine, yaratiliş hakkindaki mitolojik düşüncelere rastlanmamaktadir..

Son Güncelleme: Çarşamba, 28 Kasım 2012 14:57

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

ANADOLU’DAN YÜKSELEN SES
Türkiye Türklerinin İstiklâl Destanı, 192 sayfa .
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL 

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün730
mod_vvisit_counterDün3934
mod_vvisit_counterBu Hafta26733
mod_vvisit_counterGeçen Hafta49191
mod_vvisit_counterBu Ay135627
mod_vvisit_counterGeçen Ay196053
mod_vvisit_counterToplam18587489

Şimdi: 64 misafir, 2 bots var.
IP: 35.172.195.82