Bailey Diyor ki :

Ne kadar yaşadığımız değil, nasıl yaşadığımız önemlidir.


İdealizm

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

 

İdealizm:bu felsefe akım gerçekliğin temelde ruhsal ve düşünsel olduğunu ileri sürer. İdealizm doğayı ve ve fiziksel gerçekliliği inkar etmemekle birlikte söz konusu gerçeğin ,ikincil bir gerçek olduğunu , ruhsal gerçeğin bir görüntüsünden ibaret olduğunu savunur. İdealist felsefe maddeciliğin, diğer bir değişle materyalizmin karşıtı olna bir felsefe olarak da bilinmektedir.

Efaltun idealizmin babası olarak görülmektedir. Eflatun, İnsan duygularının algıladığı gerçeğin; gerçeğin kendisi olmayıp onun bir gölgesinden ibaret olduğunu savunur. İdealizme göre insan akıllı bir hayvandır. Bedeni nesneler alemine, ruhu ise idealar alemine aittir. Bedeni ölümlü, ruhu ise ölümsüzdür. ruh bazen nesneler aleminden uzaklaşır ve idealar alemine girer.Bazen nesneler alemine geri döner. İdealar aleminde gelen ruh orada gördüklerini hatırlar.

İdealizmi kısaca anlattıktan sonra soruma geçebelirim.

İdealist felsefeye göre varlık?

İdealist felsefeye göre bilgi?

İdealist felsefeye göre değerler nelerdir?

Not:

Varlık felsefesi (ontoloji): evrende var olan her şeydir. Varlık felsefesinin yanıt aradığı sorular şu şekilde sıralanabilir; Gerçek,insan,ruh, Allah, varlık,yokluk nedir? Bütün bunlar var mıdır yok mudur? Kâinat belli bir düzene göre mi işlemktedir.? Yoksa raslantısal mıdır? İnsanın evrendeki yeri,önemi,rolü nedir? İnsan bir amaç için mi yaratılmıştır.

Bilgi Felsefesi(epistemoloji): Bilen ile bilinen arasındaki ilişki kavrama,düşünme, anlama ve açıklama ile birbirlerine sıkıca bağlıdır. Bilgi felsefesi, bilgiyi özne ile nesne arasındaki ilişki olarak tanımlamaktadır. Başka bir değişle, bilen ile bilinen arasındaki ilişkidir.

Değerler Felsefesi(Aksiyoloji): Değerler felsefesi sana t ve ahlak konularını içermektedir. İnsanı değerler ve insan eylemlerini inceler. İnsan,yaptığı eylemlerin tamamını yaşadığı çevrede oluşturulmuş ve/veya kendisi tarafından oluşturulup benimsenmiş değerler çerçevesinde yapar. Bu yüzden insanın yaptığı eylemler değerler felsefesinin içine girmektedir.
İyi-kötü, Güzel-çirkin,sevgi-nefret,ahlak-ahlaksızlık,özgürlük-esaret,saygı-saygısızlık,vicdan-vicdansızlık,mutluluk-mutsuzluluk gibi değerleri inceler Bu değerlerin kaynağı neyse onu çıkarmaya çalışıyor. “sonradan mı kazanılıyor yoksa doğuştan mı geliyor? Toplumlar için her dönemede özelliklerini yitirmeyen ve değişmeyen değerler var mı? Yoksa bu değerler toplumdan topluma ve zamanla dğişmekte midir?

İdealizm hakkında başka bir yorum….

İDEALİZM

İdea : Evrensel gerçeklik. Görmek anlamına gelen Yunanca idein sözcüğünden türemiştir.

İdea, felsefenin ana sorununu iki temel öğretiden biri olan idealizm yani düşünceciliğin baş kavramıdır. İdeayı felsefe alanına sokan ve böylelikle idealizmi kurmuş olan antikçağın ünlü düşünürü Platon’dur. İdealizmin serüveni antikçağ Yunan felsefesinde Elea’lılarla başlar. Elea’lılar duyularla algılananı, yani görünen’i gerçek saymıyor; usla (akılla,bilinçle) kavrananı yani görünmeyen’i gerçek sayıyorlardı. Antikçağın Yunan sofistleri bu görüşe karşı çıktılar. Onlara göre görünenin dışında hiç bir gerçeklik yoktu, bilebileceğimiz sadece duyu algılarımızdan ibarettir. Elea’lıların birbiriyle karşılaştırdığı görünen ile gerçeklik, sofistlerce birbiriyle özdeş kılınmış oluyordu.
Platon, bu iki karşıt savdan hangisinin doğru olduğunu saptayabilmek için, duyum’u incelemiştir. Vardığı sonuç, Elea’lıların doğruluyordu. Duyum, bize hiç bir bilgi vermez. Bir ağacı algıladığımızda bu ağaçtan edindiğimiz bilgi nedir? Uzundur, kısadır, yeşildir, yaprakları vardır, dalları vardır vs. Bütün bunlar kavramlar’dır. Kavramlarsa algılanmazlar, usun ürünleridir. Demek ki, bütün bunlar bize algı yoluyla ağaçtan gelmiyor, tersine biz ağaca us yoluyla gönderiyoruz. Ağaca yüklediğimiz bu kavramlar dışında ağaç nedir? Bir hiç, bir yokluk. Uzunluğu, yapraklılığı, dallılığı, yeşilliği vs olmayan bir şey, bir ağaç olmadığı gibi başkaca hiç bir şey de değildir.
Demek ki, herhangi bir şeyi “bireysel olarak var”laştıran, “evrensel olarak varolan”dı. Tüm bireysel ağaçların gerçekliği, hepsinde ortak olan ve bu yüzden de hiç birinde bulunmayan yani bireysel olarak varolmayan evrensel bir ağaçtı. Platon işte bu evrensele İdea adını verdi ve asıl gerçekliğin varolan’da değil, varolmayan’da bulunduğu yolundaki idealist sav da böylece ortaya atılmış oldu.
Platon’a göre idea, bir genel kavram’dır. Ne kadar cins isim varsa o kadar idea vardır. Doğa bilimlerinde bu cins isimlere tür adı verilmektedir. Aristoteles kimi yerde bireyselliklerin değişirliği altında değişmeden kalan öz ve kimi yerde biçimlendiren ilke olarak, Hıristiyan felsefesi ve özellikle Augustinus evren yaratımına örneklik eden tanrılık düşünce olarak, Kant düzenleyici ilke ve erek olarak, Hegel evreni oluşturan evrensel düşünce ya da ruh olarak idea’yı kullanmaktadırlar. Tüm bu düşünürler idea’yı, nesnel yani insan düşüncesinden bağımsız sayarlar.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

SİHİRLİ DÜRBÜN
Osmanlı İmparatorluğunun Kuruluş Destanı, 92 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL 

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün4316
mod_vvisit_counterDün4206
mod_vvisit_counterBu Hafta30575
mod_vvisit_counterGeçen Hafta61677
mod_vvisit_counterBu Ay109564
mod_vvisit_counterGeçen Ay249271
mod_vvisit_counterToplam20228213

Şimdi: 46 misafir var.
IP: 3.226.245.48