Alphonse Daudet Diyor ki:

Birini sevindiren iş, diğerini ağlatır, yaşamak işte böyledir.


MUS’AB BİN UMEYR (R.A.)

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

 

DAMLALAR-VI

Mekke’de o zamanlar,gencecik Mus’ab vardı.
Genç kızların kalbinde Mus’ab gizli bir yardı.

Yaşı daha çok gençti,ne giyse yakışırdı,
Genç kızlar o geçerken,durarak bakışırdı.

Sarı saçları vardı,omuzuna dökülür,
Onu gören her kızın,ta yüreği sökülür.

Çok da yakışıklıydı,ailesi zengindi,
Mus’ab’ın aradığı,yepyenice bir dindi.

Bir gün Mekke’de Mus’ab,yeni bir karar verdi,
Şehadet eyledi ki,Muhammed peygamberdi.

Aile baskı yaptı,dönsün diye dininden,
Fakat o,Allah’ı hiç, bırakmadı dilinden.

Aile sildi onu,evlatlıktan men etti,
O çok mutluydu bundan,Nebi’ye koşup gitti.

Onun gözünde öyle,dünyalık mal,mülk yoktu,
Mutluluğu kat kattı,tek sığınağı Haktı

Yemek de bulamadı,çok aç günler geçirdi,
Bir lokma ekmeğe de,muhtaç günler geçirdi.

Bir zaman sonra Nebi,Medine’ye yolladı,
Tehlikeden koruyup,Mus’ab’ını kolladı.

Medine’ye vararak islamı belirtecek,
Ölmüş olan kalpleri,KUR’AN’la diriltecek.

Mus’ab’da Medine’de çok çalıştı, yılmadı.
Çok başarı kazandı,tekse de yıkılmadı.

Medine’ye yerleşti,orada da evlendi,
Resul aşkı bitmedi,durdukça alevlendi.

Sevdiği Resul’üne,hicret ile kavuştu,
Sevinmek ne kelime,içinde derya coştu.

Bedir’de çok savaştı,gazisiydi Bedir’in,
Önde gelenlerdendi,alleme-i kebirin.

Uhud’ta sancağı da, O verdi Mus’ab’ına,
Mus’ab öyle mutlu ki,sığamıyor kabına.

Bir elinde sancağı,öbüründe kılıcı,
Müşrikleri doğruyor,sanki bir can alıcı.

Mus’ab’ın karşısında,durmak hiç mümkün değil,
Karşısından bir hamle,vurmak hiç mümkün değil.

Ani bir darbe geldi çok kalleşce bir darbe,
Birden yiğit Mus’ab’ın,sancaklı kolu yerde.

Eğildi Mus’Ab birden,sancağı yerden aldı,
Tekrar iler’atılıp,düşman içine daldı.

Sancak şimdi Mus’ab’ın,dişiyle tutuluyor,
Sağlam elinde kılıç,ileri atılıyor.

Ani bir darbe daha,sanki bir şimşek çaktı,
Görmeye doyamadı,Nebi’ye son kez baktı.

Öbür kolu da koptu,aklı hala sancakta,
Yıkılmıyor yiğidim,hala dimdik ayakta.

Leş kargaları birden,üstüne üşüştüler,
Kesip doğrayıp sanki,Mus’ab’ı bölüştüler.

Resulü korumaya binlerce yemin etti,
Ne yazık yapamadı,gözleri açık gitti.

Bu düşünce içinde kapadı gözlerini,
Hiç kimse duyamadı onun son sözlerini.

Mus’ab şehid düşmüştü,yerde öyle yatıyor,
Bir daha doğmayacak,sanki güneş batıyor.

Garip bir şeyler oldu,akıllar “niçin”deydi,
Şehid olan mus’ab da savaşın içindeydi.

Müşrikler bu manzara, karşısında şaşıyor,
“Biz onu öldürdük ya.,Mus’ab nasıl yaşıyor?”

Gerçekten de öyleydi,Mus’ab,hiç ölmüyordu,
Ortada bir hal var ki,hiç kimse bilmiyordu.

Uhud’un her yerinde görüyorlar Mus’ab’ı
Akılları ermiyor,bu mucizeye tabii.

MUS’AB ŞEHİD OLUNCA,GÖKLERE ULAŞIYOR
MELEKLER YERE İNİP,HEPSİ MUS’ABLAŞIYOR.

Haydar senin adını hürmet ile anıyor,
Seni sade ben değil,cümle alem tanıyor.
01.05.2011 Haydar CANLI

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

YARDIMSEVER AVCI
Kazak Türklerinin Kambar Batır Destanı, 96 sayfa
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün3815
mod_vvisit_counterDün6868
mod_vvisit_counterBu Hafta38253
mod_vvisit_counterGeçen Hafta24443
mod_vvisit_counterBu Ay27643
mod_vvisit_counterGeçen Ay149815
mod_vvisit_counterToplam19897021

Şimdi: 51 misafir var.
IP: 3.236.112.98