Kızılderili Atasözü:

Sular yükselince, balıklar karıncaları yer. Sular çekilince de karıncalar balıkları. Kimse bugünkü üstünlüğüne ve gücüne güvenmemelidir. Çünkü kimin kimi yiyeceğine, "suyun akışı" karar verir.


ARKADAŞLAR 5.BÖLÜM

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

                    Murat eve girmeyi uzun bir çalışmanın sonucunda başarmıştı.Göz seğirtti,oda'ya.Aradığı kasa'ya yaklaştı.Kasa gösterişli bir tablo'nun önünde duruyordu.Belinde hissettiği Baretta tabancasının soğukluğuna aldırmayarak kasa'ya doğru ilerledi.Diz çöktü.Geri'ye kasa'nın şifresini girmek ve paraları alıp sıvışmaktan başka yol yoktu.Zafer'in oğlu Görkem'in doğum tarihini girmesiyle kasa kendiliğinden "çıt"diye açılıverdi.Ve her zamanki gibi acayip bir gülümseme belirdi,dudaklarında.

                   Ev iki katlıydı.İkinci katında yatak odası,lavabo ve çocuk odasından başka bir şey yoktu.Gözünü açtı,Sezgi.Yanında yatan Funda'ya baktı.Arkadaşının eşi ile sevgili olmuştu.Tiksindi,kendisinden.Aşağıdan tıkırtılar geliyordu.Korktu.Zafer'in işten gelmesine ve Görkem'in okuldan gelmesine çok vardı.Göz göze geldi,Funda ile.Funda:

                  "-Ben bakarım."Yataktan kalktı.Üstüne uzun geceliğini giydi.Ve aşağıya doğru yola koyuldu.Sezgi ise Zafer'in erkenden eve gelmemesi için;içinden bildiği tüm duaları ediyordu.

                  Hızlıca hareket ediyordu,Murat.Birden bir ses duyunca irkildi.Funda:

                 "-Murat."Murat:

                "-Funda yenge."Yakalanmıştı,işte.Aynı bir öğrenci'nin kopya çekerken öğretmeni'ne yakalanışı gibi.Funda:

                "-Ne yapıyorsun,burada?"Murat:

               "-Zafer paraları istedi.Götürmem lazım."Saatine baktı.Zaman geçiyordu.Gitmesi lazımdı.Vakit kaybedemezdi,artık.Her kaybolan vakit oğlunun kendisinden uzaklaşması demekti.Hızlıca arkasından Baretta tabancasını çıkardı.Murat:

              "-Kusura bakma,yenge."Silahını ateşledi.Mermi boğazına denk gelmişti.Ve yere yıkıldı.Bİraz zaman geçtikten sonra Funda'nın gözündeki son hayat ışığı sönmüştü.Sezgi duyduğu gürültülere dayanamayarak altında kısa şortuyla aşağı indi.Göz göze geldiler,Murat'la.Sağ elini ensesine götürdü,Murat.Üstünde bir şey yoktu Sezgi'nin.Murat:

               "-Laan."diye bağırarak Sezgi'ye kurşunları yağdırdı.Sezgi merdivenlerden yuvarlanarak Funda'nın cansız bedeni'nin yanına düştü.Artık iki cesetle baş başa kalmıştı,Murat.Deminki duyduğu pişmanlıktan zerre kadar yer yoktu,şimdi.Paraları doldurduğu küçük valizi alarak evden dışarıya çıktı.Geri'ye oğlunu kurtarmaktan başka bir işi kalmamıştı.

               Gece ağır ağır çökmüştü,İstanbul'a.Hava ormanlık alanda serinlemeye başlamıştı.Sadece orman'dan gelen kuş sesleri ürkütücü bir boyuttaydı.Arabası'nın farlarını yakmış,ön yüzüne oturmuş derin bir sessizlik içerisinde Zekeriya'yı bekliyordu.Kumarhane sahibini...Kerem'i düşündü.Yerini çoktan almıştır,diye düşündü.Toprak yola kaydı gözü.Yaklaşan bir araba sesiyle kendisine geldi.Kendi arabasının önünde yeni gelen araba durdu.İçinden Zekeriya ve iki adamı indi.Şimdi karşısında dikeliyordu,üç kişi.Zekeriya ellerini geriye doğru yaslanırcasına çıtlattı.Zekeriya yanında duran iki adamına baktı.Her ikisi de düğüne gidercesine takım elbise giymişti.Ve o kadar şıklardı.Zekeriya:

                 "-Yalnız gelmişsin."Murat:

               "-Oğlum nerede?"Acele ediyordu,Murat.Zekeriya ise tam tersine bu an'ın tadını uzun uzun çıkartmak istiyordu.Zekeriya:

               "-Önce para."Karşı koymanın bir anlamı yoktu,Murat için.Sonuçta kendisi zararlı çıkardı.Bunu da istemezdi.Arabasına yaklaşarak bagajı açtı.Zekeriya ve adamları aynı yerde beklemeye devam ediyordu.Küçük valizi alarak bagajı tekrar kapattı.Zekeriya'nın sağında duran adam'a valizi uzattı.Adam valizi açarak Zekeriya'ya gösterdikten sonra araba'nın arka koltuğuna koyarak kapıyı sertçe kapadı.Bir an önce oğlunu alıp bu işten sıyrılmak istiyordu,Murat.Ama hiç beklemediği bir anda üç silah birden kendisine çevrildi.Çakılmış,kalmıştı.Zekeriya sağ elinde tuttuğu silahı iyice kavrayarak:

              "-Sen salak mısın,Murat?"Salak olduğuna karar verdi,Murat.Olduğu yerde hiç hareket etmeden duruyordu.Sabahtan beri çalıştırdığı beyni en sonunda durmuştu.Ve bir anda duran beyni iki el silah sesiyle iki parça'ya ayrılmıştı.

               Zekeriya ve adamları hızlıca araba'ya atlayarak oradan uzaklaştı.Ormanlık alanda Otoban'a çıkmak için hızlıca gidiyorlardı.Birden durdular.Üç araba yolun ortasında öylece duruyordu.Zekeriya ve adamlar şaşkınlıkla arabadan indi.İki adamı'da arabalarının yanına yaklaştı.1.adam:

              " -Boş efendim."2.adam:

             " -Başka bir yoldan gidelim."Kerem deminden beri saklandığı yerden çıkarak Zekeriya ve adamlarını delik deşik etti.

            Ve son olarak Zafer ev'e geldiğinde karısı'nın ve yakın arkadaşı Sezgi'nin yan yana yatarken cesetlerini gördü.Polisler olay yerine geldiğinde Zafer'i sakinleştirmek için elinden geleni yapıyorlardı.Kara bir bulut çökmüştü,o gün üzerlerine.Ve o kara bulut'un izleri sonsuza kadar sürecekti.

                           

                                               ——–SON————

                                                      YAZAN:ONUR ÇETİN

Son Güncelleme: Salı, 12 Haziran 2012 17:37

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

ÇANAKKALE İÇİNDE
Türkiye Türklerinin Çanakkale Destanı, 128 sayfa
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL 
 

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün6462
mod_vvisit_counterDün10158
mod_vvisit_counterBu Hafta16620
mod_vvisit_counterGeçen Hafta40196
mod_vvisit_counterBu Ay120824
mod_vvisit_counterGeçen Ay140824
mod_vvisit_counterToplam17455053

Şimdi: 92 misafir, 2 üye, 121 bots var.
IP: 54.145.38.157