Oruç Baba Der ki:

Konuşmak bilgili olmanın göstergesi midir, bilinmez; ama susmak bilgelik gerektirir.


ÖLME BABAANE

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

Zeynep, duyduğu çocuk seslerini merak edip, bahçe kapısının aralığından yola baktı. Öğretmenleri önde, çocuklar arkada bir sınıf geçiyordu yoldan. Okula gitmeyi çok istiyordu ama henüz dört yaşında olduğu için gidemiyordu. Öğrencileri görünce aşırı heyecanlandı. Yavaşça bahçe kapısını açıp babaannesine görünmeden yola çıktı.

Nereye gittiklerini bilmeden peşlerine takıldı. Onlara ayak uydurmak için adımlarını ne kadar sıklaştırırsa sıklaştırsın yetişemiyor, zaman zaman da koşuyordu. Soluk soluğa yolculukları, mezarlıkta son buldu.

Çocuklar, birer ikişer mezarların başına dağıldılar. Çocukları sessizce izleyen Zeynep, kendince sıcaklık hissettiği bir kız öğrencinin yanına yanaştı. Öğrenci, mezarı seyrediyordu. Zeynep de, üzerinde mor zambaklar, başında kocaman bir badem ağacı olan mezarı bir süre seyretti. Kendince, bir şeye benzetemedi. Sonra yavaşça çocuğun eteğinden tutup çekti. Eteği çekilen çocuk, panikle arkasına baktığında, koşmaktan yüzü terleyip kızarmış küçük bir çocukla göz göze geldi.

—Sen de kimsin?

Zeynep, çocuğun eteğini bırakıp ellerini göğsüne vurur gibi yaptı.

—Ben, Zeynep!

—Buraya yalnız nasıl geldin, seni annen aramaz mı Zeynep?

—Yalnız gelmedim ki, sizinle geldim.

—Ama yine de gelmemeliydin; annen merak eder.

Zeynep, öğrencinin sorusunu duymazdan gelip, işaret parmağını mezara doğru uzattı;

—Bu ne?

—Babaannemin mezarı.

—Senin babaannen evde değil mi?

—Benim babaannem öldü. Bu mezara gömdük.

Ölüm kelimesini anlamayan Zeynep, bir süre düşündü. Hele gömülmek, başlı başına bir olaydı.

—Babaanneni buraya mı gömdünüz?

—Evet!

—Üşümüyo mu?

—Ölüler üşümez ki.
Zeynep, ölmek nedir, nasıl ölünür? Bütün bunlara kendince cevaplar ararken gözü badem ağacına takıldı. Ağaç, oldukça büyüktü. Birden içi ürperdi.

—Bu ağacın kökleri babaannenin karnına batmıyo mu?

Küçük Zeynep’in sorularından iyice sıkılan öğrenci, toplanmaya başlayan diğer öğrencilerin yanına doğru yürürken, bir eliyle de Zeynep’in elinden tuttu. Mezarlıkta kalıp kaybolmasından korkmuştu.

—Batmaz batmaz, onlar ölü!

—Ama ama yağmurda ıslanmıyo mu?

Zeynep, yol boyunca birçok soru sordu ama cevabını alamadı. Evlerine gelince babaannesi sokakta Zeynep’i arıyordu. Torununu gören yaşlı kadın heyecanla koştu.

—Neredeydin Zeynep? Öldüm meraktan!

—Babaanne sen ölme! Karnına ağaç batar!

31.10.2012/Emine UYSAL 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

GÖK BAYRAK AŞKINA
Uygur Türklerinin Abdurrahman Han Destanı, 112 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL 

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün8957
mod_vvisit_counterDün3942
mod_vvisit_counterBu Hafta42478
mod_vvisit_counterGeçen Hafta38617
mod_vvisit_counterBu Ay131131
mod_vvisit_counterGeçen Ay249870
mod_vvisit_counterToplam21235549

Şimdi: 210 misafir var.
IP: 18.234.247.75