Cenap Şehabettin Diyor ki :

Gençlik çabuk geçer derler, malesef ihtiyarlık da öyle!


Yeşil jöle

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

Nedir anılarıma olan ilgin?  Hangi duygu seni coşturup; manidar bir gülüşle karşıma getiriyor. Soruların renk renk. Sarı, mavi, siyah. Tıpkı falcının baklaları gelişi güzel masaya fırtlatması gibi gözlerime saçıyorsun. Hayra alâmet değil bu halin. Örtüye büründürüp uyuttuğum bazı anı ve sırlarımın peşinde oda oda dolaşıp ısrarla “ Anlat “ diyorsun. “ Hayır ! ”

Ninniler sadece çocuk uyuturken mi söylenir sanıyorsun. En ketumlarını seçmiştim onları uyuturken. Suskun ve uzak kalmalılar. Daha çocukken; bir tabağın içinde yeşil jöleyi gördüğümde karar vermiştim buna. Hastabakıcı bana doğru yürüdükçe tabakta kıpraşıyordu. Yeşil şeffaf jöle. Ne güzeldi rengi. Ne güzeldi hastabakıcının gülümsemesi. Sen şimdi, her fırsatta ölüme terk ettiklerimi yeniden uyandırmaya, iştiyakla itiraf ettirmeye çalışıyorsun.

“ Hayır, örttüm. Maviyi, sarıyı yeşilin içine sakladım.”  Yeşil cennetin rengi diye değil. Canlılığın, tazeliğin rengi olduğu için.

Senin yaşında örtmeyi ve saklamayı gereksiz bulmanı anlayabilirim. Sarının ışıltısına kanmanı da. Yasakların, ihanetin, günahın o cezbeden sarı rengine.

“ Hayır, ben yeşil jöle hariç hepsini örttüm. ”

Hani bir çocuk; elinde kuru bir dal parçasıyla ölmüş mü  diye dürterek can çekişen yaralı solucanla oynar, kıvrılmasını dikkatle izler ya, evet tam da öyle yapan bir çocuğun pırıltısı var gözlerinde. Yanıp yanıp sönüyor. Şeytani. Anılarımla oynamak istiyorsun. Kıvrılıyorum. Dokunma !   

İstediğin şey  onları dinleyerek huzur bulmak mı ? Neşelenmek mi ? Eğlenmek mi ? Bazen ince hesaplarınla baş edemiyorum. Tanıyorum seni. Sen, ayıyı ininden çıkarıp  oynatır, bir de onunla eğlenip aklın sıra muziplik dersin buna. Öyle değil. Büyürken, çocuk olmaya dair bana neler öğrettiğini bilemezsin. Çocukların intikamı da örtülü oluyor. Kaç kez yenildim. Kandım. Hayır, muziplik değil bu. Eminim. Öyle olsaydı şu an yüzümde seninki gibi alaycı bir gülüş olması lazım değil miydi ? Görüyorsun, ve bu gördüklerin haz veriyor sana. Ürperiyorum, acıyı deşeleme isteğinin ardına sakladıklarından. Hâlâ çubuk elinde. Maksadın beni yükümden kurtarmak, temizlemek ve yeniden can vermek değilken, omzuna başımı dayayacağımı mı umuyorsun?  Olsa olsa benim hatalarımın içinde kendini temiz olduğuna inandırmak isteği var. Huzur böyle mi bulunur sanıyorsun?  Ben seninle yeniden doğuşun sevinciyle her yere adını yazmak isterken, bırak elindeki çubuğu!

İsra Doğan

Son Güncelleme: Cuma, 09 Kasım 2012 18:31

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

Manas

Kırgız Türklerinin Manas Destanı'nın ilk bölümü, 109 sayfa.

Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün7686
mod_vvisit_counterDün4180
mod_vvisit_counterBu Hafta20604
mod_vvisit_counterGeçen Hafta33683
mod_vvisit_counterBu Ay129379
mod_vvisit_counterGeçen Ay161449
mod_vvisit_counterToplam20652882

Şimdi: 129 misafir var.
IP: 3.234.254.115