Bernard Shaw Diyor ki :

Aptallar, utanılacak bir şey yaptıkları zaman mazeret diye o işi her zaman yaptıklarını söylerler.


Öğretmenler Gününüz Kutlu Olsun

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

 

 
alt
 
 
 
Prof. Dr. İbrahim Ortaş,
 
Öğretmenimden Temel Yaşam Dersini Adlım
24 Kasım öğretmenler gününde tüm öğretmenlerimin aydınlık günlerini kutlarım.
Çok şey öğrendim ilkokul öğretmenimden. Güzel öğretmenim şimdi nerede bilmiyorum. Beni ben yapan, ailemi beni okutması için ikna eden ve isteklendiren öğretmenim. Bana öğrettikleri yaşam ilkelerim oldu. Yalnız kalsan da bildiğini söyle, haksızlık yapma, kimsenin sırtından geçinme. Çıkarın için başkasını kötüleme, bir şeyi nasıl görmek istiyorsan öyle bırak. Herkese hak etiği kadar değer ver. Kişisel çıkarını toplumun menfaatlerinin üzerinde görme. Aç gözlülük yapma. Yalancıya hırsız, ahlaksıza boyun eğme. Doğay saygı göster, herkesi olduğu gibi kabul et. Tembellere prim verme. Başkasının emeğine göz dikme ve onun sırtından kendine yer edinme. Başkasının uydusu olma kendin ol. Daha nice öğütler vermişti bana. İyi insan olmamızı öğütlemişti. İyi ki bunları öğretmişsiniz öğretmenim. Bilincim dahilin de önerilerinizi yaşamımda ilke edindim. Öğretilerinize yanlışlık yapmadım diye düşünüyorum. Bütün emeğin ve katkın için binlerce defa teşekkür ederim.
 
Cumhuriyetin Temel Felsefesi İyi insan Yetiştirecek Öğretmenleri Yetiştirmekti
Mustafa Kemal, öğretmenlere hitaben geleceğin oluşması konusunda,
“Öğretmenler!
Yeni nesli, cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcileri, sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin maharetiniz ve fedakârlığınız derecesiyle orantılı bulunacaktır.
Cumhuriyet fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister! Yeni nesli, bu özellik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir”. Mustafa Kemal eğitim ve kültüre ciddi yatırım yaptı. Toplumu geleceğe hazırlayacak kişiler olarak öğretmenleri görürü ve onları en üst düzeyde önemser.
 
Ülkemizin Kendine Özgü Eğitim Modeli Çökertildi
Türkiye Cumhuriyet ile başladığı ve yakaladığı eğitim hamlesini sürdüremedi. Türkiye'nin önü kesilmiştir. Cumhuriyetin aydınlanmacı ve çağdaşlaşma projesinin ilk ayağı olan kırsalın eğitimi ile başlayacak şahlanışın dinamiği olan Enstitüleri kapatılarak, Türkiye bilerek veya bilmeyerek eğimini soğuk savaşa kurban eti. Ve halen neden buraya sürüklendiğimizi tartışmıyoruz, çoğu kişinin de bundan ve geçmişte olup bitende haberi yok diye düşünüyorum.
 
Öğretmenlik Sorumluluk Gerektirir
Geriye doğru bakınca eğitmenliğin ne denli büyük bir görev ve sorumluluk olduğunu görüyoruz. Eğitim enstitüsünde öğrenciyken verilen derslerden kısmen öğretmenliğin sorumluluk gerektiğini kavramıştım. Ancak bugün öğretim üyesi olarak ve toplumdan aldığın geri bildirimler ile bir bütünlük içinde olay değerlendirildiğinde öğretmenliğin ulvi bir ağırlığı ve ciddi sorumluluğu olduğunu gördüm ve anladım.
Vecihi Timuroğlu “Benim için eğitim, yaşamın tümünü kapsayan bir etkinliktir. Yaşamın değişimine koşut eğitim, sürekli değişimi ifade eder. Şu halde, eğitimci sürekli değişimi yaratacak yöntemleri düşünmeli, salt uygulamamalı, yaratmalı da” der.
Ülkesinin geleceği olan nesilleri yetiştirecek olan öğretmenler herkesten çok sorumludurlar. Bu sorumluluğu omuzlarında his etmeyen öğretmen ve de öğretim üyesi olamaz. Öğretmen bu bağlamda mutlaka kendisini iyi eğitmeli, kendisini iyi tanımalı, tarihi geçmişini bilmeli, sorumlulukların bilinci ile ülkesinin geleceğine bilgi aktarımı ile sahip çıkmalıdır.
Biraz düşününce öğretmenliğin ne denli zor ve sorumluluk gerektirdiğini anlıyorum. Okumayan kendini geliştirmeyen, bilgisini öğrencisine aktaramayan bir öğretmen öğretmen olamaz. Olsa olsa gözlerini kaptır vazifesini yapmış olur.
 
Öğretmenlerde Gelecekten Sorumludurlar
Öğretmenlik mesleğini salt bir devlet memurluğu olarak gören onun ayrı bir yetenek gerektirdiğini bilmeyen çok sayıda yetkilimiz var. Eğitim bir kitapta yazılanları öğrenciye yazdırmak veya okuyarak geçiştirecek bir şey değil. Derin bilgi görgü ve deneyim ister. Maalesef bugün kürsünün arkasına geçen ve kitaptan okuyan üniversite hocalarımızın olduğunu, öğrencilerin sorduğu sorular karşısında ne diyebileceğini bilmeyen horlarımızın var olduğunu duyunca üzülüyoruz.
 
Öğretmenimize Değer Verelim
Öğretmen bir anne kadar öğrenci üzerinde hakkı olduğu bilinci ile kutsallığını ve fedakârlığını hep taktirle karşılamak gerek. Tabii öğretmenin kutsallığını sürdürmesi için beyninin yüreğinin insan ve ülke sevgisi ile dolması gerekir. Bunun için öğretmenin kendisini yetiştirecek olan kitap dergi, gazete alabilmesi, sinema, tiyatro, operaya, sergilere gidecek kadar geliri olmalı ki kendisini geliştirsin ve yenilesin.
Yoksulluk sınırında yaşayan eli öpülecek öğretmenlerimizin gününü kutlarken para-pul, çiçek vermesek bile onalı anmak uzaktan da olsa sıcak bir selam bile onalı mutlu edecektir. Öğrencilik yıllarımda öğretmenimin o günkü düşünsel ve kültürel zenginliği ile toplumda gördüğü saygı ve ilginin bugün ne yazık ki göremiyoruz. 1960’li yıllarında sonlarında öğretmenimin toplumda gördüğü saygınlığı dönemin diğer meslekleri görmüyordu. Bilemiyorum bugün öğretmenlerimiz aynı değeri görüyor mu? Veya devletimiz öğretmene aynı değeri veriyor mu?
 
Öğretmenler Geçinemediği İçin İkinci İş Yapıyor
Öğretmenlerimizin %70’nin geçim için ikinci iş yaptıkları ortaya çıkması sanırım siyasilere anlamlı bir mesajdır. Bugün öğretmenlerin az çalışıp çok harcayan kişilerin yanında mağdur olması, pazarda satıcılık yapması, ek iş peşinde koşmasını görmek eğitime ve bilgiye saygısızlık olarak algılıyorum. Eğitimli kişinin saygınlığının kazandığı para ile ölçüldüğü bir dünyada yaşamak zor geliyor. Nasıl kazanırsan kazan anlayışı bilgi ve bilimin önüne geçmiş öğrenmenin beynine yatırım yapmanın önemi neredeyse hiçlenmiştir. Bugün eğitimde bocalanıp durmamızın bir nedeni de eğitime yeterli değer vermememizdendir.
Ancak unutmayalım ki parayı da yaratan, onun sahip olduğu değerleri de yaran eğitim ve bilgidir. Eğitim ve bilgi olmadan dönüşüm olmaz, düşünme olmadan yaratıcılık ve teknoloji dolayısıyla para da olmaz.
Ülkemizin geleceğini şekillendiren insanlarını ilk eğiten kişiler olarak öğretmenlerimizin maaşlarının yetersizliği toplumun geleceğini de olumsuz yönde etkilediği gerçeği ile öğretmenimize her şeyin üzerinde değer vererek, onların maddi sorununun olmamasını sağlamamız gerekir.
 
Kutsal Meslek İtibarsızlaştırmamalıdır
Mustafa Kemal eğitimin önemini derinden içselleştirmiş ve savaş sonrası bütün uğraşısını buraya odaklamıştı. Eğitimi “Eğitimdir ki, bir ulusu ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir toplum halinde yaşatır, ya da bir ulusu esaret ve sefalete terk eder”. Cumhuriyetin temel hedefi olan eğitim yolu ile kalkınmayı sağlam zayıflatılmasa ile Temel Eğitim Yasası'nın hedeflediği iyi insan, iyi yurttaş ve gelişkin meslek insanı yetiştirme uğraşısından uzaklaştırıldık. Bugün ülkemiz benimsenmiş bir eğitim felsefesi ve hedefi ne yazık ki yok. Bu da ülkemizin milyonlarca genç insanın denizlerde pusulasız gezinerek hangi üniversiteye hangi sınavla girerim noktasına getirmiştir. Öğretmenlerimiz sınav endeksli eğitim politikasına karşı çığlıkları nedense hiç duyulmuyor.
 
Sonuç olarak, bizlere yaşamı anlamız için eğitim ve öğretim yaptıran değerli öğretmenlerimizi her 24 Kasım da değil her gün önemsemeliyiz. Kutsal meslek sahibi öğretmenliğin her yönü ile değer görmeli ki yarınımız olan insanımız daha iyi eğitilsin. Bugün melek örselenmiş, yoksul sınırındaki maaş ve özlük hakları zorlu baskılar karşısında tercih edilme nedeni ancak işe girmek olarak algılanmaktadır.
Öğretmenlik mesleğini yeniden ilgili bilim kuruşlarının da görüşü alınarak meslek okulu yapısına kavuşturulmalıdır. Önerim enstitüler yeniden açılmalı. Yetenek sınavı ile okullara öğretmen aday adayları alınmalı. Öğretmene gerekli saygınlık gösterilmeli, özlük hakları iyileştirmeli.
Öğretim üyelerinin ve üniversite çalışanlarının da özlük hakları ülkemizin büyüklüğüne yakışmıyor bir sonraki yazıda işleyeceğim.
Yeniden bütün eğitmenlerin gününü candan kutlarım.
 
 
 
24 Kasım 2012 Cumartesi, Adana

Son Güncelleme: Pazar, 25 Kasım 2012 00:36

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

Manas'ın Oğlu
Kırgız Türklerinin Manas Destanı'nın ikinci bölümü, 110 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün1353
mod_vvisit_counterDün2816
mod_vvisit_counterBu Hafta12785
mod_vvisit_counterGeçen Hafta25224
mod_vvisit_counterBu Ay65913
mod_vvisit_counterGeçen Ay146124
mod_vvisit_counterToplam17546266

Şimdi: 46 misafir, 1 üye, 27 bots var.
IP: 34.229.113.106