Tolstoy Diyor ki :

Güzel olan sevgili değil, sevgili olan güzeldir.


SOSYAL ZEKA

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

 

alt

 

“Sosyal zeka” ağırlıklı bir ülkenin insanını tetikleyecek etken güç nedir ?’’

Sosyal zeka ağırlıklı bir ülke miyiz gerçekten? Sosyal zekanın tanımı ve açılımı içerisinde bu tespit ilginç geldi bana.

 ‘‘1980’lerin başında, İsrailli Psikolog Dr. Reuven Bar-On, duygusal zeka kavramını geliştirmeye başlamış; "Bir kişinin çevresel baskılarla ve isteklerle başa çıkmak için başarılı olma yetisinde; duygusal kişsel ve sosyal yeteneklerinin bir bütünüdür."  şeklinde tanımlamıştır. (Møller, 1999, s.  218).

Peter Salovey ve John Mayer, 1990’da Duygusal Zekayı şöyle açıklamışlardır : "Bir kişinin kendi ya da başkalarının hislerini ve duygularını yansıtabilme, onları ayırt edebilme ve kişinin düşüncesi ve eyleminde bu bilginin kullanılmasıdır." (Møller, 1999, s.  219).

Daniel Goleman, 1995 yılında yayınlanan "Duygusal Zeka" adlı kitabında "Duygusal zekayı kişinin kendi duygularını anlaması, başkalarının duygularına empati beslemesi, ve duygularını yaşamı zenginleştirecek biçimde düzenleyebilmesi yetisi" olarak tanımlıyor. (Goleman, 1996).

Goleman’a göre; beynin düşünen parçası, beynin duygusal parçasından ürüyor. Beynin düşünen ve duygusal parçaları genelde yaptığımız her şeyde birlikte çalışıyor ve gerek iş yaşamında gerekse özel yaşamda başarılı ve mutlu olmak, insanların duygusal zeka becerilerine bağlıdır.’’(www.duygusalzeka.net/icsayfa.aspx?Sid=7&Tid=3)

 

Duygusal zeka konusunda hiç şüphem yok. Olay ve sonuçları yalnızca söylemler ve telkinler sonucunda kabullenen;  yaşanmışlara ya da yaşananlara değil dayatmalara ve beyin yıkama yöntemlerine itibar eden bir çoğunluktan söz etmiyor muyuz? Bu çoğunluk ayakları yerden kesilmiş, geleceği görebilme yetisini kullanmak istemeyen, yeryüzünde pek çok örneğini görmesine rağmen faklı olabileceğini düşünen, duygusal yanı törpülenmiş, sosyal yanı bastırılmış, yaşamı standartlara bağlanmış, büyüklerin dediği gibi kara gürültüye giden bir topluluk değil mi?

 

Ayda on milyar maaş alan bir devlet adamının malını mülkünü sorgularken; modacısından, arabasının markasına kadar, çoluk   çocuğundan, yakın çevresine kadar ihya oluşlarını  ‘ Bal tutan parmağını yalar’ rahatlığıyla karşılayabilen kaç ülke vardır acaba?

 

Sosyal adalet neye göre ve kime göre belirlenir? Ölçü nedir? Hangi ülkede insanlar hakaret edildiği zaman tepkisiz kalır? İnsanını küçümsenirken, insanıyla alay edilken, gözünün içine baka baka yalan söylenirken kaç toplum vardır ‘adam sende?!..’diyebilen?

 

Aşk mı dediniz? Yaşamımız ve mutluluğumuz hep başkası ya da başkaları üzerine endekslenmişken elbette uçuk kaçık aşklarda olur gözümüz. Eee ne de olsa biz acı çekmeyi seven bir toplumuz…

 

Mutlak bilginin en üst yöntemi  yaşayarak öğrenmekse, daha öğreneceğimiz çok şey var demektir. Yeter ki öğrenmek isteyelim….Zararın neresinden dönersek kârdır…

 

25.12.2012

 

Son Güncelleme: Çarşamba, 02 Nisan 2014 06:21

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

KAFKAS BAHADIRLARI
Karaçay Türklerinin Nart Destanı, 112 sayfa
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün676
mod_vvisit_counterDün5012
mod_vvisit_counterBu Hafta10657
mod_vvisit_counterGeçen Hafta40899
mod_vvisit_counterBu Ay67662
mod_vvisit_counterGeçen Ay236082
mod_vvisit_counterToplam18166228

Şimdi: 90 misafir, 4 bots var.
IP: 18.207.249.15