ATSIZ DİYOR Kİ:

Taviz verene başkaları, kavga çıkarmadığı için belki "aferin" der ama kimse onu şerefli ve haysiyetli saymaz.


KİTAP VE OKUMAK ÜSTÜNE:

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

 

Yüce Tanrının ilk buyruğu: ”Okuuu!” emriyle başlar.

“Oku!

"Yaratan Rabbinin adıyla oku!

O insanı bir kan pıhtısından  yarattı, oku!

Rabbin, kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren en büyük kerem sahibidir!”

 (Alak, 96/1-5)  Buyuruyor. Bu kadarıyla da yetinmiyor yüce Tanrı:

 

“Kalemi ve onunla yazanları düşün!”

(Kalem, 68/1)  uyarısını da yapıyor. Buyurun, işte Tanrı gerçekliği bu!..

Tanrının emirleri arasında ayırım gözetilmez kuşkusuz. Hepsi de birbirleriyle yarışacak kertede üstün-değerlerdirler. Gelgelelim, ilk emir ile öteki emirler arasında da bir öncelik sıralaması olduğunu düşününce, “İlk Emir”in de kendine özgü bir öncelliği ve öncülüğü olması gerekir” diyor bana aklım. Demek ki, Tanrının sevgili kulu olmak için öncelikle okumayı kendimize birincil iş edinmemiz gerekiyor. Okuyan insan, Tanrıya yakın olan insandır. Kitap ise, bütün pas tutmuş konuların kilitlerini açan  bir gümüş anahtarlar çokluğudur. Bu anahtarları birer demir yükü olarak değil de sorun çözücü açacaklar olarak kullanmasını bilirsek eğer, andolsun ki yüzümüze kapanan her kapıyı, birisi açmazsa öteki ANAHTAR kesinkes açacaktır; açar!

Şükürler olsun ki Kitabın, okumanın ve okutmanın bu kutsal erdemini herkeslerden önce anlamış ve davranmış olan bir “İKEV.”imiz var İstanbul’da. ikev’in açılımı: (İstanbul Karamanlılar Eğitim, Kültür ve Sosyal Dayanışma Vakfı) dır. Yıllar yılı, tırnağıyla taş söküp ekmeğini kazanma savaşı veren KARAMAN’lı yoksul halkımızın çaresiz çocuklarına Üniversitelerde okuma kapıları aralayıp, buyur etmiş, yüzlerce gencimizin, Türkiyemizde söz sahibi olacak makamlara çıkmalarına olanaklar sunmuştur... Kurulduğu günden beri cansiperane çalışmalarıyla tüm Karamanlıların öncüsü ve övünç kaynağı olan bir avuç idealist insanımız, her gün bir tuğla örerek “İKEV”imizi bugünkü görkemli yapısına ulaştırmış bulunmaktadırlar. Kendilerini saygıyla kutluyor ve selamlıyorum!..   

Japonların güzel bir sözü var: “Kitaplar ruhun gıdasıdır ” der. Ben birazcık eksik buluyorum bu yüce sözü; kitaplar, sadece ruhun değil, beyinin de gıdasıdır. Öyleyse: “KİYTAPLAR RUHUN VE BEYİNİN GIDASIDIR!” deyip tamamlayalım sözün eksiğini.  Kitapla beslenen beyinler yaratıcı olurlar; yaratmadan duramazlar. Yaratmak ise bir ulu eylemdir, bir Tanrı sanatıdır...

Hazreti Muhammed: Okumak, kadın ve erkek her müslümana farzdır.  Buyurmuştur. Bu buyruk, “okuma”eyleminin değerini yeterince anlamamıza yetmez mi? Ne acı ki bizler bu yüce buyruğu 1400 yıl sonra bile yerine getirmek için yeterli çabayı gösteremiyoruz. Kadınlarımızı 1400 yıldır unuttuk; onları kendi çıkmazları içinde debelenip durur bıraktık. 1400 yıl sonra dahi erkeklerimize de, kadınlarımıza da okumayı, yasaklarcasına unutturduk. Oysa Kutsal Kitap: Oku kitabını! Hesap sorucu olarak bugün sana nefsin yeter!” (Kur’an-ı Kerim, İsra suresi 14. Ayet.)  Ayetiyle okumayı “nefsimizin gözüne batıracak” kertede bir açık-seçiklikle bir daha vurguluyor.

Kalem kılıçtan keskindir!” diyen Sayın Bulwer Lytton: “Yasalar ölür, kitaplar ölmez!”  özdeyişini de armağan bırakmış insanlığa. Doğru da söylemiş: Bugün bizler hala İngilizceye özenecek kertede kendi kültürümüzden kopmuşsak eğer, o kültürün de, okuma yüce eyleminin de cahili olmuşsak, Kitabın kutsal adından bile ürkecek kertede kitaplardan yoşumuşsak, -ki böyleyiz, yoşungunuz.- ülkemizde  kitapların ölmediğini, yaşadığını nasıl varsayabilir, nasıl savunabiliriz?

Yüce peygamberimiz: İlim Çin’de ise dahi bulun, okuyun!”  buyurmuş. Yirmi birinci yüzyılın insanlarıyız. Çin hepimize bir komşu evi kadar yakın şimdi. Geçtim bu komşu evini ziyaret etmeyi, kendi evimizdeki kendi kitaplığımızdan bir kitap indirip okumayı dahi yük sayıyoruz kendimize. Okuma tembelleri olduk hemen hepimiz. Kitap dostu olmayan insanların ellerinde nasıl ölmesin o kutsal kitaplar?  “Okuyan Milletlerle” nasıl yarışabiliriz bizler bu okuma tembeli beyinlerimizle?

Bundan 2000 yıl önce Sayın Ovidius: “Yetişen kuşaklarını kitaplarla beslemeyen uluslar, yıkılmaya mahkumdur!” demiş. Büyük insanların haklı sözleri hiçbir zaman boşu-boşuna söylenmiş sözler olamazlar. Her harfinde birer ders, her sözcüğünde birer mucize vardır o büyük sözlerin; onları bulup çıkarmak, yararlanmak da bizlere düşer.

Atalarımız da uyarmış bizleri. Hem de cahilliği ahırdaki eşeğimizle eşdeğerde tutarak uyrmışlar: “Oku! Baban gibi eşek olma!” demişler. Soyu, sopu, babaları okumuş olanlar için de, yine aynı Atasözünün sadece ünlem işaretinin yerini değiştirerek: “Oku baban gibi! Eşek olma.”  Demişler. Eşeklikten kurtulmanın yolu “OKUMAKTAN” geçer buyurmuşlar. 

Oku!  Oku!.. Dön dön oku!... Zarar görürsen gel yakama yapış, zararlarınızı ödemeye her zaman hazırım ben!..

Bu arada, bu kutsal okuma seferberliğinin kutsal yapısına emeğiyle, arsasıyla, parasıyla, yüreğiyle katkıda bulunan tüm hemşehrilerimizi ve yetkililerimizi gıpta ile imrenerek selamlıyorum! Her hayır bereketlenerek misli misline SAHİBİNE hayırlar getirir!...  (m.a.a.)

                                                                                                Mustafa Aslan AKSUNGUR

**

Yazara ulaşmak için:   Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

 

Destan Romanlar

Kırk Kahraman Kız
Karakalpak Türklerinin Kırk Kız Destanı, 110 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  
 

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün2417
mod_vvisit_counterDün6868
mod_vvisit_counterBu Hafta36855
mod_vvisit_counterGeçen Hafta24443
mod_vvisit_counterBu Ay26245
mod_vvisit_counterGeçen Ay149815
mod_vvisit_counterToplam19895623

Şimdi: 50 misafir var.
IP: 18.232.186.117