Aristo Diyor ki :
 
Her insan öfkelenir, bu kolaydır; fakat tam adamına, tam ölçüsünde,tam zamanında, tam yerinde ve tam usulünde öfkelenmek, ne herkesin kudretindedir, ne de kolaydır.


Orenka’ya Mektuplar

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

 

 

 

 

Mektup: I

Sevgili Orenka, merhaba!

Birazcık kendimden söz edeceğim bugün. Bunu övünmek sanma. Lafı torbaya koyup, eğip bükmeden  hak ettiği makama oturtmak için yapıyorm bunu. Bu bizim kanımızda, canımızda, beynimizde... var. Bunu bilmeni isterim!...

Önce, dip atalarımızın kim olduklarını açıklayıp anlatarak başlayalım isterseniz söze:

  Evet, ben bir Yörük oğluyum. Toros Türkmenlerindendir aslımız; Karamanoğulları’ndan gelmedir neslimiz. Çok şükür “Medeniyet denilen tek dişi kalmış canavar”ın pek erişemediği sarplıkların çocuğuyum...

“Yunus Emre”lerin, “Karacaoğlanlar”ın ülkesidir bizim  ülkemiz. “Dadaloğlular”ın ülkesidir. Onlardan kalmadır kalıtımımız... O yüzden olsa gerek, Taşeli’de yaşayan insanların hemen hepsinde azıcık   ozanlık  bulaşıkçığı kesinkes bulunur...

Severim dağları.. özgürlüğü.. güzelleri!.. Severim İNSANI!.. Bütün insanları severim. Şu anda yedi milyar sevgilim var benim... Her birine Yedişer milyar sevgi çiçekleri sunuyorum Orenka... Bu yedi milyar sevgilimin içinden, birisi de sensin sevgilim!..

 Sevginin ne demek olduğunu bilir misin Orenka sen?

Sen bilsen dahi ben sevgiden ne anladığımı söylemeden geçip gidemiyeceğim. Bağışla bilgiçliğimi Orenka, “Bilgiçlik” değildir çünkü bu davranışım benim; sevgimin çiçeklenen ürünüdür o.

Sevgi, paylaşıldıkça çoğalan, çoğaldıkça gürbüzleşen bir sınırsız özge duygudur güzelim. Bütün canlılar sevgiye muhtaçtırlar;  sevmeye ve sevilmeye can atarlar...  İstersek,  bütün cansızları da ekliyebiliriz bu “bütün canlılar” deyiminin orta yerine Orenka. Sev sevgilim sev!.. Sevgi olmasaydı, -inanın bana- yaşamın tadı, tuzu olmazdı hiç... Sevgisiz yaşam, “ölü yaşamın kuru iskeleti” bile olamaz bence sevgili Orenka...!

Geçenlerde bir duvar yazısı okudum Orenka. Ne kadar çok hoşuma gittiğini sen bile bilemezsin. Sanırım o yazıyı sana aktarınca, sen de duygulanacak, sen de o deyimi dopdolu seveceksin güzelim. Sevenleri, sevginin kapısında bekletmek insafsızlık olur güzel kız. Ben o insafsızlığı yapamam; bekletmiyeyim öyleyse seni. Haydi, buyur edeyim beynimin içene de, bir kez de birlikte okuyalım o duvar yazısını:

“Sana en çok sevdiğim şeyi vermek isterdim sevgilim; ama sana da seni veremem ki!..”  

diyor işte o duvardaki yazı.

Şu bizim halkımız , dibi bulunmaz bir umman Orenka. Gel bil ki kıymetini bilen yok. Amerikan gavuru olsaydı, sanırım bu aşığı arar, tarar, bulur, ödüllendirir, kendisini yine kendisine teslim ederdi. Daha başka buluşlarını da söyletir, derler, toplar, kitaplaştırır cilt cilt kamu önüne çıkarırdı. Beni  burada gavura özeniyor sanma güzelim, sadece kendimizdeki öldürücü eksikliği  göstermek için altını çiziyorum konunun. Kendi yanlışımızın yanlışlığını anlatmak için... Hepsi o kadar!...      m.a.a. 

 

Mustafa Aslan Aksungur

Eğitimci-Asraştırmacı-Yazar

Tel: (0242) 345 90 32 + (0535) 445 55 11

                                                ANTALYA

[ Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ]  

 

Destan Romanlar

Manas

Kırgız Türklerinin Manas Destanı'nın ilk bölümü, 109 sayfa.

Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün650
mod_vvisit_counterDün5162
mod_vvisit_counterBu Hafta5812
mod_vvisit_counterGeçen Hafta35592
mod_vvisit_counterBu Ay70642
mod_vvisit_counterGeçen Ay149815
mod_vvisit_counterToplam19940020

Şimdi: 76 misafir var.
IP: 3.236.15.142