Albert Einstein Diyor ki:
 
Genelde insanlığın kaderi, hak ettiği olacaktır.

 

 


BİLGİ - BİLİNÇ VE SANAT

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

 

Bilgi, bilinci besleyen “ÖZ”dür. Sevgi ile de bütünleştiler mi biyol, olmazları olur yapan bir üçlü  güç halini alı-verirler...

Bilinç, geleceğimizi bugünün yarattığını bilir. Daha yüksek aşamalara ulaşmak için de, gerekenlerin, gerktiği zamanlarda, gerektiği gibi yapılmasının gerekliliğini duruca görür, bilir ve yapar...  Bu yaptırımlar ve yapılaşımlar, özünde, evreni, evrenin yönelmek zorunda olduğu konumlara ağızlama ve gereklerini oluşturma yaptırımları demektir.

Bilginin ve Bilincin beslediği bir iç ses vardır. Adına: SEZGİ diyebiliriz bu iç sesin.  Bu iç ses sanatçıya, daima “daha ileriye, daha doğruya,  daha yeniye...!”  diye sevecen emirler yağdırır...

Bilgi ve bilinç doğru düşünmenin temeli, doğru düşünme ise, doğru eylemlerin temelidir. Düşünceler eyleme dönüştürülüp, yapıtlarla taçlanmadıkça bir özlem, bir imge olma kaderinden kurtulamazlar. Düşünceyi dolduran eylemlerdir. Eylemsiz düşünce boş çuvadan farksızdır; ayakta duramaz...!

Düşünce, “İç Dünyamızın Sesidir!” ona kulak verelim...! Onun istemlerini ölçelim, tartalım, uyulması gerekenlere uyalım, uygulamaya koyalım...! Zira o İç dünyamızı tanımadan ne kendimizi doğru düzgün tanıyabiliriz ve ne de dış dünyayı ve evreni  anlayabilir, kavrayabilir, tanıyabiliriz...!

Peygamberler, bu “İç Sesi” herkeslerden çok çok  iyi duydukları, herkeslerden iyi algıladıkları, herkeslerden iyi anladıkları ve onlara herkeslerden çok daha iyi uydukları ve ayrıca  o “İÇ SESİ” duyurmakla, uygulamakla görevli oldukları için ayrıcalıklı konumlara yükselmişlerdir. Öylesine yükselmişlerdir ki, onlardaki bu ayrıcalığı, kendi iç seslerimizi duyamayan bizler, normal-üstü bir durum, bir tür erişilmezlik olarak görürüz...

Her peygamber, peygamber olamayan, iç seslerini duyamayan biz ayar insanlara “Üstün bir  deli” gibi, üstün-ayrıcalıklı görünür. Bu görüşte ve de görünüşte bir doğruluk payı, az-çok vardır. Her Peygamberin biraz deli gibi görünüşü, onların bu iç seslerini duyuşlarındaki erişilmez üstünlüklerinin ürünüdür...

Her deli dahi değildir! Ama her dahide oldukça yüklü delilikler görürüz. Zamanın ve mekanın dışına sık sık taşmaları, bizlere benzemeyişleri onların bu delilik erdemlerinden ötürüdür...!

Madde dünyasının bir eni, boyu, derinliği vardır. Ne denli büyük ve görkemli olursa olsun, onun da kendine özgü, öz sınırları olur; vardır. Bu sınırlar, akıl ve beden gözüyle her vakit, her davranışlarında görülebilir. Sınıra sığmayan, eni, boyu, derinliği, akıcılığı, yakıcılığı görülemeyen, duyulamayan RUH Dünyası, o madde dünyasının dar kalıplarına asla tıkılamaz...! O ruh, hem zamanın, hem mekanın çok çok üstünde ve ötesindedir. Sonsuzluğun özgürlüğüdür Ruh...! Sanatçının dünyası, kendi iç seslerini özümleyebildiği ölçülerde o ruh dünyasına yaklaşır. Ve de Sanatçılar,  o Ruh dünyalarına yaklaşabildikleri ölçülerde yüce sanat yapıtları verebilir...

Sanatta Var Olmak: Bilim işidir...! Bilinç işidir...!  Emek... Ter... ve Er... İŞİDİR...!                         ( m.a.a.)

    Mustafa Aslan Aksungur

Eğitimci-Araştırmacı-Yazar

Memurevleri Mah. Tonguç Cad. 205 Sok.

Göksoy Apt. Kat:7  No: 2 / 44 ANTALYA

Tel: (0242) 345 90 32 + (0535) 445 55 11

[ Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ]  

 

Destan Romanlar

Manas'ın Oğlu
Kırgız Türklerinin Manas Destanı'nın ikinci bölümü, 110 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün304
mod_vvisit_counterDün5162
mod_vvisit_counterBu Hafta5466
mod_vvisit_counterGeçen Hafta35592
mod_vvisit_counterBu Ay70296
mod_vvisit_counterGeçen Ay149815
mod_vvisit_counterToplam19939674

Şimdi: 66 misafir var.
IP: 3.236.15.142