Albert Einstein Diyor ki:
 
Genelde insanlığın kaderi, hak ettiği olacaktır.

 

 


YENİ ÖZDEYİŞLER (AFORİZMALAR)

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

 
18 Temmuz 2013 Günü Üretilen Yeni ÖZDEYİŞLER

1)    Yarıya kavuk sallamak, bütüne kılşıç sallamaktan çok daha yıkıcıdır...!

2)    Kitap Fuarlarına giden öğrenciler, gitmeyen akranlarıa bakış bir basamak yükseğe çıkmışlardır; Kitap satınalıp okuyan öğrenciler, BİN basamak daha yükseklerdedirler.

3)   İLİM: Toprak gibi, su gibi, ekmek gibi, dallarından sarı sarı yüzümüze gülümseyen çifte portakallar gibi bir değerdir. Onu işe süren insan beyni, insan düşüncesi, insan davranışıdır. Elini uzatıp koparmazsanız, portakal yiyebilir misiniz ya...!

4)      Abdülhamid: “Kullanmasını bilmeyenlerin ellerine tüfek verirseniz, herifçioğlu seni, beni öldürür, sonra da döner kendini vurur, öldürür...!” demiş. Padişahımız, öz, kendi özünü sunmuş bu altın sözleriyle...

5)      Güneş, gün 12 saat dünyanın bir yarısını, gün 12 saat öbür yarısını ışıtıp aydınlatır sanmayın. Onu yapan, dünyanın kendi eylemidir. Dünya dönmeseydi, güneşin ne haddineydi böyle düzenlice ışıtıp, düzenlice aydınlatması...?!

6)      Evren bir sonsuzluktur! O sonsuzluğu, 15 – 20 cm. Çapındaki bir kemik kutuya hapsedilmiş bulunan, bir buçuk, iki kg. Ağırlığındaki beyin kavrayabilir ve çözebilir ancak...!

7)      Gemi, bir su aracıdır. Onu suda da, karada da yürüten ”fatih”, İNSAN AKLIDIR...!

8)      Hazinelerin değeri, kapılarına vurulan kara kilitlerin çokluğunda ve büyüklüğünde değil, içinde yatan cevherlerin özünde yatar...!

9)      Hiçbir katır, otobanlarda rahat yürüyemez. Onun yolu, sarp kayalıklardır. Saatte 220 km. hız yapan mersedesler nasıl o sarp yollarda tek adımlık yol alamazlarsa, “tıpkı öyle” olmasa bile, katırlar da otobanlarda ona yakın tökezlerler...

10)   Bu değirmek dönüyor ama suyu nereden geliyor diye hiç soran yok!” diyerek yakınmış, durmuş bir Atasözümüz. Sorumsuzları, düşünmeye davet etmiş. Neden? Nedeni basit: Tüm çözümsüz düğümleri çözecek olan güç: DÜŞÜNCE denilen cevherdir de ondan...!

11)   Dönen değirmenin türküsü, onu döndüren suyun uzluğundan alır uyumunu, gücünü... Suyu kesildi mi değirmenin, türkü biter, susturur su; susar taş...!

12)   “Sen yanmasan, ben yanmasam, o yanmasa; /Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa...!” diye soruyor "BÜYÜK OZAN Nazım Hikmet"imiz.  Sen, ben, o, yanmaktan kaçınırsak eğer, hem kendimizi ve hem de içinde yaşadığımız Toplumumuzu, salt kendi korkaklığımızla ömür boyu karanlık zindanlara hapsetmiş oluruz. Unutmayalım bunu; yanmaktan korkmayalım...!

13)   “Aklım eriyor, ama elim ermiyor!” deyip, çekilemezsin imamın sağ yanına! Çünkü İNSANSIN! İnsan türünün kurtuluşu uğruna, elinle de, eyleminle de, aklınla da savaşmak zorundasın: Aklının erdiğini uygulamak zorundasın...! Bu komut, aklın komutudur: İnsanların tümüne verilmiş bir akılcıl komuttur...!

14)   “ER”  olmak kolay değil: Başarıların ve makamların yükseldikçe, gönül alma eylemlerin çoğalmalı, gönülcüğün onlarla orantılıca alçalmalı, alçak-gönüllülüğün artmalıdır. Erliğin kuralı budur...!

15)   DİL, bir beyin ürünüdür. İnsanın, İNSANLAŞMASINDA , beyinden ve elden, bendenden sonra gelen üçüncü ögedir. Gel, şunu da bil ki, eli de, bedeni de, beyini de besler durur o DİL denilen mucize...!

16)   “Dilim! Dilim dilim olasın , nedir şu senin elinden beniiim çektiğim zulüm...!?” demeyin. Onu aklınızın emrine verin; bakın, görün BAŞARI neredeymiş...!

17)   Gönül gözü, beden gözünden on kat daha net görür, gördüğünü...!

18)   Dost gemisiyle, dert deryaları aşılır. İş, öylesi dostları, gemileriyle birlikte bulmaya kaldı, dertlilere. Haydiyin, danranın, bulun öylesi dostları...! Gemileri yoksa bulduğunuz dostların, eliniz, diliniz, aklınız ne güne duruyor; seferber edin her üçünü de, üç günde size üçer gemi yapsınlar, sürün gemilerinizi dert deryalarını aşmaya...!

19)   Dost gerek dosta, canını vere! Dost gerek düşmana, zırnık göstermeye...!

20)   Söz var, paltamızı da, paltomuzu da sudan çıkarır; söz var beynimize cinnet getirir. O yüzdendir Atalarımızın: “Sözünü bil, pişir söyle, ağzını der, devşir söyle...!”  öğütünü verişleri. Öğüde uyan, aldanmaz...!

21)   Naz: Çekene zehirdir, çektirene ongunluk verir. Nazı, namazla, niyazla öldürmeye kalkışma sakın; çektirene yazık olur...!

22)   “Görünüşe aldanma!” demiş Atalarımız. Görünüşleri sıfır olanlar vardır; gönüllerine, iç dünyalarına evrenler sığamaz...!

23)   Düştüğün gün gülebilirsen eğer, korkma! Kalktığın gün, dünyaları fethedersin, bunu bil...!

24)   Düşünce, Hoca Nasreddin’imizin hindisinde bile olsa, ders almasını bilenler için, aşılmaz deryaları aşar; lafla peynir gemisini yürütür...!

25)   Hırsla hırsızlık, birbirlerini besleyen İNSANLIK DÜŞMANI, iki  ikiz kardeştirler. Bunlardan birini: HIRSIZLIĞI,ortadan kaldırdığımız gün HIS, yeni yeni dünyalar kazandırır İNSANLIĞA...!  

26)   Kuşlar, gökte uçsalar da, yere mutaçtırlar:  Yemlerini yiyeceklerini yerden toplarlar...!

27)   Böbürlenmeleri ve yaltaklanmaları ortadan kaldırdığımız gün, GERÇEKLERİ, gerçek boyutlarıyla görürüz. Gerçekleri gerçek boyutlarıyla gördüğümüz gün ise, çözülmedik düğüm (haydi, kalmaz demeyelim de) azdan az kalır İNSANLIKTA...!

28)   Tarihte görülen idam ilmiklerinin % 99’u, İNSANLIĞIN KURTULUŞU yolunda savaş veren yiğit insanların boynularına, % 01’i de, İNSANLIK DÜŞMANLARININ keyiflerinin çatırılması için atılmış, günahkar ilmeklerdir...!

29)   GÜÇ başkadır, ZOR başka. Zor ile Güç’ü birbirlerine karıştırdık mı, at iziyle, it izini birbirindan ayırıp seçemez oluruz. İşte çoğu yerde İNSANLIĞIN şapa oturduğu yer, bu ince ayrımı yapamadığı konulardan doğar...!

30)   Kralların da, köpeklerin de, tüm insanların da kıymetini bilemedikleri en büyük değer ZAMANDIR! Şu, “zamandır!” sözcüğünün sonuna koyduğum ünlem işaretinin noktasını koyduğum andan buyana geçen teksaliseciği geri getirecek bir GÜÇ gösterin bana, Tezimi hemen geri çekeyim...!

31)   Her insanın iki gözü vardır, bir de aklı. Oysa dünyamızda yaşayan yedi milyar insanın, on dört milyar gözü, yedi milyar da aklı var. Aklımız bize:”Salt kendinizle yetinmeyin; bu 14 milyar gözün gördüğünden, 7 milyar aklın düşünüp ürettiğinden, bulup yarattığından mutlaka yararlanın...!” emrini veriyor. Bu emir,İnsanın İNSAN OLMA eylemidir; es geçmeyelim...!

32)   Şu Şeytan dediğimiz lanetlenmiş GÜÇ var ya, insana İNSAN OLMASINI öğreten en büyük öğretmendir oGÜÇ. Yararlanmasını ve sürmesini bilenlere tabiii...!

**

   Mustafa Aslan Aksungur

Eğitimci-Araştırmacı-Yazar

Memurevleri Mah. Tonguç Cad. 205 Sok.

Göksoy Apt. Kat:7  No: 2 / 44 ANTALYA

Tel: (0242) 345 90 32 + (0535) 445 55 11

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ]  

 

Destan Romanlar

Ölümsüzlük Pınarı
Başkurt Türklerinin Ural Batur Destanı, 94 sayfa
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün2382
mod_vvisit_counterDün6868
mod_vvisit_counterBu Hafta36820
mod_vvisit_counterGeçen Hafta24443
mod_vvisit_counterBu Ay26210
mod_vvisit_counterGeçen Ay149815
mod_vvisit_counterToplam19895588

Şimdi: 52 misafir var.
IP: 18.232.186.117