ATSIZ DİYOR Kİ:

Taviz verene başkaları, kavga çıkarmadığı için belki "aferin" der ama kimse onu şerefli ve haysiyetli saymaz.


BİR ÇANAKKALE ŞEHİDİNİN HİKÂYESİ: KOCA ALİ OĞLU MUSTAFA

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

 

BİR ÇANAKKALE ŞEHİDİNİN HİKÂYESİ: KOCA ALİ OĞLU MUSTAFA

NECAT ÇETİN*

Bayındır ilçesinin yüksek dağlık kesiminde yörüklerin kurduğu bir köy vardır. Adı halk arasında "Marmaraç"[1] denir. İdari bakımdan daha önceleri ayrı köy iken sonraları Dernekli köyüne bağlanmış. Resmi adı da "Mersinli Mahallesi" olmuş. Köy yıllar önce susuzluktan ve geçim darlığından dolayı dağılmış. İnsanları ovada yeni yaşam alanları aramışlar. Aradıkları yeni yaşam alanını Canlı köyünde[2] bulmuşlar.

           Bizim anlatacağımız olay işte orada, yani eski adı Kavakalan, yeni adı Çınardibi olan köye giden yolun üstünde kurulu bu Marmaraç Köyü'nde olmuş. Köy düz bir arazi üstünde etrafı ormanlarla çevrili bir yerde. Ama hüzünlü ve yalnız. Yunan işgali zamanında etraftaki çeteleri saklamış koynunda. Kuvvacılara ekmek vermiş, su vermiş. Yunan’ın baş belası Hortunalı Hamit Efe’[3]yi de barındırmış bu köy. Bugün dağların tepesinde kışın yağan kar ve yağmurun, yazın ise ılgıt ılgıt esen rüzgârların bağrında öylece tekrar canlanmayı bekler. Bugün ise yıkılmış evleri; penceresi, kapısı sökülmüş damları; akmayan çeşmesi, hep hüzün veriyor insana. Kimler gelmiş kimler geçmiş  bu köyden.

        Köy canlı iken hayat sabah  6’da başlar. Hele bir avuç toprağın altın olduğu yerde, yaşamak için yapacağın tek şey vardır: Sürü hayvancılığı. Başka bir alemdir keçicilik. Çobanın kendindense bir topan ekmek yersin. Eğer aylıklı çoban ise işte bak orada biraz duracaksın. Eğer helal ekmek yemişse çobanın, keçilerin bayram eder dağlarda. Çünkü çoban, hangi havada hangi tarafa gideceğini, hangi zaman hangi yerde sürüsünün doyacağını bilir. Keçi ve çoban ayrılmaz ikilidir dağlarda.

        Benim anlatacağım olay 1915 yılında Çanakkale Savaşları sırasında geçer. Bu köy pek öyle kalabalık bir köy değildi. 15, bilemediniz 16 hane kadardı[4].

Köyde en geniş aile “Kölemenler[5]”, “Araplar[6]” ve “ Çelbeşikler[7]” idi. Onlar da şimdi çeşitli köylere dağıldı. Kimisi Kemalpaşa’nın Cumalı köyüne, kimisi Torbalı’nın Karakızlar köyüne, kimisi Dağtekke köyüne, kimisi ise Bayındır  ovasındaki Kızılcaova ve Canlı’ya. Ben çocukluğumda[8] birkaç sefer bu köye gitme şansına sahip oldum. Çünkü uzaktan da olsa orada akrabalarımız vardı. Akrabalığımız büyük ninemden, dedemin anasından geliyormuş. Sonradan öğrenmiştim. Her neyse biz sizlere olayımızı anlatalım.

Marmaraç köyünde bir aile varmış. Koca Aliler[9]. Hanede üç çocuk, bir dede[10] ve anne[11]- baba vardır. Yani sizin anlayacağınız toplam 6 kişidir. En büyük çocuk kızdır. Adı “Ayşe”. Diğeri de kızdır “Iraz[12]”. Iraz ile ablası Ayşe arasında bayağı bir yaş farkı vardır. Üçüncü kardeş ise “Mustafa[13]”. Mustafa ile ablası Iraz’ın arası bir yaştır. Abla Ayşe Çengele[14] köyünden Sarılar aşiretinden Bekir[15] ile evlenir. Bu evlilikten 2 kız, 3 erkek çocuk olur önce. Şerife, Ümmü, Nazlı, Kazım, Halil, Ali, Mehmet. Kocası zaman zaman askere çağrılmaktadır. Aynı kaynı Hamza Ali[16] gibi. Yemen senin Balkan benim. Her gelişinde bir çocuk. Doğru dürüst görememiş kocası karısını, izne geldiği veya kaçıp geldiği askerlikten başka.

Iraz bir süre sonra büyür. Gelişip güzelleşir. Etraftan istemeler başlar. Bu arada anası dayanamaz bu dünyanın kahrına vefat eder. Artık evde beş kişi kalmıştır. Evin yükü yörük kızı Iraz'’n üstündedir. Kardeşi Mustafa da gelişir, delikanlı olur. Köyden yaşıtı Emine ile gizliden gizliye görüşmeler başlar. Önce kaçgöçler, derken vurulurlar birbirlerine. Mustafa ablası Ayşe gibi diğer ablasının hemen evlenmesini beklemektedir. Iraz ablasına, Kemalpaşa’nın Gökyaka Tekeköy’den birisi[17] ile söz kesilir. Hemen babasına Emine’yi istemelerini söyler. Babası Ali oğlunu kıramaz. Aslında oğluna Emine’yi gelin olarak almayı o da istemektedir. Mustafa da bir süre sonra Emine ile sözlenir Böylece aynı evde  nişanlı iki kardeş olur. Gökyaka Tekeköylü dünürler ile düğün günü kararlaştırılır. Düğün yazın yapılacaktır. Baba Ali hemen oğlunun nişanlısının ailesi ile de anlaşır. Bir hafta önce Iraz gelin gidecek, bir hafta sonra da evine gelin gelecektir. Aynı ev birer hafta ile iki düğünü birden yaşayacaktır. Oğlunun urbaları[18] kesilir. Evinin duvarlarına geleneklere uygun asılır. Eh bir hafta sonra oğlu da evlenecektir.

Belirlenen gün gelir çatar. Bir gün öncesinden Marmaraç köyüne etraf  köylerde ne kadar hısım akraba varsa toplanır. Kına gecesi yapılır. Heyamullar[19] düzenlenir. Keşkekler pişer, erkeçler kesilir. Her şey iyi gitmektedir. Ya Gökyaka Tekeköy’den davullarla yola çıkanlara ne demeli? Sabaha karşı köyden çıkılır. Yolları bayağı uzundur. Davullar zurnalar dağları inletmektedir. Önce Cumalıköy’e, oradan Sinekköy’e; hadi doğruca Cumalıköy dağına tırmanacaksın, Zeybek mezarlığını geçeceksin.  Oradan Marmaraç köyüne doğru sarkacaksın. Ancak ikindi vakti varılabilir. Bir de bu işin geri dönüşü var. Kim bilir ertesi gün mü sabah mı varacaksın kendi köyüne. Allah bilir ! Öğlenden sonra davulların sesi yeri göğü inletmektedir. Artık köye 500-600 m. kallmıştır. Herkesin keyfi yerinde. O da ne? Davulların karşısına Marmaraç’tan iki kişi gelmez mi? Yoksa düğün bozuldu mu? Düğün idarecileri bir işaret eder. Davullar susar, zurnalar ötmez. Herkesi bir merak sarar. Acaba ne oldu? Konu hemen anlaşılır. Gelinin evdeki yaşlı dedesi[20] vefat etmiştir. Eğlence durur. Sessizce köye varılır. Eline bir çapa alan, bir kürek bulan mezarlığa gider. Önce cenaze toprağa verilecektir. Ancak hiç umulmayan bir olay daha yaşanır. Köye Çırpı nahiye karakolundan iki jandarma gelir. Çanakkale Harbi patlamıştır. Bütün eli silah tutanlar askere alınmaktadır. Jandarmalara durum anlatılır. Anlayışla karşılanır. Önce dede toprağa verilir. Mustafa önce ablasını çırak yani gelin çıkarmak ister. Iraz karşı çıkar ve der ki :

-Önce evden sen çıkacaksın. Ben ablayım. Önce seni uğurlayacağım, Vatan seni bekliyor, der.

Köyün insanları toplanır. Mustafa ile beraber 16 kişi daha köyün alt kısmında imamın  dualarıyla, köylü tarafından askere uğurlanır. Ardından Iraz sessiz sedasız gelin gider. Koskoca evde baba tek başına kalakalır. Misafirler de yavaş yavaş köylerine, evlerine dönmeye başlar. Oğlunun nişanlısı Emine  o evin gelini olarak her gün kendi evinden sonra kayınbabasının evinin işlerini görür. Yemek yapar, evi siler, süpürür.

Bir süre sonra köye, Mustafa’nın Çanakkale’den künyesi gelir[21]. Mustafa bir İngiliz saldırısında şehit düşmüştür. Emine inanmaz. Mustafa'sı vurulamaz. Ya kaybolmuştur ya da esir düşmüştür. Bir gün mutlaka gelecektir. Koca Alilerin Ali ise oğlunun şehit haberini aldığında beyninden vurulmuşa döner. Dünyaya küser. Yemez içmez. Çünkü tek erkek evladıdır Mustafa. Ya doğruysa? Soyunu kim devam ettirecektir? Kim kucağına torun verecektir? Bir süre sonra kahrından o da ölür. Evinin kapısı kapanır. Oğlunu köyde nişanlısı, evinin duvarında urbaları öylece beklemektedir.

Aynı acı haber bir süre sonra Çengele’ye “Gacarlar[22]’a ulaşır. Bekir de harpte vurulmuştur. Daha kısa bir süre önce izne gelmiştir. Ancak hastadır. Doktor yok, ilaç yok. Sirke ile yapılan ilaçlar da fayda vermez. Jandarmalar dinlememiştir bu sefer. Giderken de hanımı Ayşe iki aylık hamiledir[23]. Bekir, jandarma tarafından zorla götürülür. Bir süre sonra ölüm haberi gelir baba ocağına. Ayşe geride 7 çocuğu ile kala kalmıştır. Zaten tüm ömrü[24] bu çocuklarını yetiştirmeye ancak yetecektir. Biz yine dönelim Marmaraç köyüne. Köyden Mustafa ile birlikte askere alınanların teker teker künyeleri gelmeye başlar[25]. Ocaklar sönmektedir.

Ne Çanakkale’dir bu? Evlatları yiyen; kadınları kocasız, evlatları babasız bırakan Çanakkale. Harp biter. Etraf köylere sağ kalabilen, askerler tek tük dönmeye başlar. Ancak ne Mustafa ne de diğerleri döner. Emine’yi babasından etraftan istemeye (evlilik teklifi) gelirler. Emine gelenlere:

- Benim nişanlı olduğumu bilmez misiniz? der.

Umutludur. Bir süre sonra Yunan çıkar. Her taraf cavurdur. Mustafa’sı gelmez. Üç sene durur, Mustafa yine gelmez. Çeteler bir yandan, Yunan bir yandan köyü basar. Yunan kovalanır,  Mustafa’sı yine gelmez. Cumhuriyet ilan edilir. Artık 10 yıldır süren seferberlik bitmiş, sağ kalan bütün askerler evlere dönmüştür. Mustafa’sı yine gelmez. Mustafa ile nişanlanalı tam 8 yıl olmuştur. Artık ümidini keser. Varır istemeye istemeye Osmanlar[26]’dan bir adama.

Nice hikâyeler vardır böyle yaşanan. Hepsi gerçek, hepsi acı dolu. Çok azı mutlu sonla biter[27].

Bayındır Nüfus Müdürlüğü Vefayata Mahsus Vukuat  Defteri’ne Göre (Cilt 2) Dernekli ve Marmaraç ( Mersinli) Köylerinden I.Dünya Savaşı Sırasında Askerde Kalanların Listesi. (Tablo-1)

İdare

Birimi

Hane No

Adı

Baba adı

Anne adı

Doğum

Yeri

Doğum

Tarihi

Ölüm Yeri

Vefat

Tarihi

Ölüm

Kaydı

Dernekli

1

Abdullah

İbrahim

Ayşe

Bayındır

1307

Harp-i Umumi

1331

Askerde

Dernekli

4

Mehmet

Abdullah

Ayşe

Bayındır

1304

Harp-i Umumi

1332

Askerde

Dernekli

6

Abdullah

Mehmet

Ayşe

Bayındır

1302

Harp-i Umumi

1333

Askerde

Dernekli

9

Mustafa

Ahmet

Fatma

Bayındır

1303

Harp-i Umumi

1332

Askerde

Dernekli

15

Mehmet

Süleyman

Emine

Bayındır

1311

Harp-i Umumi

1331

Askerde

Mersinli

1

Mustafa

Ali

Fatma

Bayındır

1311

Harp-i Umumi

1331

Askerde

Mersinli

4

Halil

Mehmet

Dudu

Bayındır

1312

Harp-i Umumi

1332

Askerde

Mersinli

11

Hasan

İsmail

Gülsüm

Bayındır

1305

Umumi Harpte

1331

Askerde

Mersinli

16

Halil

İbrahim

Ümmü

Bayındır

1311

Harp-i Umumi

1331

Askerde

Mersinli

16

Osman

İbrahim

Ümmü

Bayındır

1314

Harp-i Umumi

1333

Askerde

 

 

 

 

P1370725

Mustafa’nın ölüm kaydı: Bayındır Nüfus Müdürlüğü Vefayata Mahsus

Vukuat Defteri-Cilt 2 sayfa 198. (Fotoğraf-1)

 

P1300830

                 Osman Ali’nin Marmaraç köyündeki (Dernekli Köyü Mersinli Mahallesi) 

               evinin şu anki görünümü. [2010 yılı Necat Çetin arşivi)] (Fotoğraf-2)

 

P1300784

Marmaraç Köyünün (Mersinli Mahallesi Dernekli Köyü) terk edilmiş

görünümü [2010 yılı(Necat ÇETİN arşivi)](Fotoğraf-3)

 

 

 

Kaynakça

 

Dernekli Köyü Nüfus Esas Defteri. Dernekli Köyü Muhtarlık Arşivi.

Çengele Nüfus Esas Defteri, Ormanköy Köyü (Torbalı) Muhtarlık Arşivi.

Gökyaka Tekke Köyü Nüfus Esas Defteri, Gökyaka Tekke Köyü (Kemalpaşa) Muhtarlık Arşivi.

1317 Yılı Aydın Vilayeti Salnamesi.

http://www.geltag.com/sehitler.asp?il_id=36&ilce_id=1&harf_id=0&sayfa_no=4.)

(ET: 11/01/2010)

Bayındır Nüfus Müdürlüğü Arşivi , Bayındır Nüfus Müdürlüğü Vefayata Mahsus Vukuat Ölüm Defteri, Cil-2,

Necat Çetin, ” Sözlü Anlatımlara Göre Torbalı’da Yunan İşgali ve Bilinmeyen Bir Kuva-yı Milliyeci: Hortunalı Hamit”,Uluslararası  Kuva-yı Milliyenin 90. Yılı Sempozyumu, Eylül 2009, İzmir (Sunulan bildiriler).

Fiknat Çetin, Bekir kızı , 1948 doğumlu, Torbalı Ormanköy’de ikamet eder. (Görüşme tarihi 2010 yılı, Ormanköy Torbalı)

Necat Çetin Özel Arşivi

*Yöre araştırmacısı Uzman öğretmen Torbalı – İzmir ( Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir )

[1]Mersinli Mahallesi Dernekli Köyü Bayındır

[2]Canlı köyü ileriki yıllarda Belde olmuştur. Büyüksehir yasası ile Bayındır’a bağlı semt haline gelmiştir.

[3]Hortunalı Hamit ile ilgili yerel tarih araştırması için bakınız: Necat Çetin, ” Sözlü Anlatımlara Göre Torbalı’da Yunan İşgali ve Bilinmeyen Bir Kuva-yı Milliyeci: Hortunalı Hamit”,Uluslararası  Kuva-yı Milliyenin 90. Yılı Sempozyumu, Eylül 2009, İzmir (Sunulan bildiriler).

[4]27/07/1320 tarihli son Osmanlı nüfus sayımında köyde 16 nüfus hanesinde toplam 119 kişinin sayımı yapılmıştır. Hane nüfus ortalaması 7.43 kişidir. Bu rakam genel ortalamanın çok üstündedir. Sayımı yapılan 119 kişiden 59 kişi erkek (% 49.57), 60 kişisi (%50. 43) ise bayandır. 119 kişiden 49 kişi (%  41.18) evli, 63 kişi (%  52.94) bekar ve 7 kişisi (% 5.88) dul’dur. Bakınız; Dernekli Köyü Nüfus Esas Defteri Mersinli Mahallesi kayıtları, Dernekli Köyü Muhtarlık Arşivi. 1891 yılı sayımında köy nüfusu 117 kişidir. Bakınız: 1317 Yılı Aydın Vilayeti Salnamesi.

[5]1320 sayımında hanede (Hane numarası: 5) toplam 14 kişi kayıtlıdır. Ailenin soyadı: KÖLEMEN. Bakınız; Dernekli Köyü Nüfus Esas Defteri Mersinli Mahallesi kayıtları, Dernekli Köyü Muhtarlık arşivi.

[6]1320 sayımında hanede(Hane numarası: 2)  toplam 16 kişi kayıtlıdır. Ailenin soyadı: ÖZMERSİNLİK. Bakınız; Dernekli Köyü Nüfus Esas Defteri Mersinli Mahallesi kayıtları, Dernekli Köyü Muhtarlık arşivi

[7]1320 sayımında hanede(Hane numarası: 6)  toplam 14 kişi kayıtlıdır. Ailenin soyadı: VARTÜRK. Bakınız; Dernekli Köyü Nüfus Esas Defteri Mersinli Mahallesi kayıtları, Dernekli Köyü Muhtarlık arşivi.

[8]1976 yılı.

[9]Nüfus hane no:1 1320 tarihli nüfus sayımında hane reisi olarak Bayındır 1260 doğumlu Koca Ali bulunmaktadır. Hane nüfus sayısı 6 kişidir. 3 Erkek 3 kadın. Ailenin diğer lakabı "Osman Aliler". Dernekli Köyü Nüfus Esas Defteri. Dernekli Köyü Muhtarlık Arşivi.

[10]Osman

[11]Fatma.

[12]Yörükler Raziye ismini "Iraz" olarak söylerler.  İsa: Ese, Ayşe: Eşe… gibi.

[13]1311 doğumlu. Annesi Fatma, Babası Ali.

[14]Torbalı Ormanköy.

[15]Dedemin babası. Halil oğlu 1292 doğumlu. Torbalı Çengele köyü 19 hane reisi.”Sarılar aşiretinden Bekir” Seferberlikte “askerde” kalmış. Ölüm tarihine  1333(1917) notu deftere düşülmüş. Soyadı: ÇETİN. Bakınız: Çengele nüfus esas defteri, Ormanköy(Torbalı) Muhtarlık Arşivi.

[16]Torbalı Çengele köyü Hane no: 20 “Sarılar aşiretinden Ali” Soyadı: GÜÇ. ( 1885-1965) Kapalı Kayıt. Bakınız: Çengele nüfus esas defteri, Ormanköy (Torbalı) Muhtarlık Arşivi.

[17]Ağa Mehmetler/ Kürt Ahmetler. Gökyaka Teke köyü hane:32. A ilenin soyadı: BULUT. Bakınız: Gökyaka Tekke Köyü Nüfus Esas Defteri, Gökyaka Köyü (Kemalpaşa) Muhtarlık Arşivi.

[18]Yörede damatlık elbiseye eskiden “urba” denirdi.

[19]Düğün evi yakını gençlerin gece evlenecek genç kızla birlikte meşaleler eşliğinde akrabalarını türkü ve uzunhavalar söyleyerek ziyaret etmesi ve hediyeler toplaması. Yöresel bir gelenektir. Şu an kalkmış durumda.

[20]Osman.

[21]Nüfus Vukuat Defterinde, Mustafa’nın ölüm kaydı vardır. Kayda göre Mustafa 1331 yılında Harb-i Umumi’de “askerde” kalmıştır. Bayındır Nüfus Müdürlüğü Vefayeta Mahsusu Vukuat Defteri Cilt:2 sayfa:198. Kayıttan da anlaşılacağı üzere Mustafa’nın vefat yılı 1915 yılıdır. Çanakkale Savaşı dönemi. Çanakkale şehitlerimizin listesinde 1.Kolordu 4. Alay 2.Tabur, 5. Bölük piyade er Ali oğlu Mustafa, doğum yılı bilinmiyor, ilçe ve köyü bilinmeyen, 23/06/1915 tarihinde Sebdülbahir muharebesinde şehit memleketi İzmir olan kişi olduğunu ( kayıt no:24,346 ) düşünüyorum. (http://www.geltag.com/sehitler.asp?il_id=36&ilce_id=1&harf_id=0&sayfa_no=4.)    (ET: 11/01/2010)

[22]ÇETİN ailesinin Torbalı Ormanköy’deki lakabı. Benim ailem.

[23]Doğum 7 ay sonra olur. Doğan çocuk erkektir. Babası Bekir’in adı verilir. Dedemin en küçük kardeşidir.

[24]Ayşe  1969 yılında vefat etmiştir.

[25]Nüfus Vefayata Mahsus Vukuat  Defterinde diğerlerinin de bazılarının ölüm kayıtları vardır;

Hane:4 Adı: Halil, Babası: Mehmet,  Annesi: Dudu, Doğum yılı:1312, Askerde kaldığı yer: Harb-i Umumi, Yıl:1332, “Askerde”,. Bakınız: Bayındır Nüfus Müdürlüğü Vefayata Mahsus Vukuat Ölüm Defteri, Cilt:2, sayfa:198. Ailenin bugünkü soyadı: KÜÇÜKSOLAK. Aile Bayındır Canlı semtindedir.

Hane:11 Adı: Hasan, Babası: İsmail,  Annesi: Gülsüm, Doğum yılı:1305, Askerde kaldığı yer:Umumi Harp, Yıl:1331, “Askerde”,. Bakınız: Bayındır Nüfus Müdürlüğü Vefayata Mahsus Vukuat Ölüm Defteri, Cilt:2, sayfa:199.

Ailenin bugünkü soyadı:DUVA. Aile Bayındır Yeşilova (Çıplak) Köyü’ne nakil gitmiştir.

Hane:16,  Adı: Halil,  Babası: İbrahim,  Annesi: Ümmü, Doğum yılı: 1311, Askerde kaldığı yer: Harb-i Umumi,  Yıl:1331, “Askerde”, Ailenin bugünkü soyadı: İNCEDAYI, . Bakınız: Bayındır Nüfus Müdürlüğü Vefayata Mahsus Vukuat Ölüm Defteri, Cilt:2, sayfa:199. Aile Dernekli Köyü’ndedir. Aileden bazıları Kemalpaşa ilçesi Armutlu’ya ve Bayındır ilçesi Kızılcaova Köyü’ne nakil gitmiştir.

Hane: 16, Adı:Osman,  Babası:İbrahim,  Annesi: Ümmü, Doğum yılı: 1314, Askerde kaldığı yer: Harb-i Umumi, Yıl:1331, “Askerde”, Ailenin bugünkü soyadı:İNCEDAYI, . Bakınız: Bayındır Nüfus Müdürlüğü Vefayata Mahsus Vukuat Ölüm Defteri, Cilt:2, sayfa:199. Aileden bazıları Kemalpaşa ilçesi Armutlu’ya ve Bayındır ilçesi Kızılcaova Köyü’ne nakil gitmiştir. Kayıttan da anlaşılacağı üzere  Halil ve Osman kardeştir.

[26]Bayındır ilçesinin bir dağ köyü.

[27]Not: Çengele (Ormanköyden) Sarılar aşiretinden Bekir benim dedem Mehmet ÇETİN’in babasıdır. Yani büyük dedem. Bu hikaye Ormanköy’den sevgili halam Fıtnat ÇETİN tarafından tarafıma anlatılmıştır. Ayşe nenem halama hitaben : -Kızım siz ne gördünüz? Ben bir günde üç acıyı yaşadım, sözünü gözleri yaşlı ifadelerle anlatılmıştır. Kendisine buradan teşekkür ediyorum. (Fiknat Çetin, Bekir kızı 1948 doğumlu, 2010 yılında Ormanköy’de yapılan görüşme)

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

KAYADAKİ KURT
Göktürklerin Ergenekon Destanı, 80 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün2589
mod_vvisit_counterDün2528
mod_vvisit_counterBu Hafta16549
mod_vvisit_counterGeçen Hafta25224
mod_vvisit_counterBu Ay69677
mod_vvisit_counterGeçen Ay146124
mod_vvisit_counterToplam17550030

Şimdi: 654 misafir, 2 üye, 14 bots var.
IP: 54.81.220.239