Aristo Diyor ki :
 
Her insan öfkelenir, bu kolaydır; fakat tam adamına, tam ölçüsünde,tam zamanında, tam yerinde ve tam usulünde öfkelenmek, ne herkesin kudretindedir, ne de kolaydır.


ACILARIMIZ

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

 

        Tüm dogmatik inançlardan ve her türlü bağlayıcı ekollerden sıyrılarak , kişinin tek başına da olsa iç özgürlüğünü elde edebileceğine ait yüzyılımızın bilge önderlerinden biri olan Juddhi Krishnamurti’ nin acılarımız hakkında görüşlerini sadeleştirerek sizlerle paylaşmak istedim.

 

 

                                                ACILARIMIZ

    

 Hayat denen   zaman süresince  sürekli duygular yığını içerisinde kayboluyoruz. Deneyimlenen her olay, bizde farklı duygular yaratıyor ve kendimizi adeta iki farklı kişi halinde kabul ediyoruz ; ben ve benim dışımdaki herşey. Sevinçler, üzüntüler, acılar, korkular...tüm bunlar benden farklı, benim dışımda. Aslında  en büyük yanılgı budur. Juddhi Krishnamurti’nin ifadesiyle ‘’ Ben dediğimiz “, “ ego” dediğimiz, düşüncenin oluşturduğu kişiliğimizin ayrılık ve yalıtılmışlık duygusudur. Böyle kabul edilince,  bize, sonuçların etkilerini yaşamak kalmaktadır.

     

        Hepimiz  acı  çektik  şöyle  veya  böyle. Çok yakınlarımızı kaybettik, iflas ettik, eşimiz bizi terketti, arkadaşlarımız  tarafından arkadan hançerlendik, ideallerimizin arkasından yıllarca gittik, sonuç alamadık. Acılarımızla  başedebilmek için çeşitli yollar  geliştirdik. Artık üzülmek, acı  çekmek istemiyorum. Tüm hepsini geride  bıraktım diyebiliriz. Yada  şöyle  diyebiliriz ‘’acılarımı kabul ediyorum onlarla  yaşamaya alışacağım’’. Yada acıyı sembolleştiririz ve dini  yaklaşımla, toplumsal yaklaşımla yada,  tıbbi  yaklaşımla üstesinden gelmeye  çalışırız.

    

      Acıların bu dünyada ve  öte dünyada çekilmesi gereken ceza olduğunu  -kitaba sahip büyük dinlerde kabul edildiği gibi-  kabul ederiz , doğu felsefesinde  de ‘Karma’ya yükleriz ( ne ekersen onu biçersin ana fikri ile bu dünyada  çekilen acıların eski yaşamların birer cezası olduğu inancı), modern  düşüncede ise anne baba suçlanır, toplum suçlanır,  bazen de  genlerimiz  suçlanır. Acılarımız  için yüzlerce  açıklama  yapabiliriz. Ama hiç biri acılarımızı geçirmez.

    

      Acılarımızı  hafifletmek için çeşitli yollar  bulabiliriz. Ancak bunlar sadece   acıları geciktirebilir, bizden biraz olsun uzaklaştırabilir. Açık bir  ifadeyle  hala  acıların bizden faklı bir şey olduğunu,  bizim dışımızda bir olgu olduğunu  zannederiz. Gerçek olan, acı biziz !

 

         Hiç kimse acılarımızın nedeni değildir. Çocuğumuz / eşimiz  öldüğü için gözyaşı döküyoruz  Bu tamamen acının dışşal ifadesidir. Acımız bu kişiye olan bağımlılığımızın sonucudur. Onlara alışmışızdır. Onsuz bir hiç olduğunuz duygusunun acısıdır. Şimdi bu  sözlerimi hemen tepki  veriyorsunuz. Olurmu öyle şey? Diye. Bizler sorunun kökenine inmiyoruz. Sadece etkileri bizi ilgilendiriyor. Etkilerini azaltmak ilaç  almakla  mümkün olabilir. Belli bir süre sonra ise, etkilerin yok olduğunu  görürüz.

    

        Acıyı yaratan neden,  bellek ve zamandır. Bellek, bilgi ve deneyimlerin birikimleridir. Belleğin kullanılması veya  tepkisi ise  düşünceyi yaratır. Düşünce ise  zamandır. İşte bize  acı çektiren bu bellektir veya psikolojik zamandır. Çocuğumuzu kaybettik. O şimdi artık yok. Dünya yüzünden silindi. Başka bir boyutta  yaşadığına inanabilirsiniz. Ama onu kaybettik. Sadece  anılar var. Anıların hatırlanması psikolojik zamandır. Bizim onları ne kadar çok sevdiğimiz,  onların bizi ne  kadar çok sevdiği, yalnızlığımıza  çare olduklarını...vs. hatıraların tümüdür. Daha önce yanımızda idi ama  şimdi yok. Beynimizdeki  kaset döner, devamlı döner ve  eski kayıtlar  devamlı canlanır. Kaset  belleğimizdir. Bize  acı  çektiren bu bellektir.

      Peki belleğe kayıt yaptırmamak  mümkün mü?

      İşte sorunun can alıcı , en önemli noktası !

   

     ‘’ Keşke  O  yanımda olsa idi’’ düşüncesi acı verir. Bu,  bellek,düşünce ve zamanın sonucudur. Daha  açık bir deyişle kişi  anılarla yaşadığında devamlı acı çeker. Her an, an’da yaşanırsa anılara dönülmez vede  acı çekilmez. An’ı dolu dolu yaşarsak hiç bir eksiklik kalmayacağından bellek onu kayıt altına  almaz. An,  bir an sonra  geçmiş olacağından,  eksik olanı tamamlamak için bizi kendisine  çekmez ve anılara geri dönülmez. Doğa gereği her şey tamamlanmak, bir olmak  zorundadır. Eğer an’a tüm dikkatimizi, farkındalığımızı vermezsek,  tamamlanmayan an daha  sonra tamamlanmak üzere  belleğe  kayıt edilecektir. Zamanla  bellekteki kayıtlar o kadar çoğalır ki tüm yaşam anılarla  yönetilir  hale  gelir ve  duygusal kasetlerin esiri  haline  gelir. Ve duygusal insan  sığınacak bir yer arar. Nesnelere, kişilere, dine, paraya...vs bağımlı olma  ihtiyacı duyar vede  özgür olamaz.

     

      Acılardan öğrenilecek bir şey yoktur. Sadece ve  sadece acının sonu vardır. Kişinin tüm yaşamı anılardan oluşuyorsa ; duvarlar  eski resimlerle  dolu ise,  acı hiç bir zaman sona  ermez. En büyük yanılgımız,  acıların da birer duygu olduğunu kabullenmememizdir.

   

      İlk defa deneyimlenen bir acı ile,  defalarce deneyimlenen aynı acının etkileri, sonuçları, çok farklıdır . Çocuğunu ilk defa  kaybetmenin acısı çok büyüktür. İkinci, üçüncü, dördüncü  defa  kaybetmenin acısı çok daha  hafiftir. Artık acı duygusu eskisi kadar etkili değildir ve  çok kısa  sürelidir. Yukarıda daha önce  belirttiğimiz  gibi  ‘’acımız kaybettiğimiz  kişiye  karşı olan bağımlılığımızın sonucudur’’ yani kendimiz ile ilgilidir. Acının dışında tutarsak kendimizi,  anılarda yaşarız. Acının biz olduğu , sadece  bir  çeşit duygu olduğunun farkındalığı  acıyı sona erdirir.

    

      Hiç kimse bize  yardım edemez. Kişi bu gerçeği kendi gözlemiyle ve  tamamen duru , açık, net, berrak bir algılamayla kavradığında acı son bulur. Acının bittiği  yerde  sevgi başlar.

 

 

Son Güncelleme: Çarşamba, 27 Kasım 2013 09:48

 

Destan Romanlar

AVDA KAZANILAN DOST
Başkurt ve Kazak Türklerinin Kozı Körpeş Bayan Suluv Destanı, 120 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL 
 

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün640
mod_vvisit_counterDün10577
mod_vvisit_counterBu Hafta35845
mod_vvisit_counterGeçen Hafta33116
mod_vvisit_counterBu Ay114991
mod_vvisit_counterGeçen Ay249870
mod_vvisit_counterToplam21219409

Şimdi: 28 misafir var.
IP: 18.204.42.98