Tolstoy Diyor ki :

Güzel olan sevgili değil, sevgili olan güzeldir.


KARANLIK GECE

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

   

 

 

            Karanlık…Gece..Gökyüzünde dört yıldız.Ay sisler içinde kaybolmuş,salıncakta sallanır gibi rüzgara uçmuş.Soğuk.Buz gibi bir hava .Sokak ıssız.Bir adam dışında.Ellerini siyah paltosunun içine sokmuş öylece oturmuş  etrafına bakınıyordu.Aldığı her nefeste  ağzından çıkan dumanın  kendisini titrettiğini farketti.Aynı şu anda paltosunun iç cebinde duran sigaranın hayatını  söndüreceğini bildiği gibi.Yavaşca oturduğu  yerden  kalktı.Beyaz saçları dökülmeye başlamıştı  çoktan…Kimdi?Neyin nesiydi?Şimdi burada oturmak yerine sıcacık bir evde çayını yudumlamak  varken…Ceza.Evet,cezalıydı.Ama bu ceza’yı bir mahkeme vermemişti,hayatın kendisi ydi bütün kumar.Keşke hiç doğmasam diye düşündü.

               Kendi hayatlarıyla ilgili bir fikri olmuyanlar başkalarının   hayatlarına dahil olurlar.Bu ünlü söz kendisini anlatıyordu aslında.Ama tam olarak değil.Çünkü ne kendisinin bir hayatı olmuştu ne de başkasının hayatına dahil olmayı  becerebillmişti  adam. Siyah gözlerindeki ışık sönse bir lambanın oda’nın içini söndürmesi gibi…Sonra ne olacaktı peki?Karanlık.Tutunabilecek miydi?Daha vahim bir durum .En iyisi ölmeliydi.Doğ ,büyü.Ya sonra?Ölünceye kadar it gibi çalış.Ayağa kalktı,sırf bu düşündüklerini hafızasından silmek için derin bir nefes alarak…Tam ayağa  kalktığı anda bir adam’ın bir bayan’ı  dans ta döndürmesi gibi üçyüzaltmış derece döndü.Ve karşısında Güven Pansiyonu.

              Pansiyon mu?Gıcırdayan yataklar,her gece yatağına yattığında ufak delikten bir fare ‘nin görünmesi ve her ışıkta o fare’nin ışıktan kaçıp deliğe sığınması.İşte o fare gibi hissediyordu kendisini.Adam bir fareydi ışık ise hayat’ın acımasız gerçekleri.Elinde bir bavul kaç şehir dolaşmıştı?Bir bavul ,birazda yolculuk… Ve sonunda son  durak .Gelecekle bir beklentisi olmuyan bir adam.Güldü kendisine.Ama bu gülüş kahkalarla değildi,alaycı bir gösterişin,kendisini lanetleyişinin bir karesiydi sadece.Hergün boş sokakları avarece dolaşıp durmak ,bir halta yaramamak.Sonunda bu pansiytona gelip sabaha kladar koltuğun karşısında televizyon izleyip zıbarmak.İşte hayatı’nın kısa özeti.

          Parmaklarına baktı,adam.İhtiyarlamıştı.Gençliğinde bu elleri ustaca kullanmak  varken bir işte kendisi baba parası yemiş,babası bakmış ,ders bile çalışmamış bir insandı.”Ne oldu birden nefret etmeye mi başladınız  kendinizden beyefendi?”diye aklını kemiren sorular.Evet,nefret ediyordu kendisinden, bu hayattan …Bu nasırlı elleri gençliğinde kullanmamaktan yakınıyordu.Asıl yakınması gerektiği şey elleri değildi,zekasıydı.Kullanmamıştı bir türlü.En kullanması gerektiği yaşta bile.

         Pansiyondan içeri ağır adımlarla girdi.Etrafına göz gezdirdi.Hoş bu pansiyon kardeşinin olmasa  ,her ay para vermese sokaklarda köpekler gibi öleceiğini biliyordu.Çalıişmıyordu,işte.Çalışmayacaktı.Sabah sekizde işe gidip ,akşamın on ‘unda işten gelip ,zıbarıp  kalktığında tekrar işe gitmek..Hayyatan bir beklentisi olmadan hem de…Hayattan bir beklentisi olmak?Böyle bir duygu mu?Sabahtan akşama kadar sokaklarda it gibi dolaşmak mı  büyük beklenti?Ya da hani her hafta aldığı çeyrek milli piyango biletine büyük ikramiye’nin çıkmasını beklemek sonra da ömrünün sonuna kadar rahat yaşamak mı?Pehhh….

             Koltuğuna doğru yavaşca ilerleyip oturdu.Renkli battaniyesini üzerne çekti.Eline aldığı kumandayla her zaman ki gibi kanalları dolaşıp bir film  izlemeye koyuldu.Sonra üstüne yavaştan bir ağırlık çöktü.Gözleri kapandı.Duvardaki tik tak atan saat  sonunda durdu.Başı yavaşca öne doğru eğildi,kıpırdamadı  bir müddet.Kimse koca salonda olduğundan farketmedi nabzının atmadığını,kalbinin işlemediğini.Hoş etrafında insanlar olsaydı da durum değişmeyecekti ki.Herkes gene sızdığını fark edecek ,televizyon karşısında uyukladığını sanacaktı.Sonra birden elektiriler kesildi.Dış kapı rüzgarın etkisiyle yavaştan gıcırdayarak açıldı,yaşlı adam’ın üzerine…

                Ve amacı olmayan bir hayat,amaçsız bir uğurda bitti.

                 Karanlık...Gece...Gökyüzünde dört yıldız parladı.

                                                        ———–SON—————————-

                                                         YAZAN:ONUR ÇETİN

Son Güncelleme: Pazar, 12 Ocak 2014 11:59

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

SİHİRLİ DÜRBÜN
Osmanlı İmparatorluğunun Kuruluş Destanı, 92 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL 

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün2722
mod_vvisit_counterDün4187
mod_vvisit_counterBu Hafta17160
mod_vvisit_counterGeçen Hafta24852
mod_vvisit_counterBu Ay73714
mod_vvisit_counterGeçen Ay112267
mod_vvisit_counterToplam17820140

Şimdi: 163 misafir, 1 bots var.
IP: 18.205.109.82