Bacon Diyor ki :

Okumak bir insanı doldurur, insanlarla konuşmak hazırlar, yazmak ise olgunlaştırır...


Sadece....

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

alt

 

 

Duyguya dair kelimelerin tanımını yaparken ya da ifade ederken aralarındaki ayrımı yapmak gerek diye düşünürüm hep.  Çünkü insan duyguları hassas bir konu, bazen kendimize bile itiraf edemediğimiz, kendimizin bile farkındalığını fark edemediğimiz gizemli, içsel bir olgu.

En çok da sevmek,acımak,öfkelenmek, üzülmek,küsmek, tartışmak, şefkat, merhamet gibi birbirleriyle girift bir bağı olan olguları anlatmak, izah etmek yorar beni. Örneğin çocuğunuzun size yanlış gelen, ona zarar vereceğine inandığınız bir davranışı sizi öfkelendirmişse artık bu duygunun adı öfkelenmek değil üzülmektir. Çünkü ana yapısını sevgi oluşturur. Acıma duygusunun temelinde yatan gerçek de merhametle özdeştir. Sevdiğiniz, değer verdiğiniz insana küsersiniz, aksi olsaydı küsmek yerine terk etmeyi tercih ederdiniz.

İnsan ilişkilerinde temelini tanıyarak attığınız, duvarlarını güvenle ördüğünüz, çatısını sevgiyle kurduğunuz bir yapılanma vardır. Küçük bir darbede yıkılmayacak kadar güçlü, başkalarının izin vermediğiniz sürece  giremeyeceği kadar dayanıklı olması için yukarıda sözünü ettiğimiz duyguların  ayrımını çok iyi yapmak zorundasınız.

Örneğin Yaratıcı’ya olan sevginizi O’nun size duyduğu sevgi, merhamet ve şefkat duygularını kaybetmemek için büyütüp beslemek istersiniz. O’nun sizinle beraber olduğunun farkında olmak size güven verir, kendinizi daha güçlü hissedersiniz. Ama insan olgusu başka. Yaratıcı’ya zaman zaman sizi cüz’i irade çizgisinde denediği için kırılmazsınız çünkü Külli İrade çizgisinde size yardım edeceğini bilirsiniz. Kulun kulla sınandığı insan ilişkilerinde ise bundan emin olmanız için o insanla aranızda oluşan bağda yaşanmışlıklar gerekir. Sevginin, güven duygusunun, sadakatin, değer verme ve önemseme gibi var olduğumuzu ifade eden birtakım duyguların ve eylemlerin gerçekleşmesi gerekir. Yok sayıldığınız hiçbir yerde varlık bulamazsınız. Ve insanı en derinden yaralayan acının yok sayılmak olduğunu öğrendiğinizde tüm duygularınız hasara uğrar, sarsılır, uzun süre kendinize gelemezsiniz.

Örneğin adınız söylendiği zaman hissettiğiniz duyguyu başka hiçbir şeyle izah edemezsiniz. Çünkü o ad size aittir ve o adın tüm seslerinde ifade edilen tını sizinle ilgilidir. Bunu size hissettirememiş bir insanla birlikte olamazsınız. Yaratılış misyonunuzla fıtratınız aranızdaki bağı kuvvetlendiren içsel konuşmalarınız kendi ses örgünüzdür. Her motifinde size ait orjin bir yapılanma vardır. Halk deyimiyle amelleriniz niyetlerinize göre oluşurken bunun dış aleminizde de fark edilmesini istersiniz. Yani eyleme dönüşmesini. Çabanız bu yöndeyse çatışma olmaz. Çünkü tüm duygularınızın ayrımını yapacak hitap edeceğiniz bir başka kişiyle muhatapsınızdır. Ve muhatap olduğunuz kişinin size verdiği değer sizin bunları anlaması için gösterdiğiniz çabayla onun gösterdiği çaba arasındaki orandadır.Bu oran bir tarafın daha ağır basması, bir tarafın dengeyi kuramamasıyla kuruluyorsa yeniden içsel ses örgünüze geri dönersiniz. Çünkü orası daha güvenlidir, koruma altındadır ve daha adildir.

Biraz karmaşık olduğumun farkındayım ancak bu karmaşıklıktaki giriftliği çözdüğümüz an hayatla olan bağımızın model ikizler ya da aynı insandan bir başka daha gibi bir bakış açısına götüreceğinin farkındayım. Bu ne kadar mümkün?...

El mahkum sevdiklerimiz mi canımızı daha çok yakar, sevmeye çalıştıklarımız mı? Varlığını hissettiklerimiz mi daha çok bizimledir, varlığına dokunabildiklerimiz mi? Aslında en kolayı bedensel anlamda uzak olana duyguyla dokunmak. Oh ne rahat :) Sorumluluk yok, dert  yok, tasa yok; üstelik hayatında yaşadıklarını kabullenmek, hoşgörmek, olumsuzluklar karşısında sabır göstermek, emek vermek falan yok :) Yalnızca sevmek… Ancak böyle mümkün… Ne üzülmek, ne öfkelenmek, ne şefkat göstermek, ne yardım etmek, ne adil davranmak, ne aramak sormak gibi bir telaşa kapılmak, ne de ailesini, kaderini paylaşmak için enerji sarf etmek…

İlahi anlamda bir sevgiden ötesi yok. Deneme yanılma yoluyla doğruyu ve anlamlı olanı bulma çizgisinde Yaratıcı’dan başka duygularımızı ifade etmeye layık, paylaşabileceğimiz hiçbir varlık yok. Sadece sandıklarımız var. Sadece…

Son Güncelleme: Salı, 26 Ağustos 2014 23:58

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

ÇANAKKALE İÇİNDE
Türkiye Türklerinin Çanakkale Destanı, 128 sayfa
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL 
 

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün3538
mod_vvisit_counterDün3934
mod_vvisit_counterBu Hafta29541
mod_vvisit_counterGeçen Hafta49191
mod_vvisit_counterBu Ay138435
mod_vvisit_counterGeçen Ay196053
mod_vvisit_counterToplam18590297

Şimdi: 64 misafir, 9 bots var.
IP: 35.172.195.82