Anthony Robbins Diyor ki:
 
Hayatta ne yapacağını pek çok insan bilir ama bildiğini yapan insanların sayısı çok azdır.


Kalbimin Sesini Dinliyorum

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

Ezberle tekrar arasındaki farkın peşindeyim. Yaşama alanımızdan eğitime kadar o kadar alıştırılmışız ki ezberlemeye, mantığını kurmadan, hayata geçirmeden, deneme yanılma sürecinden geçirmeden kabul ediyoruz her şeyi. Oysa tekrarda sabitlenmiş, kanıtlanmış, mantığı belirlenmiş bir anlayış vardır.

Örneğin pek çok konuyu çocukluğumuzdan itibaren büyüklerimiz ezberletmişlerdir. Ellerimizi yıkamak, dişlerimizi fırçalamak gibi hayatın içinde olan eylemlerimize bakın ezberlemeden, tekrar ederek alışkanlık kazanacağımız bilgilerdir bunlar. Pek çok insanın bu bilgiler ilkokul yıllarından bu yana gerek okul gerekse aile tarafından defalarca söylenmesine rağmen bu alışkanlıkları kazanamadığını görürüz. Çünkü dayatılmış, izah edilmemiştir. Pratikte tekrarı hem aile hem de çocuk üzerinde yapılabilseydi farklı olacaktı elbette.

Bazıları da batıl inanç, örf, adet, gelenek, göreneğe dayalı bilgilerdir bunlar. Bunlar öylesine dayatılmıştır ki bize, başka bir yolu, başka bir alternatifi olmadığını düşünürüz. Okullarımızdaki disiplin anlayışından, müfredatlarına kadar köklü bir değişime gitmeye korkarız. Çünkü ezberletilmiş, şartlandırılmış bir bilgiden ayrılmak, daha reel, daha aklî bir yola yönelmek ürkütür bizi. Çünkü alışılmışın dışında bir anlayış, emek ister, çaba ister, yeniden yapılanmak ister. Bu külfete ne kendimizi ne de çevremizdekileri sokmak istemeyiz.

ÖSS sisteminin getirdiği uzun yıllardır dershanecilik anlayışı içinde akademik bilgilere eklenen ezbercilik de cabası. Örneğin eylemsileri anlatıyorsunuz illa ki mayışmak ya da anasımezardikecekmiş mi diyeceksiniz. Oysa aynı ekler yapım eki olan eylemden ad yapan sözcükler için de geçerli. Çakmak çakmak yasaktır, cümlesindeki aynı seslere sahip iki sözcüğün ayrımını nasıl yaptıracaksınız? Çocuk mantığını kurmadan bu ayrımı nasıl yapacak? Üstelik mayışmak da anasımezardikecekmiş cümlesi de insanın çok içini açan, olumlu düşüncelere sevk eden bir cümle değil :) Oysa çocuğa eklerin hepsini ezbere bilmek yerine kullanım alanı mantığı içinde bu eki tanımasını sağlamak daha mantıklı değil mi?

Herhangi bir yazarın eserlerini sayabilmesi midir insanın kültürlü ve bilgiye açık olması o yazarın birkaç eserini okuyup eleştirel yaklaşabilmesi midir? Kur’an’ı ezbere okuyabilmesi midir yoksa anlamını bilip uygulamaya koyabilmesi midir inançlı bir insanın hedefi? Ülkemizde İngilizcenin öğrenilememesinin ana sebebi ezberletilmiş sözcük ve zaman kalıplarıdır. Oysa pratikte uygulama ve tekrar mekanizması çalışabilseydi bu ülkede liseyi bitiren her insan İngilizceyi derdini anlatacak kadar konuşabilirdi.

Son yıllarda yetişen gençlerin dayatılmış ezber alışkanlıkları yüzünden düşünme zorluğu çeken bir ülke olmaktan korkuyorum. Ezberbozan deyiminin anlamını seviyorum. Çok kolay olmasa da, sıkışıp kalmış, kalıplanmış, düşünme ve hissetme olgumuzu mahveden her şeye karşı ezberbozanlar olmasını diliyorum. Yeniliğe, yeni bilgilere açık olmayan kendi kabuğundan çıkamamış bir gençlikle bir yere varamayacağımızı düşünüyorum.

Gardımı alıyorum:) Kalbimin sesini dinliyorum. Sevginin egemen olduğu her yerde güven vardır. Çok sevdiğimiz bir insanın her zaman yanıbaşımızda olmasını istemek ya da bizim düşüncelerimize destek verip, yardımcı olmasını arzu etmek kadar olağan ne olabilir? Tıpkı ihanet etmekten sakınmak, nankörlük etmekten korkmak, elini tuttuğunuz insanın elini bırakmamak, sevginin ifadesindeki anlam bolluğuna sadece fiziksel elektrik açısından bakmamak gibi tekrarlarımız olmalı bizim. Değilse bugüne kadar ezberletilmiş bilgiler yüzünden kalıplarımızı kırıp, medeniyet merkezi olma yolunda hiçbir adım atamayacağız.

Oysa gerçekten inanan bir toplum ve insan için korku yoktur. Çünkü hiçbir varlık Allah’tan daha güçlü değildir. Bugün gerek İslam ülkelerinin gerekse bizim ülkemizin içinde bulunduğu durumun farkında olabilmek için eyleme dayalı tekrarlarla bilgilerimizi tazelemek ve denenmiş ve ezberletilmiş her yanlıştan vazgeçmemiz gerekir.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

Kırk Kahraman Kız
Karakalpak Türklerinin Kırk Kız Destanı, 110 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  
 

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün3642
mod_vvisit_counterDün6687
mod_vvisit_counterBu Hafta16449
mod_vvisit_counterGeçen Hafta44274
mod_vvisit_counterBu Ay50113
mod_vvisit_counterGeçen Ay149815
mod_vvisit_counterToplam19919491

Şimdi: 72 misafir var.
IP: 3.235.238.217