Bacon Diyor ki :

Okumak bir insanı doldurur, insanlarla konuşmak hazırlar, yazmak ise olgunlaştırır...


İ N S A N DİL ve S A N A T

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

   "Türk Dili, Karamanoğlu Mehmet Bey ve Yunus Emre Gerçekliğimiz..!" 

                                                                                                         (Adlı, henüz bastırılamamış kitabımızdan)

 

Her insan içiyle, dışıyla, beyniyle  bedeniyle, kapalı bir kutudur. Dünyamızda bugün altı buçuk, yedi milyara yakın kapalı kutu vardır. Kutuların kapağını açmadan  içindeki evrenlere  ulaşılamaz...

İnsan denilen bu uçsuz evrenin kapağı da “DİL”dir. Dil insana Bilimi, dil insana Sanatı, dil insana Doğayı, dil insana İnsanı anlatır. Sanat düzeyine yükseldiği aşamalarında da DİL, çağına ve gelecek çağlara damgasını vurur. Kalıcılaşır. Geçmişi anlatan ve geleceğe ışık tutan bir fanus olur...

Bir Yunus Emre düşünelim ki, 750 yıldan buyana hiç  eskimemiş diliyle yaşamaktadır. Gün-şavkı olup her gün dünyaya yeniden doğmakta, güneşli şiirleriyle Kültürümüze ve insanlık evrenine  nurlu şiirli ışıklar serpmektedir...

                “Ete kemiğe büründüm

    Yunus diye göründüm!”

 Diyebilmektedir. Tanrısıyla söyleşilere girişerek:

 

                           “Cennet cennet dedikleri

                           Birkaç köşkle birkaç Huri

                           İsteyene ver anları

                          Bana seni gerek seni!...”

 Diye diye Tanrısıyla dilleşmektedir. Yunus’un Tanrısıyla yaptığı söyleşiler, Yunus’taki o kapalı kutunun açılışıdır işte. İçindeki ışığın ve  insanlığın insanlığa sunuluş yüceltisidir. İnsandan insana sunulan bildiridir. Bir Tanrı mesajdır... İşte bu ışığın, bu bildirimin mimarı da, “Dil”dir...!

Dil, canlı bir organizmadır. Yaşayan, gelişen bir candır "DİL...!" Doğar, yaşar, büyür, eskir ; kendi kendni yenileye yenileye yaşamını sürdürür... Dili yaşatan, ona yeniden, yeniden doğma gücünü, erdemini veren güç ise, dildeki Sanat gücüdür...

Hürriyet Kahramanımız, Şairimiz Namık Kemal’in “Hürriyet Kasidesi”ndeki :

                                                                     “Ne efsunkar imişsin ey didar-ı hürriyet!

                                                                      Esir-i aşkın olduk, gerçi kurtulduk esaretten!...”  

Deyişindeki sanat, bugüne göre eskiyen dili dimdik ayakta tutmuyor mu...? Hürriyet bundan daha güzel, daha kapsamlı nasıl anlatılabilirdi kiii...?

 

Yukarıda: “Dil canlı bir organizmadır!” demiştik. Dilin var-oluşu, insanın insanlaşmasıyla başlamış, gelişmesiyle gelişmiş ve Sanat olma katına yüksemiştir. Sanatı, sanat yapan da insandır. Ve de, sanatta bütünüyle  İnsanlık vardır... 

İnsanların iç dünyalarını yansıtmakta da, iç dünyalarını ışıklandırmakta da yine insanın yarattığı "Dilin" ve dilin yarattığı (mucizevi) olağanüstü nitelikli sanatların payı oldukça büyüktür...

Sözcükler sesten doğmuştur. İlk insan, gırtlağının izin verdiği ölçülerde üç – beş ses tonuyla (yani, üç beş heceyle, üç beş sözcükle) konuşmaya başladı . 300 – 400 bin sözcükle dili bugünkü doruklarına çıkardı. Bu dorukta da duracak değildir dil. Çünkü: Yaşam denilen akıl-sır ermez çeşitliliğin güzelliklerini + çirkinliklerini yansıtmakla yükümlüdür DİL ... 

Sesi söze dönüştüren dil, sözü de sanata dönüştürür. İnsan türünün gelişme aracıdır dil. Daha açık anlatmamız gerekirse: "İnsan demek dil demektir !" diyebiliriz. İnsan, kendisini diliyle kanıtlar... Düşünsel ve duygucul varlıkların, kuramların bütünüdür dil. Bu bakımdan da: Dil, insanın gelişmesinden daha hızlı gelişir de, diyebiliriz.

Kuşkusuz ki, öz kendi kuralları, öz kendi kalıpları içinde gelişir ve değişir DİL...! Ama yine de, hiçbir zaman o kalıpların mengenesinde, çelik çerçevesi içinde donup kalmaz. Kalamaz..!

 

Dili değiştiren, geliştiren, zenginleştiren sanattır. Sanatı yaratanlar da insandır, sanatçılardır...  Sanatçılar da, sanatçıl güçlerini tümüyle Halklarından alırlar... Halklarından aldıklarını yalnızca kendi Halklarına değil, tümüyle, tüm İNSANLIĞA  yansıtırlar. 

Demek oluyor ki “Öz kaynak” Halktır. Halktan uzaklaşan yazarlar, sanatçılar, sanattan da uzaklaşmış olurlar. Ürünlü yapıt veremezler...

Yazarlar: Esinlenimlerini Halklarından alırlar. Aldıkları esinimleri yine Halklarına  ve de tabii ki tüm insanlığa sunan insanlardır. Halkların sesidir sanatçılar. Halkların sesi olmak zorundadırlar... Yazarlar, ozanlar, Halktan aldıkları “YENİ”yi, yapıtlarıyla Halka verebilmelidirler. Ancak o zaman yaşayabilir yazarlar, o zaman yeni kalabilirler...

Bakın, 750 yıl önceki söylenen şu: “Her dem yeni doğarız, / Bizden kim usanası!?” sözleri, 750 yıl sonra da yepyeni, dipdiri yaşamıyor mu bugün...? İşte sanat budur! İşte insan budur..! Bundan  750 yıl sora da aynı tazeliğiyle, ayı diriliğiyle yaşayacaktır bu diri, bu sanatçıl sözcükler... 

İşte Yunus Emre’nin büyüklüğü de, eskimeyişi “Her dem yeni” kalışı da, sanatının mucizesidir. Sanat bütünüyle: “Yaşama her dem yeniden doğma” sanatıdır...!

Arı, duru, ışıklı bir sanat dilidir Türkçemiz..Türk dilinin bu yaratıcı, bu renkli varsıllığını başka dillerde pek bu kadar keskince bulamayız.. göremeyiz, gibime geliyor benim.... Konuşma dilinde: Nasrettin Hoca yaratıcılığına.. yazı-şiir dilinde: Yunus Emre yaratıcılığına.. yakım dilinde Karacaoğlan kıvraklığına yükselebilen dillerdir, gerçek sanat dili dediğimiz zenginlikler...!

 

Ne mutluk Türküm diyenlere..! Türk dilinin zenginliklerini yaratanlara...! Yaşatanlara...!

Mustafa Aslan AKSUNGUR Egitimci-Araştırmacı-

Yazar.Memurevler MAh. Tonguç Cad. 205 Sok No 2/44

           ANTALYA

 

Tel: 0535 445 55 11  Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir                                                                                                                                                    m.a.a.

 

 

Destan Romanlar

KAFKAS BAHADIRLARI
Karaçay Türklerinin Nart Destanı, 112 sayfa
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün402
mod_vvisit_counterDün2573
mod_vvisit_counterBu Hafta2975
mod_vvisit_counterGeçen Hafta32083
mod_vvisit_counterBu Ay92063
mod_vvisit_counterGeçen Ay236082
mod_vvisit_counterToplam18190629

Şimdi: 53 misafir, 5 bots var.
IP: 3.227.3.146