Mevlana Diyor ki:

Kimde sevgi varsa, Allah'ın varlığı ondadır.


Ved DUHA!!..

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta
alt
 
 

Pazar yerinde dolaşırken,insanları görürsünüz.

Ya insan bakmaya geleni, ya da Pazar bakmaya geleni vardır.

HEM müşteri hem de satıcı vardır,ama genelde hep BAKICI OLDU SON ZAMANLAR  memleketin pazarlarında.

Yine günlerden bir gün, pazarın tam ortasında duran dönerci ve kalfası, ve tezgahın hemen ötesinde tezgaha bakan yetim çocuklar..Aslında biliyorum, kimse bilmiyor kim di onlar!!

Kimine göre hırsız,kimine göre dilenci,ama kendi çocukluk çağımdan biliyorum ki öyle değildi o çocuklar.Sadece  insanlar kötüydü, kötü düşünüyordu.Tok’un açın halinden anlamadığı bir çağ işte içinde bulunduğumuz O sözde Altın çağ.

Dönerci namazında niyazında bir adamdı.İyi de arapça biliyordu çünkü arap asıllıydı.Akşama doğru tezgahı topladı,günlük zaidatına baktı ve ELHAMDULİLLAH  dedi,tezgahı toplayıp evine gitti. o gün müşterisi de çoktu, borçları da!!

Rabbimiz Allah ,O ‘na o gün yardım etti,

Ertesi gün başka pazarda idi, dünden elde ettiği o kazançla başı dönmüş,ve aç nefsinin arzularına uyup ,bazı şeyler aldı . kıyak bir ayakkabı,.Artık bir artist gibi görünmenin  O’nun da hakkı olduğunu düşünmeye başlamıştı.O gün Tam 200 liraya bir ayakkabı, 1200 liraya da bir ıphone almıştı kendine.Mutluydu o an, çünkü 1200 liralık bir ı phone vardı artık cebinde.Neyse,,, ,ezan okunmuştu bir akşam vakti.Evinde ,oturduğu kanepeden kalktı ‘’Allah rısazı için namaz kılayım ,O beni memnun etti ,ben de O’nu memnun edeyim’’ dedi kendi kendine.Gitti abdest aldı ,seccadesini yazdı yere.

Allah’ü ekber dedi ve başladı namaza..Biliyordu ki Allah’ın huzurundaydı,O yüzden çok titiz bir şekilde namazını kılmak zorundaydı.Derken namazda ıphone ötmeye başladı o garip müzik tonuyla.O an kim aradı derken kendi kendine,hemen hatırladı ki namazda idi ve artık bütün benliğiyle namazda olmalıydı.Öyle de yaptı o dönerci.

Başladı namaza,;

 ELHAMDÜLİLLAHİ RABBİL ALEMİYN,,,,,, ĞAYRI MEĞDUBİ ALEYHİM VELADDAAAAAAALLLLİİİYYN..

Sonra bir an Vedduaaaaaa diye başladı okumaya.O arapçasını da okurken, manasınıda zihninde tekrar ediyordu.

Bismillahü Allahü ekber Dedi ve;;

Kuşluk vaktine andolsun.

Karanlığın çöktüğü vakit geceye andolsun ki;

Rabbin seni terketmedi,sana darılmadı da..

Muhakkak ki ahiret senin için dünyadan daha hayırlıdır.

Şüphesiz Rabbin sana verecek,sen de hoşnut olacaksın.

SENİ yetim bulup barındırmadı mı?

Seni yolunu kaybetmiş olarak bulup ta doğru yola iletmedi mi?

Seni ihtiyaç içinde bulup ta zengin etmedi mi?

Öyleyse sakın yetimi ezme!

Sakın isteyeni azarlama!!bir an için durdu..Rabbinin nimetine gelince işte onu anlat diyemedi..Durdu, bir önceki gün kendisine bir ekmek arası döner için bakan o çocuklar aklına geldi.Artık tek bir kelime söylemez oldu.Yürek yanıyordu adeta pişmanlık ateşlerinin içinde.O gün Rabbinin izniyle darda iken,feraha kavuşmuştu.O gün fakir iken bir zengin olmuştu.O gün Rabbinin verdiğinden hoşnut ta olmuştu.

O gün borçları yüzünden nerdeyse iflas edecek ti ki, birden bir bolluğa kavuşmuş, bütün borçlarını da ödemiş,üstelik bir Iphone da almıştı.O gün, yüreğinde dünden kalma sıkıntı gitmiş, sabah hüzünle açtığı tezgahı akşam neşeyle toplamıştı.O gün o çocuklardan ikisi Bir ekmek arası isteyip parası olmadığını söyleyince ,’’git başımdan ufaklık ,’’ dediği geldi aklına.Üç rekatlık akşam namazı sanki hiç bitmedi o an.Tek kelime edemiyordu.Gözleri yaşardı, ağlamaya başladı namazın daha ilk rekatında.Hiç bir şey diyemedi,ne rüküyu düşündü, ne de secdeye varmaya.Utanıyordu ..

Verhamne!! (merhamet et ya RABBİ!!!!)) diye sessiz bir çığlık attı yüreğinden.Evde kimse bu çığlığı duymuyordu lakin, bu çığlık herşeyi inletiyordu vicdanında.!’’Merhamet et Ya rabbi!!Bağışla beni Ya Rabbi!! Affet bebi Ya Rabbi!!

Ben o iki yetimi doyurmadım seni memnun etmek için, lakin verdiğin nimetle seni unutup 1200 liralık bir telefon alıp nefsimi memnun ettim , bağışla beni Ya Rabbi!!’’ diye feryatlar içindeydi.

Bi taraftan namazına devam etmek zorundaydı, kendine gelmesi gerekiyordu ,öyle bir vicdan azabı duyoyordu ki ,nerdeyse olduğu yerde yığılıp kalacaktı.Sonra biran şöyle dedi’’ Rabbin seni terketmedi, sana darılmadı da! Geldi aklına ve ‘’Ben Rabbimin huzurunda namazdayım, derdim namazımın önüne geçmemeli’’ Ve artıkRabbinin nimetine gelince ,işte onu anlat.

Dedi ve rukü ya vardı.Böylece namazını tam kıldı,artık her tezhag açışında etrafında parası olmayan aç insanları doyurmak için sanki insan arar oldu pazarlarda.O günden beri hiç bir açı, dilenciyi doyurmaktan geri de kalmadı.

Hep düşünüyordu o namazdan sonra..

O gün ‘’duha’’ yı ben mi okumak istedim, yoksa Allah mı dilimin ucuna getirdi??Cevabına takılmadı, çünkü okumakla iyi etmiş, hatasını anlamış, Artık ELHAMDÜLİLLAH derken bile hiç bu kadar bilinçli ve samimi olmamıştı..

M.Demircioglu

Son Güncelleme: Pazartesi, 02 Mart 2015 18:44

 

Destan Romanlar

YARDIMSEVER AVCI
Kazak Türklerinin Kambar Batır Destanı, 96 sayfa
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün762
mod_vvisit_counterDün3117
mod_vvisit_counterBu Hafta3879
mod_vvisit_counterGeçen Hafta33683
mod_vvisit_counterBu Ay112654
mod_vvisit_counterGeçen Ay161449
mod_vvisit_counterToplam20636157

Şimdi: 42 misafir var.
IP: 3.238.8.102