Apaçi Kızılderili Kabilesi :

Düşmanımı cesur ve kuvvetli yap! Eğer onu yenersem utanç duymayayım.


KÖPEĞİN ADI BADİ-1

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

 

KÖPEĞİN ADI BADİ-1

-Bunun adı ne?

-Köpeğin adı Badi.

Defalarca duyduğum bu sorudan da cevaptan da nefret ediyorum. Sordun, öğrendin; ne oldu? Benim hakkımda bilgilendin mi? Bunu öğrendikten sonra bana karşı davranışların nasıl olacak? Aramızda bir samimiyet mi oluştu? Beni horlamayacak, kırmayacak, hakaret etmeyecek, aksine hep sevecek misin? Hayır. Zaten sormak için sormuştun, belki de aradan biraz zaman geçince adımı unutacaksın ve başkalarının defalarca yaptığı gibi “Sahi, neydi bunun adı?” diye tekrar tekrar soracaksın.

Bu adı bana Kenan Baba koydu. Benim ilk adım -belki de gerçek olan odur- Kalo idi. Kalo çingenece bir kelime; siyah, kara demek. Gözlerimin üzerindeki yaya benzeyen, insanların kaş dedikleri kahverengi tüyler hariç her tarafım siyah, simsiyah. Ha, sahi karnımda da bir kahverengi küçük leke var. Bana Kalo adını veren de kenef sorumlusu çingene Cafer Aga.

Annem süt gibi bembeyazdı. Ben onun tam tersi. Zaten bu renk zıtlığı birçok insanın dikkatini çekmiş ve alay konusu olmuştum. Böyle bembeyaz, süt gibi anne dört yavru doğurmuştu. İkisi kız biri erkek olan kardeşlerim de beyazdı. Annemizin memelerinden süt emmek için birbirimizle yarışırdık. Hele o kızkardeşlerim nasıl da aç kurtlar gibi saldırırlardı. Annem güzeldi, çok narindi. Zayıf vücudu; gözleri ve karınları aç olan bu dört yavruyu besleyebilecek kadar süt üretemiyordu. Şansım varmış ki on dört günlükken kızlardan biri öldü. Bundan üç gün sonra erkek kardeşim de gitti. Bir kız bir erkek kalmıştık, ama yaşayan kızkardeşim gene de bir türlü doymak bilmiyordu. Ne zaman süt emerken beni görse iteleyip, hırlamaya başlıyordu. Onunla mücadele etmem imkansızdı. Öylesine güçlüydü ki beni kuyruğumdan ya da kulağımdan tuttuğu gibi ötelere savuruyordu. Şiştikçe şişiyor, her geçen gün biraz daha kamyon lastiğine benziyordu.

Bir aylık olunca o da bu dünyadan gitti. Garanti çok yemekten patlayıp ölmüştür. O gün bayram yaptım. Karnımı doyuruncaya kadar süt emdim. Tokluğun ne olduğunu ilk defa o gün anladım. Elinde bir tek ben kaldığım için annemin bana karşı olan ilgisi, sevgisi de artmıştı. Karnını doyurmak için gider, fazla oyalanmadan benim yanıma dönerdi. İstediğim kadar süt emerdim. Karnım doyunca oburluk etmez, süt emmeyi keserdim.

●   ●   ●

(Devam edecek...)

Ömer Faruk Hüsmüllü

Son Güncelleme: Cumartesi, 02 Eylül 2017 09:53

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Giriş Formu

Dost Siteler

Destan Romanlar

SÜPERMARKETTEKİ SÜRPRİZ
Köroğlu Destanı'nın Türkmenistan varyantı. 96 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün14080
mod_vvisit_counterDün11517
mod_vvisit_counterBu Hafta98955
mod_vvisit_counterGeçen Hafta67699
mod_vvisit_counterBu Ay243900
mod_vvisit_counterGeçen Ay251605
mod_vvisit_counterToplam14589703

Şimdi: 189 misafir, 1 üye, 9 bots var.
IP: 54.81.131.189