Anthony Robbins Diyor ki:
 
Hayatta ne yapacağını pek çok insan bilir ama bildiğini yapan insanların sayısı çok azdır.


Köpeğin Adı Badi-76-a

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

O gün aldığım iki haberin ikisi de hoş değildi: Biri, gece Kenan Baba'nın arkadaşları gelecek. Tüccar ile Hoca'dan hoşlanıyorum ama o lanet Doktor'un geleceğini de düşününce beni afakanlar basıyor. İkincisi, daha da kötü: Şerife teyze seri katil tarafından öldürüldü.

Bahçede dolaşırken çok sayıda insanın söylene söylene geçtiğini görünce kapının altından süzülüp dışarı çıktım, gidenlerin peşine düştüm.

-Tüh tüh...

-Yazık olmuş.

-Kimseyi zararı olmayan bir kadıncağızdı, ne istediler ondan?

-Hiç birimizin sağ kalacağı konusunda garantisi yok. Bu kaçıncı cinayet?

Şeklinde konuşmalar duydum. İnsanlar Şerife teyzenin evi önünde toplanınca gerçeği öğrendim. Üç gün Şerife teyze hiç ortalıkta görünmemiş, bir komşusu merak edip evine gitmiş. Bahçe kapısı kilitli değilmiş, girmiş. Ev kapısını tıklatmış, seslenmiş; bir cevap gelmeyince kapının koluna bastırmış. Orası da açıkmış. İçeri girip alt kattaki salonda Şerife teyzeyi yüzü koyun kanlar içinde çek-yatın üzerinde görünce fenalaşmış, başı dönmüş. Az kalsın oraya düşüp kalacakmış. Yandaki koltuğa çökmüş. Bir müddet şaşkın şaşkın etrafına bakınıp durmuş. Kendini toplayınca dışarı fırlamış ve sesi çıktığı kadar bağırmış:

-Yetişin komşular, yetişin! Şerife teyze öldürülmüş...

Polis, jandarma araçları ve bir de cankurtaran vardı gene evin önünde. Güvenlik güçleri hiç kimseyi bahçe kapısından içeri sokmuyordu. Ben, kalabalıktaki insanların ayaklarının arasından geçip bahçe kapısına kadar geldim. Kapıdaki polislerden biri beni tanıdı.

-Sana serbest, geçebilirsin Badi, dedi.

Bahçenin her tarafını dolaştım, dikkate değer bir şey göremedim. Verandayı inceledim, içinde çiçek olmayan boş bir saksının dibinde kanlı bir mendil dikkatimi çekti. Buraya kim tarafından atılmış olabilirdi? Saksıyı devirip mendilin yere düşmesini sağladım ve kokladım. Gene o tanıdık kokuydu. Artık seri katilin o olduğundan emindim. Evet seri katil Doktor'du. Bakalım bu gece bize geldiğinde suratını inceleyeyim, nasıl bir şekil alacak?

Güvenlik güçleri içerideki inceleme ve delil toplama işlemlerini tamamlayıp dışarı çıktıklarında beni verandadaki devrilmiş saksının başında görünce biri:

-Bakın, bizim Badi de burada. Saksıyı devirmiş, başında bekliyor.

Bir polis:

-Badi bizim dikkatimizi çekmek istiyor olabilir. Bakın yerde bir şey var. Bir mendil, hem de kanlı. Bunu da topladığımız deliller arasına koyalım. Dedi.

Olaydan Kenan Baba'nın da haberi olmuş, o yüzden bugün oldukça sinirliydi. Akşam gelecek misafirleri için hazırlık yapıyordu. Verandada yerleri yıkadı, masanın üzerini sildi, sandalyeleri etrafına dizdi. Elektrikli süpürgeyle içerideki koltuk ve çekyatların tozunu aldı. Tezgahın üzerindeki tabak, çatal, kaşık, bıçak, bardak ne varsa hepsini -tencereler hariç- bulaşık makinesine doldurdu. Makinenin içine bir yıkama tableti atıp çalıştırdı. Bu yerleştirme sırasında elinden bir tabak ve bir de bardak düşürdü; ikisi de kırıldı. Sakarlığına kızdı, söylendi, kırıkları süpürüp topladı. Yıkanacak iki tencere kalmıştı sadece.

-Tencereleri de birazdan yıkarım, deyip çek-yata uzandı. Yorulmuştu.

Birkaç saat yattıktan sonra kalktı, tencereleri yıkadı, verandadaki barbeküyü hazırladı; öyle ki arkadaşları gelince yapılacak iş bırakmamaya çalışıyordu.

Hava kararmadan Hoca geldi, birbirlerine sarıldılar. Kenan Baba:

-Diğerleri de birazdan burada olurlar.

-Sanmıyorum. Çünkü Tüccar gelemiyor, şekeri üç yüze fırlamış, başı dönüyormuş. Kısacası gelebilecek durumda değilmiş.

-Sağlık olsun. Doktor, sen, ben yeteriz...

-Doktor'un da gelme ihtimali yok gibi. Beş-altı gündür telefon ediyorum, her defasında “Aradığınız numaraya ulaşılamıyor” mesajı geliyor. Buraya gelmeden önce de arayıp toplanacağımızı haber vereyim dedim, aynı mesajı aldım.

-Onun yurtdışı kaçamakları meşhurdur. Gene dışarıya çıkmış olmasın?

-Gitmeden önce haber verirdi, bu sefer gerek duymadı galiba.

Doktor'un gelme ihtimalinin az olduğunu duyunca sevinçten zıplamaya başladım. Çıldırmış gibiydim. Hoca, şaşkınlık içerisindeydi beni seyrederken.

-Baba, bu hayvana bir şeyler oldu.

-Aldırma! Bu Badi'nin ne zaman ne yapacağı belli olmaz.

(Devam edecek...)

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Giriş Formu

Dost Siteler

Destan Romanlar

KAYADAN DOĞAN KIZ
Hakas Türklerinin Altın Arığ Destanı, 112 sayfa
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün5025
mod_vvisit_counterDün18202
mod_vvisit_counterBu Hafta5025
mod_vvisit_counterGeçen Hafta98765
mod_vvisit_counterBu Ay223019
mod_vvisit_counterGeçen Ay319257
mod_vvisit_counterToplam15214473

Şimdi: 131 misafir, 2 üye, 23 bots var.
IP: 54.92.201.232