Oruç Baba Der ki:

Ellerimin ne kadar soğuk olduğunu söylediğinde onun beni, benim de onu sevmediğimi anladım. Çünkü eğer ortada bir kusur varsa; yanmayan ateş kadar, ateşi yakamayan da kusurludur.


Köpeğin Adı Badi-76-b

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

 

Daha fazla dikkat çekmemek için verandadan dışarı çıktım. Zıplaya zıplaya bahçede dolaşmaya başladım. Kaç tur attığımı saymadım, iyice yorulunca yanlarına gittim. Barbeküdekiler pişmiş, salata yapılmış, ekmek kesilmiş, bardak ve şişe masaya konmuştu. Hoca:

-Suyu unuttuk, deyip içeri girdi ve elinde sürahi ile geri döndü.

Beklenen iki kişi gelmediği için et boldu, benim payıma da çok et düştü. Yedim, yedim... Ben yedikçe onlar gülüyorlardı. Bir ara Baba:

-Hoca, şuna et verme artık, baksana çatlamak üzere, dedi.

Bu söze gücendim, içeri girdim. Kenan Baba arkamdan bağırdı:

-Bak hele, hemencecik de darılır...

İçeriden ne konuştuklarını duyabiliyordum.

-Öldürülen o yaşlı kadının evi size yakın mı?

-Yakın, yakın... Doktor'un komşusu. İyi ki doktor evde yokmuş, olsaydı çok üzülürdü. Bakalım gelince haberi ona nasıl vereceğiz?

-Ölen tanıdık olunca insan tabii ki çok daha fazla üzülüyor. Hani gazetede seri katilin yakalandığına dair haber çıkmıştı, demek ki haber uydurmaymış. Bakalım katilin kurban listesinde başka kimler var? Baba, istersen sen de Doktor da bir müddet buradan uzaklaşın, tehlike burnunuzun dibine kadar gelmiş.

-Bir yere gitmem, katilden de hiç korkmuyorum.

Bunları duyunca Kenan Baba'yı bu katile karşı uyarmam gerektiğine karar verdim. Belki de yakın bir zamanda onu da öldürecekti. Hemen bilgisayarı açtım, Kenan Baba'nın yazılarını topladığı dosyanın temiz bir sayfasına büyük harflerle:

-SERİ KATİLİ AÇIKLIYORUM: DOKTOR(CERRAH) CİHAN...

Yazıp verandaya çıktım. Kenan Baba sürahideki biten suyu doldurmak için içeri girdiğinde kendi kendine konuşmaya başladı:

-Bu günlerde iyice dalgınlaştım. Bilgisayarı kapattığımı sanıyordum, açık unutmuşum. O da ne? Hocam çok şakacısın!

Hoca son cümleyi duydu:

-Ne şakası, anlayamadım.

-Gel, bak da gör şakanı! Neden buna gerek gördün? Beni korkutup buradan kaçırmak mı istiyorsun?

Hoca içeri girip bilgisayardaki yazıyı görünce şaşırdığı titreyen sesinden belliydi:

-İnan ki bunu ben yazmadım, böyle şaka mı olur? Bildiğim bir şey olsa söylerim, neden yazayım ki...

-İyi de, bu yazıyı ben de yazmadığıma göre, kim yazdı? Burada sen ve ben varız. Bir de Badi. Badi'nin yazması imkansız... Bu yazı benim bilgisayarıma nasıl eklendi?

● ● ●

(Devam edecek...)

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

YARDIMSEVER AVCI
Kazak Türklerinin Kambar Batır Destanı, 96 sayfa
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün2101
mod_vvisit_counterDün2573
mod_vvisit_counterBu Hafta2101
mod_vvisit_counterGeçen Hafta29687
mod_vvisit_counterBu Ay93762
mod_vvisit_counterGeçen Ay236082
mod_vvisit_counterToplam18192328

Şimdi: 37 misafir var.
IP: 35.173.234.140