Tolstoy Diyor ki :

Güzel olan sevgili değil, sevgili olan güzeldir.


FESATÇILIK, FİTNE , BOZGUNCULUK ..

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

‘’ FİTNE ; ADAM ÖLDÜRMEKTEN DAHA BÜYÜK BİR GÜNAHTIR’’ bakara 191
‘’FİTNE ; ÖLDÜRMEKTEN DAHA BÜYÜK BİR VEBALDİR’’ Bakara 217.
Fitne ,bozgunculuk Allah katında en büyük günahlardandır. Bu vebali ve cezası ağır olan iki günahın
nasıl ortaya çıktıüı veya ne şekilde zuhur ettiği ve yine nasıl mücadele edilmesine dair bilinmesi
gereken herşeyi bilmek , İmanımız gereği üzerimize farzdır. Çünkü bilmez isek farkına varamayız..
Bu konumuz ; sosyal ve bireysel , psikolojik ve zihinsel , bir de siyasi ve güçlü olma gibi konuları içinde
barındırdığından , bir dersle veya bir seansla anlatılabilecek bir konu değilidir. O yüzden elimden
geldiğince sizlere kısaca anlatmaya gayret edeceğim.
İlk olarak fıtne nedir ;
FİTNE: Lügat sözlüğünde ;geçimsizlik, karışıklık, kargaşa ,şikak ,kavga,ara bozma , anlamlarına gelir.
Fitneci de; Akraba ,aile , millet ,topluluk ve bir birlik altında toplanmış insanlar arasında ; karışıklık
çıkaran , kargaşa çıkaran, ara bozan , birliği ve dirliği bölen veya bölmeye çalışan kişidir. Bu aile
hayatında kaynanadan tutunda ta devlet makamlarına sızmayı bile başaran insanlara kadar uzanır.
Fesatçılık ve Fesat kumhuması :
Fitne ile aynı manalara gelir ,.. Fesat kumhumasi ise ; fesatçılığı huy edinmiş kişidir.Bu kişilere yani
kötülüğü ve ahlaksızlığı kendilerine huy edinen kişilere Kur’an’da ‘’ nefislerini ilahlaştıran ‘’insanlar
olarak ele alırım ve bu çok ayrı bir konu.Ama burada fesatçı işlenecek.
Yine bu insanlar aile hayatından tutunda ta devletlere kadar uzanır.Mesela amerika gibi.
Bozgunculukta aynı anlamlara geliyor.
Şimdi bu konu aslında iman edenlerle etmeyenlere farklı yöntemlerle anlatılması gereken bir konu
olduğundan , iman ettik diyenlere imanları çerçevesi içinden anlatmaya çalışacağım.
Kur’an- ı Kerim’deki Fitne ,Fasık ,Bozguncu ve Fitneciler ile ilgili ayetler..
2:27 - Onlar ki, söz
andlaştıktan sonra Allah'a verdikleri sözü bozarlar. Allah'ın birleştirmesini emrettiği şeyi (iman ve
akrabalık bağlarını) keserler ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. İşte zarara uğrayanlar onlardır.
2:30 - Bir zamanlar Rabb'in meleklere: "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. (Melekler): "A!..
Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın? Oysa biz seni överek tesbih
ediyor ve seni takdis ediyoruz" dediler. (Rabb'in): "Ben sizin bilmediklerinizi bilirim." dedi.
2:59 - Bunun üzerine o zulme devam edenler sözü değiştirdiler, onu kendilerine söylenildiğinden başka bir
şekle soktular. Biz de kötülük yaptıkları için o zalimlere murdar bir azap indirdik.
2:60 - Hani bir zamanlar Musa, kavmi için su istemişti, biz de "asanla taşa vur!" demiştik, bunun üzerine o
taştan on iki pınar fışkırmıştı. Her kısım insan kendi su alacağı yeri bildi. Allah'ın rızkından yiyin ve için
de bozgunculuk ve saldırganlık yaparak yeryüzünü fesada vermeyin.
2:205 - İş başına geçti mi yeryüzünde bozgunculuk çıkarmak, ekini ve nesli helak etmek için koşar. Allah ise
 
bozgunculuğu sevmez.
2:220 - Dünya ve ahiret hakkında (düşünürsünüz.) Sana bir de yetimlerden soruyorlar. De ki: Onlar hakkında
yapacağınız bir ıslah, işlerine karışmamaktan daha hayırlıdır. Eğer onlara karışırsanız, onlar sizin
kardeşlerinizdir. Allah, bozguncuyla ıslah ediciyi bilir, birbirinden ayırd eder. Eğer Allah dileseydi, sizi
zora koşardı. Şüphesiz ki Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
5:33 - Allah ve Resulüne karşı savaşan ve yeryüzünde fesat çıkarmaya çalışanların cezası, ancak
öldürülmeleri veya asılmaları yahut ayak ve ellerinin çaprazlama kesilmesi, ya da yeryüzünde başka bir
yere sürgün edilmeleridir. Bu, dünyada onlar için bir zillettir. Ahirette ise onlar için büyük bir azab vardır.
5:64 - Yahudiler, "Allah'ın eli çok sıkıdır" dediler. Söyledikleri söz sebebiyle onların elleri bağlansın ve lanete
uğrasınlar! Aksine Allah'ın elleri açıktır, dilediği gibi verir. Andolsun, Rabbinden sana indirilen, onların
çoğunun azgınlığını ve küfrünü azdırıyor. Biz, onların aralarına tâ kıyamete kadar düşmanlık ve kin
atmışızdır. Ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa, Allah onu söndürmüştür. Onlar yeryüzünde
bozğunculuğa koşarlar. Şüphesiz Allah bozguncuları sevmez.
7:56 - Düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. O'na, korkarak ve rahmetini umarak dua edin.
Muhakkak ki Allah'ın rahmeti, iyilik edenlere yakındır.
7:74 - Düşünün ki (Allah) Âd'dan sonra sizi hükümdarlar kıldı. Ve yer yüzünde sizi yerleştirdi: O'nun
düzlüklerinde saraylar yapıyorsunuz, dağlarında evler yontuyorsunuz. Artık Allah'ın nimetlerini hatırlayın
da yeryüzünde fesatçılar olarak karışıklık çıkarmayın.
7:85 - Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik): "Ey kavmim, dedi, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka
bir ilâhınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil geldi: Ölçüyü ve tartıyı tam yapın, insanların
eşyalarını eksik vermeyin, düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın; eğer inanan
(insan)lar iseniz, böylesi sizin için daha iyidir!"
7:86 - Tehdit ederek, inananları Allah yolundan alıkoyarak ve o yolun eğriliğini arayarak öyle her yolun
başında oturmayın. Düşünün ki siz az idiniz de O sizi çoğalttı. Bakın ki bozguncuların sonu nasıl
olmuştur.
7:103 - Sonra onların arkasından Musa'yı mucizelerimizle Firavun'a ve topluluğuna gönderdik. Tuttular o
mucizeleri inkâr ettiler. Ettiler de bak, o bozguncuların âkıbetleri nasıl oldu!
7:127 - Firavun kavminin ileri gelenleri dediler ki: "Seni ve ilâhlarını terketsinler de yeryüzünde fesat çıkarsınlar
diye mi Musa'yı ve kavmini serbest bırakacaksın?" Firavun da dedi ki: "Onların oğullarını öldüreceğiz,
kızlarını sağ bırakacağız ve onlar üzerinde kahredici bir üstünlüğe sahibiz."
7:142 - Ve Musa'ya otuz geceye vaat verdik ve süreye bir on gece daha ekledik ve böylece Rabbinin mikatı
(tayin ettiği vakit) tam kırk gece oldu. Musa, kardeşi Harun'a şöyle dedi: Kavmim içinde benim yerime
geç, ıslaha çalış ve bozguncuların yolundan gitme!
8:73 - Kâfirler de aslında birbirlerinin dostları ve yardımcılarıdırlar. Eğer siz de öyle yapmazsanız, yeryüzünde
büyük bir fitne ve fesat çıkar.
10:40 - Onlardan ona (Kur'ân'a) inanacaklar da var, inanmayacaklar da var. Rabbin fesatçıları en iyi bilendir.
10:81 - Onlar ortaya atınca Musa dedi ki, "Sizin yaptığınız şey sihirdir. Muhakkak ki, Allah onu iptal edecektir.
Şüphe yok ki, Allah fesatçıların işlerini düze çıkarmaz."
10:91 - Şimdi mi? Oysa bundan önce hep isyan etmiştin ve fesatçılardan idin.
11:85 - "Ey kavmim! Ölçerken ve tartarken adaleti yerine getirin. Halkın malına densizlik etmeyin ve
 
yeryüzünde fesatçılık yaparak fenalık etmeyin."
11:116 - Sizden önceki devirlerden bakıyye sahipleri (kitap ehli) yeryüzünde bozgunculuktan vazgeçirmeye
çalışsalardı ne iyi olurdu. Fakat onların içinden kurtardığımız pek az kimse bunu yaptı. O zulmedenler
ise şımartıldıkları refahın peşine düştüler ve hepsi de suçlu oldular.
12:73 - "Allah'a yemin ederiz ki," dediler, "Muhakkak siz de anlamışsınızdır ya, biz buraya fesat çıkarmak için
gelmedik. Biz hırsız da değiliz."
13:25 - Allah'ın ahdini misak ile belgeledikten sonra bozanlar ve Allah'ın birleştirilmesini emrettiği bağlantıları
koparanlar ve yeryüzünü bozguna verenler varya, işte lanet olsun onlara! Ve yurdun kötüsü de
onlaradır.
16:88 - İnkâr eden ve (insanları) Allah yolundan çevirenler, diğer kimseleri de bozdukları için onlara azab
üstüne azab artırdık.
17:4 - Biz İsrailoğulları'na Tevrat'ta şu hükmü verdik: "Muhakkak siz, yeryüzünde iki defa fesat çıkaracaksınız
ve muhakkak büyük bir yükselişle yükseleceksiniz."
17:16 - Biz bir ülkeyi yok etmek istediğimiz zaman, şımarık varlıklılarına emrederiz, onlar itaat etmeyip orada
kötülük işlerler. Böylece, o ülke helaka müstahak olur, biz de onu yerle bir ederiz.
18:94 - Dediler ki: "Ey Zülkarneyn! Ye'cuc ve Me'cuc bu yerde fesat çıkarıyorlar. Onun için, bizimle onlar
arasında bir sed yapman şartıyla sana bir vergi versek olur mu?"
26:152 - "Yeryüzünde bozgunculuk yapıp dirlik düzenlik vermeyen bozguncuların emrine uymayın."
26:183 - "Halkın eşyalarını değerinden düşürmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."
27:14 - Ve vicdanları bunlar(ın doğruluğun)a tam bir kanaat getirdiği halde, zulüm ve kibirlerinden ötürü onları
bile bile inkâr ettiler. Bozguncuların sonunun nice olduğuna bir bak!
27:48 - O şehirde dokuz çete vardı ki, bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar, iyilik tarafına hiç
yanaşmıyorlardı.
28:4 - Çünkü Firavun, (Mısır) toprağında gerçekten azmış, halkını parça parça etmişti. Onlardan bir zümreyi
güçsüz buluyor, bunların oğullarını boğazlıyor, kızlarını ise sağ bırakıyordu. Belli ki o bozgunculardandı.
28:77 - "Allah'ın sana verdiğinden (O'nun yolunda harcayarak) ahiret yurdunu gözet, ama dünyadan da nasibini
unutma! Allah'ın sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama.
Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez."
28:83 - İşte ahiret yurdu! Biz onu yeryüzünde böbürlenmeyi ve bozgunculuğu arzulamayan kimselere veririz.
(En güzel) akıbet, takva sahiplerinindir.
29:36 - Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı gönderdik ve Şuayb, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, ahiret gününe
ümit bağlayın, yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın!" dedi.
38:28 - Yoksa, iman edip de salih amel işleyenleri biz, o yeryüzündeki bozguncular gibi yapar mıyız? Yoksa o
takva sahiplerini azgın günahkarlar gibi yapar mıyız?
 
Şimdi bu ayetlerin bir de bağlantılı olduğu ,açıklandığı bazı ateler vardır. Burada yukarıdaki içinde
fitne ve bozgunculukkelimeleri geçen ayetleri ele alıp konuya kendi yorumumuzla devam edemeyiz.
Ben bir kaç örnekle açıklayarak konuyu açmak zorundayım.
Daha önce belirttiğim gibi ; bu fillerin faillerinin bu filleri yapmasındaki nedenleri bilmek lazımdır
önce meselenin köküne yani , birlik ve bereberliğimizi bozmak için çalışanların beslendiği gıdaları ve o
gıdaların tarlalarımıza ekilen NİFAK tohumlarına bakacağız ki, o haram olan gıdaları yiyerek
beslenmeyelim.
Başlık olarak verdiğimiz kelimelerin hepsini FITNE VE FITNECi olarak ele alıp, kelime kalabalığı
yapmadan yazamaya devam ediyorum.
Fitne ilk olarak bakıldığında İblis’in karakteri olarak ortaya çıkıyor. Kin ve kıskançlık duygusu ile ortaya
çıkmış olan KİBİR karakterinin ;
HİCR SÜRESİNİN 39.ayetinde :
‘’Rabbim! Beni saptırdığın için mutlaka ben de yeryüzünde onlara günahları süsleyeceğim ve onların
hepsini mutlaka azdıracağım’’
( kısa bi konuyla alakası olmasa da bir ek açıklama gerekir .. burda SAPTIRDIĞIN İÇİN ibaresi İblis’in
sözüdür. Allah O’nu saptırmadı kin ve kıskançlığın getirdiği kibirle kendi saptı. Kader konusuna
geleneksel inanca tenkit olarak tabi bir delil teşkil eder..)
İblis Rabbine karşı işleyebileceği en büyük günah işledi ve Allah’ın emrini reddeddi . Bu günahı ,
Kıskançlık ve Kin yüzünden işlemiş ve lanetlenmiştir.Yine bu kin ve kısknaçlığı sayesinde günahına
tövbe etmek yerine ; Allah’a ‘’beni saptırdın ‘’diye iftira etmiş ,Melekler huzurunda ‘’ beni ateşten
yarattın O’nu çamurdan ‘’diye de fitne atmıştır. Gayesinin meleklere adeta; sizde bu çamurdan
yaratılmış olan bu insana secde etmeyin diye akıl vermeye kalkışmıştır.
İşte bu ve bir çok ayete dayanarak fitne yani arabozuculuğun ilk gerçekleştiği dönem İblis le başlıyor.
Bu husuta bize emronulan şey;
Bakara süresinin 168.ayetinde : ey İNSANLAR! BÜTÜN YERYÜZÜNDEKİ NİMETLERİMDEN HELAL VE
TEMİZ OLMAK ŞARTIYLA YİYİN. FAKAT ŞEYTANIN ADIMLARINA UYMAYIN! ÇÜNKÜ O SİZE APAÇIK BİR
DÜŞMANDIR.
Şeytanın adımlarına uymayın emrinden anladığım şey; O’nun gibi olmayındır. Yani kin ve kıskançlık
güdüp kibirlenmeyin ve O’nun gibi fesatçılık yapmayındır.
Şimdi burda psikolojik olarak ele alınması gereken duyguları ele almak isterim.
İnsandaki Şeytan psikolojisi olan KÖTÜLÜKTÜR; ve kötülüğü emreden Şeytan karakteri olan ;
Kıskançlık ve Kinin doğruduğu günahların isimlendirirsek FESATLIK ,arabozuculuk , insanlara
sıkıntılara sokma ve Allah yolundan alıkoyma; birlik ve dirliği bozarak bir milleti veya akrabalıkları
ikiye üçe bölerek onları zayıf duruma düşürme, kardeşliği bitirme; Kaybetme korkusu yüzünden yalan
ve ve Güçlü olma arzusu ile zulm gibi bir çok şekilde açıklanabilir.
NİFAK şeytanın insan üzerindeki en etkili silahıdır. Bu silahıyla insanoğlu yaratıldığı günden beri
milyarlarca insanın katledilmesine yol açmıştır .O yzüdenn ben derim ki :
Fitne atom bombasından kat kat daha tehlikeli bir silahtır. İnsanoğlu fitne gibi bir silahı hiçbir zaman
icad edemeyecektir.
 
Kötülüğün ve yıkımın anası olan fitne ve bozgunculuk ,benim kanaatime göre eylemsel olarak Üç’e
ayrılırlar:
1- Bireysel fitne..
Bireysel fitne aile, dostluk , karı koca arasında yani iki kişiyi ilgilendiren ve onları ayıran şeytan
vesveseleridir. İnsan istese de istemese de kuruntular ve zan denen illete kapılır ve karşı taraf
hakkında olumsuz düşüncelerle kötü tarafını besler. Bu durum iftira, gıybet, suçlama gibi tavırlar
ortaya çıkarır ve Ne kadar beslerse o kadar yol ayrımına gelir.
Bu hususta bu kuruntu ve zan illetine karşı bireyin çok akıllı davranması gerekir. BU vesveselere karşı
en etkin mücadele okumak, hakikati bilmek bilgiyi kaynağından edinmek gerekir. Cahillerin en önemli
özelliklerinden olan bu zan ve kuruntu ile kurulmuş bir hayat tarzına sımsıkı sarılıp yaşamak.
Aşaüıdaki ayetlerle işin ne olduğu ve nasıl davranılması gerektiği açık ve net ortda olduğundan bir kaç
ekleme yapacağım .
Öncelikle bir müslümanın başka müslümanı mutlak kardeş bilip ;bir başka müslüman hakkında bu
bireysel bozgunculuk dediğim fitne ve fesatçılık ve akabinde oluşan iftira , zanna dayalı dedikodu ,
gıybet ve hasetlik içinde kesinlikle olmaması lazım. Çünkü Rabbimiz bütün Müminler kardeş dedikten
sonra ,bizim kardeşçe yaşama zorunluluğumuz vardır. Özellikle şu dönemde; Bozguncuların ,kafirlerin
,ve münafıkların müşriklerin bir olup isalama ve müslümanlara psikolojik olarak saldırdığı dönemde,
herkesin dilinden çıkanlara çok dikkat etmesi gerekir.Çünkü birbirimizden ayrılma, birbirimize ufacık
dünya menfaatleri yüzünden özellikle futbol maçları yüzünden; küsme , darılma veya ayrılıp dağılma
gibi bir lüksümüz yoktur! Allah’ın ipine Allah’ın emrettiği gibi sarılmal zorundayız ,işimize geldiği
kadarıyla değil. Sizi hayal kırıklığına uğratan veya size ihanet eden kşiyle araya mesafe koymanızda
bir sakınca yoktur. Fakat unutmamalıdır ki her iman etmiş kişi; tipini şeklini beğenmesiniz bile İSLAM
DİNİ nin bir ferdidir..
 
2:78 - Bunların bir de
(okuma yazması olmayan) kısmı vardır, kitabı bilmezler, ancak birtakım kuruntu yığınına, boş
 
saplantılara kapılır ve zan içinde dolaşır dururlar.
 
49:12 - Ey iman edenler!
bir çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın.
Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır
mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul
 
edendir, çok merhamet edendir.
 
Bu hususta yapmamız gereken yani bireysel fitneden ve fitneciden kurtulma yollları ki eğer
’ a iman ediyorsanız mutlaka ordaki bilgileri hayatınızda uygulamak zorundasınız…
5:27 - Onlara iki oğluyla ilgili haberi hakkıyle oku. Hani her ikisi birer kurban sunmuşlardı, birinden kabul
edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen, ötekine):" Seni öldüreceğim"
demişti. Diğeri ise şöyle demişti: "Allah, yalnız kendisinden korkanlardan kabul eder".
5:28 - "Allah'a yemin ederim ki, sen beni öldürmek için bana el uzatsan da, ben seni öldürmek için
sana el uzatacak değilim, ben âlemlerin Rabb'i olan Allah'tan korkarım.
 
5:29 - "Ben isterim ki sen, benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip ateş halkından olasın! Zalimlerin
 
cezası budur".
 
5:30 - Bunun üzerine kurbanı kabul edilmeyenin nefsi kendisini, kardeşini öldürmeye teşvik etti ve onu
 
öldürdü. Böylece zarara uğrayanlardan oldu.
 
İşte kıssa öyle sayfa doldurulsun diye anlatılmamış Kuran’da .. Çünkü Kur’an bir öğüt , bir hidayet ,bir
rehber, kanun koyucu bir kitaptır.
İşte burdan alacağımız ve hayatta uygulayacağımız şey ; 5:28 de anlatılan haliyle Habil olup yalnız Allah’a
teslim olmaktır. Kabil olup kin,nefret ,garez ve arkasından ta öldürmeye kadar zincirleme günahlara
girmemek. Dikkat etmenizi gerektiren bir şey daha söylemek isterim.
İşlediğiniz bir büyük günah aslında tohumdur kişiliğinize ektiğiniz. O tohumun tomurcuklarından korkun siz.
Eğer aklınızı başınıza almaz iseniz , mutlaka kötülüğün kulu olacak ve hayatta boş yere yorulacaksınız.
 
2-Toplumsal fitne
Bu fitne türü toplumun yani en ufak izahıyla toplumun olduğu yerlerdeki fitnedir. Mahalleden
tutunda , kahvehaneye , bir araya gelinen cami veya kuruluşlarda; köylerden ta şehirlere kadar
genisler.
Burdaki bu fitne ve bozgunculuk günahı bireysel olarak işlenen günahtan daha ağır ve daha fazla
cezası olan bir günahtır. Bireysel fitnedeki günahta kul hakkı vardır fakat bu toplumsal kısmında
ismini veya kim olduğunu bildiğiniz ve bilmediğiniz bir çok kullar hakkı vardır.
Mesela ;
Bir namuslu kadına alenen fahişelik iftirası (illa zina yapanlar değil, zina yaptığını zan ile laf olsun diye
söylemek dahildir ) o kadının bulunduğu toplum içinde zedelenen itibarı ,gururu ,onuru ve akabinde
oluşabilecek kötü bir hayat vesaire gibi şeylerden dolayı çekeceğiniz çok müsibete hazır olun..
Mesela Namusyl a çalışan bir esnafı hasedlik ederek , iftira da aynı derece kötü bir haldir .Biz buna
sokak dilimizde şerefsizlik diyoruz.
Bozgunculuğun gerçek etkin olan yanı işte burada ortaya çıkıyor. İnsanları gurup gurup ayırma veya
ayrılmalarına sebebiyet oluşturma olarak bakıyorum meseleye.
7:86 - Tehdit ederek, inananları Allah yolundan alıkoyarak ve o yolun eğriliğini arayarak öyle her yolun
başında oturmayın. Düşünün ki siz az idiniz de O sizi çoğalttı. Bakın ki bozguncuların sonu nasıl
 
olmuştur.
 
6:88 - İnkâr eden ve (insanları) Allah yolundan çevirenler, diğer kimseleri de bozdukları için onlara azab
 
üstüne azab artırdık.
 
6:152 - "Yeryüzünde bozgunculuk yapıp dirlik düzenlik vermeyen bozguncuların emrine uymayın."
27:14 - Ve vicdanları bunlar(ın doğruluğun)a tam bir kanaat getirdiği halde, zulüm ve kibirlerinden ötürü
onları bile bile inkâr ettiler. Bozguncuların sonunun nice olduğuna bir bak!
Yukarıdaki okuduğunuz ayetlere iyi bakınca toplumsal bozgunculuk veya fitne konusunu daha iyi
anlayacağınızı umud ediyorum.
Toplumsal bozgunculuktaki en belirgin şeyler ;insanları yönetmek isteme yarışı: insanların bağlı
oldukları vakıf ve kurumların başına geçmek için başlatılan kavgalar özellikle siyasi alanda oluşan
kavgaları da bu konuya eklemek zorundayız. Muhtardan tutunda, ta belediye başkanı na kadar
varıyor. Bu arada belli bir fikrin altında birleşmiş binlerce insanı iftira ve kötü zan ile üçe ,dörde
bölme ve karşı fanatikler oluşturma durumu.
Futbol takımlarını da bu kategoriye almak zorundayız.. Çünkü fanatizm tehlikesi işin içinde.
Yugoslavya’nın bölünmesinde futbol fanatiklerinin rollerini bilme lazım. Bireysel olarak bir
galatasaraylı olmanın gururu ile yaşıyor olabilirsiniz fakat gezi olaylarında gördük ki bozguncuların
emellerine göre de hareket edebilecek bir yığın insan kitlesinden bahsedersek , kafalardaki
terddütü biraz olsun açıklayabilmiş olurum.
Güç kavgası: Güçlü bir parti , güçlü bir yönetim , güçlü bir idarenin temelinde aslında muhalife
galip gelmek yatmaktadır. Bu hususta iftira olmazsa olmaz. Neyse bu konuyu zaten herkes her
gün görüyor.
 
ve ticari çıkarlar: Para insana her şeyi yaptırır. Yeter ki insan parasız mutluluk olmaz felsefesiyle
yaşasın. İhalelere karıştırılan hileler, rüşvet , faiz sistemi vesaire.
Maksat yine insanlara zulm olduğundan , hiç bir zulm ve hiç bir kötülük fitne ve bozgunculuk
duygusu olmadan yapılamaz varsayımına nbakarak yazdım bunu.
2- Siyasi fitne.
Bu siyasi fitne ve bozgunculuk ile ilgili Kuran- ı Kerim’de ; Firavun, AD, İrem , Nemrut
konularına bakarak anlarız. Çünkü bu konu kralların , padişahların , sultanların , çarların,
Şahların, hükümetlerin ve Cumhurbaşkanlarının, meclislerin konusudur.Bir milleti
yönetenlerin konusudur.Şayet yöneten kötü ise , milletin de kötülüğüne göz yumacaktır.
Burda psikolijık olarak bir örenk vermek istiyorum.
Zina büyük bir günahtır. Zinanın cezalandırıldığı toplum içerisinde yaşayan bir zinakar ile,
zinanın hiç bir şekilde ceza verilmediği hatta normal karşılanığı bir toplum içerindeki zinakarın
ruh hali birbirinden farklıdır.
İşte burda zinanın cezalandırıldığı toplum içerisinde yaşayan zinakar ilk fırsatta bu ruh
halinden kurtulmak için, yaşadığı toplumu yönetme gibi bir göreve tayin olursa mutlaka o
toplumda zina cezasını kaldırarark ve meşru göstererek bu sıkıntısından kurtulacaktır. Hâl
böyle olursa, o toplumda oluşabilecek sıkıntı ve yıkımları geçmiş kavimlerle misaller veren
vahiyleri okuyarak daha geniş bir bilgi edinebilirsiniz.
 
Siyasi fitne de bir kahvehane işletmiyorsunuz. Bir milleti yönetmek zorundasınız. Tek bir krala
karşı milyonlarca insan var söz konusu olan. Eğer Kral kötü ise, milletine karşı sorumsuz ve
devlet işlerinde pasif olup özle hayatına düşkün biri ise yapacağı ilk iş; yönettiği topraklarda
milleti arasında fitne çıkarmak olacaktır. Yani tek yürek halindeki milletin gücünü,
bozgunculuk ve ayrıştırmalar yapıp üçe ,dörde bölmek zorundadır. Böylelikle kendisini hesaba
çekeçek veya milletine karşı yaptığı zulüme dur diyecek en büyük engel olan TEK MİLLET
gücünü ortadan kaldırmak olacaktır.
Başka bir örnek ise ;
Avrupa ve Amerika destekli olan büyük fitnenin Yogoslavya, Afganistan ve IRAK’taki yıkımları ,
ve yine dur durak bilmeden devam eden bu bozguncuların fitneleri sonucu Arap baharındaki
en belirgin ortaya çıkmış olan Tunus,Mısır (rabia ile meşhurlaştırıldı), Libya daki iç savaşta
kardeşin kardeşi nasıl katlettiği ve öldürülen milyonlarca insan..
Son olarak Suriye ve yıllardan beri Türkiye içinde oluşturulmak istenen ve bu husuta terör
örgütlerine milyarlarca destek veren Amerika ve Avrupa nın kirli yüzünü anlatmaya gerek yok.
Oysa bu masrafı Afrika’ya harcasalardı orda aç insn kalması mümkün değildi.
Ve yine tarih sahnelerinin kısa fragmanlarını da izleseniz göreceksiniz ki bu bozguncuların
işgal ettiği topraklar asla fakirlik ve ruhsal yoksulluktan kurtulamadığını da göreceksiniz.
Barış getiriyoruz deyip ,yıllarca bozgunculuk yaptıklarının üstünü örtmeye çalışıyorlar. Irak’a
barış gelmedi, Afganistan’da barış hâlâ sağlanamadı ve Suriye’de kan gövdeyi götürüyor.
Şuna dikkat etmeli ki aslında Amerika’HEM TİCARİ HEM DE SİYASİ FİTNENİN BAŞIDIR. Yeni
dünya düzeni mefkuresini diğer devletler arasına fitne (terör, ayrımcılık vb.) sokarak amacına
ulaşma gayretinde. Bu KAPİTALİST bir fitne erbabıdır. Savaş silah üreten bir devlet için mutlak
olarak vazgeçilmez bir gelir kaynağı olarak görülür,silah satın almak zorunda kalan bir devlet
için ise yıkımdan başka bir şey de değildir. İşte bu misallerle bozguncuların nasıl çalışığı ve ne
tür zulümler yaptığı apaçık anlaşılacaktır.
Şimdi bütün sosyal suçların temelinde fitne ve bozgunculuk yatar.
Hırsızlık, hak yeme, rüşvet, ahlaksızlık gibi günahların asıl tohumu NiFAK tır. Çünkü Nifak
milleti,insanları güçsüzleştirir. Uzun vadede herkes kötülük yaparak yaşamaya çalışacaktır.
Unutmayın ki siyasi fitnede ;FAKİR ZENGİN ayrımı yapmak bile bozgunculuktur. Devleti
yönetenlerin Bizden olanlar ve bizden olmayanlar demesi bile bozgunculuktur. BU bireysel ve
toplumsal fitne için geçerli sayılmaz.
Sonuç olarak hepimiz birer insanınız ve karşımızda bütün kötülüklerin başı ve komutanı olan
İblis ve askerleri vardır. Bu yüzdendir ki kötülükten asla kaçamayız. Bunu ancak gelen vesvese
oluunca bastırmakla ve o kötü düşünceyi bertaraf etmekle mükellefiz. Bizden beklenen de bu.
‘’SABREDENLERİ MÜJDELE !’’ geçen ayetleri ele alırsak; aslında fitnenin bizim için bir imtihan
aracı olduğunu da hatırlatmak isterim.
Her ne olursa olsun Allah’ın sizi devamlı gözetlediğini ve yaptığınız veya yapacağınız bir
kötülüğün karşılığının misliyle size başka yollardan , beklemediğiniz bir anda geri geleceğini
unutmayın.
Bütün mü’minler kardeş ise, kardeş kardeşi çekiştirmemeli ve asla kötü bir nazarla
bakmamalıdır.
 
Okuduğum bazı kitaplarda fitne için sessizliğe ziliğe bürünme hatta evden bile çıkmama
tavsiyeleri olan rivayetler ve görüsler yazılmış. Bu hususta dediğim gibi bireysel ve toplumsa
fitne için geçerlidir. Kıssas gerektiren konularda vardır. Yukarıdaki ayette savaşa neden olan
veya toplumsal kargaşaya neden olan bozguncuları nasıl cezalandırmamız gerektiğini de ele
alırsak;
Bozgunculuk yapanlara karşı devamlı cihad yani onlarla mücadele etmemiz gerekiyor. Bunu
yapabilmek için tek yürek tek bilek olup, bizi birbirimize kötü nazarla bakmamızı sağlayan her
türlü fikir ve kelem sahibi insanların mutlaka vakit geçmeden hesaba çekilmesi, bu arada yine
birbirimize olan güven, sevgi ve saygı bağlarımızı asla koparmamalıyız.
 
DİN HAYATI İÇİNDE FİTNE VE BOZGUNCULUK ..
Bu konu gerçekten çok derin br konu. Ve bu konu hakkında bir 2014 ila 2016 yıllları arası
yapmış olduğum araştırmamı yaklaşı 340 sayfa olan bir kitap haline getirdim. .Konu din
olunca önce din nedir, iman nedir ve nasıl yaşanması gerekir gibi konuları da açıklamak
gerekiyor. Ama burda şimdilik eksik bilgi verilince zarar getirme tehlikesi olduğundan fazla
açmadan anlatacağım.Çünkü hazır olmayan arkadaşlar olduğunu şimdiden sezebiliyorum.
Kısaca yapılması gerekenleri yazacğım.
1. Kuran’ı mutlaka iniş sırasına göre baştan sona en az üç kere, zaman zaman okuyun.
Bir seferde değil, sindire sindire, acele etmeden okuyun. Anlamak için buna
ihtiyacınız olacak . Zira Kur’anı okuyan ve anlayan bir insanı ,din ile aldatanlar asla
aldatamaz. Kur’an onu her zaman kapitalist ve meteryalist din adamlarına karşı kalkan
olur.
2. X bir hoca ile Y bir hoca ,bir hükmü farklı beyan edebilir. Birinin haram dediğine
diğeri helal diyebilir. Hal böyle olunca din birliği altında toplanmış insanlar otomatik
olarak az veya çok iki guruba ayrılacaktır.İşte dinde bozgunculuk başlamış olur. O
yüzden sizin inandıklarınızı, bildiklerinizi,yüreklerinizi, fikirlerinizi tasdikleyen hoca
 
olabilir ama hemen dalmayın göle. İkisinin tartıştığı konunun aslı Mutlaka Kurandan
kaynak verilmelidir. Kuran hakemdir.
Alemlere rahmet olarak gönderimiş olan Muhammed S.A.V in vefatının ardından başlayan
fitne, Hilafet kavgasını doğurmuş olup müslümanların kanının oluk oluk akıtıldığı bir
dönemdir. Mekkeli Müşrikler ve Muaviye nin sözde müslüman ordusu gibi konuları mutlaka
araştırın.
Uydurma hadisler de yine din hususunda Tek bir ümmeti fırkalara bölmüş ve islam
dünyasının bugunlerde çektiği sıkıntıların zeminini oluşturmuştur. Bu konuda Hadisler nasıl
uyduruldu araştırmanız gerekmektedir. Ben bazı dini tartışmalarda ;hadisi inkar eden bir
gurupta anılan bir insan oldum, daha on hadis bilmeyenler ve Kuranı hiç okumamış insanların
dilinde. Hadis başka bir şeydir, Sünnet başka bir şeydir. Mutlaka araştırıp öğrenin.
Ya da zamanım olursa bir gün inşeaalh bu konuda sohbet nasip olur.
Bu çok ciddi bir konu çünkü;
Hadisleri savunmak için Kuranı yetersiz gösteren bir gafletin içindeyiz ve malesef böyle
hocaların fetvalarıyla din anlamaya çalışıyoruz. Kuranı yetersız görmek Allah’a düpedüz iftira
ve inanan müminlere ,şu müslümanlara arasında bozgunculuk çıkarmaya çalışmak gerçekten
zulmun ta kendisidir. Kura’an hususunda şüphe olmamalıdır.
Bu konuyu soonra işlemek daha iyi olur ..
Din hususnda gündemdeki fitneleri kısaca sayıp nokta koyacağım inşeaalllah.
Ilımlı islam , Kur’an yetmez, Kur’anda şu var mı bu var mı ? diyenlere;
Allah dostları edebiyatı yapanlara; Size Kuransız din anlatanlara; Kurandan başka her türlü
risale okuyup Kuranı anlatmayanlara; Kur’an da olmayan bir ayeti keçi yedi diyenlere ,Ve
yine 19 çıkışı yapıp tövbe süresinin son iki ayeti uydurma diyenlere özellikle dikkat edin.
Ama yine de Kuranı mutlaka okuyun ki din ile aldatılmaktan uzak olasınız.
O ; Muallimi Allah olarak kabul etmeniz gereken bir kitaptır. Dinizi bugüne kadar hep
insanlardan öğrendiniz, Biraz da Kurandan öğrenme zamanıdır.
SAYGILARIMLA KARDEŞİM.

 

 

 

Destan Romanlar

SÜPERMARKETTEKİ SÜRPRİZ
Köroğlu Destanı'nın Türkmenistan varyantı. 96 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün544
mod_vvisit_counterDün8638
mod_vvisit_counterBu Hafta15536
mod_vvisit_counterGeçen Hafta63129
mod_vvisit_counterBu Ay88171
mod_vvisit_counterGeçen Ay249271
mod_vvisit_counterToplam20206820

Şimdi: 77 misafir var.
IP: 34.238.248.103