Hicret Kuşları

  • Yazdır



 

Çile çiçekleri, sebep âlemi, 
Bir meçhule uçar hicret kuşları, 
Mavera yurdunu yazar kalemi, 
Gökte kanat açar hicret kuşları. 

Gözler ufuklarda yürek sılada, 
Sonsuzluk sarmalı arş-ı alada, 
Boyun bükülse de akıl verada, 
Fezaya aşk saçar hicret kuşları. 

Mor dağları aşar, yaslı sineyle, 
Firakın doruğu, gel gönül eyle, 
Geride kalanlar buyursun böyle 
Masivadan kaçar hicret kuşları. 

Garipler kervanı tüter arzusu, 
Anadan ayrılmış garip yavrusu, 
Bilinmez içinde hangi sorusu, 
Öz yurdunda naçar hicret kuşları, 

Yad eller içinde güler ağlarken, 
Kendi yarasını kendi bağlarken, 
Köpüren gönülle vuslat çağlarken, 
Semaya nur saçar hicret kuşları. 

Sıladan uçarak visal gurbete, 
Umut gözyaşları acı şerbete, 
Acının mirası, kalır zimmete, 
Diyar diyar göçer hicret kuşları. 

Ayrılık azabı yakar serini, 
Gündüzler karanlık bilmez yerini, 
İzdırap çemberi büker ferini 
Şahadeti seçer hicret kuşları. 

Gözyaşları düşer uzak yollara, 
Hikmet-i hüdadan nasip kullara, 
Kaderin elleri, uzar yıllara 
Havz-ı Kevser içer hicret kuşları. 

Kalabalıklardan gider sessizce, 
Bu diyarı mekân eylemez sizce, 
Bulutlardan öte, göçerler bizce, 
Hüznü özde biçer hicret kuşlar 

Hicran odu sarar, bütün anını, 
Mekânın izzeti, yoklar yanını, 
Terk-i diyar eyler tatlı canını 
Maveraya geçer hicret kuşları. 

08.12.2010 

AŞKOĞRAFYA/Tarık TORUN 

Tarık Torun