Şeyhî (15.yy)

  • Yazdır

alt 

 

 

 

HARNÂME

Bir eşek var idi zaif ü nizâr

Yük elinden katı şikeste vü zâr

 

Gâh odunda vü gâh suda idi

Dün ü gün kahr ile kısuda idi

 

Ol kadar çeker idi yükler ağır

Ki teninde tü kalmamıştı yağır

 

Nice tü kalmamıştı et vü deri

Yükler altında kane döndü deri

 

Arkasından alınca pâlânı

Sanki it artuğuydı kalanı

 

Bir gün ısı ider himâyet ana

Yani kim gösterir inâyet ana

 

Aldı pâlânını vü  saldı ota

Otlayarak biraz yürüdü öte

 

Gördi  otlakta yürür  öküzler

Odlu gözler ü gerlü göğüzler

 

Sömürüp öyle yerler otlağı

Ki kılın çekicek damar yağı

 

Boynuzu ba’zısının ay gibi

Kiminin halka halka yay gibi

 

Har-ı miskin eder iken seyrân

Kaldı görüb sığırları hayran

 

Ne yular derdi ne gam-ı pâlân

Ne yük altında hasta vü nâlân

 

Acebe kalur ü tefekkür eder

Kendü ahvâlini tasavvur eder

 

Ki biriz bunlarunla hilkatte

Elde ayakta şekl ü sûrette

 

Bunların başlarına tâc neden

Bize bu fakr u ihtiyac neden

 

Bizi ger arpa ok u yay etti

Bunların boynuzun kim ay etti

 

            I.Murat’ın padişahlığı zamanında Kütahya’da doğmuştur. Asıl adı Yusuf Sinaneddin’dir.   Hacı Bayram   Veli’nin mürididir.Yıldırım   Bayezid, II. Murat dönemlerinde de yaşamış, göz hekimliği  yapmıştır. Mesleğinde büyük bir şöhret sahibidir.Çelebi Sultan Mehmet Ankara’da bulunduğu sırada diğer doktorların tedavi adamadiği göz hastalığını Şeyhî  tadavi etmiştir. Böylece padişahın gözüne giren Şeyhî , padişah tarafından taltif edilmiş, ‘Tokuzlu’ köyü kendisine timar olarak verilmiştir.

            Harnâme’nin yazılış öyküsü bu olaydan sonra başlar: Şeyhî  Tokuzlu köyüne el koymaya gidince timarın eski sahipleri ona saldırıp köye girmesine izin vermezler. Şair de bu durumu Harnâme’siyle padişaha şikayet eder.

             Şeyhî’nin şiirlerinde gördüğümüz İran etkisi tahsilini İran’da yapmasından kaynaklanır.Tasavvuftan terim ve mazmunlara rastlasak da o tam bir mutasavvıf değildir.

 

             Divan, Harnâme  ve Hüsrev ü Şirin adlı eserleri vardır:

            Divan’ında daha çok kasideleri yer alır.Çoğu Osmanlı sultanlarına yazılan bu kasidelerden başka naat ve gazeller de bulunmaktadır.

             Harnâme adlı eseri 126 beyitlik bir mesnevidir. Dil ustalığını,  parlak mizah zekasını, üslup inceliğini bu eserinde harikulâde bir şekilde gösterir. Şeyhî’yi edebî yönden güçlü kılan en önemli eseri Harnâme’si  olmuştur.

             Hüsrev ü Şirin mesnevisi ise İran şairi Nizamî’nin eserinden çevrilmiştir. Ancak bu tercüme telif bir eser kadar güçlü olmuş, Hüsrev ü Şirin konusunu işleyen en usta şair olarak tenkitçiler tarafından kabul görmüştür.

             Şeyhî’nin son yıllarını Kütahya’da geçirdiği ve orada da öldüğü düşünülmektedir.

 

                                                         Hazırlayan: Hilâl ERBOYACI