Miş'li Geçmiş Zamanlara Aldandık

  • Yazdır

 

           Altından zırhlardı bedenlerinizin yükü. Ağırlığından taşıma güçlüğü çekseniz de kan ter içinde mutsuzluklarınızı maskelediğiniz. Ne saçlarınıza ak düşmesini engelleyebildiniz, ne de kırış kırış teninizi. Boğazınıza düğümlenmiş bir parça nurdu nefes alıp vermekte zorlandığınız. Oysa paylaşım vardı, komşusu açken tok yatmayan bir iman anlayışımız, kimseye muhtaç olmadan yaşamak gibi dualarımız, sağ ...elin verdiğini sol elin bilmediği asaletimiz... Nerede kaldı?

Bir Muhammedimiz vardı:"Âdemoğlu için iki vâdi dolusu mal olsaydı, mutlaka bir üçüncüyü isterdi. Âdemoğlunun iç boşluğunu ancak toprak doldurur. Allah tevbe edenleri affeder." diyen. Bir Ömerimiz vardı adalet dağıtırken kılı kırk yaran. Bir Atatürkümüz vardı Halkçılık deyip ihmal edilmiş Anadolu'ya ümit va'deden... Kıyamadık altından zırhlarımıza, atamadık üstümüzden fazlalıkları, yalnızca kendimizi düşündük, sahip olmamız gereken ihtiyacımız kadardıı, isteyen biz veren ALLAH'TI. Tamahkârlık kör etti gözlerimizi. Olan tertemiz ruhlarımıza oldu. Kirlendi dünyamız, karanlıklar içinde çırpınışlarımızdı geriye kalan.

Hep sandık; mutlu olacağımızı sandık, sağlıklı olacağımızı sandık, huzurlu olacağımızı sandık, sevgiyi bulacağımızı sandık, itibar kazanacağımızı sandık. Miş'li geçmiş zamanlara aldandık... 

 

     

   

 

Son Güncelleme: Çarşamba, 02 Nisan 2014 16:46