DUR!

  • Yazdır

 

alt
 
güneşin balçıkla sıvanmadığı günlerden
bu günlere sesleniyorum:
ey yaratılmışların en üstünü beşer!
iki kere iki ne 
zaman beş eder?

duyduklarımızı /boşverin/gördüklerimiz bile
rayından çıkmış bir tramvay sersemliğinde



Allah aşkına!
bu gidişe hangi babayiğit ‘dur!’ der? 


kaç komplo teorisi üretilebilir
Pinokyo’nun burnu üstüne
kaç kere aptal yerine konur 
insan
kaç kere abdal?!...


sıktıkça sıkan
çözümsüz bir dişlinin ağzında yaşam 


‘özür’(!)sürünür yerlerde pespaye
yol alır hatalar / yanlışlar gezegeni 
rotası belirsiz bir yolda



/velhasıl/
‘yaşar ne yaşar ne yaşamaz’larda 


omuzlarımızda gafletin taşınması zor
ağır mı ağır yükü
sene bilmem kaç /bu kaçıncı sonbahar?
küllenmiş harlara karışır/yüreklerde acılar

tarihe dip not düşün:
bu işin sonunda zâr var….
 

Son Güncelleme: Çarşamba, 02 Nisan 2014 13:48