Kırmamız Gereken Zincirler

  • Yazdır
  1. alt
  2. Çelişkilerle dolu bir dünyada yaşıyoruz. Hayat felsefemiz, dünya görüşümüz göreceli. Çevremizde kırmamız gereken o kadar çok zincir var ki, bazen dumura uğruyoruz.
    Denize nazır Cafe'nin masaları tıklım tıklım doluydu. garsonlar bir oraya bir buraya koşturmaktan kan ter içinde kalmışlardı. Bütün gün müşteriye hizmet verirken çoğu evlerine götürecekleri üç beş kuruş harçlığı düşünür, masaya bırakıl...an bahşişler umudu müjdeler, yorgunluklarını unuttururdu.Gençlerden biri bayan arkadaşına seslendi:
    - İngilizce konuşan bir müşteri var,yetiş.Genç kız masaya doğru ilerledi. Biri elllii yaşlarda diğeri çok daha genç iki kişiydiler. Irak'lı olduğunu öğrendiği müşterilerin siparişlerini aldı, her müşteriye yaptığı gibi onlara da olanca sevecenliğiyle görevini yerine getirdi. Masayı toplarken ellili yaşlardaki adam genç kıza döndü:
    -.....................Otelinde
    kalıyoruz dedi. Oraya bekliyoruz.
    Ne diyeceğini şaşırmıştı. İlk defa böyle bir şeyle karşılaşıyordu. Adam öylesine pişkindi ki genç kızdan telefon numarasını istedi.Genç kız nazik bir şekilde reddetti.
    - Tamam, ben yarın yine gelirim, dedi.
    Paranın egemen olduğu bir dünyada, namus, ahlak gibi kavramların can çekiştiği bir anlayışta adamın genç kızın bu tavrına anlam veremeyişi miydi sorun, yoksa inanmak istemeyişi miydi?
    Genç kız eve gelince şaşkın bir o kadar da alaycı bir tavırla annesine olanları anlattı.
    -Aman kızım, dedi annesi. Gözünü seveyim, dikkatli ol. Aslında genç kızın merak ettiği: Ben nerede yanlış yaptım? sorusuydu.
    -Hiçbir yerde, dedi annesi. Yalnızca müslüman toplulukların neden bu durumda olduğunu anlaman için Allah sana yalnızca bir örnek göstermiş. Allah'a emanetsin. Allah'ım korusun.
    Ertesi gün yine geldi adam. Ama bu kez oturmadı. Yanındaki arkadaşıyla discoya gideceklerini kendisini de mesaiden sonra beklediklerini söyledi. Genç kız hazırlıklıydı. Reddetmesi, öfke ya da tepki göstermesi işyerindeki konumunu sarsacak belki de başını derde sokacaktı.Sakin ama kararlı bir sesle:
    - Anlamadım, gerçekten anlamadım ne dediğinizi!
    Adam biraz gerildi.
    -Nasıl anlamazsın beni, her şeyi anlıyorsun dedi. Genç kız devam etti.
    -Ne dediniz? Anlıyamıyorum, dedi.
    Anlaşılmayacak bir şey yoktu. sonunda anladı adam ve oradan reddedilmenin gerginliğiyle şaşkın bir şekilde ayrıldı.
    Rahatladı genç kız. Tüm gün boyunca arkadaşları için espri konusu haline dönüşen bu olay onun için çok manidardı.
    İnançlarımız, eylemlerimizle nasıl da çelişiyordu. Bu ve bunun gibi benzeri olaylarda kimliğimizle, iddia ettiğimiz anlayışımızla örtüşmeyen insan egemen ne büyük tahrikler yaşıyorduk.
    Bir kez daha düşünmek yetmezdi, binlerce kez daha düşünmek gerekti müslümanların içinde bulunduğu durumu. hele bunca nur dağğıtılırken Peygamber soyundan evrene, bu insanların bunu kabul etmek etmek istemeyişleri manidardı.
    Hayat bir öğrenmeydi ve her şey Allah'a emanetlerde gizliydi.

Son Güncelleme: Çarşamba, 06 Ağustos 2014 16:05